DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2021/3058 E. , 2022/2563 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2021/3058
Karar No : 2022/2563
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … Vasisi …
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Kurulu
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : Danıştay Beşinci Dairesinin 24/05/2021 tarih ve E:2017/6090, K: 2021/1452 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname’nin 3/1. maddesi uyarınca FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu gerekçesiyle davacının meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun … tarih ve … sayılı kararının iptaline karar verilmesi istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Beşinci Dairesinin 24/05/2021 tarih ve E:2017/6090, K:2021/1452 sayılı kararıyla;
Davalı idarenin usule ilişkin itirazları yerinde görülmemiş,
“Maddi Olay ve Hukuki Süreç” ile “İlgili Mevzuat”a yer verilmiş; “Yargılamada İzlenen Usul ve Süreç”, “FETÖ’ye İlişkin Tespit ve Değerlendirmeler”, “Demokratik Anayasal Düzene Sadakat Yükümlülüğü”, “Dava Konusu Edilen Kararın Hukuki Niteliği” başlıkları altında genel; “Kişiselleştirme ve Delillerin Değerlendirilmesi” başlığı altında hem genel hem de davacıya özel değerlendirmelerde bulunularak,
Davacı Yönünden Yapılan Değerlendirmede;
Davacının, ceza yargılaması sonucunda Yargıtay … Ceza Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile silahlı terör örgütüne üyelik suçundan 10 yıl 7 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, Dairelerinin karar verdiği tarih itibarıyla UYAP ortamından yapılan inceleme sonucu anılan mahkumiyet kararının kesinleşmediğinin görüldüğü,
ByLock delili yönünden, davacı hakkında düzenlenen “ByLock Tespit ve Değerlendirme Tutanağı” ile ceza yargılaması aşamasında sunulan raporun ve davacının ceza yargılaması aşamasındaki beyanlarının birlikte değerlendirilmesinden; davacının “…”, “…” ID numaralarıyla ve iki ayrı kullanıcı adı ve şifre almak suretiyle bu ağa dahil olduğunun anlaşıldığı, davacıya ait … ID numaralı ByLock Tespit ve Değerlendirme Tutanağında yer alan yazışma içerikleri yönünden; davacının örgüt içerisinde aktif bir konumda olduğunu gösteren bu yazışma içeriklerinin, davacı hakkında işbu dosya kapsamında aktarılan diğer tespitlerle birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ ile iltisak ve irtibatını ortaya koyan bir unsur olduğu, davacının oğlu ile örgütün eğitim biriminin ilgilendiğini gösterir nitelikteki ByLock yazışma içeriğinin de davacının FETÖ ile iltisak ve irtibatını ortaya koyan bir unsur olduğu,
Davacı hakkındaki tanık beyanları yönünden, davacının örgüt mensubu olduğuna, örgüt toplantılarına katıldığına ve bu toplantıları organize ettiğine, örgüt içerisinde “grup sorumlusu” olarak görev aldığına, örgüt adına himmet topladığına, örgüt faaliyetleri çerçevesinde askeri okullara giriş sınavlarına hazırlanan öğrencilerin yerleştirildiği evin sorumlusu olduğuna ve bu sınavlarda çıkacak soruları önceden temin ederek örgüt evlerinde kalan öğrencilere verdiğine ve diğer hususlara yönelik tanık ifadeleri ile örgüt toplantılarına katıldığına yönelik kendi beyanlarının değerlendirilmesi sonucunda, davacının FETÖ ile süregelen bir ilişki içerisinde olduğu sonucuna varıldığı,
Öte yandan, davacının FETÖ/PDY terör örgütünün HSK’da etkin olduğu dönemde Yargıtay üyesi olarak atanmasının yukarıda yer verilen diğer tespitlerle birlikte değerlendirildiğinde anılan örgütle iltisak ve irtibatına yönelik destekleyici bir unsur olduğu belirtilerek,
Dava dosyasında bulunan bilgi ve belgeler ile kararda yer verilen açıklamalar bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davacının, FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu ve bu nedenle demokratik anayasal düzene sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiği, dava konusu kararla özel hayatına saygı hakkına yapılan müdahalenin AİHS ve Anayasa anlamında durumun gerektirdiği ölçüde bir tedbir niteliğinde olduğu anlaşıldığından dava konusu kararda hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, 667 sayılı KHK’nın 2. maddesinin 1., 2. ve 3. fıkralarında yer alan düzenlemelerin iptali için Anayasa Mahkemesine başvurularak bekletici mesele yapılmasına karar verilmesi gerektiği, Bakanlar Kurulunun Anayasa ve yasaların kendisine vermediği bir yetkiyi kullanmak suretiyle işlem tesis ettiği, davanın idare mahkemesince çözümlenmesi gerektiği, Anayasa ve yasalarla belirlenen kamu hizmetinden çıkarma usul ve esaslarına uyulmaksızın meslekten çıkarma işlemi tesis edildiği, soruşturma açılmadığı ve savunma hakkı tanınmadığı, idari işlemin unsurları yönünden hukuka aykırı işlem tesis edildiği, somut hiç bir delil bulunmaksızın illegal fişlemelere dayalı olarak meslekten çıkarma cezası verildiği, adı geçen örgütle hiçbir bağlantısının bulunmadığı, şüpheden sanık yararlanır ilkesi, suç ve cezaların şahsiliği ilkesi ile hukukun temel prensiplerinin ihlal edildiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, Danıştay Beşinci Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, davacının Anayasa’ya aykırılık iddiası ciddi görülmeyerek gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan;
“a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması” sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Diğer yandan, UYAP ortamından yapılan incelemede, davacı hakkında silahlı terör örgütü üyeliği nedeniyle verilen 10 yıl 7 ay 15 gün süreli hapis cezasına ilişkin mahkumiyet kararının Yargıtay Ceza Genel Kurulunun … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla onanarak kesinleştiği anlaşılmaktadır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Beşinci Dairesinin temyize konu 24/05/2021 tarih ve E:2017/6090, K: 2021/1452 sayılı kararının ONANMASINA,
3. 21/09/2022 tarihinde oybirliği ile kesin olarak karar verildi.