Danıştay Kararı İdari Dava Daireleri Kurulu 2021/2175 E. 2021/3061 K. 15.12.2021 T.

DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU         2021/2175 E.  ,  2021/3061 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2021/2175
Karar No : 2021/3061

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVALI) : …Kurulu
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : Danıştay Beşinci Dairesinin 12/02/2021 tarih ve E:2017/569, K:2021/277 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacının, 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname’nin 3/1. maddesi uyarınca FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu gerekçesiyle meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun …tarih ve …sayılı kararı ile bu karara karşı yaptığı yeniden inceleme talebinin reddine ilişkin aynı Kurulun …tarih ve …sayılı kararının iptaline, bu kararlar nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının meslekten çıkarılmasına karar verildiği tarihten itibaren işleyecek yasal faiziyle ödenmesine ve özlük haklarının iadesine karar verilmesi istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Beşinci Dairesinin 12/02/2021 tarih ve E:2017/569, K:2021/277 sayılı kararıyla;
Davalı idarenin usule ilişkin itirazları yerinde, davacının Anayasa’ya aykırılık iddiası ise ciddi görülmemiş,
“Maddi Olay ve Hukuki Süreç” ile “İlgili Mevzuat”a yer verilmiş; “Yargılamada İzlenen Usul ve Süreç”, “FETÖ’ye İlişkin Tespit ve Değerlendirmeler”, “Demokratik Anayasal Düzene Sadakat Yükümlülüğü”, “Dava Konusu Edilen Kararın Hukuki Niteliği” başlıkları altında genel; “Kişiselleştirme ve Delillerin Değerlendirilmesi” başlığı altında hem genel hem de davacıya özel değerlendirmelerde bulunularak,
Davacı Yönünden Yapılan Değerlendirmede;
Davacının, ceza yargılaması sonucunda …. Ağır Ceza Mahkemesinin 22/02/2018 tarih ve E:…, K:…sayılı kararı ile, silahlı terör örgütüne üyelik suçundan 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, anılan karara karşı yapılan istinaf başvurusunun ise …Bölge Adliye Mahkemesi …. Ceza Dairesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararıyla esastan reddedildiği, UYAP ortamında yapılan inceleme sonucu anılan karara karşı yapılan temyiz başvurusunun Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının …sayılı esasına kaydedildiği ve Dairelerinin karar verdiği tarih itibarıyla mahkumiyet kararının kesinleşmediğinin görüldüğü,
ByLock delili yönünden, davacıya ait dijital materyallerin alınan imajları üzerinde Cumhuriyet Başsavcılığınca aldırılan 15/07/2017 tarihli bilirkişi raporu ile davacının yargılandığı Ceza Mahkemesince aldırılan 27/09/2017 tarihli bilirkişi raporunun ve Ceza Mahkemesince yapılan değerlendirmelerin birlikte incelenmesinden; davacı tarafından …@gmail.com gmail hesabı ile …IMEI numaralı …marka …marka cep telefonuna veya aynı gmail hesabı ile etkinleştirilmiş başka bir android işletim sistemi yüklü cihaza ByLock uygulamasının yüklendiği ve kullanıldığının anlaşıldığı,
Davacı hakkındaki tanık beyanları yönünden, davacının örgüt içinde yer aldığına, hakim savcı adaylığı döneminde örgüte ait Ankara’daki staj evlerinde yapılan örgütsel faaliyetlere (toplantılara) katıldığına, 2014 yılı HSK üye seçimlerinden önce devrecileri tarafından organize edilen ve konusu HSK üye seçimleri olan toplantıya katıldığına, 2014 yılı HSK üye seçimlerinde örgütün sözde bağımsız adayları lehine faaliyette bulunduğuna ve diğer hususlara yönelik kararda yer verilen davacı hakkındaki tanık beyanları ile davacının bunlara karşı beyanlarının değerlendirilmesi sonucunda, davacının beyanlarına itibar edilmeyerek FETÖ ile süregelen bir ilişki içerisinde olduğu sonucuna varıldığı,
Diğer taraftan, ByLock kullanıcısı olduğu tespit edilen kişilerle davacının yaptığı görüşmeleri içerir HTS kayıtlarının, davacı hakkında kararda yer verilen diğer tespitlerle birlikte değerlendirildiğinde, davacının beyanlarına itibar edilmeyerek FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisak ve irtibatına yönelik destekleyici bir unsur olduğu sonucuna varıldığı,
Dava dosyasında bulunan bilgi ve belgeler ile kararda yer verilen açıklamalar bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davacının, FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu ve bu nedenle demokratik anayasal düzene sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiği, dava konusu kararla özel hayatına saygı hakkına yapılan müdahalenin AİHS ve Anayasa anlamında durumun gerektirdiği ölçüde bir tedbir niteliğinde olduğu anlaşıldığından dava konusu kararlarda hukuka aykırılık görülmediği,
Dava konusu kararlarda hukuka aykırılık görülmediğinden davacının bu kararlar nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının meslekten çıkarılmasına karar verildiği tarihten itibaren işleyecek yasal faiziyle ödenmesine ve özlük haklarının iadesine karar verilmesi isteminin de reddi gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, kararda yapılan yargılamanın duruşmalı olduğunun belirtildiği, ancak tarafına herhangi bir şekilde duruşmanın tebliğ edilmediği, bu sebeple duruşmalara katılması ve savunmasını etkin bir şekilde yapmasının mümkün olmadığı, duruşmalı yapılmayan yargılamada duruşmalı işlere göre karşı vekalete hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırılık teşkil ettiği, duruşma talebine karşın duruşma yapılmaksızın karar verilmesinin de usul ve yasaya aykırılık teşkil ettiği, yargılamanın dört yılı aşacak şekilde sürdüğü, adil yargılanma hakkının ihlal edildiği, hakkında temyize konu kararda esas alınan tespitlerin hiçbiri için ayrı bir inceleme ve tespit yapılmaksızın devam etmekte olan ceza yargılamasına atıf yapıldığı, anılan ceza yargılamasının ise henüz kesinleşmediği, bu nedenle eksik inceleme yönüyle kararın bozulması gerektiği, masumiyet karinesinin, savunma hakkının, suç ve cezaların geriye yürümezliği ilkesinin, isnadı öğrenme hakkının, meşru beklenti ve mülkiyet hakkının ihlal edildiği, gerçekte olmayan delil üzerinden kanaatle hüküm kurulduğu, Daire kararının gerekçe yönünden eksik olduğu, dava konusu işlem tarihinden sonra OHAL ilan edildiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, Danıştay Beşinci Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan;
“a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması” sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Öte yandan, davacı tarafından duruşma gününün tarafına bildirilmediği ileri sürülmüşse de, dava dosyasının ve UYAP kayıtlarının tetkikinden, Dairece 07/01/2021 tarihinde, Danıştay Savcısı düşüncesi ve 24/12/2020 tarihli (07/01/2021 onaylanma tarihli) ara kararının da tebliğe çıkarıldığı tebligat mazbatasında, duruşma gün ve saatinin (11/02/2021 – 09.30) gösterilmiş olduğu ve tebligatın 12/01/2021 tarihinde, davacı vekili Av. …’ın e-tebligat adresine usulüne uygun olarak yapıldığı görüldüğünden bu iddiaya itibar edilmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Beşinci Dairesinin 12/02/2021 tarih ve E:2017/569, K:2021/277 sayılı kararının ONANMASINA,
3. Kesin olarak, 15/12/2021 tarihinde oybirliği ile karar verildi.