Danıştay Kararı İdari Dava Daireleri Kurulu 2021/54 E. 2022/9 K. 17.02.2022 T.

DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU         2021/54 E.  ,  2022/9 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2021/54
Karar No : 2022/9

BÖLGE İDARE MAHKEMESİ KARARLARI ARASINDAKİ AYKIRILIĞIN GİDERİLMESİ İSTEMİ HAKKINDA KARAR

Konya Bölge İdare Mahkemesi Başkanlar Kurulunun 14/09/2021 tarih ve E:2021/26, K:2021/28 sayılı kararıyla;
… vekili Av. … tarafından, Konya Bölge İdare Mahkemesi 1. İdari Dava Dairesinin 18/03/2021 tarih ve E:2021/71, K:2021/556 sayılı kararı ile Erzurum Bölge İdare Mahkemesi 1. İdari Dava Dairesinin 18/05/2021 tarih ve E:2020/1003, K:2021/1049 sayılı kararı arasındaki aykırılığın giderilmesinin istenmesi nedeniyle,
Aykırılığın, dava konusu işlemin iptaline ilişkin karara karşı yapılan istinaf başvurusu üzerine istinaf başvurusunun kabulüyle davanın reddi yolunda verilen Konya Bölge İdare Mahkemesi 1. İdari Dava Dairesinin E:2021/71, K:2021/556 sayılı kararı yönünde giderilmesi gerektiği görüşüyle, 2576 sayılı Bölge İdare Mahkemeleri, İdare Mahkemeleri ve Vergi Mahkemelerinin Kuruluşu ve Görevleri Hakkında Kanun’un 3/C maddesinin 4. fıkrasının (c) bendi ve aynı maddenin 5. fıkrası uyarınca, karar verilmesi için dosyanın Danıştaya gönderilmesi üzerine,
Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkimi …’ün açıklamaları dinlendikten sonra konu ile ilgili kararlar ve yasal düzenlemeler incelenerek gereği görüşüldü:

I- AYKIRILIĞIN GİDERİLMESİ İSTEMİNE KONU BÖLGE İDARE MAHKEMESİ KARARLARI :

A- KONYA BÖLGE İDARE MAHKEMESİ 1. İDARİ DAVA DAİRESİNİN E:2021/71 SAYILI DOSYASINA KONU YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istemin özeti: … Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü’nde araştırmacı olarak görev yapan davacının, 3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 6. maddesinin 4. fıkrası uyarınca denetim elemanı ya da kariyer uzmanı olarak atanmak istemiyle yapmış olduğu 29/11/2019 tarihli başvurunun cevap verilmemek suretiyle reddine ilişkin işlemin iptali istenilmiştir.

Aksaray İdare Mahkemesinin 17/09/2020 tarih ve E:2020/186, K:2020/506 sayılı kararının özeti:
Davacının, 3 Sayılı Üst Kademe Yöneticileri ile Kamu Kurum ve Kuruluşlarında Atama Usullerine Dair Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nin yürürlüğe girdiği tarihte Kararnamenin 6/4-b maddesi kapsamında Ek II sayılı cetvelde yer alan Bakanlık İl Müdürlüğü görevinde bulunduğu ve bu kadroda üç yıldan fazla görev yaptığı, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin Ek 18. maddesinin mülga olduğu ve 3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 12. maddesi uyarınca, üst kademe kamu yöneticileri hakkında bu Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile düzenlenen hususlara ilişkin olarak, diğer mevzuatın bu Cumhurbaşkanlığı Kararnamesine aykırı hükümlerinin uygulanmayacağının hükme bağlandığı göz önüne alındığında, davacının başvurusu sonrası denetim elemanı ya da uzman kadrosuna atanması gerektiği, davacının başvurusunun cevap verilmeyerek zımnen reddine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonuç ve kanaatine ulaşıldığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Konya Bölge İdare Mahkemesi 1. İdari Dava Dairesinin 18/03/2021 tarih ve E:2021/71, K:2021/556 sayılı kararının özeti:
Anayasa’da yapılan değişikliklere uyum sağlanması amacıyla kamu kurum ve kuruluşlarının organizasyon ve personel yapısı hakkında bir kısım değişikliklere gidildiği, davacının, … Gençlik Hizmetleri ve Spor İl Müdürü olarak görev yapmakta iken, 31/12/2018 tarihinde 375 sayılı KHK’nın mülga Ek 18. maddesi uyarınca … Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü bünyesine araştırmacı olarak atandığı, davacı tarafından bu işleme karşı dava açılmadığı, dolayısıyla davacının 29/11/2019 tarihinde yaptığı başvuru tarihi itibarıyla araştırmacı statüsünde bulunduğu, bu kapsamda uyuşmazlığın, davacının araştırmacı kadrosundan, denetim elemanı veya kariyer uzmanı kadrosuna atanma talebinin reddine ilişkin işlemden kaynaklandığı,
3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nin 6. maddesinin 4. fıkrasında, anılan kararname gereğince görevlerinden alınan bir kısım kamu görevlerinin durumlarının düzenlendiği, davacının ise bu kararname gereğince görevinden alınmadığı, 703 sayılı KHK’nın geçici 1. maddesinin 4. fıkrası ve 375 sayılı KHK’nın Ek 18. maddesi uyarınca görevinden alındığı,
Bu durumda, araştırmacı kadrosunda bulunan davacının 3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamenin 6/4. maddesi hükümlerinden yararlanabilmesinin mümkün olmadığı, davacının, mevcut statüsü ve durumu itibarıyla 3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi gereğince denetim elemanı ya da uzman kadrosuna atanma şartlarını sağlamadığı anlaşıldığından, bu yöndeki talebinin reddine dair dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, istinaf isteminin kabulü ile Aksaray İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine kesin olarak karar verilmiştir.

