DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2021/3515 E. , 2022/2363 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2021/3515
Karar No : 2022/2363
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : …
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : Danıştay Onuncu Dairesinin 15/04/2021 tarih ve E:2017/4009, K:2021/1857 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: 13/10/2017 tarih ve 30209 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Gümrük İşlemlerinin Kolaylaştırılması Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 67. maddesi ile, Gümrük İşlemlerinin Kolaylaştırılması Yönetmeliğinin 158. maddesinde yapılan değişiklikte yer alan “6’ncı maddenin birinci fıkrasının (f) bendinin ikinci alt bendinde sayılan özellikteki tüzel kişilerce” ibaresinin ve 5. maddesi ile Gümrük İşlemlerinin Kolaylaştırılması Yönetmeliğinin 6. maddesinin 1. fıkrasının (f) bendinin 2. alt bendinde yapılan değişikliğin iptali istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Onuncu Dairesinin 15/04/2021 tarih ve E:2017/4009, K:2021/1857 sayılı kararıyla;
Davalı idarenin usule ilişkin itirazlarının yerinde görülmediği,
4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 5/A, 10. ve 71. maddeleri ile 21/05/2014 tarih ve 29006 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Gümrük İşlemlerinin Kolaylaştırılması Yönetmeliği’nin 1. ve 2. maddelerine atıf yapılarak;
Yönetmeliğin, 158. maddesinde yapılan değişiklikte yer alan “6’ıncı maddenin 1. fıkrasının (f) bendinin 2. alt bendinde sayılan özellikteki tüzel kişilerce” ibaresi yönünden;
Dava konusu edilen düzenlemenin, sertifika kapsamında gerçekleştirilen gümrük işlemlerinin yıllık faaliyet raporuna bağlanarak davalı idareye bildirilmesi amacına yönelik olduğu, incelemelerin on iki aylık dönemlere ayrılarak, beyan ve beyannamelerin tüm unsurlarıyla birlikte incelemeye tabi tutulacağı ve Yönetmeliğin 6. maddesinin 1. fıkrasının (f) bendinin 2. alt bendinde adı geçen tüzel kişilerin, yetkilendirilmiş gümrük müşaviri, gümrük müşaviri veya gümrük müşavir yardımcısı istihdam eden tüzel kişiler ya da faaliyet alanı itibarıyla gümrük, dış ticaret, lojistik işlemlerine ilişkin en az üç yıldır danışmanlık hizmeti veren firmalar olduklarının anlaşıldığı,
Bu itibarla, yıllık faaliyet raporlarının incelemeye uygun bir şekilde düzenlenmesi, gümrük işlemlerinin usulüne uygun olarak yapılıp yapılmadığı konusunda yeterliliği bulunan yetkilendirilmiş gümrük müşaviri, gümrük müşaviri veya gümrük müşavir yardımcısı istihdam eden tüzel kişiler ya da faaliyet alanı itibarıyla gümrük, dış ticaret, lojistik işlemlerine ilişkin en az üç yıldır danışmanlık hizmeti veren firmaların yetkilendirilmesine yönelik düzenleme getirilmesinde, davalı idarenin takdir yetkisinin bulunduğu ve düzenlemede üst hukuk normlarına, kamu yararı ve hizmet gereklerine aykırılık bulunmadığı sonucuna varıldığı,
Yönetmeliğin, 6. maddesinin 1. fıkrasının (f) bendinin 2. alt bendinde yapılan değişiklik yönünden;
Dava konusu edilen düzenleme ile, Gümrük İşlemlerinin Kolaylaştırılması Yönetmeliği kapsamında oluşturulan yetkilendirilmiş yükümlü statüsü ile, ithalat, ihracat, transit gibi dış ticaret işlemlerini gerçekleştiren ticaret erbabına özel bir statü tanınarak, bu kişilerin gümrük mevzuatının öngördüğü basitleştirilmiş uygulamalardan ve Türkiye gümrük bölgesine eşya giriş ve çıkışı sırasında yapılan emniyet ve güvenlik kontrollerine ilişkin kolaylaştırmalardan yararlanmalarının sağlanmasının amaçlandığı, gümrük işlemlerinin iç kontrolünü yapacak yetkilendirilmiş yükümlü sertifikası alacak kişilerin, yetkilendirilmiş gümrük müşaviri, gümrük müşaviri veya gümrük müşavir yardımcısı istihdam eden tüzel kişilerden ya da faaliyet alanı itibarıyla gümrük, dış ticaret ve lojistik işlemlerine ilişkin en az üç yıldır danışmanlık hizmeti veren firmalardan gümrük konuları ve buna ilişkin iç kontrol süreçlerine yönelik eğitim ve danışmanlık hizmeti almalarının, hizmetin kalitesini ve verimliliğini arttıracağı düşüncesi ile dava konusu düzenlemenin tesis edildiğinin anlaşıldığı,
Bu itibarla, dava konusu değişikliklikler ile, yetkilendirilmiş yükümlü sertifikası başvurusu için aranacak ticari kayıtların güvenilirliği ve izlenebilir olması koşulunu sağlayabilmek için gümrük işlemlerinin mevzuata uygun ve gümrüklü eşyaların idareye doğru beyan edilmesinin amaçlandığı, önemli sorumluluk gerektiren yetkilendirilmiş yükümlü sertifikası başvurusu yapılabilmesi için başvuru sahiplerinin kurum içi kontrol sistemine sahip olması ve eğitim, mevzuat, mevzuat değişiklikleri ve gümrük işlemlerinin kayıt edilmesi ve takibi konularında ayrıntılı düzenleme getirildiği, dava konusu düzenlemede üst hukuk normlarına, kamu yararı ve hizmet gereklerine aykırılık görülmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı tarafından, yıllık faaliyet rapor düzenleme yetkisinin sadece tüzel kişilere verilerek bu işten yalnızca tüzel kişilerin kazanç sağlamasının sağlandığı, bu durumun çalışma hürriyetine de aykırı olduğu, davalı idarece düzenlemenin haklılığını ortaya koyacak geçerli bir sebebin ortaya konulamadığı, 4458 sayılı Kanun’un 5/A maddesinde davalı idareye verilen yetkinin, yetkilendirilmiş yükümlü statüsü tanınmadan önceki döneme ilişkin olduğu, dava konusu düzenlemelerin ise bu statü tanındıktan sonraki dönemde gerçekleştirilen gümrük işlemlerinin denetimine ilişkin olduğu, 4458 sayılı Kanun’un 10. maddesi gereği faaliyet raporunun, belirli nitelikleri haiz gümrük müşavirlerince düzenlenmesi gerektiği, bünyesinde yetkilendirilmiş gümrük müşaviri, gümrük müşaviri veya gümrük müşavir yardımcısı çalıştırma zorunluluğu bulunmayan firmalara da faaliyet raporu düzenleme yetkisini tanıyan dava konusu düzenlemenin, kamu yararına aykırı olduğu, temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, Danıştay Onuncu Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’NİN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan;
“a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması” sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Onuncu Dairesinin temyize konu 15/04/2021 tarih ve E:2017/4009, K:2021/1857 sayılı kararının ONANMASINA,
3. Kesin olarak, 27/06/2022 tarihinde oybirliği ile karar verildi.