DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2021/3190 E. , 2022/2132 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2021/3190
Karar No : 2022/2132
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Kurulu
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : Danıştay Beşinci Dairesinin 14/04/2021 tarih ve E:2016/13314, K:2021/1046 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname’nin 3/1. maddesi uyarınca FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu gerekçesiyle davacının meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun … tarih ve … sayılı kararının iptali ile bu karar nedeniyle yoksun kalınan parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Beşinci Dairesinin 14/04/2021 tarih ve E:2016/13314, K:2021/1046 sayılı kararıyla;
Davalı idarenin usule ilişkin itirazları yerinde görülmemiş;
“Maddi Olay ve Hukuki Süreç” ile “İlgili Mevzuat”a yer verilmiş; “Yargılamada İzlenen Usul ve Süreç”, “FETÖ’ye İlişkin Tespit ve Değerlendirmeler”, “Demokratik Anayasal Düzene Sadakat Yükümlülüğü”, “Dava Konusu Edilen Kararın Hukuki Niteliği” başlıkları altında genel; “Kişiselleştirme ve Delillerin Değerlendirilmesi” başlığı altında hem genel hem de davacıya özel değerlendirmelerde bulunularak,
Davacı Yönünden Yapılan Değerlendirmede;
Davacının, ceza yargılaması sonucunda … Ağır Ceza Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile silahlı terör örgütüne üyelik suçundan 7 yıl 9 ay 22 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, Dairelerinin karar verdiği tarih itibarıyla UYAP ortamından yapılan inceleme sonucu anılan mahkumiyet kararının kesinleşmediğinin görüldüğü,
ByLock delili yönünden, davacı hakkında düzenlenen “ByLock Tespit Tutanağı” ile “ByLock Tespit ve Değerlendirme Tutanağı”ndan, davacının “…” ID numarasıyla ve bir kullanıcı adı almak suretiyle bu ağa dahil olduğunun anlaşıldığı,
Davacı hakkındaki tanık beyanları yönünden, davacının örgüt içerisinde yer aldığına, kod adı kullandığına, örgütün içerisinde yapılan katalog evlilikler için evlendirme abisi olarak görev aldığına, 2014 yılı HSK üye seçimlerinde örgütün sözde bağımsız adayları için oy istediğine ve diğer hususlara yönelik ifadeler ile davacının bu ifadelere karşı beyanlarının değerlendirilmesi sonucunda, davacının beyanlarına itibar edilmeyerek FETÖ ile süregelen bir ilişki içerisinde olduğu sonucuna varıldığı,
Dava dosyasında bulunan bilgi ve belgeler ile kararda yer verilen açıklamalar bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davacının, FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu ve bu nedenle demokratik anayasal düzene sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiği, dava konusu kararla özel hayatına saygı hakkına yapılan müdahalenin AİHS ve Anayasa anlamında durumun gerektirdiği ölçüde bir tedbir niteliğinde olduğu anlaşıldığından dava konusu kararda hukuka aykırılık görülmediği,
Dava konusu kararda hukuka aykırılık görülmediğinden davacının bu karar nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle ödenmesine karar verilmesine yönelik isteminin de reddi gerektiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, 667 sayılı KHK’nın Anayasa’ya aykırı olduğu ve iptali için Anayasa Mahkemesine başvurulması gerektiği, savunma ve adil yargılanma haklarının, cezaların şahsiliği ilkesinin, ayrımcılık yasağının ihlal edildiği, en ağır ceza olan meslekten ihraç cezasının ilk aşamada verilmesinin orantılılık ve ölçülülük ilkesinin ihlali niteliği taşıdığı, kararda kişiselleştirme yapılmadığı ve illiyet bağı kurulmadığı, ihraca yönelik iddiaların idari yargılama sırasında öğrenildiği dikkate alındığında davalı idarenin işleminin disiplin soruşturmasının başlangıç işlemi olduğu, Anayasa ve AİHS hükümlerine aykırı karar verildiği, ihraç işlemine karşı yargı yolu ve yetkili mahkeme kanunda açıkça düzenlenmesine rağmen, dava konusu işlemde usul kurallarının ihlal edildiği, ihraç yönünde işlem tesis edildiği sırada sebep olarak gösterilen somut hiç bir gerekçenin bulunmadığı, ceza yargılaması esnasında dosyaya işlemin tesisinden çok sonra eklendiği, usule aykırı yürütülen soruşturma sonucunda verilen kararın iptali gerektiği, Dairece adli yargıda öne sürülen hususlara dayanılarak somut bir gerekçeye dayanılmaksızın karar verildiği, suçüstü hali veya somut suç şüphesi olmadan ceza soruşturması yapıldığı, ceza yargılamasının usule uygun yürütülmediği, ihraç kararına savcılık soruşturması dosyasının dayanak alınmasının yerinde olmadığı, isnat olunun suçun işlendiğine dair maddi delil bulunmadığı, ByLock uygulamasının delil olarak kullanılamayacağı, etkin pişmanlık kapsamında, daha az ceza alma veya tahliye olma beklentisiyle beyanda bulunan tanıkların soyut beyanlarına itibar edilemeyeceği, hukuka aykırı olmayan eylemlerin yargılama konusu yapılamayacağı, özel hayata müdahalede meşru bir amaç ve ölçülülükten bahsedilemeyeceği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, Danıştay Beşinci Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra davacının Anayasa’ya aykırılık iddiası ciddi görülmeyerek gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan;
“a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması” sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Beşinci Dairesinin temyize konu 14/04/2021 tarih ve E:2016/13314, K:2021/1046 sayılı kararının ONANMASINA,
3.13/06/2022 tarihinde oybirliği ile kesin olarak karar verildi.