DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2021/7 E. , 2021/12 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2021/7
Karar No : 2021/12
BÖLGE İDARE MAHKEMESİ KARARLARI ARASINDAKİ AYKIRILIĞIN GİDERİLMESİ İSTEMİ HAKKINDA KARAR
I-İSTEMİN ÖZETİ : Samsun Bölge İdare Mahkemesi Başkanlar Kurulunun 30/12/2020 tarih ve E:2020/20, K:2020/21 sayılı kararıyla;
… vekili Av. … tarafından, Samsun Bölge İdare Mahkemesi 1. İdari Dava Dairesinin 27/10/2020 tarih ve E:2020/232, K:2020/456 sayılı kararı ile Konya Bölge İdare Mahkemesi 1. İdari Dava Dairesinin 24/12/2019 tarih ve E:2019/618, K:2019/1117 sayılı, 12/12/2019 tarih ve E:2019/790, K.2019/991 sayılı,
11/02/2020 tarih ve E:2019/984, K:2020/184 sayılı, 01/10/2020 tarih ve E:2020/115, K:2020/1241 sayılı,
06/10/2020 tarih ve E:2020/1252, K:2020/1319 sayılı, 06/10/2020 tarih ve E:2020/1485, K:2020/1315 sayılı,
06/10/2020 tarih ve E:2020/1696, K:2020/1317 sayılı kararları, Adana Bölge İdare Mahkemesi 1. İdari Dava Dairesinin 22/10/2020 tarih ve E:2020/278, K:2020/251 sayılı kararı ve Erzurum Bölge İdare Mahkemesi 1. İdari Dava Dairesinin 12/09/2019 tarih ve E:2019/1300, K:2019/1324 sayılı kararı arasındaki aykırılığın giderilmesinin istenmesi nedeniyle,
“Samsun Bölge İdare Mahkemesi 1. İdari Dava Dairesinin 27/10/2020 tarih ve E:2020/232, K:2020/456 sayılı kararı ile Konya Bölge İdare Mahkemesi 1. İdari Dava Dairesinin 01/10/2020 tarih ve E:2020/115, K:2020/1241 sayılı, 06/10/2020 tarih ve E:2020/1252, K:2020/1319 sayılı, 06/10/2020 tarih ve E:2020/1485, K:2020/1315 sayılı, 06/10/2020 tarih ve E:2020/1696, K:2020/1317 sayılı kararları ve Adana Bölge İdare Mahkemesi 1. İdari Dava Dairesinin 22/10/2020 tarih ve E:2020/278, K:2020/251 sayılı kararı arasında aykırılık bulunduğu, aykırılığın, dava konusu işlemin iptali yolundaki Konya Bölge İdare Mahkemesi 1. İdari Dava Dairesi ve Adana Bölge İdare Mahkemesi 1. İdari Dava Dairesi kararları doğrultusunda giderilmesi gerektiği, Samsun Bölge İdare Mahkemesi 1. İdari Dava Dairesinin 27/10/2020 tarih ve E:2020/232, K:2020/456 sayılı kararı ile Konya Bölge İdare Mahkemesi 1. İdari Dava Dairesinin 24/12/2019 tarih ve E:2019/618, K:2019/1117 sayılı, 12/12/2019 tarih ve E:2019/790, K.2019/991 sayılı, 11/02/2020 tarih ve E:2019/984, K:2020/184 sayılı kararları ve Erzurum Bölge İdare Mahkemesi 1. İdari Dava Dairesinin 12/09/2019 tarih ve E:2019/1300, K:2019/1324 sayılı kararı arasında aykırılık bulunmadığı” görüşüyle, 2576 sayılı Bölge İdare Mahkemeleri, İdare Mahkemeleri ve Vergi Mahkemelerinin Kuruluşu ve Görevleri Hakkında Kanun’un 3/C maddesinin 5. fıkrası uyarınca karar verilmesi için dosyanın Danıştaya gönderilmesi üzerine,
Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkimi …’nın açıklamaları dinlendikten sonra konu ile ilgili kararlar ve yasal düzenlemeler incelenerek gereği görüşüldü:
II-AYKIRILIĞIN GİDERİLMESİ İSTEMİNE KONU BÖLGE İDARE MAHKEMESİ KARARLARI :
A-SAMSUN BÖLGE İDARE MAHKEMESİ 1. İDARİ DAVA DAİRESİNİN E:2020/232 SAYILI DOSYASINA KONU YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istemin özeti: Gölköy İlçe Emniyet Müdürlüğünde … olarak görev yapan davacının, 2828 sayılı Sosyal Hizmetler Kanunu’nun Geçici 16. maddesi uyarınca teknisyen veya genel idare hizmetleri sınıfında bulunan bir unvana atanma istemiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin Emniyet Genel Müdürlüğünün … tarih ve …sayılı işleminin iptali istenilmiştir.
