DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2021/697 E. , 2022/2699 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2021/697
Karar No : 2022/2699
TEMYİZ EDEN (DAVACI) :… Sanayi ve Ticaret AŞ.
VEKİLLERİ : Av…., Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Kurumu
VEKİLLERİ : Av. …, Av. …
İSTEMİN KONUSU : Danıştay Onüçüncü Dairesinin 20/10/2020 tarih ve E:2018/1089, K:2020/2652 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı şirketin ikinci tarife uygulama dönemi perakende satış tarifelerine ilişkin 28/02/2018 tarih ve 30346 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan … tarih ve … sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (Kurul) kararının, şirketin 2017 yılı başı düzenlenmiş varlık tabanı belirlenirken şirket varlık tabanı ve yatırımlarının 2008 yılından itibaren enflasyon oranında güncellenmesine yönelik yapılan başvurunun reddine ilişkin … tarih ve … sayılı Kurul kararının ve anılan kararların dayanağı olduğu ileri sürülen ve … sayılı Kurul Kararıyla, … tarih ve … sayılı Kurul kararının 8. maddesine eklenen 3. fıkrasının iptali istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Onüçüncü Dairesinin 20/10/2020 tarih ve E:2018/1089, K:2020/2652 sayılı kararıyla;
Davalı idarenin usuli itirazları yerinde görülmemiş,
4646 sayılı Doğal Gaz Piyasası Kanunu’nun Geçici 2 ve Geçici 3. maddelerine yer verilerek,
… tarih ve … sayılı Kurul kararının 6. maddesinin 4. fıkrasında, “(4) Bu Usul ve Esas kapsamında yapılan ilk Tarife Uygulama Döneminden sonraki tarife uygulama dönemleri için varlık tabanı ve itfa işlemlerinde, gerçekleşen enflasyondan kaynaklanan düzeltme ayrıca yapılır. Enflasyona ilişkin yapılacak hesaplamalarda T.C. Başbakanlık Türkiye İstatistik Kurumu tarafından aylık olarak ilan edilen, 2003=100 Temel Yıllı Üretici Fiyatları Endeksi kullanılır.”; Geçici 1. maddesinde, “(1) Bu Usul ve Esaslar kapsamında yapılacak ilk Tarife Uygulama Dönemi çalışmalarında, 4646 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten evvel alınmış bir hak, belge, izin ve yetkilendirmeye müsteniden doğal gaz dağıtım faaliyetinde bulunan şehir içi doğal gaz dağıtım tüzel kişilerin 2009 yılından itibaren oluşan gelir farkları ilgili dönemlerdeki tarife uygulamalarında benimsenen ilkelere göre hesaplanır ve dikkate alınır. Belirtilen gelir düzeltmeleri dışında, işbu Usul ve Esaslar yürürlüğe girmeden önceki dönemlere ilişkin herhangi bir düzeltme yapılmaz.” kurallarına yer verildiği,
01/07/2017 tarih ve 30111 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 7139 sayılı Kurul kararının, Doğal Gaz Dağıtım Şirketleri İçin Tarife Hesaplama Usul ve Esasları’nın “Varlık tabanı hesaplamaları” başlıklı 8. maddesinde, “Tarife uygulama dönemi başı düzenlenmiş varlık tabanı değeri; baz varlık tabanı, tarifeye esas gerçekleşen net yatırım tutarı ve bu unsurlara ilişkin itfa tutarları dikkate alınarak belirlenir. (2) Tarife uygulama dönemi başı DVT’si Eşitlik (3)’e göre hesaplanır.” kuralının yer aldığı, 28/12/2017 tarih ve 7596 sayılı Kurul kararıyla, 7139 sayılı Kurul Kararının 8. maddesinin ikinci fıkrasından sonra gelmek üzere, “(3) BVT değeri 1/1/2012 tarihinden önce belirlenen dağıtım şirketleri için bu maddenin ikinci fıkrasında yer alan BVT değeri ile 1/1/2012 tarihi öncesine ait ve BVT hesaplamalarına dâhil olmayan TNYG değerlerinin 1/1/2012 tarihine kadarki dönem için güncellenmesinde, bu şirketlerden birinci uygulama döneminde tarifesi belirlenenler için uygulanan yöntem esas alınır.” kuralının düzenlendiği,
Dağıtım şirketleri için belli bir tarih itibarıyla o tarihten önceki dönemde gerçekleşen yatırımlar kapsamında belirlenen tarifeye esas net yatırım tutarının toplamı olarak tanımlanan baz varlık tabanının, dağıtım şirketlerinin tarifesi hazırlanırken kullanılan formüller bakımından önem taşıyan temel bir parametre olduğu,
Kurul tarafından … tarih ve … sayılı “İhaleli Doğal Gaz Dağıtım Şirketlerinin Varlık Tabanının Belirlenmesine İlişkin Usul ve Esaslar”ı belirleyen düzenleme yapılarak, şirketlerin baz varlık tabanının belirlenmesinde uygulanacak kriterlerin, ihalesi Kurum tarafından yapılan şirketler ve mevcut diğer şirketler bakımından farklılaştırmaya gidildiği, … tarih ve … sayılı Kurul kararının 6. maddesinin 4. fıkrası ile, bu Usul ve Esaslar kapsamında yapılan ilk Tarife Uygulama Döneminden sonraki tarife uygulama dönemleri için varlık tabanı ve itfa işlemlerinde, gerçekleşen enflasyondan kaynaklanan düzeltme yapılacağı esasının belirlendiği,
Dava konusu edilen … sayılı Kurul kararının 1. maddesiyle, yukarıda benimsenen uygulamanın devam ettirildiği, 01/01/2012 tarihinden önceki BVT hesaplamalarında birinci uygulama döneminde tarifesi belirlenenler için uygulanan yöntemin esas alınacağının kurala bağlandığı,
