DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2021/1224 E. , 2021/2834 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2021/1224
Karar No : 2021/2834
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Kurulu
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : Danıştay Beşinci Dairesinin 01/07/2020 tarih ve E:2017/3915, K:2020/2949 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı tarafından, 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname’nin 3/1. maddesi uyarınca FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu gerekçesiyle meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun … tarih ve … sayılı kararına karşı yapılan yeniden inceleme talebinin reddine ilişkin … tarih ve … sayılı kararının iptali istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Beşinci Dairesinin 01/07/2020 tarih ve E:2017/3915, K:2020/2949 sayılı kararıyla;
Davacının, 6749 sayılı Kanun’un 3. maddesi ile ilgili Anayasa’ya aykırılık iddiası ciddi görülmediğinden işin esasına geçilerek; “Maddi Olay ve Hukuki Süreç” ile “İlgili Mevzuat”a yer verilmiş; “Yargılamada İzlenen Usul ve Süreç”, “FETÖ’ye İlişkin Tespit ve Değerlendirmeler”, “Demokratik Anayasal Düzene Sadakat Yükümlülüğü”, “Dava Konusu Edilen Kararların Hukuki Niteliği” başlıkları altında genel; “Kişiselleştirme ve Delillerin Değerlendirilmesi” başlığı altında hem genel hem de davacıya özel değerlendirmelerde bulunularak,
Davacı Yönünden Yapılan Değerlendirmede;
Davacının, ceza yargılaması sonucunda … Ağır Ceza Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile silahlı terör örgütüne üyelik suçundan 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, Dairelerinin karar verdiği tarih itibarıyla UYAP ortamında yapılan inceleme sonucu anılan mahkumiyet kararının kesinleşmediğinin görüldüğü,
ByLock delili yönünden, davacının yargılandığı … Ağır Ceza Mahkemesinin E:… sayılı dosyasında; “…01/01/2014 tarihinden 21/08/2016 tarihine kadar 99 farklı tarihte … numaralı Bylock İP.sine toplam 2.055 kere bağlantı kurduğu, bağlantı esnasındaki veriler ile HTS, İnternet(GPRS) verilerinin tarih, saat, süre, İMEİ numarası ve baz istasyonu bilgilerinin tam olarak birbiri ile uyumlu bulunduğu, sanığın Bylock isimli programa bağlandığı tarihlerde iletişim kurduğu baz istasyonlarında yoğun sinyal bilgisi aldığı..” tespitlerine yer verildiğinin görüldüğü; davacı hakkında düzenlenen “ByLock Tespit Tutanağı”nın incelenmesinden, davacı tarafından … GSM numarasından, .. ve … IMEI numaralı cihazlarla ByLock uygulamasının yüklendiğinin anlaşıldığı,
Davacı hakkındaki tanık beyanları yönünden, davacının örgütün içinde yer aldığına, örgüt toplantılarına katıldığına, 2014 yılı HSK seçimlerinde örgütün sözde ”bağımsız” adaylarını desteklediğine, bu sözde “bağımsız” adaylarla birlikte seçim çalışmalarına katıldığına ve diğer hususlara yönelik ifadeler ile davacının bu ifadelere karşı beyanlarının değerlendirilmesi sonucunda, davacının beyanlarına itibar edilmeyerek FETÖ ile süregelen bir ilişki içerisinde olduğu sonucuna varıldığı,
Hâkim/Savcı Adaylığı Döneminde Adalet Akademisi Yıllık (Albüm) Kurulu Üyeliği yönünden, davacının örgütün yargıda etkin olduğu dönemde Adalet Akademisinde yıllık kurulu üyeliği yapmasının FETÖ ile iltisak ve irtibatına yönelik destekleyici bir unsur olduğunun değerlendirildiği,
Diğer hususlar yönünden, davacının, FETÖ’nün Adalet Bakanlığında ve HSK’da etkin olduğu dönemde 2011-2012 yılları arasında (12 ay) yurt dışına gönderildiğine ilişkin tespitin, davacı hakkındaki diğer tespitlerle birlikte değerlendirildiğinde anılan örgütle iltisak ve irtibatına yönelik destekleyici bir unsur olduğu sonucuna varıldığı belirtilerek,
