Danıştay Kararı İdari Dava Daireleri Kurulu 2021/2369 E. 2022/3313 K. 21.11.2022 T.

DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU         2021/2369 E.  ,  2022/3313 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2021/2369
Karar No : 2022/3313

TEMYİZ EDENLER : 1- (DAVACI) : … Odası
VEKİLİ: Av. …
2- (DAVALI) : … Bakanlığı
VEKİLİ: Hukuk Müşaviri …

İSTEMLERİN KONUSU : Danıştay Altıncı Dairesinin 26/04/2021 tarih ve E:2019/19213, K:2021/6069 sayılı kararının aleyhe kısımlar yönünden taraflarca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: 25/07/2019 tarih ve 30842 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Planlı Alanlar İmar Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik’in 5. maddesi ile değiştirilen Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği’nin 19. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinin 2. alt bendindeki “… ile oyun alanlarına en az 10 metre mesafede olmak ve çit ve benzeri ile kapatılmak koşuluyla parkın ihtiyacı için gerekli olan asgari ölçülerdeki trafo” ibaresinin; 19. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinin 3. alt bendinin; 19. maddesinin 1. fıkrasının (ç) bendinin 2. alt bendinin; 13. maddesi ile değiştirilen 66. maddesinin 10. fıkrasının; 14. maddesi ile değiştirilen Ek-10 Form-19 ile Ek-10 Form-19 Yapı Ruhsatı Formu Föy2/a’nın eksik düzenleme nedeniyle iptali istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Altıncı Dairesinin 26/04/2021 tarih ve E:2019/19213, K:2021/6069 sayılı kararıyla;
I- 25/07/2019 tarih ve 30842 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Planlı Alanlar İmar Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 5. maddesi ile değiştirilen Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği’nin 19. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinin 2. alt bendindeki “… ile oyun alanlarına en az 10 metre mesafede olmak ve çit ve benzeri ile kapatılmak koşuluyla parkın ihtiyacı için gerekli olan asgari ölçülerdeki trafo” ibaresi yönünden;
03/07/2017 tarih ve 30113 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği’nin 19. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinin 2. alt bendinde yer alan “trafo” ibaresinin, “parkın ihtiyacı için gerekli olan asgari ölçülerdeki trafo” olarak değiştirildiği,
Dava konusu Yönetmelik değişikliği ile park alanında yapılabilmesi öngörülen trafoların, önceki düzenlemede yer aldığı şekilde, çevre yerleşimlerde yaşayan genel nüfusun ihtiyacına yönelik değil, sadece park alanı kullanımının ihtiyacının sağlanmasına yönelik kurulabileceğinin anlaşıldığı, bu haliyle yeni Yönetmelik maddesi ile park alanında yer alabilecek trafoların, park kullanımının bütünleyici bir parçası niteliğinde olduğunun kabulü gerektiği,
Bu itibarla, sadece parkın ihtiyacını karşılamaya yönelik olarak, bu kullanım ile bir bütünlük oluşturacak nitelikte kurulabilecek trafo kullanımının, sosyal altyapı alanı niteliğinde olan park kullanımı çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiği, Yönetmelik’te öngörülen teknik altyapı alanları niteliğinde olmadığı,
Öte yandan, söz konusu trafoların ancak belediye encümeni kararıyla ve oyun alanlarına en az 10 metre mesafede olmak, etrafı çit ve benzeri ile kapatılmak koşuluyla kurulabileceği dikkate alındığında, parkın içerisinde sadece bu kullanımın ihtiyacına yönelik asgari ölçülerde trafo yer alabilmesine ilişkin somut kriterlerin dava konusu Yönetmelik ile belirlendiğinin görüldüğü,
