DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2021/2472 E. , 2021/3027 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2021/2472
Karar No : 2021/3027
TEMYİZ EDEN (DAVALILAR) : 1- … Bakanlığı
VEKİLİ: Haz. Av. …
2- … Başkanlığı
VEKİLİ: Av. …
3- … Üniversitesi Rektörlüğü – …
VEKİLİ: Av. …
DİĞER DAVALI : … Bakanlığı
VEKİLİ : Hukuk Müşaviri …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : Danıştay Sekizinci Dairesinin 23/02/2021 tarih ve E:2019/9407, K:2021/1102 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: … Üniversitesi (…) Tıp Fakültesi öğrencisi olan davacı tarafından, intörn olarak çalışmaya başladığı 16/07/2012 tarihinden itibaren kendisine intörn ücreti ödenmesi istemiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin … tarih ve … sayılı … Üniversitesi (…) Tıp Fakültesi Dekanlığı işlemi ile dayanağı Maliye Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı ve Yükseköğretim Kurulunca müştereken hazırlanan “Tıp Fakültesi Öğrencilerine İntörn Eğitimi Döneminde Uygulama Çalışmaları Karşılığında Ödenecek Ücrete İlişkin Usul ve Esaslar”ın 5. maddesinin 6. fıkrasının iptali istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Sekizinci Dairesinin 23/02/2021 tarih ve E:2019/9407, K:2021/1102 sayılı kararıyla, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 04/03/2019 tarih ve E:2017/2929, K:2019/865 sayılı bozma kararına uyularak;
Maliye Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı ve Yükseköğretim Kurulunca müştereken hazırlanan “Tıp Fakültesi Öğrencilerine İntörn Eğitimi Döneminde Uygulama Çalışmaları Karşılığında Ödenecek Ücrete İlişkin Usul ve Esaslar’ın” 5. maddesinin 6. Fıkrası yönünden;
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 2. maddesinde, Türkiye Cumhuriyeti’nin nitelikleri arasında sayılan “hukuk devleti”nin temel ilkelerinden birinin “belirlilik” olduğu; bu ilkeye göre, yasal düzenlemelerin hem kişiler hem de idare yönünden herhangi bir duraksamaya ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde açık, net, anlaşılır ve uygulanabilir olması, ayrıca kamu otoritelerinin keyfi uygulamalarına karşı koruyucu önlem içermesi gerektiği; belirlilik ilkesinin, bireylerin hukuksal güvenliğinin sağlanması bakımından da önem arz ettiği,
Öte yandan, Anayasa’nın 124. maddesi uyarınca, Yönetmeliklerin, Anayasa, kanun, tüzük ve hukukun genel ilkelerine aykırı hükümler içermemesinin, normlar hiyerarşisinin bir gereği olduğu; dolayısıyla, bir normun, kendisinden daha üst konumda bulunan ve dayanağını oluşturan bir norma aykırı veya bunu değiştirici nitelikte bir hüküm getirmesinin mümkün bulunmadığı,
Dava konusu düzenleyici işlemin dayanağını oluşturan ve 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’na eklenen Ek 29. maddede, intörn eğitimi döneminde öğretim üyesi rehberliğinde yaptıkları uygulama çalışmaları karşılığında ilgili kurumların bütçesinden oniki ay süreyle 4.350 gösterge rakamının memur aylık katsayısı ile çarpımı sonucu bulunacak tutarda aylık ücret ödeneceği kuralının yer aldığı; yapılacak ödemelere ilişkin usul ve esasların, Maliye Bakanlığı ve Sağlık Bakanlığı ile Yükseköğretim Kurulunca müştereken belirleneceğinin hükme bağlandığı,
Görüldüğü üzere, anılan maddede söz konusu ödemelerin başlangıç tarihine ilişkin olarak herhangi bir koşul öngörülmediği,
Buna karşılık, davalı idarece (dayanağı Kanun hükmünün bir gereği olarak) hazırlanan Tıp Fakültesi Öğrencilerine İntörn Eğitimi Döneminde Uygulama Çalışmaları Karşılığında Ödenecek Ücrete İlişkin Usul ve Esaslar’ın dava konusu 5. maddesinin 6. fıkrasında, 2012 yılı için intörn ücreti ödeme döneminin başlama tarihinin, anılan usul ve esasların yürürlüğe girdiği tarih olan 15/09/2012 olduğu yönünde düzenleme yapıldığı,
