DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2021/1961 E. , 2022/2331 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2021/1961
Karar No : 2022/2331
TEMYİZ EDEN (DAVACI) :… Metalurji Sanayi Ticaret ve Liman İşletmeciliği A. Ş.
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Kurumu
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : Danıştay Onüçüncü Dairesinin 16/02/2021 tarih ve E:2019/1563, K:2021/486 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: 09/10/2018 tarih ve 30560 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Yenilenebilir Enerji Kaynaklarının Belgelendirilmesi ve Desteklenmesine İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 2. maddesinin iptaline karar verilmesi istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Onüçüncü Dairesinin 16/02/2021 tarih ve E:2019/1563, K:2021/486 sayılı kararıyla;
Davalı idarenin usule yönelik itirazı geçerli görülmemiş,
6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu’nun 7. maddesinin üçünücü fıkrası, Geçici 7. maddesinin birinci fıkrası, 5346 sayılı Yenilenebilir Enerji Kaynaklarının Elektrik Enerjisi Üretimi Amaçlı Kullanımına İlişkin Kanun’un 3. maddesinin (17) numaralı bendi ve 6. maddesinin altıncı fıkrasına yer verilerek,
Dava konusu uyuşmazlığın, otoprodüktör lisansı üretim lisansına dönüştürülen tüzel kişilerin elektrik üretimini aşan tüketim miktarını şebekeden enerji çekişi şeklinde karşılaması hâlinde, şebekeden çekilen tüketim miktarına YEKDEM maliyetinin yansıtılmasının hukuka aykırı olup olmadığına ilişkin olduğu,
Dairelerinin 09/07/2019 tarihli ara kararıyla, davalı idareden, otoprodüktör lisansı sahibi tüzel kişilerin söz konusu mevcut lisanslarındaki dava konusuna ilişkin haklarının neler olduğunun, bu hakların nasıl belirlendiğinin, dava konusu Yönetmelik değişikliğine kadar otoprodüktör lisansı sahibi tüzel kişilerin ödeme yükümlülüğü oranının hesaplanmasında ne şekilde işlem yapıldığının ve bu süreçte otoprodüktör lisansı sahibi tüzel kişilerin ödeme yükümlülüğü oranının hesaplanmasında dikkate alınmamasının gerekçelerinin açıklanmasının istendiği,
Ara kararına cevaben sunulan … tarih ve … sayılı yazı ekinde, otoprodüktörlere mevcut lisanslarındaki hakları korunarak hangi şartlar altında üretim lisansı verileceğinin … tarih ve … sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (Kurul) kararıyla belirlendiği, buna göre otoprodüktör lisansı sahibi tüzel kişilerin, kendi otoprodüktör tesisinde ürettiği enerjiyi yine kendisine ait başka bir bölgedeki tüketim tesisinde tüketiyorsa, söz konusu iki tesis arasındaki alış-verişin nihaî tüketiciye satış işlemi olarak değerlendirilmeyeceğinin öngörüldüğü, aynı zamanda bu durumdaki üreticilerin kendi üretim tesisinde ürettiği enerjiyi iletim veya dağıtım şebekesi vasıtasıyla naklederek başka bir bölge veya şehirde bulunan tüketim tesisinde tükettiği enerji için YEKDEM maliyetine katlanmayacağı, sadece ürettiği enerjiden fazlasını tüketiyorsa bu kısım için YEKDEM maliyetine katlanma yükümlülüğünün doğacağı, ödeme yükümlülüğü oranının mülga Yenilenebilir Enerji Kaynaklarının Belgelendirilmesi ve Desteklenmesine İlişkin Yönetmelik ile aynı doğrultuda hesaplanarak pazar payları oranında tedarikçilere, tedarikçiler tarafından da tüketimleri oranında kendi tüketicilerine yansıtıldığı, YEKDEM maliyetlerinin tüketicilere yansıtılması süreci yeniden incelendiğinde, nihaî tüketicilerin büyük bir kısmının YEKDEM’in finansmanına katıldığı, bir kısım tüketicinin ise YEKDEM’in finansmanına katkı sağlamadığının tespit edildiği, bu kapsamda dava konusu Yönetmelik değişikliğinin 6446 sayılı Kanun’un amacına uygun olarak Kuruma verilen yetki çerçevesinde gerçekleştirildiği, YEKDEM maliyetlerine katlanmayan tüketicilere yansıtılması gereken maliyetler diğer tüketicilere yansıtıldığından YEKDEM birim maliyetinin olması gerekenden daha yüksek hesaplandığı, bu durumun sonucu olarak tarifelerde artış meydana geldiğinin belirtildiği,
