DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2021/1262 E. , 2021/2841 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2021/1262
Karar No : 2021/2841
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
KARŞI TARAF (DAVALI) : …Kurulu
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : Danıştay Beşinci Dairesinin 05/02/2020 tarih ve E:2016/58410, K:2020/463 sayılı kararının esas ve yargılama gideri yönünden temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı tarafından, 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname’nin 3/1. maddesi uyarınca FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu gerekçesiyle meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun …tarih ve …sayılı kararıyla kesinleşen …tarih ve …sayılı kararının iptali ve mahrum kaldığı maaş ve diğer özlük haklarının 24/08/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tarafına ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Beşinci Dairesinin 05/02/2020 tarih ve E:2016/58410, K:2020/463 sayılı kararıyla;
Davacının, 6749 sayılı Kanunun 3. maddesi ile ilgili Anayasa’ya aykırılık iddiası ciddi görülmeyip, adli yardım talebinin kabulüne karar verildikten sonra işin esasına geçilerek; “Maddi Olay ve Hukuki Süreç” ile “İlgili Mevzuat”a yer verilmiş; “Yargılamada İzlenen Usul ve Süreç”, “FETÖ’ye İlişkin Tespit ve Değerlendirmeler”, “Demokratik Anayasal Düzene Sadakat Yükümlülüğü”, “Dava Konusu Edilen Kararların Hukuki Niteliği” başlıkları altında genel; “Kişiselleştirme ve Delillerin Değerlendirilmesi” başlığı altında hem genel hem de davacıya özel değerlendirmelerde bulunularak,
Davacı Yönünden Yapılan Değerlendirmede;
Davacının, ceza yargılaması sonucunda …. Ağır Ceza Mahkemesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararı ile silahlı terör örgütüne üyelik suçundan 6 yıl 10 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, Dairelerinin karar verdiği tarih itibarıyla UYAP ortamında yapılan inceleme sonucu anılan mahkumiyet kararının kesinleşmediğinin anlaşıldığı,
ByLock delili yönünden, davacının yargılandığı …. Ağır Ceza Mahkemesinin E:…sayılı dosyasında davacının …nolu GSM hattı ile 04/09/2014-30/01/2015 tarihleri arasında bylocka ait …nolu IP adresi üzerinden 550 kez bağlantı kurduğunun, sinyal alınan baz istasyonlarının ağırlıklı olarak davacının o dönem bulunduğu Zonguldak ili olduğunun tespit edildiğinin görüldüğü; davacı hakkında düzenlenen “ByLock Tespit Tutanağı”nın incelenmesinden, davacı tarafından …GSM numarasından, …IMEI numaralı cihazla ByLock uygulamasının yüklendiğinin anlaşıldığı,
Davacı hakkındaki tanık beyanları yönünden, davacının örgütün içinde yer aldığına, 2014 yılı HSK seçimlerinde örgütün sözde ”bağımsız” adaylarını desteklediğine ve diğer hususlara yönelik ifadeler ile davacının bu ifadelere karşı beyanlarının değerlendirilmesi sonucunda, davacının beyanlarına itibar edilmeyerek FETÖ ile süregelen bir ilişki içerisinde olduğu sonucuna varıldığı,
YARSAV üyeliği yönünden, davacının beyanlarına itibar edilmeyerek, davacının YARSAV üyeliğinin FETÖ ile iltisak ve irtibatına yönelik destekleyici bir unsur olduğunun değerlendirildiği belirtilerek,
Dava dosyasında bulunan bilgi ve belgeler ile kararda yer verilen açıklamalar bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davacının, FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu ve bu nedenle demokratik anayasal düzene sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiği anlaşıldığından dava konusu kararda hukuka aykırılık görülmediği,