Her ne kadar, dava konusu Usul ve Esaslar’ın dayanağı olan Kanun hükmünde intörn eğitimi döneminde öğrencilere yapılacak ödemelere ilişkin olarak bir kurala yer verilmemiş ise de; söz konusu ödemelerin yapılmasının, bu ödemelerin yapılmasına olanak sağlayan yasal düzenlemenin yürürlüğe girdiği tarihten sonraki bir tarihe bırakılmasının, kanun ile tanınan bir hakkın, kanunda düzenlenmeyen bir şekilde idarenin düzenleyici işlemi ile sınırlandırılarak, kullanımının engellenmesi sonucunu doğuracağı,
Bu nedenle, üst hukuk normlarında yer almayan kısıtlamalara yer verilmesi suretiyle bu normları daraltan hükümler getirilerek Kanun hükümlerinin hedeflediği amacın dışına çıkıldığı gibi, bu durumun, hukuki belirlilik ilkesinin de zedelenmesine neden olacağı sonucuna varıldığı,
Buna göre, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’na eklenen ek 29. madde uyarınca intörn öğrencilere yapılacak ödemelerin, bu hükmün yürürlüğe girdiği tarihten itibaren, başka bir ifadeyle, geçmişe etkili olarak başlatılmasında yasal bir engel bulunmamasına karşın, anılan maddede ödemelere ilişkin usul ve esasların davalı idarelerden Maliye Bakanlığı ve Sağlık Bakanlığı ile Yükseköğretim Kurulunca müştereken belirleneceğinin kurala bağlandığından hareketle ve Kanun hükmünü daraltacak şekilde yapılan, söz konusu ödemelerin dayanağı olan kanun hükmünün yürürlük tarihinden sonraki bir tarih olan, usul ve esasların yürürlüğe girdiği tarihten başlayarak ödeneceği yönündeki dava konusu düzenlemede hukuka uyarlık görülmediği,
… Üniversitesi (…) Tıp Fakültesi öğrencisi olan davacının, intörn olarak çalışmaya başladığı 16/07/2012 tarihinden itibaren kendisine intörn ücreti ödenmesi istemiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin … (…) Tıp Fakültesi Dekanlığı işlemi yönünden;
Somut olayda; davacının … Üniversitesi (…) Tıp Fakültesinde beşinci yılını tamamlayarak 16/07/2012 tarihinden itibaren intörn olarak çalışmaya başladığı, 12/07/2012 tarih ve 28351 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair 6353 sayılı Kanun’un 35. maddesi ile 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’na Ek 29. madde ile tıp fakültelerinin beşinci yılını tamamlayıp altıncı yıla geçen öğrencilerine, intörn eğitimi döneminde öğretim üyesi rehberliğinde yaptıkları uygulama çalışmaları karşılığında aylık ücret ödeneceğine ilişkin düzenleme yapıldığı, davacının 14/09/2012 tarihli dilekçe ile intörn olarak çalışmaya başladığı tarihten itibaren kendisine intörn ücreti ödenmesi istemiyle … Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanlığı’na başvurduğu, idarece cevaben gönderilen 23/10/2012 tarih ve 32266 sayılı yazı ile Tıp Fakültesi Öğrencilerine İntörn Eğitimi Döneminde Uygulama Çalışmaları Karşılığında Ödenecek Ücrete İlişkin Usul ve Esaslar’ın 07/09/2012 tarihinde Yükseköğretim Kurulunun resmi internet sitesinde yayımlandığı ve anılan düzenleme uyarınca 15/09/2012 tarihinden itibaren ücret ödeneceğinin bildirildiğinin anlaşıldığı,
Bakılan uyuşmazlıkta; yukarıda belirtildiği üzere 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’na eklenen Ek 29. madde uyarınca intörn öğrencilere yapılacak ödemelerin, bu hükmün yürürlüğe girdiği tarihten itibaren başlatılmasında yasal bir engel olmadığının açık olduğu; dava konusu bireysel işlemin dayanağını oluşturan Tıp Fakültesi Öğrencilerine İntörn Eğitimi Döneminde Uygulama Çalışmaları Karşılığında Ödenecek Ücrete İlişkin Usul ve Esaslar’ın 5. maddesinin 6. fıkrasının hukuka aykırı olarak düzenlendiği anlaşıldığından davacının intörn olarak çalışmaya başladığı 16/07/2012 tarihinden itibaren kendisine intörn ücreti ödenmesi istemiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin … (…) Tıp Fakültesi Dekanlığı işleminde de hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle,
