Danıştay Kararı İdari Dava Daireleri Kurulu 2021/2276 E. 2021/3064 K. 15.12.2021 T.

DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU         2021/2276 E.  ,  2021/3064 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2021/2276
Karar No : 2021/3064

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVALI) : …Kurulu
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : Danıştay Beşinci Dairesinin 14/12/2020 tarih ve E:2017/6575, K:2020/5793 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacının, 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname’nin 3/1. maddesi uyarınca FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu gerekçesiyle meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun …tarih ve …sayılı kararı ile bu karara karşı yaptığı yeniden inceleme talebinin reddine ilişkin aynı Kurulun …tarih ve …sayılı kararının iptaline ve bu kararlar nedeniyle yoksun kaldığı özlük haklarının iadesine karar verilmesi istenilmiştir.
Daire kararının özeti:Danıştay Beşinci Dairesinin 14/12/2020 tarih ve E:2017/6575, K:2020/5793 kararıyla;
Davalı idarenin usule ilişkin itirazları yerinde, davacının Anayasa’ya aykırılık iddiası ise ciddi görülmemiş,
“Maddi Olay ve Hukuki Süreç” ile “İlgili Mevzuat”a yer verilmiş; “Yargılamada İzlenen Usul ve Süreç”, “FETÖ’ye İlişkin Tespit ve Değerlendirmeler”, “Demokratik Anayasal Düzene Sadakat Yükümlülüğü”, “Dava Konusu Edilen Kararın Hukuki Niteliği” başlıkları altında genel; “Kişiselleştirme ve Delillerin Değerlendirilmesi” başlığı altında hem genel hem de davacıya özel değerlendirmelerde bulunularak,
Davacı Yönünden Yapılan Değerlendirmede;
Davacının, ceza yargılaması sonucunda …. Ağır Ceza Mahkemesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararı ile silahlı terör örgütüne üyelik suçundan 6 yıl 5 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, anılan karara karşı yapılan istinaf başvurusunun ise …Bölge Adliye Mahkemesi …. Ceza Dairesinin …esasına kaydedildiği ve Dairelerinin karar verdiği tarih itibarıyla UYAP ortamında yapılan inceleme sonucu mahkumiyet kararının kesinleşmediğinin görüldüğü,
Davacı hakkındaki tanık beyanları yönünden, davacının örgüt içinde yer aldığına, üniversite sınavına hazırlık döneminde örgüte müzahir dershaneye gittiğine ve örgütün sohbet olarak adlandırdığı toplantılara katıldığına, üniversite döneminde örgüte ait yurt ve evlerde kaldığına ve örgütün sohbet olarak adlandırdığı toplantılara katıldığına, hakim ve savcı adaylığı yazılı yarışma sınavlarına örgüte ait hakim çalışma evlerinde hazırlandığına, hakim savcı adaylığı döneminde örgüte ait staj evlerinde kaldığına ve diğer hususlara yönelik kararda yer verilen davacının beyanları ile davacı hakkındaki tanık beyanlarının değerlendirilmesi sonucunda, davacının FETÖ ile süregelen bir ilişki içerisinde olduğu sonucuna varıldığı,
Dava dosyasında bulunan bilgi ve belgeler ile kararda yer verilen açıklamalar bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davacının, FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu ve bu nedenle demokratik anayasal düzene sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiği anlaşıldığından dava konusu kararlarda hukuka aykırılık görülmediği,
Dava konusu kararlarda hukuka aykırılık görülmediğinden davacının bu kararlar nedeniyle yoksun kaldığı özlük haklarının iadesine karar verilmesi isteminin de reddi gerektiği,
Öte yandan, davacı tarafından dava açma süresi geçtikten sonra verilen ve …tarihinde …. Asliye Hukuk Mahkemesinde kayda giren 22/01/2019 tarihli birinci savunmaya cevap dilekçesinde; dava dilekçesindeki istemlerin yanında dava konusu kararlar nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle ödenmesine ve sosyal haklarının iadesine karar verilmesi talep edilmiş ise de, dosyanın tekemmül aşaması dikkate alındığında ayrı bir davanın konusunu oluşturabilecek nitelikte olan ve davanın genişletilmesi yasağı kapsamında kalan istemin incelenme olanağının bulunmadığı sonucuna varıldığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, beyanlarında, 2009 yılına kadar o tarihlerde toplumda cemaat olarak bilinen yapıya ait dershane ve evlerde tamamen ekonomik sebeplerden kaldığı ve 2009’dan sonra çeşitli sebeplerden ayrıldığının belirtildiği, salt tanık ifadesiyle idari yargıda işlem tesis edilemeyeceği, itirafçı tanık(sanık)ların etkin pişmanlıktan yararlanıp ceza almama ya da daha az ceza alma gayretleri içinde oldukları, bütün itirafçı tanık(sanık)ların beyanlarının tamamen soyut, hiçbir somut delile (aynı yerde kaldıklarına ilişkin resim, video vb..) dayanmayan ve birbiriyle çelişen beyanlar olduğu, olayda Anayasa ve AİHS’de öngörülen minimum güvencelerin hiçbirine uyulmadan işlem tesis edilmesinin işin özüne aykırı olduğu, özellikle savunma haklarına saygı gösterilmeden keyfi olarak kamu görevinden çıkarmaya ilişkin bir uyuşmazlığın bulunduğu, Danıştay Dairesince verilen kararın da bu iddiayı karşılar nitelikte olmadığı, menfur darbe girişimi ile herhangi bir ilgisinin bulunmadığı, Anayasa’nın 129. maddesinin 2. ve 3. fıkralarındaki hükümlere saygı gösterilerek hakkında disiplin cezası uygulanabileceği, kamu görevinden çıkarmanın OHAL kapsamı dışında kalan bir tedbir olduğu, sadece önceden yürürlüğe konmuş pozitif hukuk kurallarının tamamına uygun bir soruşturma sonucu, yetkili disiplin organı tarafından kamu görevine son verilebileceği; bunun, hukuk devleti ilkesinin bir gereği olduğu ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, Danıştay Beşinci Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan;
“a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması” sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Beşinci Dairesinin temyize konu 14/12/2020 tarih ve E:2017/6575, K:2020/5793 sayılı kararının ONANMASINA,
3. Kesin olarak, 15/12/2021 tarihinde oybirliği ile karar verildi.