DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2021/1275 E. , 2021/2844 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2021/1275
Karar No : 2021/2844
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : …Kurulu
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : Danıştay Beşinci Dairesinin 01/10/2020 tarih ve E:2017/656, K:2020/4066 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı tarafından, 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname’nin 3/1. maddesi uyarınca FETÖ ile irtibat ve iltisakının olduğu gerekçesiyle meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun … tarih ve … sayılı kararı ile yine aynı Kurulun … tarih ve … sayılı yeniden inceleme talebinin reddine ilişkin kararının iptali ve bu kararlar nedeniyle yoksun kaldığı tüm özlük ve parasal haklarının yasal faiziyle birlikte iadesine karar verilmesi istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Beşinci Dairesinin 01/10/2020 tarih ve E:2017/656, K:2020/4066 sayılı kararıyla;
Davacının, Anayasa’ya aykırılık iddiası ciddi görülmediğinden işin esasına geçilerek; “Maddi Olay ve Hukuki Süreç” ile “İlgili Mevzuat”a yer verilmiş; “Yargılamada İzlenen Usul ve Süreç”, “FETÖ’ye İlişkin Tespit ve Değerlendirmeler”, “Demokratik Anayasal Düzene Sadakat Yükümlülüğü”, “Dava Konusu Edilen Kararların Hukuki Niteliği” başlıkları altında genel; “Kişiselleştirme ve Delillerin Değerlendirilmesi” başlığı altında hem genel hem de davacıya özel değerlendirmelerde bulunularak,
Davacı Yönünden Yapılan Değerlendirmede;
Davacının, ceza yargılaması sonucunda …. Ağır Ceza Mahkemesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararı ile silahlı terör örgütüne üyelik suçundan 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, anılan karara karşı yapılan istinaf başvurusunun …Bölge Adliye Mahkemesi …. Ceza Dairesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararıyla reddedildiği, Dairelerinin karar verdiği tarih itibarıyla UYAP ortamında yapılan inceleme sonucu anılan mahkumiyet kararının kesinleşmediğinin görüldüğü,
ByLock delili yönünden, davacının yargılandığı …. Ağır Ceza Mahkemesinin E:…sayılı dosyasında davacının …nolu GSM hattı ile 19/08/2014-04/03/2015 tarihleri arasında ByLock uygulamasına 807 kez bağlantı kurduğunun, “…” şeklindeki kullanıcı adı oluşturulurken memleketi olan Ankara İlinin plaka numarasının kullanıldığının tespit edildiğinin görüldüğü; davacı hakkında düzenlenen “ByLock Tespit ve Değerlendirme Tutanağı”nın incelenmesinden, davacının …ID numarasıyla ve bir kullanıcı adı ve şifre almak suretiyle bu ağa dâhil olduğunun anlaşıldığı,
Davacı hakkındaki tanık beyanları yönünden, davacının örgütün içinde yer aldığına, üniversitede örgüt yurtlarında kaldığına, bu yurtta belletmenlik yaptığına, örgüt toplantılarına katıldığına ve diğer hususlara yönelik ifadelerin değerlendirilmesi sonucunda, davacının FETÖ ile süregelen bir ilişki içerisinde olduğu sonucuna varıldığı belirtilerek,
Dava dosyasında bulunan bilgi ve belgeler ile kararda yer verilen açıklamalar bir bütün olarak değerlendirildiğinde, davacının, FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu ve bu nedenle demokratik anayasal düzene sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiği anlaşıldığından dava konusu kararlarda hukuka aykırılık görülmediği,
