DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2021/2318 E. , 2022/3293 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2021/2318
Karar No : 2022/3293
TEMYİZ EDEN (DAVALILAR) : 1) …
VEKİLİ : …
2) … Fonu
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACILAR) : 1- …
2- …
İSTEMİN KONUSU : Danıştay Onüçüncü Dairesinin 30/03/2021 tarih ve E:2019/4105, K:2021/1109 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: 03/01/2004 tarih ve 25335 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 29/12/2003 tarih ve 2003/6668 sayılı Bakanlar Kurulu kararının iptali ile 13.000-TL mevduat tutarının vade tarihine kadar %60’lık faiz oranı, bu tarihten itibaren yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Onüçüncü Dairesinin 30/03/2021 tarih ve E:2019/4105, K:2021/1109 sayılı kararıyla;
Davacıların Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumunca yönetimine el konularak, bankacılık işlemleri yapma ve mevduat kabul etme izni kaldırılıp Fona devredilen … Bankasında, … Bank Off Shore Limited hesabından 13/06/2003 tarihinde havale karşılığı gelen (04/07/2003 tarihinde faiz işletilmek suretiyle yeniden açılan) … numaralı hesapta 13.000-TL mevduatları bulunduğu;
Bakılan davanın, 03/01/2004 tarih ve 25335 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 29/12/2003 tarih ve 2003/6668 sayılı Bakanlar Kurulu kararının iptali ile 13.000-TL mevduat tutarının vade tarihine kadar %60’lık faiz oranı, bu tarihten itibaren yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açıldığı, Bakanlar Kurulu kararı yönünden daha önce Dairelerince verilen ve temyiz edilmeyerek kesinleşen “karar verilmesine yer olmadığına” dair karar göz önünde bulundurulduğunda, davanın tazminat istemi yönünden verilen bozma kararıyla sınırlı olarak incelendiği;
Davalı idareler tarafından ileri sürülen usuli itirazların geçerli görülmediği;
09/07/2018 tarih ve 30473 sayılı 3. Mükerrer Resmî Gazete’de yayımlanan 703 sayılı Anayasada Yapılan Değişikliklere Uyum Sağlanması Amacıyla Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’nin 218. maddesi uyarınca Başbakanlık merkez teşkilatının kapatıldığı ve 219. maddesinde, kapatılan Başbakanlığın iş ve işlemleriyle ilgili olarak açılmış olan davalarda Cumhurbaşkanlığının taraf sıfatı kazanacağı kurala bağlanmış olduğundan, kapatılan Başbakanlığın yerine Cumhurbaşkanlığının davalı konumunda olduğu görülerek esasın incelenmesine geçildiği;
Dairelerinin 20/10/2015 tarih ve E:2011/1750, K:2015/3496 sayılı kısmen karar verilmesine yer olmadığına, kısmen davanın kabulü ile 13.000-TL tazminatın yasal faiziyle birlikte davacılara ödenmesi yolundaki kararının, tazminat isteminin kabulüne ilişkin kısmının, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 02/04/2018 tarih ve E:2016/836, K:2018/1502 sayılı kararıyla, “2003/6668 sayılı Bakanlar Kurulu Kararının 3/a-1. maddesinde yer alan ve … Bankasının Bankacılık işlemleri yapma ve mevduat kabul etme izninin kaldırıldığı tarihten geriye doğru bir ay içinde (03/06/2003 tarihi dahil) kıyı bankalarındaki hesapları Fon’ca sağlanan mevduat güvencesi kapsamına almak amacına yönelik olarak Bankanın yurt içi kayıtlarına muhabir bankaca karşılığı nakden veya Bankanın dışındaki bir başka banka aracılığıyla ödenmeksizin aktarıldığı tespit edilen hesaplar için Fon’ca herhangi bir ödeme yapılamayacağına ilişkin kuralın, Danıştay Onüçüncü Dairesince iptal edilmesi üzerine, 03/08/2006 günlü, 26248 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 03/07/2006 günlü, 2006/10727 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile 03/01/2004 günlü, 2003/6668 sayılı Bakanlar Kurulu Kararında değişiklikler yapılmıştır.
