DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2021/1258 E. , 2021/2840 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2021/1258
Karar No : 2021/2840
TEMYİZ EDEN (DAVACI) :…
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) :… Kurulu
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU :Danıştay Beşinci Dairesinin 02/12/2020 tarih ve E:2016/57260, K:2020/5505 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı tarafından, 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname’nin 3/1. maddesi uyarınca FETÖ ile iltisakı ve irtibatı bulunduğu gerekçesiyle meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun … tarih ve … sayılı kararının kendisine ilişkin kısmının iptali ile bu karar nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte tazmini ve özlük haklarının iadesine karar verilmesi istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Beşinci Dairesinin 02/12/2020 tarih ve E:2016/57260, K:2020/5505 sayılı kararıyla;
Davacının, 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 3. maddesinin 1. fıkrası ile 6749 sayılı Kanun’a yönelik Anayasa’ya aykırılık iddiası ciddi görülmediğinden işin esasına geçilerek; “Maddi Olay ve Hukuki Süreç” ile “İlgili Mevzuat”a yer verilmiş; “Yargılamada İzlenen Usul ve Süreç”, “FETÖ’ye İlişkin Tespit ve Değerlendirmeler”, “Demokratik Anayasal Düzene Sadakat Yükümlülüğü”, “Dava Konusu Edilen Kararın Hukuki Niteliği” başlıkları altında genel; “Kişiselleştirme ve Delillerin Değerlendirilmesi” başlığı altında hem genel hem de davacıya özel değerlendirmelerde bulunularak,
Davacı Yönünden Yapılan Değerlendirmede;
Davacının, ceza yargılaması sonucunda … Ağır Ceza Mahkemesinin … tarih ve E:… K:… sayılı kararı ile silahlı terör örgütüne üyelik suçundan 8 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, Dairelerinin karar verdiği tarih itibarıyla UYAP ortamında yapılan inceleme sonucu anılan mahkumiyet kararının kesinleşmediğinin görüldüğü,
ByLock delili yönünden, davacının yargılandığı … Ağır Ceza Mahkemesinin E:… K:… sayılı kararında, “davacının “… nolu GSM hattı ile …ID numaralı FETÖ/PDY terör örgütü mensuplarının gizli ve şifreli haberleşme programı olan Bylock isimli programını 13/11/2014 tarihinden itibaren kullandığının tespit edildiği…..ayrıca Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünün gelen cevabi yazısından, sanıktan ele geçirilen … imei numaralı telefon ve içerisindeki simkart ile ilgili olarak incelemede söz konusu cep telefonu imajı içeriğinde, Pictures–Bylock-images klasörü içeriğinde ‘bylock-captured’ isimli ve ‘.jpg’ uzantılı, kullanıcı veya işletim sistemi tarafından silinmiş resim dosyalarının tespit edildiği, ancak imaj içeriğinde mevcut yüklü uygulamalar içerisinde BYLOCK isimli programın tespit edilemediği, tüm bu hususlar dikkate alınarak sanığın FETÖ/PDY terör örgütünün gizli haberleşme programını kullandığının her türlü şüpheden uzak kesin teknik veriler ile sabit olduğu” tespitine yer verildiğinin görüldüğü; davacı hakkında düzenlenen “Bylock Tespit ve Değerlendirme Tutanağı” ve diğer tespitlerin birlikte değerlendirilmesi sonucunda, davacının, “…” ID numarasıyla ve bir kullanıcı adı ve şifre almak suretiyle bu ağa dâhil olduğunun anlaşıldığı,
Davacı hakkındaki tanık beyanları yönünden, davacının örgütün içinde yer aldığına, 2014 yılı HSK seçimlerinde örgütün sözde ”bağımsız” adaylar lehine oy istediğine, küçük bölge imamlığı, grup sorumlusu, sorumlu abilik ve grupcu olarak görev yaptığı, bylock programı üzerinden görüşen kişiler arasında yer aldığı, sohbet ve toplantılara katıldığı, örgütün hakim-savcı sınav çalışma evinde kaldığı, mülakat evlerine gidip geldiği ve diğer hususlara yönelik ifadeler ile davacının bu ifadelere karşı beyanlarının değerlendirilmesi sonucunda, davacının beyanlarına itibar edilmeyerek FETÖ ile süregelen bir ilişki içerisinde olduğu sonucuna varıldığı belirtilerek,