Ordu İdare Mahkemesinin 06/02/2020 tarih ve E:2019/1736, K:2020/188 sayılı kararının özeti:
2828 sayılı Kanun’un Ek 1. maddesi ile Geçici 16. maddesi, 12/06/2014 tarih ve 29028 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Sosyal Hizmetler Kanunu Kapsamında Tanınan İstihdam Hakkının Kullanımına İlişkin Yönetmelik’in Geçici 2. maddesinin 1., 2., 3. ve 5. fıkralarında yer alan kurallar aktarılarak,
2828 sayılı Kanun kapsamında hak sahipleri tarafından ihraz edilen kadroya atanma istemiyle yapılan başvuruların idarece mutlak biçimde karşılanmasının zorunlu olmadığı, yapılacak başvuruların kamu yararı ve hizmet gerekleri çerçevesinde kurumların kadro durumları ile hizmet ihtiyaçları göz önünde bulundurularak değerlendirilmesi gerektiği, hak sahiplerinin öğrenimle ihraz ettikleri kadronun görev yaptıkları kurumda bulunmaması veya kadro bulunmasına karşın söz konusu unvanda boş kadro olmaması veya anılan unvanda hizmete ihtiyaç bulunmaması halinde istemin reddine karar verileceğinin açık olduğu,
Davalı idare tarafından; 12/03/2019 tarihli Bakanlık oluru çerçevesinde 181 personelin belirlenen unvanlara atamasının yapıldığı, davacının söz konusu atama işlemleri kapsamında tesviye teknisyenliği kadrosuna başvurmasına karşın kıdem durumu nedeniyle münhal bulunan 4 kişilik tesviye teknisyeni kadrosuna atanamadığı, halihazırda taşra birimlerinde tesviye teknisyeni unvanlı personele ihtiyaç olmadığı, genel idare hizmetleri sınıfında bulunan veri hazırlama ve kontrol işletmeni ile bilgisayar işletmeni unvanlarındaki mevcut boş kadroların emniyet hizmetleri sınıfında görev yapmakta iken Emniyet Teşkilatı Sağlık Şartları Yönetmeliği uyarınca genel idare hizmetleri sınıfına atanması zorunlu personel için kullanıldığından, ihtiyaç planlaması çerçevesinde genel idare hizmetleri sınıfında söz konusu unvanlarda personel ihtiyacı bulunmadığının belirtildiği,
Bu durumda, 2828 sayılı Kanun’un Ek 1. maddesi kapsamında istihdam edilen davacının, 28/06/2002 tarihinde endüstri meslek lisesinin tesviye bölümünden mezun olduğu ve 2828 sayılı Kanun’un Geçici 16. maddesinin yürürlük tarihinden önce bilgisayar işletmenliği sertifikası aldığı görülmekle birlikte; gerek tesviye teknisyeni unvanında gerekse genel idare hizmetleri sınıfında bulunan ilgili unvanlarda davalı idarenin personel ihtiyacı bulunmadığı, mevcut kadroların kamu yararı ve hizmet gerekleri çerçevesinde kullanılması asıl olduğundan, ihtiyaç bulunmadığı halde idarenin söz konusu gerekliliklere aykırı biçimde yargı kararı ile boş bir kadroya atama yapmaya zorlanmasına olanak bulunmadığı dikkate alındığında, davacının teknisyen veya genel idare hizmetleri sınıfında bulunan bir unvana atanma istemiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Samsun Bölge İdare Mahkemesi 1. İdari Dava Dairesinin 27/10/2020 tarih ve E:2020/232, K:2020/456 sayılı kararının özeti:
Ordu İdare Mahkemesinin 06/02/2020 tarih ve E:2019/1736, K:2020/188 sayılı kararının usul ve hukuka uygun olduğu, kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun reddine kesin olarak karar verilmiştir.
B-KONYA BÖLGE İDARE MAHKEMESİ 1. İDARİ DAVA DAİRESİNİN E:2020/1252 SAYILI DOSYASINA KONU YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istemin özeti: Aksaray İl Emniyet Müdürlüğü Polis Merkezi Amirliğinde … olarak görev yapan davacının, 2828 sayılı Kanun’un Geçici 16. maddesi uyarınca sıhhi tesisat teknisyeni, iklimlendirme ve soğutma teknikeri veya bilgisayar işletmeni unvanlı kadroya atanma istemiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin Emniyet Genel Müdürlüğünün … tarih ve …sayılı işleminin iptali istenilmiştir.
