DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2021/3389 E. , 2022/3124 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2021/3389
Karar No : 2022/3124
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Bakanlığı
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …Vakfı (…)
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 21/02/2019 tarih ve E:2018/1676, K:2019/700 sayılı kararının bozmaya ilişkin kısmına uyularak verilen Danıştay Altıncı Dairesinin 18/05/2021 tarih ve E:2020/9197, K:2021/6441 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Çevre ve Orman Bakanlığınca 24/06/2011 tarihli işlemle onaylanan Ordu-Trabzon-Rize-Giresun-Gümüşhane-Artvin Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planının iptali istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Altıncı Dairesinin 18/05/2021 tarih ve E:2020/9197, K:2021/6441 sayılı kararıyla;
Uyuşmazlık hakkında Dairelerince verilen 29/05/2017 tarih ve E:2011/9150 K:2017/4139 sayılı kararın, dava konusu çevre düzeni planının “Dere Yatakları Islah Çalışmaları Konusu”, “HES’ler Konusu”, “Yomra’da Sahil Kesiminde Sanayi Alanı ve Kentsel Yerleşik Alanlar Olarak Gösterilen Bölümler” ile “İkizdere’nin Güneydoğusunda Önerilen Maden Sanayi”ne ilişkin kısımlarının, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 21/02/2019 tarih ve E:2018/1676, K:2019/700 sayılı kararıyla bozulması, çevre düzeni planının davaya konu diğer kısımları yönünden onanması üzerine, bozulan kısımlar yönünden davanın yeniden incelendiği belirtilerek;
Uyuşmazlığın, dosyadaki bilgi ve belgeler, davacının dava dilekçelerindeki iddiaları, davalı idarenin savunması, bilirkişi raporu ve bilirkişi raporuna yapılan itirazlar çerçevesinde incelenmesinden,
1- “Dere Yatakları Islah Çalışmaları Konusu” yönünden;
Ordu-Giresun-Trabzon-Rize-Gümüşhane-Artvin planlama bölgesi bütünlüğünde yapılmış üst ölçekli fiziki bir plan olan dava konusu 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planında, bu bölgede meydana gelebilecek taşkın riskini önlemek amacıyla dere ve akarsu yataklarının ıslah edilmesine yönelik makro politikaların somut bir biçimde oluşturulması ve buna yönelik temel ilkelerin plan hükümlerinde açık bir biçimde yer alması gerektiği halde, dere ıslah çalışmalarının niteliklerini, uygulama yapma biçimlerini, bu faaliyetlerin nehir içindeki ve vadideki ekosisteme zarar vermemesine ve doğal çevre üzerinde zarara yol açmamasına yönelik düzenleme ve gerekirse sınırlandırmaları öngören plan hükümlerinin oluşturulmadığı,
Bu durumda, doğal ve coğrafi yapısı itibarıyla, dava konusu planlama bölgesinin, taşkın riski yönünden özellikli bir alan olduğu göz önünde bulundurulduğunda, planda alt ölçekli planları yönlendirecek nitelikte, taşkın riskini önlemek amacıyla dere ve akarsu ıslah çalışmalarına yönelik temel ilke ve politikaları içeren plan hükümlerinin yer almamasında hukuka uyarlık bulunmadığı,
2- “HES’ler Konusu” yönünden;
Bilirkişi raporunda belirtildiği üzere, hidroelektrik santraller yoluyla elektrik üretilmesi kararının, çevresel etkilerin havza bütünlüğü dikkate alınarak ayrıntılı bir araştırma ve değerlendirilmeye dayalı olması ve HES’lerde kullanılacak su debisi hesaplamaları yapılırken bölgenin ekosistem dengesinin olumsuz yönde etkilenmemesi için bu yönde gerekli koruma tedbirlerinin alınması gerektiği,
Bu durumda, dava konusu planda bu hususlara yönelik olarak alt ölçekli planları yönlendirecek nitelikte temel ilke ve politikaları içeren hükümlerin yer almamasında hukuka uyarlık bulunmadığı,
3- “Yomra’da Sahil Kesiminde Sanayi Alanı ve Kentsel Yerleşik Alanlar Olarak Gösterilen Bölümler” yönünden;
Dava konusu planın onaylandığı tarihte yürürlükte bulunan Plan Yapımına Ait Esaslara Dair Yönetmelik’in 6. maddesinde çevre düzeni planı sınırları içerisinde kalan alanlarda, tarım alanlarının, sit alanlarının, orman alanlarının, özel çevre koruma alanlarının, ekolojik açıdan korunması gerekli alanların, sulak alanların, uluslararası sözleşmelere konu alanların, kıyı alanlarının ve benzeri alanların, ilgili mevzuatında öngörülen kurallar çerçevesinde kullanımı ve korunmasının esas olduğu hususlarının kurala bağlandığı,
