Danıştay Kararı İdari Dava Daireleri Kurulu 2021/1986 E. 2021/3057 K. 15.12.2021 T.

DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU         2021/1986 E.  ,  2021/3057 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2021/1986
Karar No : 2021/3057

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVALI) : …Kurulu
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : Danıştay Beşinci Dairesinin 19/10/2020 tarih ve E:2017/4724, K:2020/4477 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacının, 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname’nin 3/1. maddesi uyarınca FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu gerekçesiyle meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun …tarih ve …sayılı kararı ile bu karara karşı yapılan yeniden inceleme talebinin reddine ilişkin …tarih ve …sayılı kararının iptali ile yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte iadesine karar verilmesi istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Beşinci Dairesinin 19/10/2020 tarih ve E:2017/4724, K:2020/4477 sayılı kararıyla;
Davalı idarenin usule ilişkin itirazları yerinde görülmemiş,
“Maddi Olay ve Hukuki Süreç” ile “İlgili Mevzuat”a yer verilmiş; “Yargılamada İzlenen Usul ve Süreç”, “FETÖ’ye İlişkin Tespit ve Değerlendirmeler”, “Demokratik Anayasal Düzene Sadakat Yükümlülüğü”, “Dava Konusu Edilen Kararın Hukuki Niteliği” başlıkları altında genel; “Kişiselleştirme ve Delillerin Değerlendirilmesi” başlığı altında hem genel hem de davacıya özel değerlendirmelerde bulunularak,
Davacı Yönünden Yapılan Değerlendirmede;
Davacının, ceza yargılaması sonucunda …. Ağır Ceza Mahkemesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararı ile silahlı terör örgütüne üyelik suçundan 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, Dairelerinin karar verdiği tarih itibarıyla UYAP ortamında yapılan inceleme sonucu anılan mahkumiyet kararının kesinleşmediğinin görüldüğü,
ByLock delili yönünden, davacı hakkında düzenlenen “ByLock Tespit ve Değerlendirme Tutanağı”nın incelenmesinden; davacının …ID numarasıyla ve bir kullanıcı adı ve şifre almak suretiyle bu ağa dâhil olduğunun anlaşıldığı,
Davacı hakkındaki tanık beyanları yönünden, davacının örgütün içinde yer aldığına, örgüt toplantılarına katıldığına, staj döneminde örgüt evlerinde kaldığına ve diğer hususlara yönelik kararda yer verilen ifadelerin değerlendirilmesi sonucunda, davacının FETÖ ile süregelen bir ilişki içerisinde olduğu sonucuna varıldığı,
Dava dosyasında bulunan bilgi ve belgeler ile kararda yer verilen açıklamalar bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davacının, FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu ve bu nedenle demokratik anayasal düzene sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiği, dava konusu kararla özel hayatına saygı hakkına yapılan müdahalenin AİHS ve Anayasa anlamında durumun gerektirdiği ölçüde bir tedbir niteliğinde olduğu anlaşıldığından dava konusu kararlarda hukuka aykırılık görülmediği,
Dava konusu kararlarda hukuka aykırılık görülmediğinden davacının bu kararlar nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte iadesi isteminin de reddi gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, 13 yıllık mesleki hayatında örgütle hangi düzeyde irtibat ve bağlantısının bulunduğunun, bu irtibat ve iltisakın yansımalarının neler olduğunun, gerçek anlamda tanıklar ve maddi olgularla somut olarak ortaya konulamadığı, darbe teşebbüsü ile en ufak bir bağlantısı ortaya konulamamasına rağmen ve hatta somut delil bulunmadığından bu suçlama yönüyle …Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından takipsizlik kararı verilmiş iken, kararın bütününde sanki darbe teşebbüsü ile bağlantısı varmış gibi bir algı oluşturulduğu, ayrıca, hangi davranışlarının, anayasal sadakat prensiplerine aykırı olduğunun gösterilmediği, sadece basma kalıp ifade ve cümlelerle örgütle ilgisi ve irtibatının kurulmaya çalışıldığı, kararın gerekçesinde ve ilgili mevzuat kısmında üzerinde durulan ve mesleğin olmazsa olmazı olarak görülen tarafsızlık ve bağımsızlık ilkesi yönünden, dış müdahaleye açık olduğuna, emir ve talimat aldığına dair tek bir somut iddiada bulunulmadığı, buna ilişkin somut bir delil ortaya konulmadığı, KHK ile hakim ve savcıların meslekten çıkarılamayacağı, davalı idare gibi Dairenin de dava konusu işlemin niteliğinde hataya düştüğü ve hukuka aykırı karar verdiği, dava konusu işlemin disiplin cezası niteliğinde meslekten çıkarma işlemi olduğu, bu nedenle, özel kanun ve Anayasa’da yer verilen şekliyle usulüne uygun soruşturma yapılmadan ve savunma alınmadan alınan meslekten çıkarma kararının iptali gerekirken davanın reddine ilişkin verilen kararın bozulması gerektiği, yeniden inceleme talebinin savunma hakkı olarak değerlendirilemeyeceği, dava konusu işlemin, bireye özgü olmayan, soyut ve kişiselleştirilmemiş olması nedeniyle hukuka aykırı olduğu, suç ve cezaların kanuniliği ilkesinin ihlal edildiği, idari işlemin, en geç işlem tesisi sırasında var olan olgulara dayanılarak tesis edilmesi gerektiği, kişiye özgü gerekçeler ve delillerin maddi olayı yansıtmadığı, ByLock kullanıcısı olmadığı, ByLock verilerinin yasa dışı delil niteliğinde olduğu, gizli tanığın yalancı tanıklık yaptığı, tanık ifadelerinin gerçeği yansıtmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, Danıştay Beşinci Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan;
“a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması” sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Beşinci Dairesinin temyize konu 19/10/2020 tarih ve E:2017/4724, K:2020/4477 sayılı kararının ONANMASINA,
3. Kesin olarak, 15/12/2021 tarihinde oybirliği ile karar verildi.