Dava konusu kararlarda hukuka aykırılık görülmediğinden davacının bu kararlar nedeniyle yoksun kaldığı tüm özlük ve parasal haklarının yasal faiziyle birlikte iadesine karar verilmesi isteminin de reddi gerektiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, Dairece gerekçe yükümlülüğüne uyulmaksızın karar verildiği; Anayasa’ya aykırılık iddiasının ciddi görülmeme gerekçesinin belirtilmediği, dolayısıyla adalete erişim ve adil yargılanma hakkının ihlal edildiği; 667 sayılı KHK’nın 3. maddesinin 1. fıkrasının Anayasa’ya aykırı olduğu; Dairece, OHAL ilanına ve OHAL KHK’sının çıkarılmasına neden olan süreç ve faaliyetler ile kendisi arasında somut bir belirleme yapılmadığı; somut herhangi bir hukuksal delil olmaksızın kamu görevinden ihraç edildiğinin Dairece de kabul edildiği, bu kabule rağmen dava konusu işlem sırasında bulunmayan, somut olarak idare tarafından ortaya konmayan sözde delillerin geçmişe ilişkin olay ve olgular olduğu, dava konusu işlemin hukuka uygunluğunun değerlendirilmesinde dikkate alınabileceği yolundaki tespitinin kanun, Anayasa ve uluslararası sözleşme hükümlerine aykırı olduğu; 667 sayılı OHAL KHK’sında ilk defa geçen iltisak ve irtibat kavramlarının tanımı ve kapsamı anılan OHAL KHK’larında yapılıp belirlenmediği gibi Dairenin kararında da bu konuya değinilmediği; cevap dilekçelerinde HSK vekili tarafından dosyaya sunulan savunma dilekçe ve CD içeriklerindeki aleyhe hususları kabul etmediklerini vurgulamalarına rağmen sözde delillere cevap vermediklerinin kararda iddia edildiği; hakkındaki ceza yargılaması kesinleşmediği hâlde silahlı terör örgütüne üye olma suçundan mahkûmiyetine karar verildiğinden bahsedilmesinin masumiyet karinesine aykırı olduğu, bu hususun idari işleme delil kabul edilmesinin de mümkün olmadığı; Dairece bağımsız ve tarafsız bir yargılama gerçekleştirilmediği; ByLock iddiasına ilişkin Dairece ceza yargılaması dosyasının getirilip, bu husustaki savunmasının incelenerek, değerlendirme ve tespit tutanağında belirtilen verilerin doğru olup olmadığına ilişkin araştırma yapılarak karar verilmesi gerektiği; her türlü şüphenin ötesinde ByLock kullanıcısı olduğunun teknik olarak tespitinin yapılmadığı; ByLock bulgularının hukuka uygun olmadığı, yasak delil kapsamında olduğu, mahkemece kullanılamayacağı; yargılamalarda hükme esas alınamayacak, soyut ve gerçeğe aykırı, suç eylemselliği barındırmayan itirafçı beyanlarının doğruluğunun test edilmeden delil olarak kabul edilemeyeceği; sebebini, gerekçesini, dayanağını bilmediği, tabi olduğu yasa, anayasa hükümleri bertaraf edilerek, savunması alınmaksızın, delil sunma hakkı tanınmaksızın, aleyhe OHAL mevzuatı hükümleri uygulanarak kişiselleştirilmemiş bir işlemle meslekten çıkarıldığı; Devlete sadakat yükümlülüğüne aykırı davrandığına dair somut olgulara dayalı bir delil gösterilmediği; Dairenin, meslekten çıkarma işleminin ölçülülük ilkesine aykırı olmadığı ve bu sebeple milletlerarası hukuktan doğan yükümlülüklere aykırılık teşkil etmediği yönündeki görüşünün isabetsiz olduğu, özel hayata saygı hakkına müdahalenin meşru amaç kapsamındaki kamu yararı ile dengelendiği sonucuna somut olgulara dayalı hangi gerekçe ile ulaştığının delillendirilmediği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, Danıştay Beşinci Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra davacının Anayasa’ya aykırılık iddiası ciddi görülmeyerek işin esası incelendi, gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan;
“a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması” sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Beşinci Dairesinin temyize konu 01/10/2020 tarih ve E:2017/656, K:2020/4066 sayılı kararının ONANMASINA,
3. Kesin olarak, 06/12/2021 tarihinde oybirliği ile karar verildi.