Bilirkişi raporunda belirtildiği üzere, Doğu Karadeniz bölgesine özel ürün alanı olan tarım topraklarının yok olmasına, bölgeye özgü doğal peyzaj dokusunun bozulmasına ve kesintiye uğramasına, çok özgün ekolojik değerlere sahip, tarım alanı niteliğinde olan söz konusu alanların yapılaşmaya açılmasına yol açacak nitelikte, Yomra’da sahil kesimine sanayi alanı ve kentsel yerleşik alan önerilmesi yolundaki planlama kararında, mevzuata, kamu yararına, şehircilik ilkelerine ve planlama esaslarına uyarlık bulunmadığı,
4- “İkizdere’nin Güneydoğusunda Öngörülen Maden Sanayi Konusu” yönünden;
Trabzon Kültür ve Tabiat Varlıkları Koruma Kurulunun … tarih ve … sayılı kararıyla, İkizdere Vadisi’nin doğal sit alanı olarak ilan edildiği, ancak söz konusu kararda alanın sit derecesine yönelik herhangi bir hususun yer almadığı,
Bilirkişi raporundaki tespitler doğrultusunda, doğal sit kararı alınmış olan İkizdere Vadisinin bu özelliği dikkate alınmaksızın, alanda kullanım kararı getirilirken, sit özelliğine yönelik plan hükümleri oluşturulmaksızın alanda maden sanayi önerilmesinde kamu yararına, planlama ve şehircilik ilkelerine uyarlık bulunmadığı sonucuna varıldığı,
gerekçeleriyle, dava konusu çevre düzeni planının, “Dere Yatakları Islah Çalışmaları Konusu”, “HES’ler Konusu”, “Yomra’da Sahil Kesiminde Sanayi Alanı ve Kentsel Yerleşik Alanlar Olarak Gösterilen Bölümler” ile “İkizdere’nin Güneydoğusunda Önerilen Maden Sanayi”ne ilişkin kısımlarının iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davalı idare tarafından, yargı kararlarının uygulanması maksadıyla, dava konusu çevre düzeni planında 17/08/2016 tarihinde onaylanan revizyonun yapılması nedeniyle konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığı kararı verilmesi gerekirken, dava konusu çevre düzeni planının, “Dere Yatakları Islah Çalışmaları Konusu”, “HES’ler Konusu”, “Yomra’da Sahil Kesiminde Sanayi Alanı ve Kentsel Yerleşik Alanlar Olarak Gösterilen Bölümler” ile “İkizdere’nin Güneydoğusunda Önerilen Maden Sanayi”ne ilişkin kısımlarının iptali yolunda verilen Daire kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, Danıştay Altıncı Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinin 2. fıkrasında, Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulmasının;
“a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c) Usul hükümlerine uyulmamış olunması” sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkün olduğu belirtilmiş; 4. fıkrasında, “Danıştayın ilk derece mahkemesi olarak baktığı davaların temyizen incelenmesinde bu madde ile ısrar hariç 50. madde hükümleri kıyasen uygulanır.” denilmiş; 50. maddesinin 4. fıkrasında ise Danıştayın bozma kararına uyulduğu takdirde, bu kararın temyiz incelemesinin, bozma kararına uygunlukla sınırlı olarak yapılacağı hükme bağlanmıştır.
Danıştay Altıncı Dairesinin temyize konu kararı; Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 21/02/2019 tarih ve E:2018/1676, K:2019/700 sayılı kararının bozmaya ilişkin kısmında belirtilen gerekçeler göz önüne alınarak verilmiş bir karar olduğundan, usul ve hukuka uygun bulunmakta ve bozulmasını gerektirecek bir hukuka aykırılık taşımamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarenin temyiz isteminin REDDİNE;
2. Dava konusu çevre düzeni planının, “Dere Yatakları Islah Çalışmaları Konusu”, “HES’ler Konusu”, “Yomra’da Sahil Kesiminde Sanayi Alanı ve Kentsel Yerleşik Alanlar Olarak Gösterilen Bölümler” ile “İkizdere’nin Güneydoğusunda Önerilen Maden Sanayi”ne ilişkin kısımlarının iptaline ilişkin Danıştay Altıncı Dairesinin 18/05/2021 tarih ve E:2020/9197, K:2021/6441 sayılı kararının ONANMASINA,
3. Kesin olarak, 07/11/2022 tarihinde oybirliği ile karar verildi.