Yukarıda yer verilen açıklamalar doğrultusunda, park alanları içerisinde bu kullanımın ihtiyacının karşılanması amacıyla belli koşullarda trafo kurulabilmesini öngören dava konusu Yönetmeliğin 5. maddesi ile değiştirilen Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği’nin 19. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinin 2. alt bendinde yer alan “parkın ihtiyacı için gerekli olan asgari ölçülerdeki trafo” ibaresinde imar mevzuatına aykırılık bulunmadığı,
II- 25/07/2019 tarih ve 30842 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Planlı Alanlar İmar Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 5. maddesi ile değiştirilen Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği’nin 19. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinin 3. alt bendi yönünden;
Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği’nin 19. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinin 3. alt bendinin, “Tabii veya tesviye edilmiş toprak zemin altında kalmak üzere, ağaçlandırma için TSE standartlarında öngörülen yeterli derinlikte toprak örtüsünün sağlanması, giriş çıkışının parkın giriş çıkışından ayrı olması ve parkın ihtiyacı için Otopark Yönetmeliği ekindeki en az otopark miktarları tablosundaki benzer kullanımlar dikkate alınarak belirlenecek miktarı aşmamak kaydıyla kapalı otopark…” olarak değiştirildiği,
Düzenlemenin ilk hali ile ilgili, Dairelerinin 12/07/2018 tarih ve E:2017/4783 sayılı kararı ile “Yönetmeliğin 19. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinin 3. alt bendinde, tabii veya tesviye edilmiş toprak zemin altında kalmak üzere, ağaçlandırma için TSE standartlarında öngörülen yeterli derinlikte toprak örtüsünün sağlanması kaydıyla kapalı otopark yapılabileceği belirtilmiş ise de, ticari olmayan kamu kullanımına açık otopark yapılmasında bir sakınca bulunmamakla beraber, düzenleme ortaklık payından karşılanan park alanlarının ayrılmaz bir parçası olan zemin altının ticari olarak faaliyet gösterilebilecek otopark kullanımına izin veren düzenlemede imar mevzuatına uyarlık bulunmadığı…” gerekçesiyle anılan düzenlemenin yürütülmesinin durdurulmasına karar verildiği,
Kararın bu kısmına yapılan itirazın, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 16/05/2019 tarih ve Yd İtiraz No:2019/342 sayılı kararı ile,
“Söz konusu Yönetmelik maddesi ile park alanlarında tabii veya tesviye edilmiş toprak zemin altında kalmak üzere, ağaçlandırma için TSE standartlarında öngörülen yeterli derinlikte toprak örtüsünün sağlanması kaydıyla kapalı otopark yapılabileceği öngörülmüştür.
Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliği eki plan gösterimlerinde ayrı lejantlarla gösterilen, farklı fonksiyonlara karşılık gelen, ulaşım başta olmak üzere sosyal ve teknik altyapıya getireceği yük birbirinden farklı olan kullanımların, yer seçimi kararlarının imar planı kapsamında ayrı ayrı değerlendirilmesi gerektiği kuşkusuzdur.
Bu doğrultuda, otopark ve park kullanımları da birbirinden farklı nitelikte kullanımlar olup “otopark” Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliğinde teknik alt yapı alanları içerisinde sayılarak ayrı bir lejant olarak gösterilmiştir.
Öte yandan, öngörülen park kullanımının konumu ve büyüklüğüne bağlı olarak içerisinde kendi ihtiyacının karşılanabileceği ölçüde otopark yapılması mümkündür.
Ancak düzenleme incelendiğinde, ne parkın büyüklüğüne ne de park içerisinde ayrılacak otoparkın vasfı ve miktarına yönelik bir ayrıma yer verilmediği görülmektedir.