Dava dosyasında bulunan bilgi ve belgeler ile kararda yer verilen açıklamalar bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davacının, FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu ve bu nedenle demokratik anayasal düzene sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiği anlaşıldığından dava konusu kararda hukuka aykırılık görülmediği,
Dava konusu kararda hukuka aykırılık görülmediğinden davacının bu karar nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte tazmini ve özlük haklarının iadesi isteminin de reddi gerektiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI :Davacı tarafından, hakkındaki ceza davası kesinleşinceye kadar dava konusu işlemin bekletici mesele yapılması gerektiği; Anayasa’ya aykırılık iddiasının ciddiye alınmamasına dair gerekçenin yetersiz ve karar içeriği ile çelişkili olduğu, ilgili düzenlemenin iptali için Anayasa Mahkemesine başvuru yapılması talebini yinelediği; Daire kararının hakkaniyet ve ölçülülük ilkesine aykırı olduğu, daha hafif bir idari işlemle sağlanabilecek faydanın meslekten çıkarma gibi ağır ve haksız bir işleme gerekçe yapılmasının keyfi ve hukuka aykırı olduğu; disiplin işlemlerinin tesisi aşamasında sağlanması gereken usuli güvencelerin dikkate alınmadığı, savunma hakkının tanınmadığı; idari yargının idarelerin eksikliklerinin tamamlanması veya yanlışlarının düzeltilmesi işlevini değil, işlemin tesis edildiği anda hukuka uygun olup olmadığını denetleme görevini yerine getirmesi gerektiği; disiplin soruşturması yapılmadan, hakkındaki belgeler tarafına ulaştırılmadan ve savunması alınmadan tesis edilen işlemin hukuka aykırı olduğu; davaya konu işlemin keyfi olduğunu gösteren diğer bir hususun meslekten çıkarılan bir çok kişinin sonradan mesleğe geri alınmış olması olduğu, bunun karar alırken hukuken geçerli delil ve olgulara dayanılmadığının göstergesi olduğu; dava konusu işlem tarihinden sonraki bilgi, belge ve delillere göre işlem tesis edilemeyeceği; hiçbir objektif kriter belirlenmeksizin ihraç kararlarının verildiği; ByLock iddiasının hükme esas alınamayacağı, istihbari nitelikteki bilgi ve belgelerin karara gerekçe yapılamayacağı; örgütün ne zaman, nerede ve hangi üyesinin verdiği talimatla bu ağa dahil olduğu hususunda herhangi bir somut iddiada bulunulmadığı gibi bu konuda herhangi bir emare ve delil de bulunmadığı; etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanan tanık beyanlarının delil olarak değerlendirilmesinin hukuka aykırı olduğu; görevini ifa ederken sadakat yükümlülüğünü ihlal etmediği; Dairenin tarafsızlığını yitirdiği; karar gerekçesinin hukuken yeterli olmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI:Davalı idare tarafından, Danıştay Beşinci Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’ÜN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra; davacının temyiz dilekçesinde talep ettiği adli yardım talebi hakkında, yargılama harç ve giderlerinin bilahare davacı tarafından tamamlanmış olduğu görüldüğünden bu hususta karar verilmesine gerek görülmeyerek ve Anayasaya aykırıılık iddiası ciddi bulunmayarak işin esası incelendi, gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan;
“a)Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b)Hukuka aykırı karar verilmesi,
c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması” sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1.Davacının temyiz isteminin reddine,
2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Beşinci Dairesinin temyize konu 02/12/2020 tarih ve E:2016/57260, K:2020/5505 sayılı kararının ONANMASINA,
3. Kesin olarak, 06/12/2021 tarihinde oybirliği ile karar verildi.