DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2021/2798 E. , 2021/3535 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2021/2798
Karar No : 2021/3535
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Bakanlığı
VEKİLİ : Av. …
DİĞER DAVALI : …
KARŞI TARAF (DAVACILAR) :1- … Gayrimenkul Yurt Hizmetleri ve İnşaat San. ve Tic. Ltd. Şti
2-… Eğitim Turizm Gıda San. ve Tic. A.Ş
3- …
4-…
VEKİLLERİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : Danıştay Sekizinci Dairesinin 23/02/2021 tarih ve E:2017/6349, K:2021/1101 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: 06/05/2017 tarih ve 30058 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan, Özel Öğrenci Barınma Hizmetleri Yönetmeliğinin muhtelif maddelerinin iptali istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Sekizinci Dairesinin 23/02/2021 tarih ve E:2017/6349, K:2021/1101 sayılı kararıyla;
Davaya konu Yönetmeliğin, 11/09/2020 tarih ve 31241 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Özel Öğrenci Barınma Hizmetleri Yönetmeliği’nin Yürürlükten Kaldırılmasına Dair Yönetmelik ile yürürlükten kaldırılmış olması nedeniyle, karar tarihinde yürürlükte bulunmayan Yönetmelik hakkında karar verilmesine hukuken olanak bulunmadığından, konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle, karar verilmesine yer olmadığına, toplam 516,10 TL yargılama giderinin ve kararın verildiği tarih itibarıyla yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 3.600,00 TL vekalet ücretinin, davanın açılmasına neden olan davalı idarelerden alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davalı idarelerden Milli Eğitim Bakanlığı tarafından, lisans mezunu olma şartının getirilmesi ile hizmet kalitesinin arttırılmasının hedeflendiği, mesafe şartı ile ilgili olarak, 5661 sayılı Yüksek Öğrenim Öğrenci Yurtları ve Aşevleri Hakkındaki Kanuna Ek Kanun’un 1. maddesinin 9. fıkrasında benzer nitelikte düzenleme yapıldığı, aynı Kanun’un geçici 5. maddesi uyarınca mevcut kurumların durumunun korunduğu, iki kişilik odada kalanlar arasında problem olursa bu durumun ruhi, fiziksel ve psikolojik sorunlara neden olacağı, bu nedenle odaların tek veya üç kişi olmasına karar verildiği, kamu yararının esas olduğu ve yurtların salt kazanç sağlama amacına hizmet eden kurumlar olmadığı, aynı cinsiyete sahip yönetici bulunmasının öğrenci için de daha rahat bir ortam sağlayacağı, mahremiyete saygı duyulduğu, daha bilinçli bir yönetim hedeflendiği için kamu yararı doğrultusunda karar alındığı, 5661 sayılı Kanun’da da 657 sayılı Kanun’a atıf yapıldığı, ücretin verilen bir hizmetin karşılığı olduğu, dolayısıyla hizmet verilmez ise ücretin de iadesinin gerektiği, öğrencilere fahiş fiyat teklifi yapılmasının engellendiği, yurtların sosyal amaçlara uygun işletilmesi gerektiği, idarenin idari yaptırım uygulayabilme yetkisine sahip olduğu, nihayetinde özel öğrenci barınma hizmeti veren yerlerin açılması, işletilmesi ve denetimine ilişkin usul ve esasları düzenleyen Özel Öğrenci Barınma Hizmetleri Yönetmeliği hükümlerinin kamu yararı ve hizmet gerekleri gözetilerek hazırlandığı ve Bakanlar Kurulunca yürürlüğe konulduğu, davacıların iddialarının yersiz, Yönetmelik hükümlerinin hukuka uygun olduğu, davanın esasına girilip davanın reddi gerekirken karar verilmesine yer olmadığı ve aleyhlerine vekalet ücretine hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davacılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI : Davacılar tarafından, savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’ÜN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan;
“a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması” sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarelerden Milli Eğitim Bakanlığının temyiz isteminin reddine,
2.Yukarıda özetlenen gerekçeyle konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına, toplam … TL yargılama giderinin ve kararın verildiği tarih itibarıyla yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca … TL vekalet ücretinin davalı idarelerden alınarak davacıya verilmesine ilişkin Danıştay Sekizinci Dairesinin temyize konu 23/02/2021 tarih ve E:2017/6349, K:2021/1101 sayılı kararının ONANMASINA,
3.Kesin olarak, 30/12/2021 tarihinde, esasta oybirliği, yargılama gideri ve vekalet ücreti yönünden oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY
X-2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 31. maddesinde, anılan Kanun’da hüküm bulunmayan hususlarda “yargılama giderleri”ne ilişkin olarak 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu hükümlerinin uygulanacağı öngörülmüştür. 1086 sayılı Kanun, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 450. maddesiyle yürürlükten kaldırılmış olup, 6100 sayılı Kanun’un 447. maddesinde “Mevzuatta, yürürlükten kaldırılan 18/6/1927 tarihli ve 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununa yapılan yollamalar, Hukuk Muhakemeleri Kanununun bu hükümlerin karşılığını oluşturan maddelerine yapılmış sayılır.” hükmü yer almıştır.
6100 sayılı Kanun’un “Esastan sonuçlanmayan davada yargılama gideri” başlıklı 331. maddesinin 1. fıkrasında da “Davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hâllerde, hâkim, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir ve hükmeder.” kuralı yer almaktadır.
Temyiz başvurusuna konu kararda, dava konusu Yönetmeliğin yürürlükten kaldırıldığından söz edilerek davanın konusunun kalmadığı gerekçesiyle, işin esasına girilerek haklılık/haksızlık değerlendirmesi yapılmaksızın karar verilmesine yer olmadığına hükmedilmesine rağmen, davalı idareler aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedildiği görülmektedir.
Bu durumda; konusu kalmadığından bahisle karar verilmesine yer olmadığı kararıyla neticelenen davada, tarafların davanın açıldığı tarihteki haklılık durumları belirlenip buna göre yargılama giderleri konusunda hüküm kurulması gerekirken, böyle bir değerlendirme yapılmaksızın, davanın açılmasına davalı idarenin sebebiyet verdiği gerekçesine dayalı olarak yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı idareye yükletilmesine hükmedilmiş olduğundan, davalı idarenin temyiz isteminin kabulü ile temyiz başvurusuna konu kararın bozulması gerektiği oyuyla çoğunluk kararına katılmıyorum.