Danıştay Kararı İdari Dava Daireleri Kurulu 2021/3469 E. 2022/3601 K. 12.12.2022 T.

DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU         2021/3469 E.  ,  2022/3601 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2021/3469
Karar No : 2022/3601

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVALI) : … Kurulu
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : Danıştay Beşinci Dairesinin 02/12/2020 tarih ve E:2016/35573, K:2020/5508 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacının, 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname’nin 3/1. maddesi uyarınca meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun 24/08/2016 tarih ve 2016/426 sayılı kararının iptali ile bu karar nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte iadesine karar verilmesi istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Beşinci Dairesinin 02/12/2020 tarih ve E:2016/35573, K:2020/5508 sayılı kararıyla;
Dairelerinin 10/07/2019 tarih ve E:2016/35573 sayılı kararı ile; 2577 sayılı Kanun’un 26. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, davacının yeni adres bildirmek suretiyle dosyanın yeniden işleme konulması için başvurmasına kadar dava dosyasının işlemden kaldırılmasına, bir yıl içinde başvurulmadığı takdirde davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği, ancak bahse konu karar tarihinden itibaren bir yıl geçtiği halde davacı tarafça yeni adres bildirilmediği ve dosyanın yeniden işleme konulmasının istenilmediği gerekçesiyle, davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, dava dilekçesinde bildirilen adresin davacının annesi ve kardeşlerinin ikamet ettikleri adres olduğu, belirtilen adresin geçici süreli de olsa kapalı olma durumunun söz konusu olmadığı, posta memurunun bu adrese hiç gitmeden doğrudan köy azasının beyanı üzerine tebligatı iade ettiği, davalı idarece dosyaya sunulan savunma dilekçesine ilişkin tebligatın usule aykırı yapıldığı, bu nedenle temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’NİN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Daire kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Davalı idare tarafından dosyaya sunulan savunma dilekçesi, davacının dava dilekçesinde bildirilen adresine tebliğe çıkartılmış, fakat tebliğ evrakı 12/07/2018 tarihli “Muhatap adresten taşınmıştır, açık adresi bilinmiyor, köy azasının imzalı beyanı ile iade. …, Köy Azası” şerhi ile iade edilmiştir.
Bunun üzerine, Danıştay Beşinci Dairesinin 10/07/2019 tarih ve E:2016/35573 sayılı kararı ile; “savunma dilekçesinin, davacının bildirmiş olduğu adrese tebliğe çıkarıldığı ve “Adres kapalı olup, aza Veli Yaman’ın imzalı beyanından muhatabın adresten ayrıldığı ve yeni adresinin bilinmediği anlaşıldı. İADE” şerhiyle tebligat mazbatasının iade edildiği anlaşılmış olup, UYAP sistemi üzerinde yapılan araştırmada davacının MERNİS adresinin kayıtlı olmaması nedeniyle Tebligat Kanunu’nun 21. madde hükmü uyarınca da evrakın tebliğe çıkarılması mümkün olmadığından, yukarıda anılan Kanun hükmü uyarınca davacının, yeni adresini (en geç bir yıl içinde) bildirilmesine kadar dava dosyasının işlemden kaldırılması ve kararın davalı idareye tebliği gerekmektedir.” gerekçesiyle dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilmiş, anılan karar tarihinden itibaren bir yıl geçmesine rağmen yeni adres bildirilmemesi ve dosyanın işleme konulmasının istenilmemesi üzerine, temyize konu karar ile, davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
06/08/2021 tarihinde dosyayı inceleyen davacı vekili tarafından, 25/08/2021 kayıt tarihli temyiz dilekçesiyle, davanın açılmamış sayılması yolundaki temyize konu kararın bozulması istenilmiştir.