Bu durumda, parkın ihtiyacının karşılanması amacıyla öngörülebilecek otopark ihtiyacını aşacak nitelikte, kamunun genel otopark ihtiyacının karşılanmasına yönelik imar planında ayrı bir kullanım kararı olarak yer alması gereken “otopark” alanının park alanlarında yapılmasına imkan sağlayan dava konusu düzenlemede bu yönüyle imar mevzuatına uyarlık görülmemiştir.”,
gerekçesiyle reddedildiği,
Otopark, Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliği’nde teknik alt yapı alanları içerisinde sayılarak ayrı bir lejant olarak gösterilmiş ise de, dava konusu düzenleme ile Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu kararında belirtilen park kullanımının konumu ve büyüklüğüne göre parkın ihtiyacının karşılanabileceği ölçüde otopark yapılmasının mümkün kılındığı görüldüğünden, dava konusu düzenlemede hukuka aykırılık bulunmadığı,
III- 25/07/2019 tarih ve 30842 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Planlı Alanlar İmar Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 5. maddesi ile değiştirilen Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği’nin 19. maddesinin 1. fıkrasının (ç) bendinin 2. alt bendi yönünden;
Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği’nin 19. maddesinin 1. fıkrasının (ç) bendinin 2. alt bendinin, “Açık otopark ile tabii veya tesviye edilmiş toprak zemin altında kalmak üzere, ağaçlandırma için TSE standartlarında öngörülen yeterli derinlikte toprak örtüsünün sağlanması ve rekreasyon alanı ihtiyacı için Otopark Yönetmeliği ekindeki en az otopark miktarları tablosu dikkate alınarak belirlenecek miktarı aşmamak kaydıyla kapalı otopark…” olarak değiştirildiği,
Düzenlemenin ilk hali ile ilgili, Dairelerinin 12/07/2018 tarih ve E:2017/4783 sayılı kararı ile “Yönetmeliğin 19. maddesinin 1. fıkrasının (ç) bendin 2. alt bendinde, tabii veya tesviye edilmiş toprak zemin altında kalmak üzere, ağaçlandırma için TSE standartlarında öngörülen yeterli derinlikte toprak örtüsünün sağlanması kaydıyla kapalı otopark yapılabileceği belirtilmiş olup zemin altında kapalı otopark yapılabilmesi belli şartlara ve standartlara bağlanmış olup hükümde imar mevzuatına aykırlık görülmemiştir.” gerekçesiyle dava konusu düzenleme yönünden yürütmenin durdurulması isteminin reddine karar verildiği,
Kararın bu kısmına yapılan itirazın, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 16/05/2019 tarih ve Yd İtiraz No:2019/342 sayılı kararı ile,
“Söz konusu Yönetmelik maddesi ile piknik ve eğlence alanlarında (rekreasyon alanları) tabii veya tesviye edilmiş toprak zemin altında kalmak üzere, ağaçlandırma için TSE standartlarında öngörülen yeterli derinlikte toprak örtüsünün sağlanması kaydıyla kapalı otopark yapılabileceği öngörülmüştür.
Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliği eki plan gösterimlerinde ayrı lejantlarla gösterilen, farklı fonksiyonlara karşılık gelen, ulaşım başta olmak üzere sosyal ve teknik altyapıya getireceği yük birbirinden farklı olan kullanımların, yer seçimi kararlarının imar planı kapsamında ayrı ayrı değerlendirilmesi gerektiği kuşkusuzdur.
Bu doğrultuda, otopark ve rekreasyon kullanımları da birbirinden farklı nitelikte kullanımlar olup, “otopark” Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliği’nde teknik alt yapı alanları içerisinde sayılarak, ayrı bir lejant olarak gösterilmiştir.
Öte yandan, öngörülen rekreasyon kullanımının konumu ve büyüklüğüne bağlı olarak içerisinde kendi ihtiyacının karşılanabileceği ölçüde otopark yapılması mümkündür.
Ancak düzenleme incelendiğinde, ne rekreasyon alanının büyüklüğüne ne de bunun içerisinde ayrılacak otoparkın vasfı ve miktarına yönelik bir kritere yer verilmediği görülmektedir.