Yeni düzenlemede, yukarıda belirtilen hesapların hak sahiplerine ödeneceği belirtilmiş, ödeme usul ve esasları açıklanmıştır. 03/08/2006 günü itibariyle yürürlüğe giren 2006/10727 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile; kararnamenin yürürlüğe girdiği tarih itibariyle, 2003/6668 sayılı Kararın 6. ve 7. maddeleri uyarınca hesaplanacak ödeme tutarları ile 8. madde uyarınca hesaplanacak faiz ödemeleri tutarları toplamının müracaatta bulunmuş hak sahiplerine 1 ay içinde ödeneceği, kalan tutarın ise yine 2003/6668 sayılı kararın 7. ve 8. maddelerinde belirlenmiş olan usul ve esaslar ile bu Kararda belirtilen esaslar çerçevesinde ödeneceği kuralı getirilmiştir. Dolayısıyla getirilen bu düzenleme ile Danıştay Onüçüncü Dairesinin anılan iptal kararı uygulanmak suretiyle kıyı bankalarındaki hesapları yurt içi mevduat hesaplarına dönüştürülen hesap sahipleri ile anılan 2003/6668 sayılı Bakanlar Kurulu Kararında yer alan tasarruf mevduatı sigortası kapsamındaki hesap sahipleri arasındaki farkın ortadan kaldırıldığı, diğer bir ifadeyle belirtilen hesap sahiplerinin hukuki durumlarının eşitlendiği anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlıkta, davacıların kıyı bankasında bulunan hesaplarının ilk olarak 17/06/2003 tarihinde Bankanın yurt içi hesabına aktarılarak … nolu yurti içi mevduat hesabına dönüştürülmüş olması, başka bir deyişle yurt içi mevduat hesabının Bankanın bankacılık işlemleri yapma ve mevduat kabul etme izninin kaldırıldığı tarihten önce açılmış olması nedeniyle tasarruf mevduatı sigortası kapsamında olduğu ve mevduat tutarının davacılara ödenmesi gerektiği açıktır. Bununla birlikte, kıyı bankalarındaki hesapları yurt içi mevduat hesaplarına dönüştürülen hak sahiplerine, ancak 2003/6668 ve 2006/10727 sayılı Bakanlar Kurulu Kararlarında öngörülen usul ve esaslara göre faiz tahakkuk ettirilmek suretiyle, belirlenecek bir ödeme plana göre anapara ve faiz ödemesi yapılması mümkündür. Bu itibarla, davacıların hesabının yurt içi mevduat hesabı olduğunun kabulünden sonra kendilerine ilgili Bakanlar Kurulu Kararları ile belirlenen usul ve esaslar dışında bir yöntemle ödeme yapılması mümkün değildir.
Bu durumda; davacıların yurt içi mevduat hesabına dönüştürülen hesap tutarının faiziyle birlikte ödenmesine ilişkin tazminat istemleri hakkında 2003/6668 ve 2006/10727 sayılı Bakanlar Kurulu Kararları dikkate alınarak, bu arada davacılara herhangi bir ödeme yapılıp yapılmadığı da belirlendikten sonra yeniden bir karar verilmesi gerekmektedir.” gerekçesiyle bozulduğu;
Anılan bozma kararı çerçevesinde yapılan incelemede, davacıların kıyı bankasındaki hesabının, Banka’nın bankacılık işlemleri yapma ve mevduat kabul etme izninin kaldırılmasından önce, 17/06/2003 tarihinde Bankanın yurt içi hesabına aktarılarak … nolu mevduat hesabına dönüştürüldüğü, anılan hesaba 04/07/2003 tarihinde 17/06/2003-04/07/2003 dönemi için faiz tahakkuk ettirilmesini teminen bu hesabın kapatılarak karşılığında bu kez … nolu hesabın açıldığı, uyuşmazlık konusu bu hesabın kıyı bankasından aktarılarak açılan mevduat hesabının devamı niteliğinde olması ve bu işlemin muvazaalı olduğunun idarelerce kanıtlanamaması nedeniyle davacılara 2003/6668 ve 2006/10727 sayılı Bakanlar Kurulu kararlarında öngörülen usul ve esaslara göre faiz tahakkuk ettirilmek suretiyle belirlenecek ödeme planına göre anapara ve faiz ödemesi yapılması gerektiği;
Öte yandan, 05/10/2018 tarihli karar düzeltme dilekçesi ekinde yer alan banka dekontları incelendiğinde, davacılara ödeme yapıldığı görülmekle birlikte, anılan ödemenin 2003/6668 ve 2006/10727 sayılı Bakanlar Kurulu kararlarında öngörülen usul ve esaslara göre faiz tahakkuk ettirilmek suretiyle belirlenecek anapara ve faiz ödemesi karşılığı değil, Dairelerinin 20/10/2015 tarih ve E:2011/1750, K:2015/3496 sayılı kararı doğrultusunda yapıldığının anlaşıldığı;
Bu durumda, Dairelerinin kararı sonrası davacılara ödenen tutar ile 2003/6668 ve 2006/10727 sayılı Bakanlar Kurulu kararlarında öngörülen usul ve esaslara göre faiz tahakkuk ettirilmek suretiyle ödenecek tutar karşılaştırılarak mükerrer ödemeye mahal vermeksizin davacılara ödeme yapılması gerektiği gerekçesiyle, davanın kabulü ile 13.000-TL’nin 2003/6668 ve 2006/10727 sayılı Bakanlar Kurulu Kararlarında öngörülen usul ve esaslara göre faiz tahakkuk ettirilmek suretiyle davacılara ödenmesine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davalı idareler tarafından, davanın reddi gerektiği, davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla dava konusu tutarın Danıştay Onüçüncü Dairesinin 20/10/2015 tarih ve E:2011/1750, K:2015/3496 sayılı kararı gereğince ödendiği ve Daire kararının mükerrer ödeme yapılmasına yol açacak mahiyette bir karar olduğu, tahsiline karar verilen yargılama giderlerinin de davacılara ödendiği ve hükmün bu yönüyle de mükerrer tahsilata neden olacağı, davalı idarelerden Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu tarafından ayrıca harç niteliğindeki yargılama giderlerinin, harçtan muaf olmaları nedeniyle idarelerinden tahsiline karar verilemeyeceği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI : Davacılar tarafından, savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden davalı idarelerden Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu’nun yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan;
“a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması” sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarelerin temyiz istemlerinin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle kabulüne ilişkin Danıştay Onüçüncü Dairesinin temyize konu 30/03/2021 tarih ve E:2019/4105, K:2021/1109 sayılı kararının ONANMASINA,
3. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 (onbeş) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 17/11/2022 tarihinde oybirliği ile karar verildi.