DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2021/3654 E. , 2022/2043 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2021/3654
Karar No : 2022/2043
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … A. Ş.
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Bakanlığı
İSTEMİN KONUSU :Danıştay Altıncı Dairesinin 02/06/2021 tarih ve E:2019/2544, K:2021/7624 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: 04/05/2018 tarih ve 30411 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Kamu Taşınmazları Üzerindeki Turizm Yatırımlarının Sürelerinin Uzatılması ile Satışına İlişkin Yönetmeliğin 5. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde yer alan “kesin tahsis işlemlerinin idare nezdinde halen geçerliliğini koruması ve iptal edilmemiş olması” ibaresinin iptali istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Altıncı Dairesinin 02/06/2021 tarih ve E:2019/2544, K:2021/7624 sayılı kararıyla;
Dava konusu Yönetmeliğin dayanağı olan 4706 sayılı Hazineye Ait Taşınmaz Malların Değerlendirilmesi ve Katma Değer Vergisi Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun Geçici 23. maddesinin 1. fıkrasında yer alan, ilgili mevzuatı uyarınca turizm yatırımı gerçekleştirilmek amacıyla Kültür ve Turizm Bakanlığınca adına kesin tahsis yapılan yatırımcıların kesin tahsis sürelerinin söz konusu kesin tahsise ilişkin olarak varsa açılan davalardan tüm yargılama giderleri üstlenilerek kayıtsız ve şartsız olarak feragat edilmesi, ödenmesi gereken herhangi bir borcunun bulunmaması ve bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir yıl içinde başvurulması halinde yeniden sözleşme düzenlenmek suretiyle sözleşmenin düzenlendiği tarihten itibaren kırk dokuz yıla uzatılabileceği yolundaki iptali istenilen düzenlemede, düzenlemenin yürürlük tarihinden önce herhangi bir sebeple iptal edilmiş kesin tahsislerin ihya edilerek sürelerinin uzatılmasının amaçlanmadığı, devam etmekte olan kesin tahsislerin sürelerinin yeniden sözleşme düzenlenmek suretiyle 49 yıla uzatılmasının öngörüldüğü açık olup, söz konusu Kanun maddesine dayanılarak hazırlanan Yönetmeliğin dava konusu 5. maddesinin 1. fıkrasında yer alan “kesin tahsis işlemlerinin idare nezdinde halen geçerliliğini koruması ve iptal edilmemiş olması” ibaresinde dayanağı 2634 sayılı Turizmi Teşvik Kanununa aykırılık bulunmadığı,
Davacı tarafından, Kamu Taşınmazları Üzerindeki Turizm Yatırımlarının Sürelerinin Uzatılması ile Satışına İlişkin Yönetmeliğin 5.maddesinin 1. fıkrasının (ç) bendinde yer alan, “8/9/1983 tarihli ve 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu, 4706 sayılı Hazineye Ait Taşınmaz Malların Değerlendirilmesi ve Katma Değer Vergisi Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun, 29/1/2004 tarih ve 5084 sayılı Yatırımların ve İstihdamın Teşviki ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun, 19/6/2007 tarih ve 26557 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Hazine Taşınmazlarının İdaresi Hakkında Yönetmelik ve işlemin yapıldığı tarihte geçerli olanlar dâhil (mülga Devlete Ait Taşınmaz Mal Satış, Trampa, Kiraya Verme, Mülkiyetin Gayri Aynî Hak Tesis, Ecrimisil ve Tahliye Yönetmeliği, vb.) diğer ilgili mevzuatı uyarınca üzerinde turizm yatırımı yapılmak üzere Hazine taşınmazları üzerinde Maliye Bakanlığınca lehlerine irtifak hakkı tesis edilmiş veya adlarına kullanma izni verilmiş olması ve irtifak hakkı veya kullanma izni sözleşmelerinin İdare nezdinde halen geçerliliğini koruması ve iptal veya tapudan