Bu durumda, rekreasyon alanının ihtiyacının karşılanması amacıyla öngörülebilecek otopark ihtiyacını aşacak nitelikte, kamunun genel otopark ihtiyacının karşılanmasına yönelik imar planında ayrı bir kullanım kararı olarak yer alması gereken “otopark” alanının rekreasyon alanlarında yapılmasına imkan sağlayan dava konusu düzenlemede bu yönüyle imar mevzuatına uyarlık görülmemiştir.”,
gerekçesiyle kabul edildiği (Daire kararında sehven reddedildiği yazılmıştır.),
Otopark, Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliği’nde teknik alt yapı alanları içerisinde sayılarak ayrı bir lejant olarak gösterilmiş ise de, dava konusu düzenleme ile Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu kararında belirtilen rekreasyon kullanımının konumu ve büyüklüğünün belirtildiği, rekreasyon alanının ihtiyacının karşılanabileceği ölçüde otopark yapılması mümkün kılındığı görüldüğünden, dava konusu düzenlemede hukuka aykırılık bulunmadığı
IV- 25/07/2019 tarih ve 30842 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Planlı Alanlar İmar Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 13. maddesi ile değiştirilen Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği’nin 66. maddesinin 10. fıkrası yönünden;
03/07/2017 tarih ve 30113 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği’nin 66. maddesinin 10. fıkrasında, “Bu Yönetmelik kapsamında müellif ile akdedilen proje sözleşmesinde fikir ve sanat eseri telif hakkının devrine ilişkin hükmün yer alması zorunludur. Sözleşme olmadığı veya sözleşmede herhangi bir hükmün yer almadığı takdirde, müellifin fikir ve sanat eseri telif hakkından 05/12/1951 tarihli ve 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu uyarınca feragat ettiği varsayılır.” düzenlemesi yer almakta iken dava konusu değişiklik ile ikinci cümlenin yürürlükten kaldırıldığı, “Bu Yönetmelik kapsamında müellif ile akdedilen proje sözleşmesinde fikir ve sanat eseri telif hakkının devrine ilişkin hükmün yer alması zorunludur.” şeklindeki birinci cümleye ise aynen yer verildiği,
Bu itibarla, uyuşmazlığa konu düzenleme 03/07/2017 tarih ve 30113 sayılı Resmi Gazete’de yayımlandığından ve dava konusu Yönetmeliğe yeni bir hüküm getirilmediğinden, 60 günlük yasal dava açma süresi içinde dava konusu edilmesi gerekirken, bu süre geçirildikten sonra 23/09/2019 tarihinde açılan davanın bu kısmında süre aşımı bulunduğu,
V- 25/07/2019 tarih ve 30842 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Planlı Alanlar İmar Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 14. maddesi ile değiştirilen Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği’nin Ek-10 Form-19 ile Ek-10 Form-19 Yapı Ruhsatı Formu Föy2/a yönünden;
Dava konusu Yönetmelik değişikliğinden önce yürürlükte olan Yapı Ruhsat Formu ve eki föyleriyle ilgili verilen yargı kararları belirtilerek;
Anayasa’nın 138. ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 28. maddesi uyarınca davalı idare, yargı kararlarının gereğini gecikmeksizin yerine getirmek zorunda olduğu halde, Danıştay Altıncı Dairesinin 17/04/2019 tarih ve E:2018/5260 sayılı kararı ile bu karara yapılan itirazın reddine ilişkin Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 19/09/2019 tarih ve E:2019/899 sayılı kararına, Danıştay Altıncı Dairesinin 18/02/2019 tarih ve E:2018/4999 sayılı kararı ile bu karara yapılan itirazın reddine ilişkin Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 19/09/2019 tarih ve E:2019/845 sayılı kararına ve Danıştay Altıncı Dairesinin 24/04/2019 tarih ve E:2018/9566 sayılı kararı ile bu karara karşı yapılan itirazın reddine ilişkin Danıştay İdari dava Daireleri Kurulunun 16/10/2019 tarih ve E:2019/901 sayılı kararına aykırı olarak düzenleme yapıldığı,
Bu durumda, dava konusu Yönetmelik değişikliği ile Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği ekinde yer alan “Ek-10 Yapı Ruhsatı Formu ve eki Föy2/a”da yapı sahibinin, yapı müteahhidinin, şantiye şefinin, yapı denetçilerinin ve proje müelliflerinin ıslak imzalarına ilişkin hanelere ve inşaata başlama tarihi de işlenerek onaylı örneklerinin bir ay içinde ilgili meslek odasına gönderileceğine ilişkin düzenlemeye yer verilmediği anlaşıldığından, dava konusu eksik düzenlemede hukuka ve imar mevzuatına uyarlık bulunmadığı,