İLGİLİ MEVZUAT :
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 26. maddesinin 3. fıkrasında; “Davacının gösterdiği adrese tebligat yapılamaması halinde, yeni adresin bildirilmesine kadar dava dosyası işlemden kaldırılır ve varsa yürütmenin durdurulması kararı kendiliğinden hükümsüz kalır. Dosyanın işlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak bir yıl içinde yeni adres bildirilmek suretiyle yeniden işleme konulması istenmediği takdirde, davanın açılmamış sayılmasına karar verilir.” hükmü, 4. fıkrasında; “Dosyaların işlemden kaldırılmasına ve davanın açılmamış sayılmasına dair kararlar diğer tarafa tebliğ edilir.” hükmü,
7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun, “Bilinen adrese tebligat” başlıklı 10. maddesinin 1. fıkrasında; “Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.” hükmü, “Tebliğ imkansızlığı ve tebellüğden imtina” başlıklı 21. maddesinin 1. fıkrasında ise; “Kendisine tebligat yapılacak kimse veya yukarıdaki maddeler mucibince tebligat yapılabilecek kimselerden hiçbiri gösterilen adreste bulunmaz veya tebellüğden imtina ederse, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza mukabilinde teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırmakla beraber, adreste bulunmama halinde tebliğ olunacak şahsa keyfiyetin haber verilmesini de mümkün oldukça en yakın komşularından birine, varsa yönetici veya kapıcıya da bildirilir. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır.” hükmü yer almaktadır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinden anlaşılacağı üzere, muhatabın bilinen adresine yapılan tebligatlarda, gösterilen adreste kendisine tebligat yapılacak kimse ya da kanunen bu kişi yerine tebligatı alabilecek kimselerden hiçbirisinin bulunmaması halinde, tebliğ memurunun, tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza mukabilinde teslim etmesi, tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırması ve adreste bulunmama halinde tebliğ olunacak şahsa keyfiyetin haber verilmesini de mümkün oldukça en yakın komşularından birine, varsa yönetici veya kapıcıya da bildirmesi gerekmektedir.
Bununla birlikte, tebligatın yukarıda belirtilen usule uyularak yapıldığını gösteren tüm hususların, tebliğ memurunca, tebliğ evrakı üzerinde açık ve eksiksiz biçimde gösterilmesi gerekmektedir. Bu husus, çoğu kez tebliğ evrakı üzerindeki kayıtlara göre tebligatın usule uygunluğunu denetleyebilen ve buradan ulaştığı sonuca göre de yargılama safahatı hakkında karar veren yargı mercileri bakımından hayati önemi haizdir.
Dosyanın incelenmesinden; davalı idarece dosyaya sunulan savunma dilekçesinin, davacının dava dilekçesinde bildirilen adresine tebliğe çıkartıldığı, söz konusu tebligatın “Muhatap adresten taşınmıştır, açık adresi bilinmiyor, köz azasının imzalı beyanı ile iade. Veli Yaman, Köy Azası” şerhiyle iade edildiği, ancak tebliğ evrakı üzerinde, 7201 sayılı Kanun’un 21. maddesinde belirtildiği üzere, tebliğ memurunun gösterilen adrese gittiği ve burada muhatap ya da muhatap yerine tebligatı almaya yetkili kimselerden hiçbirinin bulunmadığı yolunda herhangi bir tespit ya da açıklamaya yer verilmediği, söz konusu tebligatın bu haliyle usule uygun olduğunun kabulüne hukuken imkan bulunmadığı sonucuna ulaşılmaktadır.
Bu itibarla; Dairece, bahse konu tebligatın yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerine uygun olarak yapılması temin edildikten sonra, yargılama safahatı hakkında bir karar verilmesi gerekirken; usule aykırı olduğu sonucuna varılan tebligat işlemi esas alınarak verilen temyize konu kararda hukuki isabet bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin kabulüne;
2. Yukarıda özetlenen gerekçeyle davanın açılmamış sayılmasına ilişkin Danıştay Beşinci Dairesinin temyize konu 02/12/2020 tarih ve E:2016/35573, K:2020/5508 sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Danıştay Beşinci Dairesine gönderilmesine,
4. Kesin olarak, 12/12/2022 tarihinde oybirliği ile karar verildi.