terkin edilmemiş olması” hükmünde, turizm yatırımı gerçekleştirmek üzere Hazine taşınmazları üzerinde Maliye Bakanlığınca lehlerine irtifak hakkı tesis edilmiş veya adlarına kullanma izni verilmiş olan yatırımcıların bu Yönetmelik hükmü uyarınca tahsis sürelerinin uzatılması talebinde bulunmaları halinde tahsisin devam ediyor olması şartının aranmamasına rağmen iptali istenilen düzenlemede bu şartın öngörülmesinin Yönetmeliğin kendi içinde çelişkiler barındırdığını gösterdiği ileri sürülmekte ise de; Yönetmeliğin 5.maddesinin 1. fıkrasının (ç) bendinde sayılan mevzuat kapsamında Hazine taşınmazı üzerinde Maliye Bakanlığınca yatırımcı lehine irtifak hakkı tesis edilmesi ya da kullanma izni verilmesi için ayrıca bir kesin tahsis yapılmış olması gerekmediğinden, devam etmekte olan bir kesin tahsisin bulunması şartının aranmayacağının açık olduğu, kaldı ki söz konusu düzenlemede Maliye Bakanlığınca tesis edilen irtifak hakkı veya verilen kullanma izni sözleşmelerinin idare nezdinde halen geçerliliğini koruması ve iptal veya tapudan terkin edilmemiş olması koşuluna da yer verildiğinin görüldüğü ve sonuç olarak dava konusu düzenlemede hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, iptali istenilen düzenleme ile kamu taşınmazları üzerindeki yatırımlara ilişkin süre uzatımı ya da satış talebinde bulunabilmek için Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından ilgiliye kesin tahsis yapılmış olması ya da lehine irtifak hakkı veya kullanma izni verilmiş olması ve kesin tahsis işleminin geçerliliğini halen devam ettiriyor olması şartının getirildiği, Kamu Taşınmazları Üzerindeki Turizm Yatırımlarının Sürelerinin Uzatılması ile Satışına İlişkin Yönetmeliğin “Tanımlar” başlıklı 4. maddesinin 1. fıkrası ile Kamu Taşınmazlarının Turizm Yatırımlarına Tahsisi Hakkında Yönetmeliğin “Tanımlar” başlıklı 4. maddesi ve “Tahsis şekilleri” başlıklı 19. maddesi göz önünde bulundurulduğunda ilgili lehine irtifak hakkı tesis edilmesi durumunda kesin tahsisin de gerçekleşmiş olacağı, bu nedenle, iptali istenilen düzenleme ile “kesin tahsis işlemlerinin idare nezdinde halen geçerliliğini koruması ve iptal edilmemiş olması” koşulunun aranmasında hukuka uyarlık bulunmadığı, Kamu Taşınmazları Üzerindeki Turizm Yatırımlarının Sürelerinin Uzatılması ile Satışına İlişkin Yönetmeliğin dayanağı olan 4706 sayılı Hazineye Ait Taşınmaz Malların Değerlendirilmesi ve Katma Değer Vergisi Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun Geçici 23. maddesinde; kesin izin, irtifak hakkı ve kullanma izni verilen yatırımcıların başvurmaları halinde yeniden sözleşme düzenlenmesi suretiyle sözleşme süresinin 49 yıla kadar uzatılacağının düzenlendiği, tahsisin halen geçerli olması gerektiğine ilişkin bir koşulun öngörülmediği, bu nedenle iptali istenilen düzenlemenin 4706 sayılı Kanunun Geçici 23. maddesine aykırı olduğu, iptali istenilen düzenlemenin 2634 sayılı Turizmi Teşvik Kanununun 8.maddesinin 3.fıkrasının (c) bendinde yer verilen eşit muamele ve saydamlık ilkelerine aykırı olduğu, ayrıca söz konusu Yönetmeliğin kendi içinde çelişkiler barındırdığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ … ‘İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan;
“a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması” sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Altıncı Dairesinin temyize konu 02/06/2021 tarih ve E:2019/2544, K:2021/7624 sayılı kararının ONANMASINA,
3. Kesin olarak, 06/06/2022 tarihinde oybirliği ile karar verildi.