gerekçesiyle, 25/07/2019 tarih ve 30842 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Planlı Alanlar İmar Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin; 14. maddesi ile değiştirilen Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği ekinde yer alan “Ek-10 Yapı Ruhsatı Formu ve eki Föy2/a”da yapı sahibinin, yapı müteahhidinin, şantiye şefinin, yapı denetçilerinin ve proje müelliflerinin ıslak imzalarına ilişkin hanelerin ve inşaata başlama tarihi de işlenerek onaylı örneklerinin bir ay içinde ilgili meslek odasına gönderileceğine ilişkin düzenlemenin bulunmamasına ilişkin eksik düzenlemelerin iptaline, 13. maddesi ile değiştirilen 66. maddesinin 10. fıkrası yönünden davanın süre aşımı nedeniyle reddine, dava konusu diğer düzenlemeleri yönünden ise davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI :
Davacı tarafından, bünyesinde yaşamsal tehlike barındıran, teknik altyapı niteliğindeki trafolara, sosyal donatı alanı olan park kullanımı içerisinde izin verilmemesi gerektiği, aynı şekilde sosyal donatı niteliğindeki park ve rekreasyon alanlarının amacı dışında, bir teknik alt yapı kullanımı olan otopark olarak kullanılmasına izin verilerek, park ve rekreasyon alanlarının asıl fonksiyonundan uzaklaştırıldığı, Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği’nin 19. maddesinin 1. fıkrasının davaya konu düzenlemelerinin, değişiklikten önceki halleriyle ilgili yargı kararlarının gereklerini karşılamadığı, ayrıca, dava konusu Yönetmeliğin 13. maddesi ile Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği’nin 66. maddesinin 10. fıkrası yeniden yayımlandığından davanın bu kısmının da süresinde olduğu belirtilerek, Daire kararının davanın reddine ve davanın süre aşımı nedeniyle reddine ilişkin kısımlarının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
Davalı idare tarafından, 11/03/2020 tarih ve 31065 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Planlı Alanlar İmar Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik düzenlemeleri çerçevesinde konusuz kalan davanın reddi gerekirken, aksi yönde verilen Daire kararının iptale ilişkin kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI :
Davacı tarafından, savunma verilmemiştir.
Davalı idare tarafından, Danıştay Altıncı Dairesince verilen kararın davanın reddine ve süre aşımı nedeniyle reddine ilişkin kısımlarının usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın anılan kısımlarının bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek davacının temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ: 25/07/2019 tarih ve 30842 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Planlı Alanlar İmar Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 5. maddesi ile değiştirilen Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği’nin 19. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinin 2. alt bendindeki “… ile oyun alanlarına en az 10 metre mesafede olmak ve çit ve benzeri ile kapatılmak koşuluyla parkın ihtiyacı için gerekli olan asgari ölçülerdeki trafo” ibaresi yönünden;
Trafo merkezlerinin yaşamsal tehlike barındıran kullanımlar olması nedeniyle bu tehlikenin bertaraf edilmesi için çevresinden usulüne uygun bir biçimde izole edilmesi, planlama sırasında da trafo alanlarına komşuluğu bulunan çevre kullanımlarının bu niteliğine uygun olarak belirlenmesi gerekmektedir.
Trafo alanının imar mevzuatında düzenlenme şekli (teknik alt yapı alanlarından oluşu) ve belirtilen niteliği göz önünde bulundurulduğunda, park kullanımı ile bağdaşmadığı açık olup, bu nedenle hangi koşulda olursa olsun park ile trafonun bir arada bulunmaması, birbirinden ayrılması gerektiğinden, park alanı içerisinde trafo yapılmasına olanak sağlayan dava konusu düzenlemede imar mevzuatına ve kamu yararına uyarlık bulunmamaktadır.