B- ERZURUM BÖLGE İDARE MAHKEMESİ 1. İDARİ DAVA DAİRESİNİN E:2020/1003 SAYILI DOSYASINA KONU YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istemin özeti: … Gençlik ve Spor İl Müdürlüğünde araştırmacı olarak görev yapan davacının, 3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nin 6. maddesinin 4. fıkrası uyarınca uzman kadrosuna atamasının yapılması istemiyle yapmış olduğu 08/02/2019 tarihli başvurunun cevap verilmemek suretiyle reddine ilişkin işlemin iptali istenilmiştir.
Erzurum 1. İdare Mahkemesinin 23/01/2020 tarih ve E:2019/692, K:2020/74 sayılı kararının özeti:
Davacının, 3 Sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nin yürürlüğe girdiği tarihte Kararname’nin 6/4-b maddesi kapsamında Ek II sayılı cetvelde yer alan Bakanlık İl Müdürlüğü görevinde bulunduğu ve bu kadroda üç yıldan fazla görev yaptığının görüldüğü, 657 sayılı Kanun’un 36 ncı maddesinin “Ortak Hükümler” bölümünün (A) fıkrasının (11) numaralı bendinde sayılan denetim elemanı ya da uzman kadrolarına veya bunlara denk pozisyonlara atanması gerektiği halde, bu yönde herhangi bir değerlendirme yapılmaksızın başvurunun zımnen reddine dair tesis edilen işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı;
Öte yandan; davalı idarece, 375 sayılı KHK’nın Ek 18. maddesi doğrultusunda savunma yapılmış ise de, anılan maddenin mülga olduğu ve 3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nin 12. maddesi uyarınca, üst kademe kamu yöneticileri hakkında bu Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile düzenlenen hususlara ilişkin olarak, diğer mevzuatın bu Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’ne aykırı hükümlerinin uygulanmayacağının hükme beğlandığı göz önüne alındığında, davalı idarenin beyanlarına itibar edilmediği gerekçesiyle, dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Erzurum Bölge İdare Mahkemesi 1. İdari Dava Dairesinin 18/05/2021 tarih ve E:2020/1003, K:2021/1049 sayılı kararının özeti:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesine göre yapılan istinaf incelemesi sonucunda, usul ve esas yönünden hukuka uygun olan İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığı anlaşıldığından, istinaf başvurusunun kesin olarak reddine karar verilmiştir.
II. İNCELEME VE GEREKÇE:
İLGİLİ MEVZUAT :
1- 703 ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname hükümleri:
09/07/2018 tarih ve 30473 sayılı Resmî Gazete’de (3. Mükerrer) yayımlanan 703 sayılı Anayasada Yapılan Değişikliklere Uyum Sağlanması Amacıyla Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’nin “Geçiş Hükümleri” başlıklı Geçici 1. maddesinin 3. fıkrasında; bakanlıkların merkez teşkilatında görev yapmakta olan üst düzey kamu görevlileri hakkında düzenlemelere yer verildikten sonra 4. fıkrasında “Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte bakanlık veya diğer kamu kurum ve kuruluşlarında yönetici kadro ve pozisyonlarında bulunup 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin mülga ek 18 inci maddesi hükümleri kapsamında olanlardan yukarıdaki fıkrada yer almayanlar, görevden alındıkları takdirde anılan madde hükümlerine göre işleme tabi tutulur.” hükmüne yer verilmiş, 177. maddesinin 1. fıkrasının (h) bendiyle 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin Ek 1. maddesi yürürlükten kaldırılmıştır.
375 sayılı KHK’nın mülga Ek 18. maddesinde “22/5/2003 tarihli ve 4857 sayılı İş Kanunu ile 27/7/1967 tarihli ve 926 sayılı Türk Silâhlı Kuvvetleri Personel Kanunu hariç olmak üzere, tabi oldukları personel kanununa bakılmaksızın Başbakanlık, bakanlıklar, bağlı ve ilgili kuruluşlar ile başkan ve üyeleri hariç olmak üzere 10/12/2003 tarihli ve 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanununa ekli (III) sayılı Cetvelde sayılan düzenleyici ve denetleyici kurumlar ve Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonunda;

