Danıştay Kararı İdari Dava Daireleri Kurulu 2021/2233 E. 2021/3062 K. 15.12.2021 T.

DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU         2021/2233 E.  ,  2021/3062 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2021/2233
Karar No : 2021/3062

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVALI) : …Kurulu
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : Danıştay Beşinci Dairesinin 24/11/2020 tarih ve E:2017/3140, K:2020/5371 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacının, 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname’nin 3/1. maddesi uyarınca FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu gerekçesiyle meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun …tarih ve …sayılı kararı ile bu karara karşı yaptığı yeniden inceleme talebinin reddine ilişkin aynı Kurulun …tarih ve …sayılı kararının iptaline ve bu kararlar nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının meslekten çıkarma tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Beşinci Dairesinin 24/11/2020 tarih ve E:2017/3140, K:2020/5371 sayılı kararıyla;
Davalı idarenin usule ilişkin itirazları yerinde, davacının Anayasa’ya aykırılık iddiası ise ciddi görülmemiş,
“Maddi Olay ve Hukuki Süreç” ile “İlgili Mevzuat”a yer verilmiş; “Yargılamada İzlenen Usul ve Süreç”, “FETÖ’ye İlişkin Tespit ve Değerlendirmeler”, “Demokratik Anayasal Düzene Sadakat Yükümlülüğü”, “Dava Konusu Edilen Kararın Hukuki Niteliği” başlıkları altında genel; “Kişiselleştirme ve Delillerin Değerlendirilmesi” başlığı altında hem genel hem de davacıya özel değerlendirmelerde bulunularak,
Davacı Yönünden Yapılan Değerlendirmede;
Davacının, ceza yargılaması sonucunda …Ağır Ceza Mahkemesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararı ile silahlı terör örgütüne üyelik suçundan 1 yıl 10 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, …Bölge Adliye Mahkemesi …. Ceza Dairesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararıyla bu karara karşı yapılan istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddedildiği, Dairelerinin karar verdiği tarih itibarıyla UYAP ortamında yapılan inceleme sonucu anılan mahkumiyet kararının kesinleşmediğinin görüldüğü,
ByLock delili yönünden, davacı hakkında düzenlenen tutanakların incelenmesinden; davacının …ID numarasıyla ve bir kullanıcı adı almak suretiyle bu ağa dâhil olduğunun anlaşıldığı,
Davacı hakkındaki tanık beyanları yönünden, davacının örgüt mensubu olduğuna, örgütün içinde “…” olarak adlandırılan grup içerisinde yer aldığına, örgüt toplantılarına katıldığına, örgüte müzahir dershaneye gittiğine, üniversitede örgüt evlerinde kaldığına ve örgüt tarafından kendisine burs verildiğine, sınavlara örgütün hakim-savcı sınav çalışma evlerinde hazırlandığına, hakim adaylığı döneminde örgütün staj evlerinde kaldığına, kod adı kullandığına, örgüte himmet verdiğine, örgüt tarafından düzenlenen etkinliklere katıldığına, ByLock kullandığına, örgüt mensuplarıyla Tango ve Eagle isimli programlar aracılığıyla haberleştiğine, 2014 yılı HSK seçimlerinde örgütün sözde ”bağımsız” adaylarını desteklediğine, örgütten ayrılmak isteyen yargı mensuplarını örgüte tekrar kazandırmak için bu kişilerle görüştüğüne ve diğer hususlara yönelik kararda yer verilen ifadelerin değerlendirilmesi sonucunda, davacının FETÖ ile süregelen bir ilişki içerisinde olduğu sonucuna varıldığı,
Dava dosyasında bulunan bilgi ve belgeler ile kararda yer verilen açıklamalar bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davacının, FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu ve bu nedenle demokratik anayasal düzene sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiği anlaşıldığından dava konusu kararlarda hukuka aykırılık görülmediği,
Dava konusu kararlarda hukuka aykırılık görülmediğinden davacının bu kararlar nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının meslekten çıkarma tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesine yönelik isteminin de reddi gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, Anayasa’ya aykırılık ve itiraz yolu bakımından iddia ve gerekçeleri dikkate alınmadan hüküm verildiği, savunma hakkının kısıtlandığına dair iddia ve itirazlarına ilişkin irdelemenin hukuka ve hakkaniyete açıkça aykırı olduğu, suçta ve cezada şahsilik ilkesine aykırı değerlendirme yapıldığı, yargılandığı ceza dosyasında mevcut olan değişik tarihli ifadelerinde bu örgütle olan ilişkisinin dini bir organizasyona dahil olma niyeti ile olduğunu hiçbir tereddüte mahal vermeyecek şekilde açıkça ifade ettiği, ne öğrencilik süresince ne sınav ve staj süresince ne de meslek hayatında hukuk dışı bir yapının parçası olma kastı ile hareket etmediği, bu yönde hiçbir delil bulunmadığı, FETÖ’nün bir zamanlar hemen herkes tarafından masum va faydalı dini bir cemaat olarak bilindiği gerçeğinin görmezden gelindiği, Anayasa ve AİHS ile teminat altına alınmış olan “adil yargılanma hakkı”nın ihlal edildiği, somut hiçbir tespite dayanmayan soyut gerekçeler ile demokratik anayasal düzene sadakat yükümlülüğünün ihlal edildiği kanaatine varılarak hüküm kurulduğu, Bylock delilinin aleyhine değerlendirilmiş olmasının usul ve esasa açıkça aykırı olduğu ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, Danıştay Beşinci Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra davacının Anayasaya aykırılık iddiası ciddi görülmeyerek gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan;
“a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması” sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Beşinci Dairesinin temyize konu 24/11/2020 tarih ve E:2017/3140, K:2020/5371 sayılı kararının ONANMASINA,
3. Kesin olarak, 15/12/2021 tarihinde oybirliği ile karar verildi