25/07/2019 tarih ve 30842 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Planlı Alanlar İmar Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 13. maddesi ile değiştirilen Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği’nin 66. maddesinin 10. fıkrası yönünden;
Uyuşmazlıkta, 03/07/2017 tarih ve 30113 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği’nin 66. maddesinin 10. fıkrasının ilk halinde de yer alan “Bu Yönetmelik kapsamında müellif ile akdedilen proje sözleşmesinde fikir ve sanat eseri telif hakkının devrine ilişkin hükmün yer alması zorunludur.” şeklindeki cümlenin, 25/07/2019 tarih ve 30842 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Planlı Alanlar İmar Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 13. maddesi ile yeniden yayımlandığı görülmekte olup, bu haliyle, Resmi Gazete’de yayım tarihinden itibaren yasal dava açma süresi olan 60 gün içinde ve 23/09/2019 tarihinde açılan davanın bu kısmının da süresinde olduğu açıktır.
Bu durumda, Dairece, Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği’nin 66. maddesinin 10. fıkrası yönünden işin esası incelenmek suretiyle, yeniden bir karar verilmesi gerekmektedir.
Öte yandan, dayandığı hukuksal nedenler ve gerekçesi yukarıda açıklanan Danıştay Altıncı Dairesi kararının yukarıda belirtilen hususlar haricindeki kısımlarında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmamaktadır.
Bu nedenlerle, davacının temyiz isteminin kısmen kabulü ile Daire kararının, 25/07/2019 tarih ve 30842 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Planlı Alanlar İmar Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 5. maddesi ile değiştirilen Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği’nin 19. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinin 2. alt bendindeki “… ile oyun alanlarına en az 10 metre mesafede olmak ve çit ve benzeri ile kapatılmak koşuluyla parkın ihtiyacı için gerekli olan asgari ölçülerdeki trafo” ibaresi ile 13. maddesi ile değiştirilen Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği’nin 66. maddesinin 10. fıkrası yönünden bozulması, davacının diğer kısımlara yönelik temyiz istemleri ile davalı idarenin temyiz isteminin reddi ile Daire kararının yukarıda belirtilen hususlar haricindeki kısımlarının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden davalı idarenin yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin, gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği, 03/07/2017 tarih ve 30113 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.
25/07/2019 tarih ve 30842 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan dava konusu Planlı Alanlar İmar Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik ile anılan Yönetmeliğin muhtelif maddelerinde değişiklik yapılması üzerine, temyizen incelenen dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT :
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun “Dava açma süresi” başlıklı 7. maddesinde;
“1. Dava açma süresi, özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştayda ve idare mahkemelerinde altmış ve vergi mahkemelerinde otuz gündür.
2. Bu süreler;
a) İdari uyuşmazlıklarda; yazılı bildirimin yapıldığı,

Tarihi izleyen günden başlar.
4. İlanı gereken düzenleyici işlemlerde dava süresi, ilan tarihini izleyen günden itibaren başlar. Ancak bu işlemlerin uygulanması üzerine ilgililer, düzenleyici işlem veya uygulanan işlem yahut her ikisi aleyhine birden dava açabilirler. Düzenleyici işlemin iptal edilmemiş olması bu düzenlemeye dayalı işlemin iptaline engel olmaz.” hükmü yer almaktadır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan;
“a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması” sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Dayandığı hukuksal nedenler ve gerekçesi yukarıda açıklanan Danıştay Altıncı Dairesi kararının, iptale ve davanın reddine ilişkin kısımları, aynı gerekçe ile Kurulumuzca da uygun bulunmuş olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen iddialar, kararın anılan kısımlarının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Temyize konu Daire kararının davanın süre aşımı nedeniyle reddine ilişkin kısmına gelince;
Uyuşmazlıkta, 03/07/2017 tarih ve 30113 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği’nin 66. maddesinin 10. fıkrasının ilk halinde de yer alan “Bu Yönetmelik kapsamında müellif ile akdedilen proje sözleşmesinde fikir ve sanat eseri telif hakkının devrine ilişkin hükmün yer alması zorunludur.” şeklindeki cümlenin, 25/07/2019 tarih ve 30842 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Planlı Alanlar İmar Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 13. maddesi ile yeniden yayımlandığı görüldüğünden, anılan düzenlemeye ilişkin dava açma süresinin, yukarıda metnine yer verilen 2577 sayılı Kanun’un 7. maddesinin 4. fıkrası uyarınca ilan tarihini izleyen günden itibaren hesaplanması gerekmektedir.