Dava dosyasında bulunan bilgi ve belgeler ile kararda yer verilen açıklamalar bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davacının, FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu ve bu nedenle demokratik anayasal düzene sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiği anlaşıldığından dava konusu kararda hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, dava konusu işlemin dayanağı olan 6749 sayılı Kanun’un (667 sayılı KHK) 3/1. maddesinin Anayasa’ya aykırı olduğu, itiraz yoluyla Anayasa Mahkemesine götürülmesinde bir engel bulunmadığı; kişiselleştirme içermeyen bir kararla meslekten çıkarılması, yeniden inceleme talebinden sonra verilen kararın da aynı mahiyette olması, davanın sonucunu temelden etkileyecek olan Anayasa’ya aykırılık iddiasının ciddi görülmemesi, meslekten çıkarma işleminin hukuka aykırılığına ilişkin öne sürdüğü hususların kararda tartışılmamasının gerekçe yükümlülüğünü karşılamaktan uzak olduğundan adil yargılanma hakkının ihlal edildiği; Anayasa’nın 129/2 ve 2802 sayılı Kanun’un 71. maddesindeki güvencelere aykırı olacak şekilde, mesleğinden çıkarılma gerekçesinin ne olduğunu bilmeksizin, kendisine yönelik isnadın nedeninden ve niteliğinden haberdar edilmeksizin, bu hususta kendisine somut olay ve olgulara dayanan bir delil gösterilmeksizin ve gerekçe tebliğ edilmeksizin, savunma imkânı verilmeksizin mesleğinden ihraç edildiği, yargılama aşamasında hakkındaki tespitler bildirilerek bu tespitlere karşı beyanlarının alınmasıyla savunma hakkının tanınmış olmadığı; makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği; hayatının hiçbir bölümünde FETÖ/PDY ile irtibat ve iltisak hâlinde olmadığı, somut delil ve gerekçe gösterilmeden kişisel kusuru araştırılmaksızın anayasal prensiplere sadakat göstermediği iddiasında bulunulduğu; irtibat ve iltisak kavramları kullanılarak sınırsız bir takdir yetkisinin kullanıldığı, hakkında somut hukuksal delil olmaksızın meslekten çıkarıldığı; ByLock kullanımına ilişkin herhangi bir User ID, kullanıcı adı, şifre ya da görüşme içeriğinin sunulamadığı; ByLock kullanıcısı olmadığı, hakkındaki kullanıcısı olduğuna dair yetersiz belgeye dayanılarak eksik araştırmayla hüküm kurulduğu, dosya kapsamında yer alan bilgi ve belgelerin Yargıtayın aradığı kriterleri karşılamadığı; hakkında suç dahi isnat etmeyen tanık beyanlarının karar gerekçesinde yer almasının, kararın ön yargı ile verildiğini gösterdiği; Yargıtay … Dairesince “Adalet Akademisinde staj yapılan döneme ilişkin albüm kurulunda yer almanın örgütsel faaliyet olarak kabul edilemeyeceği” yolundaki değerlendirmesinin dikkate alınması gerektiği; yurt dışında bulunmasının tek sebebinin, bu hususa ilişkin yönetmelikteki/projedeki gerekli şartları sağlıyor oluşu ile alanındaki yetkinliği olduğu; Dairenin meslekten çıkarılmasına karar verilmesi suretiyle özel hayatına saygı hakkına yapılan müdahalenin durumun gerektirdiği ölçüde bir tedbir olduğu yönündeki görüşünün isabetsiz olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, Danıştay Beşinci Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’ÜN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra davacının Anayasa’ya aykırılık iddiası ciddi görülmeyerek işin esası incelendi, gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan;
“a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması” sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Beşinci Dairesinin temyize konu 01/07/2020 tarih ve E:2017/3915, K:2020/2949 sayılı kararının ONANMASINA,
3. Kesin olarak, 06/12/2021 tarihinde oybirliği ile karar verildi.