Danıştay Kararı İdari Dava Daireleri Kurulu 2021/1646 E. 2021/3044 K. 15.12.2021 T.

DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU         2021/1646 E.  ,  2021/3044 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2021/1646
Karar No : 2021/3044

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVALI) : … Kurulu
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : Danıştay Beşinci Dairesinin 27/10/2020 tarih ve E:2017/1185, K: 2020/4815 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacının, 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname’nin 3/1. maddesi uyarınca FETÖ ile irtibat ve iltisakının olduğu gerekçesiyle meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun … tarih ve … sayılı kararı ile yine aynı Kurulun … tarih ve … sayılı yeniden inceleme talebinin reddine ilişkin kararının iptali ve bu kararlar nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Beşinci Dairesinin 27/10/2020 tarih ve E:2017/1185, K: 2020/4815 sayılı kararıyla;
Davalı idarenin usule ilişkin itirazları yerinde görülmemiş,
“Maddi Olay ve Hukuki Süreç” ile “İlgili Mevzuat”a yer verilmiş; “Yargılamada İzlenen Usul ve Süreç”, “FETÖ’ye İlişkin Tespit ve Değerlendirmeler”, “Demokratik Anayasal Düzene Sadakat Yükümlülüğü”, “Dava Konusu Edilen Kararın Hukuki Niteliği” başlıkları altında genel; “Kişiselleştirme ve Delillerin Değerlendirilmesi” başlığı altında hem genel hem de davacıya özel değerlendirmelerde bulunularak,
Davacı Yönünden Yapılan Değerlendirmede;
Davacının, ceza yargılaması sonucunda … Ağır Ceza Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile silahlı terör örgütüne üyelik suçundan 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, Dairelerinin karar verdiği tarih itibarıyla UYAP ortamında yapılan inceleme sonucu anılan mahkumiyet kararının kesinleşmediğinin görüldüğü, ByLock delili yönünden, davacı hakkında düzenlenen “ByLock Tespit ve Değerlendirme Tutanağı”nın incelenmesinden; davacının … ID numarasıyla ve bir kullanıcı adı ve şifre almak suretiyle bu ağa dâhil olduğunun anlaşıldığı,
Davacı hakkındaki tanık beyanları yönünden, davacının örgütün içinde yer aldığına, 2014 yılı HSK seçimlerinde örgütün sözde ”bağımsız” adaylarını desteklediğine ve diğer hususlara yönelik kararda yer verilen ifadeler ile davacının bu ifadelere karşı beyanlarının değerlendirilmesi sonucunda, davacının beyanlarına itibar edilmeyerek FETÖ ile süregelen bir ilişki içerisinde olduğu sonucuna varıldığı,
Diğer taraftan, davacının FETÖ/PDY terör örgütünün HSK’da etkin olduğu dönemde yargıda kritik ve stratejik öneme sahip HSK Kurul Müfettişi olarak görevlendirilmesinin, kararda yer verilen diğer tespitlerle birlikte değerlendirildiğinde, anılan örgütle iltisak ve irtibatına yönelik destekleyici bir unsur olduğunun anlaşıldığı,
Dava dosyasında bulunan bilgi ve belgeler ile kararda yer verilen açıklamalar bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davacının, FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu ve bu nedenle demokratik anayasal düzene sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiği anlaşıldığından dava konusu kararlarda hukuka aykırılık görülmediği,
Dava konusu kararlarda hukuka aykırılık görülmediğinden davacının bu kararlar nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi isteminin de reddi gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, uyuşmazlık konusu olayda olağanüstü hal mevzuatının geçerli olamayacağı, dava konusu işlemin bir meslekten çıkarma işlemi olduğu ve bu itibarla 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu’nun 82. maddesinde düzenlenen hüküm uyarınca soruşturma yapılması gerektiği, davalı idarece savunma hakkını kullanabilmesi için olanak sağlanmadığı, dava konusu işlemin sebep unsuru yönünden hukuka aykırı olduğu, masumiyet karinesine aykırı davranıldığı, suç ve cezaların kanuniliği ilkesine aykırı davranıldığı, davalı tarafça, meslekten çıkarma kararlarının tüm dosyaları kapsayacak şekilde tek bir kararda gerekçelendirildiği, davalı tarafın FETÖ/PDY ile iltisaklı ve irtibatlı olan kamu görevlilerinin kendi içinde belirli bir hiyerarşi içinde hareket ettikleri ve örgüt yararı doğrultusunda işlem ve eylemler gerçekleştirdikleri böylece devlete karşı sadakat yükümlülüğünü hiçe saydıkları, devletin güvenliği açısından tehlike oluşturduğu ididasının somut ve objektif olarak ortaya konulamadığı, Bylock programını kullanmadığı, Bylock verilerinin illegal delil niteliğinde olduğu ve sonradan alınacak yargı kararları ile yasal hale getirmenin mümkün olmadığı, tanık beyanlarının gerçeği yansıtmadığı, soyut ifadeler içerdiği, gerek Anayasa’da, gerek Olağanüstü Hal Kanunun’da savunma almama gibi “olağanüstü tedbir” adı altında bir tedbirin bulunmadığı, kamu görevlisi olarak görev yaptığı meslek hayatı boyunca, gerek Anayasa hükümleri, gerekse bağımsızlık ve tarafsızlık ilkeleri başta olmak üzere tüm evrensel ilkelere sadakatle uyduğu, bu ilkelerden ve Anayasaya bağlılıktan taviz vermediği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, Danıştay Beşinci Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’ÜN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan;
“a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması” sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Beşinci Dairesinin temyize konu 27/10/2020 tarih ve E:2017/1185, K: 2020/4815 sayılı kararının ONANMASINA,
3. Kesin olarak, 15/12/2021 tarihinde oybirliği ile karar verildi.