Bir diğer anlatımla, dava konusu Yönetmelik değişikliğine karşı, yayımlandığı 25/07/2019 tarihinden itibaren 60 gün içinde ve 23/09/2019 tarihinde açılan davanın süresinde olduğunun kabulü zorunludur.
Bu durumda, davacı Oda tarafından, 23/09/2019 tarihinde kayda giren dilekçe ile 25/07/2019 tarih ve 30842 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Planlı Alanlar İmar Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin muhtelif düzenlemelerinin iptali istemiyle açılan ve bakılan davada, dava konusu Yönetmeliğin 13. maddesi ile değiştirilen Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği’nin 66. maddesinin 10. fıkrası yönünden de süre aşımı bulunmamaktadır.
Diğer yandan, Daire tarafından, Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği’nin ilk halinde de aynı düzenlemenin bulunduğu, dava konusu değişiklikle yeni bir hüküm getirilmediği, davacının Yönetmeliğin ilk haline karşı dava açmadığı gerekçesine yer verilmiş ise de, bu yorumun, dava açma süresinin, 2577 sayılı Kanun’da öngörülmeyen şekilde sınırlanması ve Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan hak arama hürriyetinin kısıtlanmasına yol açacağı sonucuna varıldığından, kabulü mümkün görülmemiştir.
Bu itibarla, 25/07/2019 tarih ve 30842 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Planlı Alanlar İmar Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 13. maddesi ile değiştirilen Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği’nin 66. maddesinin 10. fıkrası yönünden de işin esası incelenerek bir karar verilmesi gerekirken, davanın anılan düzenlemeye ilişkin kısmının süre aşımı nedeniyle reddi yolunda verilen Daire kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin kısmen KABULÜNE;
2. Danıştay Altıncı Dairesinin temyize konu 26/04/2021 tarih ve E:2019/19213, K:2021/6069 sayılı kararının davanın süre aşımı nedeniyle reddine ilişkin kısmının BOZULMASINA,
3. Tarafların diğer kısımlara yönelik temyiz istemlerinin REDDİNE;
4. Danıştay Altıncı Dairesinin temyize konu 26/04/2021 tarih ve E:2019/19213, K:2021/6069 sayılı kararının iptale ve davanın reddine ilişkin kısımlarının ONANMASINA,
5. Bozulan kısım yönünden esasın incelenmesi suretiyle yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın Danıştay Altıncı Dairesine GÖNDERİLMESİNE,
6. Kesin olarak, 21/11/2022 tarihinde 25/07/2019 tarih ve 30842 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Planlı Alanlar İmar Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 5. maddesi ile değiştirilen Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği’nin 19. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinin 2. alt bendindeki “… ile oyun alanlarına en az 10 metre mesafede olmak ve çit ve benzeri ile kapatılmak koşuluyla parkın ihtiyacı için gerekli olan asgari ölçülerdeki trafo” ibaresi yönünden oyçokluğu, diğer kısımlar yönünden oybirliği ile karar verildi.