Aksaray İdare Mahkemesinin 10/12/2019 tarih ve E:2019/485, K:2019/1000 sayılı kararının özeti:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 2. maddesi, 2828 sayılı Kanun’un Geçici 16. maddesi ve 12/06/2014 tarih ve 29028 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Sosyal Hizmetler Kanunu Kapsamında Tanınan İstihdam Hakkının Kullanımına İlişkin Yönetmelik’in Geçici 2. maddesinde yer alan kurallar aktarılarak,
Dosyanın incelenmesinden; davacının Çukurova Üniversitesi Adana Meslek Yüksekokulu İklimlendirme ve Soğutma Ön Lisans programından 05/05/2005 tarihinde, Anadolu Üniversitesi İktisat Fakültesi Uluslararası İlişkiler Bölümünden ise 06/06/2016 tarihinde mezun olduğu, Milli Eğitim Bakanlığından 21/06/2018 tarihli Bilgisayar İşletmenliği (Operatörlüğü) ve 28/05/2019 tarihli Nesne Tabanlı Programlamacı kurs bitirme belgelerini aldığı, 2828 sayılı Kanun’un Geçici 16. maddesi kapsamında ihtiyaç duyulan kadroların duyurulması üzerine “sıhhi tesisat teknikeri” unvanına başvurduğu, mezun olduğu İklimlendirme ve Soğutma Ön Lisans programının talep edilen unvana uygun olmadığından bahisle başvurusunun olumsuz sonuçlandırıldığı ve 12/03/2019 tarihli Bakanlık oluru ile söz konusu kadrolara atamaların yapıldığı, akabinde sıhhi tesisat teknisyeni, iklimlendirme ve soğutma teknikeri veya bilgisayar işletmeni unvanlarına atanma istemiyle 10/05/2019 tarihinde davalı idareye başvurduğu, bu başvurunun ihtiyaç duyulan kadrolara başvurular alınarak atamaların yapıldığı, yeni bir çalışma yapılması halinde duyuru yapılacağı gerekçesiyle reddedilmesi üzerine bakılan davanın açıldığının anlaşıldığı,
Yukarıda belirtilen düzenlemelerle, 2828 sayılı Kanun’un Ek 1. maddesi kapsamında ataması yapılan kişilere öğrenim durumları itibarıyla ihraz ettikleri unvanlara atanma imkanı getirildiği, anılan Kanun’un Geçici 16. maddesi ve ilgili Yönetmelik bir bütün olarak değerlendirildiğinde, idarenin ilgilileri ihraz ettikleri unvanlara atama konusunda bağlı yetki içinde olmadığı, bir başka deyişle bu kapsamdaki her personelin öğrenim durumu itibarıyla ihraz ettiği kadroya atanması gibi bir mecburiyet bulunmadığı, bu surette yapılacak atamalarda idarece kadro durumu ve hizmet ihtiyacının göz önünde bulundurulacağı, ihraz edilen kadronun kurumda bulunmaması, boş kadro olmaması veya boş kadro olmakla birlikte kurum ihtiyacı olmaması hallerinde atama yapılmayacağının açık olduğu,
Bu durumda, davalı idarece ihtiyaç duyulan kadrolar duyrularak bu kapsamdaki personelin atamalarının yapıldığı, mevcut durumda davacının atanmak istediği unvanlarda hizmet ihtiyacı bulunmadığı anlaşıldığından ve yargı kararıyla idarenin hizmet ihtiyacı bulunmayan kadroya atama yapmaya zorlanamayacağından, davacının sıhhi tesisat teknisyeni, iklimlendirme ve soğutma teknikeri veya bilgisayar işletmeni unvanlı kadroya atanma istemiyle yatığı başvurunun reddine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Konya Bölge İdare Mahkemesi 1. İdari Dava Dairesinin 06/10/2020 tarih ve E:2020/1252, K:2020/1319 sayılı kararının özeti:
2828 sayılı Kanun’un Geçici 16. maddesinin 1. fıkrasında yer alan kural aktarılarak,
İdarelerce işlem tesis edilirken söz konusu işlemlerin kanuni dayanakları yönünden ve kanun ile idarelere verilen hareket edebilme kabiliyeti çerçevesi içerisinde kalabilmeleri açısından, kanunun öngördüğüne uygun şekilde davranmalarının “kanuni idare” ilkesinin bir sonucu olduğu, bu sebeple, idarelerin kanuni dayanağı bulunmayan bir yetkiyi ya da mevzuat hükümleri ile tanınan yetkinin dışına taşacak şekilde bir yetkiyi kullanmalarının hukuken olanaklı olmadığı, belirtilen hususların, idarelerin tesis ettiği işlemlerin yargısal denetimi yapılırken kanuna uygun hareket edip etmediklerinin, ilgili kanun maddesinde yer alan usul ve esaslara uyup uymadıklarının belirlenmesi açısından da önem arz ettiği,