… Üniversitesi (…) Tıp Fakültesi öğrencisi olan davacı tarafından, intörn olarak çalışmaya başladığı 16/07/2012 tarihinden itibaren kendisine intörn ücreti ödenmesi istemiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin … (…) Tıp Fakültesi Dekanlığı işlemi ile dayanağı Maliye Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı ve Yükseköğretim Kurulunca müştereken hazırlanan “Tıp Fakültesi Öğrencilerine İntörn Eğitimi Döneminde Uygulama Çalışmaları Karşılığında Ödenecek Ücrete İlişkin Usul ve Esaslar’ın” 5. maddesinin 6. fıkrasının iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI: Davalı idarelerden Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından, Anayasa Mahkemesinin birçok kararında da belirtildiği üzere, kanun koyucunun gerektiğinde sınırlarını belirlemek koşuluyla bazı konuların düzenlenmesini idareye bırakabileceği; bu çerçevede 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’na eklenen Ek 29. maddede açıkça tıp fakültelerinin intörn dönemindeki öğrencilerine yönelik ödemeye ilişkin usul ve esasları belirlemeye yetkili Maliye Bakanlığı ve Sağlık Bakanlığı ile Yükseköğretim Kuruluna müştereken belirleme yetkisi verdiği ve bu kapsamda da 2012 yılı için intörn ücreti ödeme döneminin başlama tarihi olarak 15/09/2012 tarihinin belirlendiği, dava konusu düzenlemede ve bu düzenlemeye dayanılarak tesis edilen bireysel işlemde hukuka aykırılık olmadığı ileri sürülmektedir.
Davalı idarelerden Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı tarafından; 2547 sayılı Kanun’un Ek 29. maddesinde, usul ve esasların hangi tarihe kadar belirleneceği konusunda herhangi bir hükme yer verilmediği; anılan Kanun maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak dava konusu düzenlemenin yapıldığı ve “Tıp Fakültesi Öğrencilerine İntörn Eğitimi Döneminde Uygulama Çalışmaları Karşılığında Ödenecek Ücrete İlişkin Usul ve Esaslar”ın 15/09/2012 tarihinden itibaren uygulanmaya başladığı ileri sürülmektedir.
Davalı idarelerden … Üniversitesi Rektörlüğü tarafından; 2547 sayılı Kanun’un Ek 29. maddesi uyarınca ödemelere ilişkin usul ve esasların Maliye Bakanlığı ve Sağlık Bakanlığı ile Yükseköğretim Kurulunca müştereken belirlendiği, idarelerinin bu Usul ve Esaslar çerçevesinde işlem tesis ettiği ve intörn öğrencilerin tamamına ödemelerin 15/09/2012 tarihinden itibaren yapıldığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinin ikinci fıkrasında, Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulmasının;
“a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması” sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkün olduğu belirtilmiş; dördüncü fıkrasında, “Danıştayın ilk derece mahkemesi olarak baktığı davaların temyizen incelenmesinde bu madde ile ısrar hariç 50. madde hükümleri kıyasen uygulanır.” denilmiş; 50. maddesinin dördüncü fıkrasında ise Danıştayın bozma kararına uyulduğu takdirde, bu kararın temyiz incelemesinin, bozma kararına uygunlukla sınırlı olarak yapılacağı hükme bağlanmıştır.
Danıştay Sekizinci Dairesinin temyize konu kararı; Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 04/03/2019 tarih ve E:2017/2929, K:2019/865 sayılı bozma kararında belirtilen gerekçeler göz önüne alınarak verilmiş bir karar olduğundan, usul ve hukuka uygun bulunmakta ve bozulmasını gerektirecek bir hukuka aykırılık taşımamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarelerden Hazine ve Maliye Bakanlığı, Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı ve İstanbul Üniversitesi Rektörlüğünün temyiz istemlerinin reddine,
2. Dava konusu işlemlerin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin Danıştay Sekizinci Dairesinin temyize konu 23/02/2021 tarih ve E:2019/9407, K:2021/1102 sayılı kararının ONANMASINA,
3.Kesin olarak, 15/12/2021 tarihinde oybirliği ile karar verildi.