DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2021/2912 E. , 2021/3574 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2021/2912
Karar No : 2021/3574
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Kurulu
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : Danıştay Beşinci Dairesinin 25/05/2021 tarih ve E:2017/2284, K:2021/1461 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacının, 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname’nin 3/1. maddesi uyarınca FETÖ ile irtibat ve iltisakının olduğu gerekçesiyle meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin … Kurulu Genel Kurulunun … tarih ve … sayılı kararı ile yine aynı Kurulun … tarih ve … sayılı yeniden inceleme talebinin reddine ilişkin kararının iptali istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Beşinci Dairesinin 25/05/2021 tarih ve E:2017/2284, K:2021/1461 sayılı kararıyla;
Davalı idarenin usule ilişkin itirazları yerinde görülmemiş,
“Maddi Olay ve Hukuki Süreç” ile “İlgili Mevzuat”a yer verilmiş; “Yargılamada İzlenen Usul ve Süreç”, “FETÖ’ye İlişkin Tespit ve Değerlendirmeler”, “Demokratik Anayasal Düzene Sadakat Yükümlülüğü”, “Dava Konusu Edilen Kararın Hukuki Niteliği” başlıkları altında genel; “Kişiselleştirme ve Delillerin Değerlendirilmesi” başlığı altında hem genel hem de davacıya özel değerlendirmelerde bulunularak,
Davacı Yönünden Yapılan Değerlendirmede;
Davacının, ceza yargılaması sonucunda …. Ceza Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile “Devletin güvenliğine ve siyasal yararlarına ilişkin bilgileri temin etmek” suçundan TCK’nın 327/1 maddesi gereğince 5 yıl, “Devletin güvenliğine ve siyasal yararlarına ilişkin bilgileri açıklamak” suçundan TCK’nın 329/1 maddesi gereğince 7 yıl ve “Silahlı terör örgütü üyeliği” suçundan TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 5/1 maddesi gereğince 10 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, Dairelerinin karar verdiği tarih itibarıyla UYAP ortamında yapılan inceleme sonucu anılan mahkumiyet kararlarının kesinleşmediğinin görüldüğü,
ByLock delili yönünden, davacı hakkında düzenlenen “ByLock Tespit ve Değerlendirme Tutanağı”ndan, davacının … ID numarasıyla ve bir kullanıcı adı ve şifre almak suretiyle bu ağa dâhil olduğunun anlaşıldığı,
Davacı hakkındaki tanık beyanları yönünden, davacının örgütün içinde yer aldığına, örgüt toplantılarına katıldığına, örgütün emir ve talimatları doğrultusunda hareket ettiğine, örgütün etkin elemanlarından olduğunun bilindiğine, 2014 yılı HSK seçimlerinde örgütün sözde ”bağımsız” adayları için oy istediği ile bu adayları desteklediğine ve diğer hususlara yönelik kararda yer verilen ifadeler ile davacının bu ifadelere karşı beyanlarının değerlendirilmesi sonucunda, davacının beyanlarına itibar edilmeyerek FETÖ ile süregelen bir ilişki içerisinde olduğu sonucuna varıldığı,
Dava dosyasında bulunan bilgi ve belgeler ile kararda yer verilen açıklamalar bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davacının, FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu ve bu nedenle demokratik anayasal düzene sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiği, dava konusu kararla özel hayatına saygı hakkına yapılan müdahalenin AİHS ve Anayasa anlamında durumun gerektirdiği ölçüde bir tedbir niteliğinde olduğu anlaşıldığından dava konusu kararlarda hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, Danıştay Beşinci Dairesinin “meslekten çıkarma“ ve “disiplin nedeniyle meslekten çıkarma“ diye bir ayrım yapmasının Anayasa’ya aykırılık teşkil ettiği, adil yargılanma hakkının, özel hayata saygı hakkının, yargıç dokunulmazlığının, savunma hakkının, masumiyet karinesinin, kanunilik ilkesinin ihlal edildiği, Anayasa ile güvence altına alınmış temel hak ve özgürlüklerinin kısıtlanmasında alınan tedbirlerde ölçülülük ve uluslararası hukuktan doğan yükümlülüklere aykırı olmama şartlarına hem dava konusu karar hem de temyize konu karar alınırken riayet edilmediği, dava konusu kararın geçersiz ve yok hükmünde olduğu, soruşturma izni alınmadığı, HSK Genel Kurulunun bu kararı alma yetkisinin bulunmadığı, savunma alınmadan, soruşturma yapılmadan karar verilmesinin hukuka aykırı olduğu, ByLock programını kullanmadığı, tanık beyanlarının soyut iddialardan ibaret olduğu, güvenilir olmadığı, hakkında somut bir delil ve iddianın ileri sürülmediği, Fetullah Gülen isimli şahsı tanımadığı ve görüşlerini benimsemediği, 667 sayılı KHK’nın dava konusu karar tarihi itibarıyla kendiliğinden yürürlükten kalktığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, Danıştay Beşinci Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ….’ÜN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan;
“a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması” sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Beşinci Dairesinin temyize konu 25/05/2021 tarih ve E:2017/2284, K:2021/1461 sayılı kararının ONANMASINA,
3. Kesin olarak, 30/12/2021 tarihinde oybirliği ile karar verildi.