Davacının, baz varlık tabanı belirlenirken ihalesi Kurum tarafından yapılan şirketler ile mevcut diğer şirketlerin farklı tarife metodolojisine tabi tutulmasının eşitlik ilkesine aykırı olduğu iddiası yönünden;
Anayasa Mahkemesinin yerleşik kararlarında da vurgulandığı üzere, Anayasa’nın 10. maddesinde yer verilen eşitlik ilkesinin amacının, aynı durumda bulunan kişilerin kanun önünde aynı işleme bağlı tutulmalarını sağlamak ve kişilere kanunlar karşısında ayrım yapılmasını ve ayrıcalık tanınmasını önlemek olduğu; bu ilkeyle, aynı durumda bulunan kimi kişi ve topluluklara ayrı kurallar uygulanarak kanun karşısında eşitliğin ihlâlinin yasaklandığı (AYM, E: 2016/133, K: 2017/155),
Baz varlık tabanı tespit edilirken ihalesi Kurum tarafından yapılan şirketler ile mevcut diğer şirketlerin farklı tarife metodolojisine tabi tutulmasının 4646 sayılı Kanun’un 11. maddesine dayandığı, mevzuat gereği farklı düzenlemelere tabi olan ihaleli şirketler ile mevcut şirketler için yapılacak tarife hesaplamalarını eş baza getirmek, farklı statülerdeki dağıtım şirketlerini ortak bir metodoloji çatısı altında toplamak amacıyla … tarih ve … sayılı Kurul kararının (Metodoloji) alındığı, tarife hesabının kendi içinde bütünlük ve tutarlılık taşıması gerektiği açık olup; dağıtım şirketlerinin baz varlık tabanları belirlenirken, mevzuat gereği farklı statüye sahip şirketler bakımından farklı kurallar ve tarife metodolojisi benimsenmesinde eşitlik ilkesine aykırılık bulunmadığı,
Bu durumda, baz varlık tabanı belirlenirken ihalesi Kurum tarafından yapılan şirketler ile mevcut şirketlerin farklı tarife metodolojisine tabi tutulmasında hukuka aykırılık görülmediği; nitekim, Dairelerinin 07/12/2017 tarih ve E:2013/427, K:2017/3646 sayılı kararının da bu yönde olduğu,
Bu itibarla, ikinci tarife uygulama dönemi perakende satış tarifelerine ilişkin … tarih ve … ile … sayılı Kurul kararları ve anılan kararların dayanağı olan … tarih ve … sayılı Kurul kararının 1. maddesiyle eklenen … tarih ve … sayılı Kurul kararının 8. maddesinin 3. fıkrasında hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, EPDK tarafından baz varlık tabanları değerlendirilirken yeknesak davranma kaygısı içinde olmadığı; kendilerinin ödediği özelleştirme bedelinin baz varlık tabanı olarak belirlenmediği dolayısıyla … ya da … ile aynı konumda olmadığı; bilirkişi incelemesi yapılması gerektiği yöndeki taleplerinin reddedilmesinin gerekçesinin kararda belirtilmediği; dava konusu edilen 7596 sayılı EPDK kararı ile baz varlık tabanı 1 Ocak 2012 tarihinden önce belirlenen şirketlerin tarife hesaplamasında ilk tarife uygulama döneminde tarifesi belirlenen şirketlere uygulanan metodolojinin uygulanacağının belirtildiği ve EPDK’nın, ikinci tarife uygulama döneminde … durumunda olan ve 7139 Sayılı Usul ve Esaslara göre ilk defa tarife alacak şirketler için, yürürlükten kaldırılan 3580 Sayılı Usul ve Esasların 6(4) ve Geçici 1. maddeleri kapsamında yapılan uygulamalara geri döndüğü ve enflasyon güncellemesi yapılmaması esasını tekrar gündeme getirdiği; tarife belirlemesi yapılırken enflasyon güncellemesi yapılmamasının yatırım maliyetlerinin karşılanmaması anlamına geldiği; yatırım maliyetlerinin karşılanabilmesinin tek yöntemi olan tarifenin enflasyonla güncellenmemiş olmasının adalet ve hakkaniyet ilkelerine aykırı olmasının yanında Şirket’in mülkiyet hakkının da ihlali anlamına geldiği; …’ın varlıklarının bütün olarak değer kaybettiği; gerek 4646 sayılı Doğal Gaz Kanunu’na göre gerek Tarifeler Yönetmeliği’ne göre enflasyonist etkinin tarife belirleme sürecinde dikkate alınması gerektiği; özelleştirme sonrası tüm mali ve finansal risklerin yatırımcılar üzerinde bırakılması ve bu yapılırken enflasyon başta olmak üzere makul şekilde etkilerini giderebilecek ya da azaltabilecek tedbirlerin alınmamasının özelleştirmenin hedefleriyle bağdaşmayacağı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, Danıştay Onüçüncü Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan;
“a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması” sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Öte yandan, temyize konu kararda atıf yapılan Danıştay Onüçüncü Dairesinin 07/12/2017 tarih ve E:2013/427, K:2017/3646 sayılı kararı, Kurulumuzun 09/10/2019 tarih ve E:2018/1740, K:2019/4207 sayılı kararı ile onanarak kesinleşmiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Onüçüncü Dairesinin temyize konu 20/10/2020 tarih ve E:2018/1089, K:2020/2652 sayılı kararının ONANMASINA,
3.Kesin olarak, 03/10/2022 tarihinde oybirliği ile karar verildi.