c) Ek göstergeleri 3600 (dâhil) ila 6400 (hariç) olarak tespit edilen yönetici kadro veya pozisyonlarında bulunanlar görevden alındıklarında veya görev süreleri sona erdiğinde;
1) Daha önce 657 sayılı Kanunun 36 ncı maddesinin “Ortak Hükümler” bölümünün (A) fıkrasının (11) numaralı bendinde sayılan merkez teşkilatına ait kadrolar ile mesleğe alınmaları, yetiştirilmeleri ve yeterlilikleri aynı veya benzer nitelik arz eden merkez teşkilatına ait kadro veya pozisyonlarda bulunanlar daha önceki bu kadro veya pozisyonlarına,
2) Daha önce (1) numaralı alt bentte belirtilen kadrolarda bulunmayanlardan ek göstergesi 3600 (dâhil) ila 6400 (hariç) olarak tespit edilen yönetici kadro veya pozisyonlarında toplam en az üç yıl görev yapmış olanlar ilgili kuruma ait (1) numaralı alt bentte yer alan kadro veya pozisyonlardan kurumlarınca tespit edilmiş olan kadro veya pozisyonlarına,
3) (2) numaralı alt bentte belirtilenlerden üç yıldan az görev yapmış olanlar, bu maddeye göre ihdas edilmiş sayılan merkez veya taşra teşkilatına ait araştırmacı kadro veya pozisyonlarına,

atanırlar. Bu şekilde atananlardan bir ay içinde talepte bulunanlar, atamaya yetkili amirler tarafından bu fıkra kapsamında yer alan yönetici kadro veya pozisyonları dışındaki daha önce bulundukları veya öğrenim durumları itibarıyla ihraz etmiş oldukları unvanlara ilişkin kadro veya pozisyonlara bir ay içinde atanırlar.
Birinci fıkra kapsamında atananlar ile anılan fıkranın son cümlesi uyarınca talep üzerine yapılacak atamalar için uygun boş kadro veya pozisyon bulunmaması hâlinde, bunlar için başka bir işleme gerek kalmaksızın, söz konusu kadro veya pozisyonlar ihdas edilmiş ve kurumların kadro veya pozisyon cetvellerinin ilgili bölümlerine eklenmiş sayılır. Bu şekilde ihdas edilmiş sayılan kadro ve pozisyonlar boşalması hâlinde, herhangi bir işleme gerek kalmaksızın iptal edilmiş sayılır. Anılan kadro ve pozisyonlara atananlar, atamaya yetkili amirleri tarafından belirlenen birimlerde istihdam edilir.
Birinci fıkra hükmü kapsamında atananlardan birinci fıkra kapsamında yer alan yönetici kadro veya pozisyonlarında kesintisiz olarak en az iki yıl fiilen görev yapmış olanların mali hakları, atandıkları söz konusu kadro veya pozisyonlarda bulunmaları kaydıyla, atandıkları tarihi takip eden ay başından itibaren ikinci yılın sonuna kadar fiili çalışmaya bağlı ödemeler hariç, önceki görevine ait ödeme unsurları esas alınarak verilmeye devam edilir.
…” hükümleri bulunmaktadır.