Dava konusu kararda hukuka aykırılık görülmediğinden davacının bu kararlar nedeniyle mahrum kaldığı maaş ve diğer özlük haklarının 24/08/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tarafına ödenmesi isteminin de reddi gerektiği gerekçesiyle, davanın reddine, 254,70 TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, yargılamanın son aşamasında davacının adli yardım isteminin kabul edilmiş olması nedeniyle toplam 30,50 TL yargılama giderinin davacının posta gideri avansından mahsubuna, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 3.000.00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, hakkında ceza hukuku anlamında bir suçlama ve ceza bulunduğu için ceza hukukuna dair tüm ilkelerin, insan haklarının ve adil yargılanma hakkının tüm gereklerinin somut olayda uygulanması gerektiği; Yargıtay Ceza Genel Kurulu kararı ile suç oluşturmadığı karara bağlanmış iddia, olay, olgu, eylem, faaliyet veya işlemlerin karar gerekçesinde kullanılamayacağı; 26/05/2016 tarihinden önce “Cemaat” isimli oluşumun bir terör örgütü olmadığı, bu tarihten önce icra edilmiş yasal faaliyetlerin terör suçlamalarına dayanak yapılamayacağı; Tetkik Hâkiminin görüşleri tarafına tebliğ edilip görüşü alınmadan karar verildiği için çekişmeli yargılama ilkesine aykırı bir yargılama yapıldığı; HSK kararında, tetkik hakiminin ve Danıştay Savcısının düşüncelerinde ve temyize konu kararda masumiyet karinesinin ihlal edildiği; OHAL döneminde alınan tedbirler çerçevesinde meslekten çıkarıldığı, 18/07/2018 tarihinde OHAL uygulamasına son verildiğinden hakkında uygulanan işlemin anayasal dayanağının kalmadığı; suç ve cezaların geçmişe yürümezliği ilkesinin ihlal edildiği, sonradan tespit edilen delillerin önceki kararı hukuka uygun hale getirmeyeceği, temyize konu karar gerekçesinde yer alan demokratik anayasal düzene sadakat yükümlülüğüne uyulmadığı hususunun meslekten çıkarma kararında dahi dile getirilmediğinden bu gerekçeye dayanılamayacağı; ByLock’a ilişkin verilerin yasa dışı delil niteliğinde olduğu, yasa dışı delilleri kararlarına dayanak yapan mahkemelerin bu kararlarının hukuka aykırı olduğu, ByLock kullanıcısı olmadığı, ID numarası ve parolanın bulunmadığı, mesaj içerikleri, profil bilgileri mail vs. içeriklerine rastlanmadığının KOM tarafından belirtildiği, somut olayda ByLock’a ilişkin ana delillerin Dairece istenip birer örneğini tebliğ edip, görüşü alınmadan karar verildiğinden çekişmeli yargılama ilkesinin ihlal edildiği; bağımsız mahkeme önünde yargılanma hakkının ihlal edildiği; itirafçı tanık, savcılıkta hakkında mesnetsiz beyanlarda bulunmuşsa da mahkeme aşamasında bu iddiaların aksi yönde beyanda bulunduğu, tanık beyanlarının baskı altında alındığı ve gerçeği yansıtmadığı, tanık ifadesinde suç işlediğine dair bir iddianın bulunmadığı; YARSAV’a üyeliğinin, bu derneğe üye olduğu tarihte henüz olmayan bir örgüt üyeliğine dayanak yapılamayacağı; hakkındaki mahkumiyet kararının meslekten ihraç edildikten sonra ortaya çıkan bir durum olduğundan işlemi hukuka uygun hâle getirmeyeceği, aynı suçlama ve faaliyetlere dayalı olarak ağır bir hapis cezasına mahkum edildiği bilinmesine rağmen dava konusu işlemin iptali gerekirken non bis in idem ilkesine aykırı olarak davanın reddedildiği; olayda, ölçülülük ilkesinin, suç ve cezaların geçmiye yüremezliği ilkesinin, masumiyet karinesinden yararlanma hakkının, özel hayata ve aile hayatına saygı hakkının, şeref ve itibara saygı hakkının, eğitim hakkının, mülkiyet hakkının, adil yargılanma hakkının, gerekçeli karar hakkının ihlal edildiği, yargılama harç ve gideri tarafınca hesaplanan yargılama giderinden fazla yatırıldığı hâlde fazladan yargılama giderine hükmedildiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, Danıştay Beşinci Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan;
“a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması” sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Beşinci Dairesinin temyize konu 05/02/2020 tarih ve E:2016/58410, K:2020/463 sayılı kararının esası ve yargılama giderleri yönünden ONANMASINA,
3. Kesin olarak, 06/12/2021 tarihinde oybirliği ile karar verildi.