DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2021/3919 E. , 2022/2400 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2021/3919
Karar No : 2022/2400
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Kurulu
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : Danıştay Beşinci Dairesinin 26/05/2021 tarih ve E:2017/4011, K:2021/1516 sayılı kararının vekalet ücreti yönünden temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname’nin 3/1. maddesi uyarınca FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu gerekçesiyle davacının meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun … tarih ve … sayılı kararının iptaline, bu karar nedeniyle yoksun kaldığı özlük ve parasal hakları ile 300.000 TL manevi tazminatın yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Beşinci Dairesinin 26/05/2021 tarih ve E:2017/4011, K:2021/1516 sayılı kararıyla;
Davalı idarenin derdestlik dışındaki usule ilişkin itirazları yerinde görülmemiş,
… tarih ve … sayılı Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulu kararıyla, yargı mensubu olarak görev yapmakta olan davacının meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına karar verildiği, anılan karara karşı yapılan yeniden inceleme talebinin aynı Kurul tarafından … tarih ve … sayılı kararla reddedildiği,
Dava konusu Hakimler ve Savcılar Genel Kurulunun … tarih ve … sayılı kararının iptali ile bu karar nedeniyle yoksun kalınan özlük ve parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemi yönünden; tarafları ve konusu aynı olan bir davanın, daha önce aynı veya başka bir mahkemede açıldığının ve görülmekte olduğunun saptanması halinde, usul hukukunun temel kavramlarından biri olan derdestlik müessesesinin ifade ettiği ”ilk davanın aynısı olan diğer davaların açılmasında davacının hukuki yararı bulunmadığı” olgusundan hareketle, sonraki davaların derdestlik nedeniyle incelenmeksizin reddine karar verilmesi gerektiği,
Derdestlik durumunun ortaya çıkması için, aynı davanın birden fazla açılmış olması, birinci davanın görülmekte olması, birinci dava ile diğer davaların aynı dava olması şartlarının birlikte gerçekleşmesi gerektiği; davaların aynı dava olarak kabul edilebilmesinin de davaların taraflarının, konularının, dava konusu işlemlerin sebeplerinin aynı olmasına bağlı olduğu,
Dosyanın incelenmesinden, davacı tarafından HSK Genel Kurulunun … tarih ve … sayılı kararının iptali ile bu karar nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesi istemiyle Dairelerinin E:2017/418 sayılı esasına kayıtlı ayrı bir davanın daha açıldığı ve bu davanın Dairelerinin 26/05/2021 tarih ve K:2021/1514 sayılı kararıyla reddine karar verildiği, anılan kararın ise henüz kesinleşmediğinin anlaşıldığı;
Buna göre, yukarıda belirtilen ve Dairelerinin E:2017/418 sayılı esasına kayıtlı dava ile bakılmakta olan davanın bu kısmının tarafları, konusu ve sebeplerinin aynı olduğu görüldüğünden, derdestlik nedeniyle incelenmesine hukuken imkan bulunmadığı,
300.000,00 tl manevi tazminatın yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemi yönünden; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 31. maddesi ile göndermede bulunulan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun, 04/02/2011 tarih ve 27836 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak 01/10/2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 450. maddesi ile yürürlükten kaldırıldığı, anılan Kanun’un 447. maddesinin 2. fıkrasında ise, mevzuatta, yürürlükten kaldırılan 1086 sayılı Kanun’a yapılan göndermelerin, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun bu hükümlerin karşılığını oluşturan maddelerine yapılmış sayılacağının hükme bağlandığı,
6100 sayılı Kanun’un 307. maddesinde de “feragat”in, davacının talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesi olarak tanımlandığı, 309. maddesinde feragat beyanının dilekçe ile veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılacağı, 310. maddesinde, feragat ve kabulün, hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabileceği, 311. maddesinde ise, feragatin kesin bir hükmün hukuki sonuçlarını doğuracağı hükmüne yer verildiği,
İncelenmekte olan dava dosyasında, Dairelerinin 16/02/2018 tarihli Başkanlık yazısı ile eksik nisbi karar harcının tamamlatılmasının istenilmesi üzerine, feragat yetkisi bulunan davacı vekili tarafından dosyaya sunulan ve 11/02/2019 tarihinde Danıştay Genel Yazı İşleri Müdürlüğü kaydına giren dilekçe ile manevi tazminat talebinden feragat edildiğinin görüldüğü,
Bu itibarla, davanın 300.000,00 TL manevi tazminatın yasal faiziyle ödenmesi istemine ilişkin kısmından feragat edilmiş olması nedeniyle, davanın anılan kısmının konusuz kaldığı anlaşıldığından, bu istem hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği sonucuna varıldığı gerekçesiyle,
Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun … tarih ve … sayılı kararı ile bu karar nedeniyle yoksun kaldığı özlük ve parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesi istemi yönünden davanın derdestlik nedeniyle incelenmeksizin reddine, 300.000,00 TL manevi tazminatın yasal faiziyle ödenmesi istemi yönünden feragat nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına, yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 3.600,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, derdestlik nedeniyle incelenmeksizin ret kararının, Dairece yapılan ilk inceleme sırasında verilerek, aleyhine vekalet ücretine hükmedilmemesi gerekirken davalı idare lehine vekalet ücretine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğu ve temyize konu Daire kararının vekalet ücreti yönünden bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının vekalet ücretine ilişkin kısmının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan;
“a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması” sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen kararın vekalet ücretine ilişkin kısmı usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bu kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle kısmen derdestlik nedeniyle incelenmeksizin reddine, kısmen karar verilmesine yer olmadığına ilişkin Danıştay Beşinci Dairesinin 26/05/2021 tarih ve E:2017/4011, K:2021/1516 sayılı kararının temyize konu vekalet ücretine ilişkin kısmının ONANMASINA,
3. 29/06/2022 tarihinde oybirliği ile kesin olarak karar verildi.