2- 3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi:
Üst Kademe Kamu Yöneticileri İle Kamu Kurum ve Kuruluşlarında Atama Usûllerine Dair 3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nin 6. maddesinin 4. fıkrasında, “Bu Cumhurbaşkanlığı Kararnamesine ekli (II) sayılı cetvelde yer alan kadro, pozisyon ve görevlerde bulunmakta iken görevden alınanlardan; daire başkanı kadro ve pozisyonunda bulananlar ile genel müdürden daha alt düzeydeki kadro, pozisyon veya görevlerde bulunanlar ve taşra teşkilatında il müdürü ve bölge müdürü kadro, pozisyon ve görevlerinde bulunanlardan;
a) Daha önce bulundukları 657 sayılı Kanunun 36 ncı maddesinin “Ortak Hükümler” bölümünün (A) fıkrasının (11) numaralı bendinde sayılan denetim elemanı ya da uzman kadrolarına veya bunlara denk pozisyonlara,
b) (a) bendi kapsamına girmeyenlerden bu fıkranın birinci paragrafında sayılan kadro, pozisyon ve görevlerde toplam en az üç yıl görev yapmış olanlar, 657 sayılı Kanunun 36 ncı maddesinin “Ortak Hükümler” bölümünün (A) fıkrasının (11) numaralı bendinde sayılan denetim elemanı ya da uzman kadrolarına veya bunlara denk pozisyonlara,
c) (a) bendi kapsamına girmeyenlerden bu fıkranın birinci paragrafında sayılan kadro, pozisyon veya görevlerde üç yıldan az süreyle görev yapmış olanlar, merkez veya taşra teşkilatında araştırmacı kadro veya pozisyonlarına atanırlar” hükmüne yer verilmiş, kararnameye ekli (II) sayılı cetvelde “Bakanlık İl Müdürleri” de sayılmıştır.

3- 2576 sayılı Bölge İdare Mahkemeleri, İdare Mahkemeleri ve Vergi Mahkemelerinin Kuruluşu ve Görevleri Hakkında Kanun:

Bölge idare mahkemesi başkanlar kurulu:
Madde 3/C- (Ek: 18/6/2014-6545/6 md.)

4. Bölge idare mahkemesi başkanlar kurulunun görevleri şunlardır:

c) Benzer olaylarda, bölge idare mahkemesi dairelerince verilen kesin nitelikteki kararlar arasında veya farklı bölge idare mahkemeleri dairelerince verilen kesin nitelikteki kararlar arasında aykırılık veya uyuşmazlık bulunması hâlinde; resen veya ilgili bölge idare mahkemesi dairelerinin ya da istinaf yoluna başvurma hakkı bulunanların bu aykırılığın veya uyuşmazlığın giderilmesini gerekçeli olarak istemeleri üzerine, istemin uygun görülmesi hâlinde kendi görüşlerini de ekleyerek Danıştaydan bu konuda karar verilmesini istemek.

5. (Değişik:17/10/2019-7188/7 md.) Dördüncü fıkranın (c) bendine göre yapılacak istemler, konusuna göre İdari veya Vergi Dava Daireleri Kuruluna iletilir. İlgili dava daireleri kurulunca üç ay içinde karar verilir. Aykırılık veya uyuşmazlığın giderilmesine ilişkin olarak bu fıkra uyarınca verilen kararlar kesindir.

