Danıştay Kararı İdari Dava Daireleri Kurulu 2021/3582 E. 2021/3031 K. 15.12.2021 T.

DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU         2021/3582 E.  ,  2021/3031 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2021/3582
Karar No : 2021/3031

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : …Kurulu
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU :Danıştay Beşinci Dairesinin 10/06/2021 tarih ve E:2017/4078, K:2021/1912 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacının, 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname’nin 3/1. maddesi uyarınca FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu gerekçesiyle meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun …tarih ve …sayılı kararı ile yine aynı Kurulun …tarih ve …sayılı yeniden inceleme talebinin reddine ilişkin kararının iptali ve bu kararlar nedeniyle yoksun kaldığı tüm parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine ve özlük haklarının iadesine karar verilmesi istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Beşinci Dairesinin 10/06/2021 tarih ve E:2017/4078, K:2021/1912 sayılı kararıyla;
“Maddi Olay ve Hukuki Süreç” ile “İlgili Mevzuat”a yer verilmiş; “Yargılamada İzlenen Usul ve Süreç”, “FETÖ’ye İlişkin Tespit ve Değerlendirmeler”, “Demokratik Anayasal Düzene Sadakat Yükümlülüğü”, “Dava Konusu Edilen Kararların Hukuki Niteliği” başlıkları altında genel; “Kişiselleştirme ve Delillerin Değerlendirilmesi” başlığı altında hem genel hem de davacıya özel değerlendirmelerde bulunularak, dava dosyasında bulunan bilgi ve belgeler ile kararda yer verilen açıklamalar bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davacının, FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu ve bu nedenle demokratik anayasal düzene sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiği anlaşıldığından dava konusu kararda hukuka aykırılık görülmediği, dava konusu kararlarda hukuka aykırılık görülmediğinden davacının bu kararlar nedeniyle yoksun kaldığı tüm parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesi ve özlük haklarının iadesi isteminin de kabulüne olanak bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, halen tutuklu yargılandığı ve herhangi bir gelirinin bulunmadığı, yargılama giderlerini karşılayacak ödeme gücünün bulunmaması nedeniyle adli yardım talebinin kabul edilmesi gerektiği, dava konusu kararlar tesis edilirken, hiçbir aşamada savunmasının alınmadığı, bu sebeple savunma hakkının ihlal edildiği, hakimlik teminatı dikkate alınmaksızın disiplin cezası verildiği, suç ve cezaların kanuniliği ilkesinin, masumiyet karinesinin, hukuki güvenlik ve belirlilik ilkelerinin, hâkimlik teminatı ve adil yargılanma hakkının ihlal edildiği, kararın tesisinde kişiselleştirme yapılmadığı, kararda özel olarak şahsıyla ilgili kriter bulunmadığı, davalı idarenin Anayasa ve kanunların tanımış olduğu güvenceleri yok saydığı, davaya konu kararların gerekçesiz olduğu, Anayasa’ya, 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu’na, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesine ve ilgili mevzuata aykırı olarak usule ilişkin işlemlere riayet edilmediği, öte yandan dava konusu kararın dayanağı olan 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin (6749 sayılı Kanun) 3., 4/2. ve 9. maddeleri ile 668 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin (6755 sayılı Kanun) ek 4/8-c. ve 37. maddelerinin Anayasa’ya aykırı olduğu, davanın reddi yolunda verilen Daire kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma alınmamıştır.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …’NİN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin süre
aşımı nedeniyle reddinin uygun olacağı düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İLGİLİ MEVZUAT :
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 46. maddesinde, Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının, başka kanunlarda aksine hüküm olsa dahi Danıştay’da temyiz edilebileceği ve bu kararlara karşı tebliğ tarihini izleyen otuz gün içinde Danıştay’da temyiz yoluna başvurulabileceği; 48. maddesinin 7. fıkrasında ise, temyizin kanuni süre içinde yapılmadığının anlaşılması halinde, dosyanın gönderildiği Danıştayın ilgili dairesince ve kurulunca, temyiz isteminin reddine kesin olarak karar verileceği kurala bağlanmıştır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dosyadaki belgelerin incelenmesinden; temyizen incelenerek bozulması istenilen Danıştay Beşinci Dairesinin 10/06/2021 tarih ve E:2017/4078, K:2021/1912 sayılı kararının, davacı vekilinin elektronik tebligat adresine 05/10/2021 tarihinde tebliğ edildiği, bu karara karşı otuz günlük yasal temyiz süresi içerisinde en geç 04/11/2021 tarihinde temyiz isteminde bulunulması gerekirken, bu tarih geçirildikten sonra 05/11/2021 tarihinde kayda giren dilekçe ile temyiz isteminde bulunulduğu anlaşıldığından, temyiz isteminin süre aşımı nedeniyle reddi gerekmektedir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin süre aşımı nedeniyle reddine,
2. Adli yardım kararından dolayı ertelenmiş olan temyiz aşamasına ilişkin yargılama giderinin, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 339. maddesinin 1. fıkrası uyarınca davacıdan tahsili için Dairesince müzekkere yazılmasına,
3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 6545 sayılı Kanun ile değişik 48/7. maddesi uyarınca kesin olarak,
4. 15/12/2021 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

ADLİ YARDIM İSTEMİNİN KABULÜ KARARI
…vekili Av. …tarafından, davacının 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname’nin 3/1. maddesi uyarınca FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu gerekçesiyle meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun …tarih ve …sayılı kararı ile yine aynı Kurulun …tarih ve …sayılı yeniden inceleme talebinin reddine ilişkin kararının iptali ve bu kararlar nedeniyle yoksun kaldığı tüm parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine ve özlük haklarının iadesine karar verilmesi istemiyle Hakimler ve Savcılar Kuruluna karşı açılan davada, Danıştay Beşinci Dairesince davanın reddi yolunda verilen 10/06/2021 tarih ve E:2017/4078, K:2021/1912 sayılı karara karşı temyiz isteminde bulunan davacı tarafından adli yardım talebinde bulunulduğundan gereği görüşüldü:
Adli yardım, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 31. maddesinin göndermede bulunduğu 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 334 ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olup, kendisi ile ailesinin geçimini önemli ölçüde sıkıntıya düşürmeksizin yargılama giderlerini kısmen veya tamamen ödeme olanağı bulunmayan kişilerin adli yardımdan yararlanabileceği hükme bağlanmıştır.
Dosyada yer alan bilgi ve belgelerin incelenmesinden; davacının dava giderlerini ödeme gücünden yoksun olduğu anlaşıldığından, adli yardımdan yararlanması gerektiği sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle; davacının adli yardım isteminin kabulüne, kararın bir örneğinin davacıya tebliğine, 15/12/2021 tarihinde oybirliği ile karar verildi.