KARŞI OY
X- 25/07/2019 tarih ve 30842 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Planlı Alanlar İmar Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 5. maddesi ile değiştirilen Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği’nin 19. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinin 2. alt bendindeki “… ile oyun alanlarına en az 10 metre mesafede olmak ve çit ve benzeri ile kapatılmak koşuluyla parkın ihtiyacı için gerekli olan asgari ölçülerdeki trafo” ibaresi yönünden;
25/07/2019 tarih ve 30842 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Planlı Alanlar İmar Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 5. maddesi ile değiştirilen Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği’nin “Parsel kullanım fonksiyonlarına göre yapılaşma koşulları” başlıklı 19. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinin 2. alt bendinde; “(1) Bu Yönetmelikte tanımlanan kullanım alanlarına ilişkin yapılaşma koşulları aşağıdaki gibidir:

c) Park alanları: Bu alanlarda encümen kararıyla;

2) 1000 m2 ve üzeri parklarda ahşap veya hafif yapı malzemelerinden yapılmak, kat adedi 1’i, yüksekliği 4.50 metreyi ve açık alanları dâhil taban alanları toplamda %3’ü, her birinin alanı 15 m2’yi geçmemek kaydıyla çay bahçesi, büfe, muhtarlık, güvenlik kulübesi ile oyun alanlarına en az 10 metre mesafede olmak ve etrafı çit ve benzeri ile kapatılmak koşuluyla parkın ihtiyacı için gerekli olan asgari ölçülerdeki trafo,

yapılabilir.” düzenlemesine yer verilmiştir.
Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliği’nde sosyal ve teknik alt yapı alanları için sayısal standartlar belirlenmiş olup, planlama alanı içerisinde yer alan bu kullanımların, zeminde fiilen varlığını koruması esastır. Başka bir ifadeyle, Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliği Ek-2 tabloda belirtilen asgari alan büyüklüklerinin azaltılması hukuken mümkün değildir.
Trafo alanları, Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliği’nde teknik alt yapı alanları içerisinde yer almakta olup ayrı bir lejant gösterimine sahiptir. Büyük alan kullanımı gerektiren trafo kullanımlarının nazım ve uygulama imar planı ölçeğinde, küçük alan kullanımı gerektiren trafo kullanımlarının ise uygulama imar planında gösterilmesi mevzuat gereğidir.
Trafo merkezleri doğası gereği bünyesinde yaşamsal risk ve tehlike barındıran kullanımlar olup bu tehlikenin bertaraf edilmesi için çevresinden usulüne uygun bir biçimde izole edilmesi gerekmekte, ayrıca planlama sırasında da trafo alanlarına komşuluğu bulunan çevre kullanımlarının da hassasiyetle seçilerek, konumunun niteliğine uygun biçimde belirlenmesi gerekmektedir.
Uyuşmazlığa konu düzenlemede trafonun, oyun alanlarına en az 10 metre mesafede olmak ve etrafı çit ve benzeri ile kapatılmak koşuluyla parkın ihtiyacı için gerekli olan asgari ölçülerde yapılabileceği belirtilmiş ise de, yukarıda belirtilen açıklamalar uyarınca, trafo merkezlerinin her yaştan nüfus kitlesine hitap eden park kullanımı ile bağdaşmaması bir yana, park ile trafonun kesin bir şekilde birbirinden ayrılması gereken kullanım türleri olması nedeniyle park alanı içinde trafo yapılabilmesine izin veren, uyuşmazlığa konu düzenlemede imar mevzuatına uyarlık bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, davacının temyiz isteminin kısmen kabulü ile, Daire kararının davanın reddine ilişkin kısmının 25/07/2019 tarih ve 30842 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Planlı Alanlar İmar Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 5. maddesi ile değiştirilen Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği’nin 19. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinin 2. alt bendindeki “… ile oyun alanlarına en az 10 metre mesafede olmak ve çit ve benzeri ile kapatılmak koşuluyla parkın ihtiyacı için gerekli olan asgari ölçülerdeki trafo” ibaresi yönünden bozulması gerektiği oyuyla, kararın bu kısmına katılmıyorum.