4- 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu :

İdari makamların sükutu: -işlem tarihindeki hâli-
Madde 10 – 1. İlgililer, haklarında idari davaya konu olabilecek bir işlem veya eylemin yapılması için idari makamlara başvurabilirler.
2. (Değişik: 10/6/1994-4001/5 md.) Altmış gün içinde bir cevap verilmezse istek reddedilmiş sayılır. İlgililer altmış günün bittiği tarihten itibaren dava açma süresi içinde, konusuna göre Danıştaya, idare ve vergi mahkemelerine dava açabilirler. Altmış günlük süre içinde idarece verilen cevap kesin değilse ilgili bu cevabı, isteminin reddi sayarak dava açabileceği gibi, kesin cevabı da bekleyebilir. Bu takdirde dava açma süresi işlemez. Ancak, bekleme süresi başvuru tarihinden itibaren altı ayı geçemez. Dava açılmaması veya davanın süreden reddi hallerinde, altmış günlük sürenin bitmesinden sonra yetkili idari makamlarca cevap verilirse, cevabın tebliğinden itibaren altmış gün içinde dava açabilirler.
Üst makamlara başvurma: -işlem tarihindeki hâli-
Madde 11 – 1. İlgililer tarafından idari dava açılmadan önce, idari işlemin kaldırılması, geri alınması, değiştirilmesi veya yeni bir işlem yapılması üst makamdan, üst makam yoksa işlemi yapmış olan makamdan, idari dava açma süresi içinde istenebilir. Bu başvurma, işlemeye başlamış olan idari dava açma süresini durdurur.
2. Altmış gün içinde bir cevap verilmezse istek reddedilmiş sayılır.
3. İsteğin reddedilmesi veya reddedilmiş sayılması halinde dava açma süresi yeniden işlemeye başlar ve başvurma tarihine kadar geçmiş süre de hesaba katılır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :

2576 sayılı Kanun’un 3/C maddesindeki düzenleme dikkate alındığında, bölge idare mahkemesi başkanlar kurulunun Danıştaydan aykırılığın giderilmesi başvurusunda bulunabilmesi koşullarından birisi, başvuruya konu bölge idare mahkemesi idari dava dairesi kararlarının benzer olaylara ilişkin olmasıdır.
Konusu farklı olan ve farklı hukuki irdeleme ve incelemeye tabi tutularak çözümlenecek olan davaların benzer olaylara ilişkin olduğu söylenemeyeceğinden, bu davalarda bölge idare mahkemesi dairelerince verilen kararlar arasında aykırılık bulunduğundan bahisle aykırılığın giderilmesi de hukuken mümkün değildir.
Başvuruya konu aykırılığın giderilmesi istenilen Konya Bölge İdare Mahkemesi 1. İdari Dava Dairesinin E:2021/71, K:2021/556 sayılı kararına ilişkin uyuşmazlıkta, davacının, 05/06/2015 tarihinde gençlik ve spor il müdürü olarak (yeniden) atandığı, bu görevine devam ederken 31/12/2018 tarihinde 703 sayılı KHK’nın Geçici 1. maddesinin 4. fıkrası ve 375 sayılı KHK’nın Ek 18. maddesi uyarınca il müdürlüğü görevinden alınarak araştırmacı kadrosuna atandığı, 3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nin 6. maddesinin 4. fıkrası uyarınca kariyer uzmanı veya denetim elemanı olarak atanma istemiyle 29/11/2019 tarihinde yapmış olduğu başvurunun zımnen reddi üzerine bu işlemin iptali istemiyle davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Bununla birlikte, bu karar ile çelişkili olduğu ileri sürülen Erzurum Bölge İdare Mahkemesi 1. İdari Dava Dairesinin 18/05/2021 tarih E:2020/1003, K:2021/1049 sayılı kararına konu uyuşmazlıkta ise, davacının, 27/08/2015 tarihinde gençlik ve spor il müdürü olarak (yeniden) atandığı, 31/12/2018 tarihinde bu görevden alınarak 375 sayılı KHK uyarınca araştırmacı kadrosuna atandığı, 3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nin 6. maddesinin 4. fıkrası uyarınca uzman kadrosuna atamasının yapılması istemiyle 08/02/2019 tarihinde yapmış olduğu başvurunun zımnen reddi üzerine bu işlemin iptali istemiyle davanın açıldığı görülmektedir.
Bu itibarla, Konya Bölge İdare Mahkemesi Başkanlar Kurulunca, aykırılığın giderilmesi istemine konu davaların benzer olaylara ilişkin olduğundan bahisle söz konusu başvuru yapılmış ise de, Aksaray İdare Mahkemesinde açılan davada davacı tarafından, 31/12/2018 tarihinde 375 sayılı KHK’nın mülga Ek 18. maddesi uyarınca araştırmacı olarak atanması üzerine, bu işleme karşı dava açılmadığı, dava açma tarihinden sonra 29/11/2019 tarihinde yaptığı davaya konu başvurunun, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 10. maddesi kapsamında kalan “atanma talebi” mahiyetinde bir başvuru olmasına karşın, Erzurum 1. İdare Mahkemesinde açılan davada davacı tarafından, 31/12/2018 tarihinde araştırmacı olarak atanması üzerine, dava açma süresi içinde 08/02/2019 tarihinde yaptığı davaya konu başvurunun, 2577 sayılı Kanun’un 11. maddesi kapsamında kalan “idari işlemin değiştirilmesi” mahiyetinde bir başvuru olduğu, dolayısıyla başvuruda bahsi geçen uyuşmazlıklara konu davaların konuları farklı olduğundan, Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairelerince verilen kararlar arasındaki aykırılığın 2576 sayılı Kanun’un 3/C maddesi kapsamında giderilmesi hukuken mümkün değildir.