Otoprodüktör elektrik üretim tesislerinin, genel olarak bir sanayi tesisi ile entegre çalışan, buhar, sıcak gaz gibi çıktıları, sanayi atıklarını, yan ürünleri elektrik üretiminde kullanarak aynı zamanda sanayi tesisinin elektrik enerjisi ihtiyacını karşılayan tesisler olduğu; bu tanımdan hareketle, elektrik üretimi ile sanayi üretiminin eş zamanlı gerçekleştiği, yani sanayi tesisi faaliyette bulunduğu zaman elektrik üretiminin yapıldığının anlaşıldığı; bu üretimin sanayi tesisi için yeterli olmadığı zaman ise ihtiyaç duyulan enerjinin iletim ya da dağıtım şebekesinden çekilen elektrik enerjisi ile karşılanacağının açık olduğu; başka bir anlatımla, ürettiği elektrik enerjisinden fazlasını tüketen otoprodüktörlerin söz konusu tüketim miktarını karşılayabilmek için şebekeden enerji çekmesi gerektiği,
Ancak, otoprodüktörler, üretici vasfı dolayısıyla ödeme yükümlülüğü oranı hesabında dikkate alınmadığı; bu çerçevede, dava konusu Yönetmelik değişikliğiyle birlikte, bir tedarikçinin kendi tüketicilerine yaptığı elektrik enerjisi satış miktarının, bütün tedarikçilerin yaptığı elektrik enerjisi satış miktarına bölünmesi suretiyle hesaplanan ödeme yükümlülüğü oranının, herhangi bir ayrım yapılmaksızın tüm tüketicilere yansıtılmasının öngörüldüğü zira otoprodüktörlerin kendi tüketimlerini karşılamak üzere yükümlü olduğu enerjiyi üretmek yerine, esasında tüketici gibi davranarak şebekeden enerji çekmesinin otoprodüktörlerin varlık amacıyla bağdaşmadığı çünkü otoprodüktörlerden toplam verimi arttırması, primer yakıt kullanımında tasarruf sağlaması, sistem kayıplarını azaltması gibi sistemin işleyişine yönelik faydalar beklendiği,
Ödeme yükümlülüğü oranı hesabında ise, otoprodüktör lisansı üretim lisansına dönüştürülen tüzel kişilere ait üretim tesislerinin ve bu tesislerin barasına bağlı tüketim tesislerinin şebekeden çektikleri net çekiş miktarı için YEKDEM maliyetine tâbi kılınmasının öngörüldüğü; böylece, üretim tesislerinin elektrik enerjisi üretimine yönelik kapasite miktarlarını artırarak tüketimlerini daha az seviyede şebekeden karşılamaları imkânı sağlandığı; YEKDEM maliyetine katlanmak istemeyen otoprodüktörlerin, bu sayede kendi tüketimlerini karşılamaya yönlendirildiği,
Diğer taraftan, … sayılı Kurul kararının 4. maddesinde, mevcut otoprodüktör lisansları sona erdirilerek üretim lisansı verilecek tüzel kişilerden; otoprodüktör lisansları sona erdirilme tarihi itibarıyla, elektrik enerjisi ihtiyaçları üretim tesisinin barasına bağlı olmaksızın, nakil yoluyla karşılandığı PMUM kayıtlarında yer alan kendisine ait tüketim tesisinde/tesislerinde kullanılan elektrik enerjisinin verilecek üretim lisansları kapsamında satış sayılmamasının kurala bağlandığı; bu kuralın yukarıda benzer şekilde ifade edildiği üzere, otoprodüktör lisansı üretim lisansına dönüştürülen tüzel kişilerin, üretim tesislerinde ürettiği elektrik enerjisi miktarı aynı tüzel kişiye ait nakil yoluyla beslenen tüketim tesislerinin tüketim miktarını karşılamıyorsa, karşılanmayan tüketim miktarı yönünden YEKDEM maliyeti yansıtılmasına matuf olduğu,
Görüldüğü üzere, üretim miktarını aşan tüketimi olan bir tesis ile tüketimini doğrudan şebekeden enerji çekerek karşılayan bir tesis arasında herhangi bir fark bulunmadığından ödeme yükümlülüğü oranı hesabında her iki tesis açısından eşit, taraflar arasında ayrım gözetilmemesi ilkesine uygun olarak düzenleme yapıldığı; aksi takdirde, üretim tesisi olarak nitelendirilen otoprodüktörlerin diğer tüketicilere kıyasla YEKDEM maliyetlerine katlanmaktan kaçınarak fiilen elde ettikleri haksız bir avantajı kullanmaya devam edeceklerinin görüldüğü,
Bu itibarla, yukarıda yapılan değerlendirmeler çerçevesinde, dava konusu Yenilenebilir Enerji Kaynaklarının Belgelendirilmesi ve Desteklenmesine İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 2. maddesinde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, dava konusu düzenlemelerin hukuki güvence ve istikrara aykırı olduğu ve bu tür düzenlemeler nedeniyle Türkiye’nin yabancı yatırımcıyı kaybettiği; düzenleme yapma yetkisinin, objektif şekilde, kamu yararı gözetilerek ve kanunun çizdiği sınırları aşmamak kaydıyla kullanılabileceği fakat dava konusu düzenlemelerin Anayasa ve yasalarla çizilen sınırları aştığı, hukuki öngörülebilirliğe aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, Danıştay Onüçüncü Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan;
“a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması” sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Onüçüncü Dairesinin temyize konu 16/02/2021 tarih ve E:2019/1563, K:2021/486 sayılı kararının ONANMASINA,
3. Kesin olarak, 27/06/2022 tarihinde oybirliği ile karar verildi.