Danıştay Kararı İdari Dava Daireleri Kurulu 2021/1657 E. 2021/2842 K. 06.12.2021 T.

DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU         2021/1657 E.  ,  2021/2842 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2021/1657
Karar No : 2021/2842

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …

KARŞI TARAF (DAVALI) : …Kurulu
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : Danıştay Beşinci Dairesinin 05/02/2020 tarih ve E:2017/3637, K:2020/464 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı tarafından, 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname’nin 3/1. maddesi uyarınca FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu gerekçesiyle meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun …tarih ve …sayılı kararının iptali istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Beşinci Dairesinin 05/02/2020 tarih ve E:2017/3637, K:2020/464 sayılı kararıyla;
Davacının, 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin (6749 sayılı Kanun) 3. maddesi ile ilgili Anayasa’ya aykırılık iddiası ciddi görülmediğinden işin esasına geçilerek;
Tarafları ve konusu aynı olan bir davanın, daha önce aynı veya başka bir mahkemede açıldığının ve görülmekte olduğunun saptanması hâlinde, usul hukukunun temel kavramlarından biri olan derdestlik müessesesinin ifade ettiği ”ilk davanın aynısı olan diğer davaların açılmasında davacının hukuki yararı bulunmadığı” olgusundan hareketle, sonraki davaların derdestlik nedeniyle incelenmeksizin reddine karar verilmesi gerektiği,
Derdestlik durumunun ortaya çıkması için, aynı davanın birden fazla açılmış olması ve birinci davanın görülmekte olması şartlarının birlikte gerçekleşmesi gerektiği, davaların aynı dava olarak kabul edilebilmesinin de davaların taraflarının, konularının, dava konusu işlemlerin aynı olmasına bağlı olduğu,
Dosyanın incelenmesinden, davacı tarafından, 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname’nin 3/1. maddesi uyarınca FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu gerekçesiyle meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun …tarih ve …sayılı kararının iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı, bununla birlikte davacı tarafından aynı istemle Dairelerinin E:2016/58410 sayılı dosyasına kayıtlı ayrı bir davanın daha açıldığı ve bu davanın Dairelerinin 05/02/2020 tarih ve K:2020/463 sayılı kararı ile reddine karar verildiği, anılan kararın ise henüz kesinleşmediğinin anlaşıldığı,
Buna göre, Dairelerinin E:2016/58410 sayılı esasına kayıtlı dava ile bakılmakta olan bu davanın tarafları, konusu ve sebeplerinin aynı olduğu görüldüğünden, derdestlik nedeniyle bu davanın incelenmesine hukuken imkân bulunmadığı gerekçesiyle, davanın derdestlik nedeniyle incelenmeksizin reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, 2017 yılında idare mahkemesinde açtığı davanın, mahkemece görevsizlik kararı verilerek KHK ile yetkilendirilen Danıştayda görülmeye başlandığı; Tetkik Hâkimi düşüncesinin tebliğ edilerek görüşü alınmadığından çelişmeli yargılama ilkesine aykırı yargılama yapıldığı; tarafına uygulanan yaptırıma karşı başvurulabilecek bir yargı yolu bulunmaması üzerine bu yaptırıma karşı tarafından Danıştayda, avukatı tarafından ise Ankara İdare Mahkemesinde dava açıldığı, bu iki ayrı yargı yerinde ayrı ayrı dava açılmasının sebebinin başvurulabilecek bir yargı yerinin bulunmaması olduğu, kusurun yaptırıma uğrayan bireye başvurabileceği bir yargı yolunu göstermeyen idari ve yargı mercilerinde olduğu, bu nedenle bu iki davanın birleştirilerek karar verilmesi gerekirken derdestlik nedeniyle davanın reddedilmesinin hukuka aykırı olduğu; dosyada işin esası hakkında karar verilmediğinden aleyhine yargılama gideri ve avukatlık ücretine hükmedilmesinin hakkaniyete aykırı olduğu, gerek 667 sayılı KHK’nın, gerekse Daire kararının Anayasa’nın 15, 121, 6/3, 9, 15, 38 /1, 38/4, 38/6, 4, 2, 11, 138, 141, 13, 70, 129, 130, 37, 138, 139.; AİHS 6/1, 6/3, 7, 13, 15.; BM MSHS 4, 15.; AİHS’ye Ek 7 Nolu Protokol’un 4/3 hükümlerine aykırı olduğu ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra davacının Anayasa’ya aykırılık iddiası ciddi görülmeyerek işin esası incelendi, gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan;
“a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması” sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Öte yandan, temyize konu kararda atıf yapılan, Danıştay Beşinci Dairesinin 05/02/2020 tarih ve E:2016/58410, K:2020/463 sayılı kararı, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 06/12/2021 tarih ve E:2021/1262, K:2021/2841 sayılı kararıyla onanarak kesinleşmiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle derdestlik nedeniyle incelenmeksizin reddine ilişkin Danıştay Beşinci Dairesinin temyize konu 05/02/2020 tarih ve E:2017/3637, K:2020/464 sayılı kararının ONANMASINA,
3. Kesin olarak, 06/12/2021 tarihinde oybirliği ile karar verildi.