Danıştay Kararı İdari Dava Daireleri Kurulu 2021/3226 E. 2021/2843 K. 06.12.2021 T.

DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU         2021/3226 E.  ,  2021/2843 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2021/3226
Karar No : 2021/2843

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVALI) : …Kurulu
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : Danıştay Beşinci Dairesinin 20/10/2020 tarih ve E:2016/57170, K:2020/4505 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı tarafından, 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname’nin 3/1. maddesi uyarınca FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu gerekçesiyle meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun …tarih ve …sayılı kararının iptali ile bu karar nedeniyle yoksun kaldığı tüm özlük haklarının iadesine karar verilmesi istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Beşinci Dairesinin 20/10/2020 tarih ve E:2016/57170, K:2020/4505 sayılı kararıyla;
“Maddi Olay ve Hukuki Süreç”e yer verildikten sonra;
Hâkimler ve Savcılar Genel Kurulunun …tarih ve …sayılı kararının iptali istemi yönünden;
Tarafları ve konusu aynı olan bir davanın, daha önce aynı veya başka bir mahkemede açıldığının ve görülmekte olduğunun saptanması hâlinde, usul hukukunun temel kavramlarından biri olan derdestlik müessesesinin ifade ettiği ”ilk davanın aynısı olan diğer davaların açılmasında davacının hukuki yararı bulunmadığı” olgusundan hareketle, sonraki davaların derdestlik nedeniyle incelenmeksizin reddine karar verilmesi gerektiği,
Derdestlik durumunun ortaya çıkması için, aynı davanın birden fazla açılmış olması ve birinci davanın görülmekte olması şartlarının birlikte gerçekleşmesi gerektiği, davaların aynı dava olarak kabul edilebilmesinin de davaların taraflarının, konularının, dava konusu işlemlerin aynı olmasına bağlı olduğu,
Dosyanın incelenmesinden, davacı tarafından, 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname’nin 3/1. maddesi uyarınca meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun …tarih ve …sayılı kararının iptali ile bu karar nedeniyle yoksun kaldığı tüm özlük haklarının iadesine karar verilmesi istemiyle bakılan davanın açıldığı, bununla birlikte davacı tarafından aynı istemi içeren Dairelerinin E:2017/934 sayılı dosyasına kayıtlı ayrı bir davanın daha açıldığı ve bu davanın Dairelerinin 20/10/2020 tarih ve E:2017/934, K:2020/4511 sayılı kararı ile reddine karar verildiği, anılan kararın ise henüz kesinleşmediğinin anlaşıldığı,
Buna göre, Dairelerinin E:2017/934 sayılı esasına kayıtlı dava ile bakılmakta olan bu davanın tarafları, konusu ve sebeplerinin aynı olduğu görüldüğünden, derdestlik nedeniyle bu davanın incelenmesine hukuken imkân bulunmadığı,
Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun …tarih ve …sayılı kararı nedeniyle yoksun kaldığı tüm özlük haklarının iadesi istemi yönünden;
Davacı tarafından, Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun …tarih ve …sayılı kararının hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek bu karar nedeniyle yoksun kaldığı tüm özlük haklarının iadesine karar verilmesi talep edilmişse de, Dairelerinin E:2017/934 sayılı dosyasında; “667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname’nin 3/1. maddesi uyarınca meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun …tarih ve …sayılı kararının iptali ile bu karar nedeniyle yoksun kaldığı maddi ve manevi zararlarının yasal faiziyle birlikte tahsili” istemiyle ayrı bir dava açıldığı ve bu davanın Dairelerinin 20/10/2020 tarih ve E:2017/934, K:2020/4511 sayılı kararıyla reddine karar verildiğinin anlaşıldığı,
Bu durumda, davaya konu Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun …tarih ve …sayılı kararında hukuka aykırı bir durum bulunmadığının yargı kararı ile saptanmış olması karşısında, davacının bu karar nedeniyle yoksun kaldığı tüm özlük haklarının iadesi isteminin de reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna ulaşıldığı gerekçesiyle,
Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun …tarih ve …sayılı kararının iptali istemi yönünden davanın derdestlik nedeniyle incelenmeksizin reddine; bu karar nedeniyle yoksun kaldığı tüm özlük haklarının iadesi istemi yönünden davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, bu dava açıldıktan sonra, yeniden inceleme başvurusuna karşı HSK tarafından 29/11/2016 tarihinde cevap verilmek suretiyle oluşan karara ilişkin açılan ve Dairenin 2017/934 esas sayılı dosya ve dava dosyasının birleştirilmesine karar verilmesi gerektiği; ikinci açılan davada incelenmeksizin ret kararı verilmesi gerekirken ilk dava hakkında bu kararın verildiği; davalı idare tarafından 60 günlük zımni ret süresi geçirildikten sonra hak kaybı olmaması adına diğer davanın açıldığı, dolayısıyla ikinci davanın açılmasına HSK’nın sebebiyet verdiği, kusuru olmadan davalı idarece tesis edilen her iki işlem adına dava açılmasına sebebiyet veren idarenin derdestlik sebebiyle açılan davanın yargılama giderini ve vekâlet ücretini karşılaması gerektiği; hakkaniyet ve mevzuat gereği, yargılama gideri ve vekâlet ücretinin bir davanın açılmasına sebep olan kişi üzerinde bırakılması gerekirken aleyhe hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğu; adli yardım kararının, kararın kesinleşmesine kadar devam edeceği halde, Dairece, yargılama gideri ve vekâlet ücretinin kararın kesinleşmesinden sonra davacıdan alınması şeklinde bir karar verilmesi gerekirken, adil yardım kapsamında kalan yargılama giderleri için müzekkere yazılmasına karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan;
“a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması” sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Öte yandan, temyize konu kararda atıf yapılan, Danıştay Beşinci Dairesinin 20/10/2020 tarih ve E:2017/934, K:2020/4511 sayılı kararı, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 06/12/2021 tarih ve E:2021/1274, K:2021/2823 sayılı kararıyla onanarak kesinleşmiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle kısmen reddine, kısmen derdestlik nedeniyle incelenmeksizin reddine ilişkin Danıştay Beşinci Dairesinin temyize konu 20/10/2020 tarih ve E:2016/57170, K:2020/4505 sayılı kararının ONANMASINA,
3. Adli yardım kararından dolayı ertelenmiş olan temyiz aşamasına ilişkin yargılama giderlerinin, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 339. maddesinin 1. fıkrası uyarınca davacıdan tahsili için Dairesince müzekkere yazılmasına,
4. Kesin olarak, 06/12/2021 tarihinde oybirliği ile karar verildi.