III- SONUÇ :

Açıklanan nedenlerle; aykırılığın giderilmesi isteminin REDDİNE, kesin olarak 17/02/2022 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.

KARŞI OY

X- 2576 sayılı Kanun’un 3/C maddesinin 4. fıkrasının (c) bendinde, “Benzer olaylarda, bölge idare mahkemesi dairelerince verilen kesin nitelikteki kararlar arasında veya farklı bölge idare mahkemeleri dairelerince verilen kesin nitelikteki kararlar arasında aykırılık veya uyuşmazlık bulunması hâlinde; resen veya ilgili bölge idare mahkemesi dairelerinin ya da istinaf yoluna başvurma hakkı bulunanların bu aykırılığın veya uyuşmazlığın giderilmesini gerekçeli olarak istemeleri üzerine, istemin uygun görülmesi hâlinde kendi görüşlerini de ekleyerek Danıştaydan bu konuda karar verilmesini istemek.” bölge idare mahkemesi başkanlar kurulunun görevleri arasında sayılmış, aynı maddenin 5. fıkrasında, “(Değişik:17/10/2019-7188/7 md.) Dördüncü fıkranın (c) bendine göre yapılacak istemler, konusuna göre İdari veya Vergi Dava Daireleri Kuruluna iletilir. İlgili dava daireleri kurulunca üç ay içinde karar verilir. Aykırılık veya uyuşmazlığın giderilmesine ilişkin olarak bu fıkra uyarınca verilen kararlar kesindir.” kuralına yer verilmiştir.
Anılan kurala göre, benzer olaylarda, aynı veya farklı bölge idare mahkemesi dairelerince verilen kesin nitelikteki kararlar arasında aykırılık veya uyuşmazlık bulunuyorsa ve usulüne uygun olarak Danıştay Başkanlığına yapılmış bir başvuru varsa uyuşmazlığın giderilmesine karar verilmesi gerekmektedir.
Aykırılığın giderilmesi müessesesinden beklenen amaç, benzer olaylarda, aynı veya farklı idare mahkemesi dairelerince verilen kesin nitelikteki kararlar arasındaki aykırılıkların giderilmesi suretiyle hukuki istikrarın sağlanmasıdır.
Olayda, uyuşmazlığın giderilmesi istemine konu kararlar arasında aykırılık bulunduğu açıktır. Davacıların, idareye başvuru tarihleri birbirlerinden farklı olsa da, başvurularında idareden 3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nin 6. maddesinin 4. fıkrası uyarınca haklarında işlem tesisini istedikleri, aykırılığın giderilmesine konu kararları veren yargı yerlerince de uyuşmazlıkların aynı mevzuat çerçevesinde incelenerek ve mevzuat farklı yorumlanmak suretiyle çözüldükleri görüldüğünden, oluşan içtihat aykırılığının giderilmesi gerekmektedir. Aksi halin kabulü, Kanun’da öngörülen amacın gerçekleşmesine, hukuki güvenliğin ve hukuki istikrarın sağlanmasına engel olacak niteliktedir.
Açıklanan nedenlerle, olayda Kanun’da öngörülen şartların gerçekleştiği ve aykırılığın giderilmesi istemi hakkında işin esası incelenerek bir karar verilmesi gerektiği oyuyla, istemin reddi yolundaki karara katılmıyorum.