DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2021/2356 E. , 2022/2456 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2021/2356
Karar No : 2022/2456
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Kurulu
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : Danıştay Beşinci Dairesinin 24/11/2020 tarih ve E:2017/101, K:2020/5370 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname’nin 3/1. maddesi uyarınca FETÖ ile irtibat ve iltisakının olduğu gerekçesiyle davacının meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun … tarih ve … sayılı kararının iptali ile bu karar nedeniyle uğranıldığı ileri sürülen zararlara karşılık 50.000,00-TL maddi ve 500.000,00-TL manevi tazminatın kanuni faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesi, 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 3. ve 10. maddelerinin iptali için Anayasa Mahkemesine başvurulması istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Beşinci Dairesinin 24/11/2020 tarih ve E:2017/101, K:2020/5370 sayılı kararıyla;
Davalı idarenin usule ilişkin itirazları ile davacının Anayasa’ya aykırılık iddiası ciddi görülmemiş,
“Maddi Olay ve Hukuki Süreç” ile “İlgili Mevzuat”a yer verilmiş; “Yargılamada İzlenen Usul ve Süreç”, “FETÖ’ye İlişkin Tespit ve Değerlendirmeler”, “Demokratik Anayasal Düzene Sadakat Yükümlülüğü”, “Dava Konusu Edilen Kararın Hukuki Niteliği” başlıkları altında genel; “Kişiselleştirme ve Delillerin Değerlendirilmesi” başlığı altında hem genel hem de davacıya özel değerlendirmelerde bulunularak,
Davacı Yönünden Yapılan Değerlendirmede;
Davacının, ceza yargılaması sonucunda … Ağır Ceza Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile silahlı terör örgütüne üyelik suçundan 8 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, anılan karara karşı yapılan istinaf başvurusunun … Bölge Adliye Mahkemesi … Ceza Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla reddedildiği, Dairelerinin karar verdiği tarih itibarıyla UYAP ortamında yapılan inceleme sonucu anılan mahkumiyet kararının kesinleşmediğinin görüldüğü,
ByLock delili yönünden, davacı hakkında düzenlenen “ByLock Tespit ve Değerlendirme Tutanağı”nın incelenmesinden; davacının … ID numarasıyla ve bir kullanıcı adı ve şifre almak suretiyle bu ağa dahil olduğunun anlaşıldığı,
Davacı hakkındaki tanık beyanları yönünden, davacının örgüt mensubu olduğuna, evinde örgüt toplantıları yapıldığına, örgüt adına himmet topladığına, örgüt içerisinde “devreci” olarak görev aldığına, örgüt mensuplarını ByLock uygulamasıyla ilgili bilgilendirdiğine ve diğer hususlara yönelik ifadeler ile davacının bu ifadelere karşı beyanlarının değerlendirilmesi sonucunda, davacının beyanlarına itibar edilmeyerek FETÖ ile süregelen bir ilişki içerisinde olduğu sonucuna varıldığı,
Davacının örgütün yargıda etkin olduğu dönemde Adalet Akademisinde Yıllık (Albüm) Kurulu Başkanlığı yapmasının FETÖ ile iltisak ve irtibatına yönelik destekleyici bir unsur olduğunun değerlendirildiği,
Dava dosyasında bulunan bilgi ve belgeler ile kararda yer verilen açıklamalar bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davacının, FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu ve bu nedenle demokratik anayasal düzene sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiği, dava konusu kararla özel hayatına saygı hakkına yapılan müdahalenin AİHS ve Anayasa anlamında durumun gerektirdiği ölçüde bir tedbir niteliğinde olduğu anlaşıldığından dava konusu kararda hukuka aykırılık görülmediği,
Dava konusu kararda hukuka aykırılık görülmediğinden davacının bu karar nedeniyle uğradığını ileri sürdüğü zararlara karşılık 50.000,00-TL maddi ve 500.000,00-TL manevi tazminatın kanuni faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesine yönelik isteminin de reddi gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş,
Öte yandan, davacı tarafından dava açma süresi geçtikten sonra verilen 18/09/2018 tarihli savunmaya cevap dilekçesi ile dava konusu karar nedeniyle yoksun kaldığı özlük ve parasal haklarının iadesine karar verilmesi talep edilmiş ise de, dosyanın tekemmül aşaması dikkate alındığında ayrı bir davanın konusunu oluşturabilecek nitelikte olan ve davanın genişletilmesi yasağı kapsamında kalan istemin incelenme olanağının bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, kararın hüküm fıkrasına adli yardımın hükmün kesinleşmesine kadar devam ettiği ve yargılama giderlerinin kesinleşmeden sonra alınması yönünde açıklama yapılması gerekirken yapılmamasının usul ve hukuka uygun olmadığı; ByLock programını kullanmadığı, bu delil hukuka aykırı olarak elde edildiğinden yargı kararına esas olamayacağı ve bu hukuka aykırı delil yoluyla adil yargılanma hakkı ile özel ve aile hayatına saygı haklarının ihlal edildiği; bu programın kullanılmasına yönelik iddianın suç ve cezada kanunilik ilkesine aykırı olduğu; bir uygulamanın kalıntısına bir bilgisayarda rastlanmasının delil olamayacağı, rastlandığı iddia olunan programların örgüt mensuplarınca kullanıldığına yönelik hukuki bir veri bulunmadığı; ByLock tespit ve değerlendirme tutanağının teknik çelişkiler barındırdığı; bu uygulamanın kullanıldığına yönelik iddiaya ilişkin delillerin toplanmadığı, irtibat analiz bilgisine dair rapor ve tespit bulunmadığı; aleyhine olan tanık beyanlarını kabul etmediği; beyanların soyut olduğu ve delil olarak kabul edilemeyeceği, itirafçı tanıkların beyanlarının delil teşkil etme kabiliyetinin bulunmadığı; yıllık kurulu başkanı olmasının aleyhe delil olarak kullanılmasının mümkün bulunmadığı; delillerin işlemden sonra oluşturulduğu; işlemin ceza hukuku anlamında bir cezalandırma işlemi olduğu; adil yargılanma, etkili başvuru hakları ile masumiyet karinesinin ve hukuki belirlilik, suç ve cezaların kanuniliği ve geriye yürümemesi ilkelerinin ihlal edildiği; savunma hakkının kullandırılmadığı; ayrımcılık yapıldığı belirtilerek Daire kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, Danıştay Beşinci Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …ÜN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan;
“a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması” sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Öte yandan, UYAP kayıtlarının incelenmesinden, davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan cezalandırılmasına dair … Ağır Ceza Mahkemesinin … tarih ve E:.., K:… sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun … Bölge Adliye Mahkemesi … Ceza Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla esastan reddedildiği; bu karara karşı yapılan temyiz başvurusunun ise Yargıtay … Ceza Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla esastan reddedilerek hükmün onanmak suretiyle kesinleştiği görülmüştür.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Beşinci Dairesinin temyize konu 24/11/2020 tarih ve E:2017/101, K:2020/5370 sayılı kararının ONANMASINA,
3. Adli yardım kararından dolayı ertelenmiş olan temyiz aşamasına ilişkin yargılama giderlerinin, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 339. maddesinin 1. fıkrası uyarınca davacıdan tahsili için Dairesince müzekkere yazılmasına,
4. Kesin olarak, 06/07/2022 tarihinde oybirliği ile karar verildi.