Bu kapsamda, bazı konularda hukuk düzeninin idareye bazı şartların veya durumların gerçekleşmesi halinde belirli doğrultuda işlem tesis etme ödevi yüklediği, bu gibi hallarde, idarenin işlem tesis etme yetkisi emredici olarak kanun ile bağlı kılındığı, bu tür durumlarda, idareye, bu yetkinin dışına çıkacak şekilde işlem tesis etmeme ya da kanun ile öngörülenin dışında başka bir işlem tesis etme gibi bir tercihte bulunma imkanı sağlanmadığı,
Bu çerçevede dava konusu olay irdelendiğinde, 2828 sayılı Kanun’un Geçici 16. maddesininin 1. fıkrasında, bu Kanun’un Ek 1. maddesi kapsamında ataması yapılanların, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih ve öğrenim durumları itibarıyla ihraz ettikleri unvanlara atanmaları hususunda, kadro ve ihtiyaç durumunun temel kriter olarak belirlendiği, bu kriterlerin sağlanması koşulu ile ilgili idarelere atama yapmaları konusunda bağlı yetki verildiği, nitekim Kanun metninde “atanabilirler” şeklinde bir ifadeye yer verilmeyip, “atanırlar” ifadesine yer verildiği,
Buna göre, 2828 sayılı Kanun’un Ek 1. maddesi kapsamında istihdam edilen kamu görevlilerinin öğrenim durumlarının atanmak istedikleri kadroyla uyumlu olması, uygun kadronun mevcut olması ve idarenin ihtiyacının bulunması koşullarının bir arada gerçekleşmesi durumunda, idarenin atama konusunda takdir yetkisinin bulunmadığı, bağlı yetkiyle bağlı olduğunun anlaşıldığı,
Uyuşmazlıkta, davacının atanmak istediği bilgisayar işletmeni unvanı için 2631 kadronun boş olduğu görülmekle, işlem gerekçesini oluşturan bilgisayar işletmeni kadrosuna personel ihtiyacı bulunmadığı hususunun hukuken kabul edilebilir bilgi, belge ve gerekçelerle ortaya konulamadığı anlaşıldığından, davacının diğer atama şartlarını taşıyıp taşımadığı yönünde değerlendirme yapılarak, tüm şartları taşıyorsa atamasının yapılması gerekirken, hizmetine ihtiyaç bulunmadığından bahisle atamasının yapılmamasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle,
Davacının istinaf başvurusunun kabulüne, Aksaray İdare Mahkemesinin 10/12/2019 tarih ve E:2019/485, K:2019/1000 sayılı kararının kaldırılmasına ve dava konusu işlemin iptaline kesin olarak karar verilmiştir.
C-AYKIRILIĞIN GİDERİLMESİ İSTEMİNE KONU DİĞER KARARLAR :
Konya Bölge İdare Mahkemesi 1. İdari Dava Dairesinin 01/10/2020 tarih ve E:2020/115, K:2020/1241 sayılı, 06/10/2020 tarih ve E:2020/1485, K:2020/1315 sayılı, 06/10/2020 tarih ve E:2020/1696, K:2020/1317 sayılı kararları ile Adana Bölge İdare Mahkemesi 1. İdari Dava Dairesinin 22/10/2020 tarih ve E:2020/278, K:2020/251 sayılı kararı da, Konya Bölge İdare Mahkemesi 1. İdari Dava Dairesinin 06/10/2020 tarih ve E:2020/1252, K:2020/1319 sayılı kararı ile aynı doğrultudadır.
III-İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY:
2828 sayılı Sosyal Hizmetler Kanunu’nun Ek 1. maddesi kapsamında, Emniyet Genel Müdürlüğüne ait “teknisyen yardımcısı” unvanlı kadrolara ataması yapılan ve fiilen görevde bulunanlar tarafından, öğrenim durumları itibarıyla ihraz edildiği belirtilen unvanlara anılan Kanun’un Geçici 16. maddesi uyarınca atanma istemiyle yapılan başvuruların, söz konusu unvanlarda personel ihtiyacının bulunmadığı gerekçesiyle reddedilmesi neticesinde açılan davalarda verilen farklı nitelikteki kararların kesinleşmesi üzerine incelenen aykırılığın oluştuğu görülmüştür.
İLGİLİ MEVZUAT:
1- 2828 sayılı Sosyal Hizmetler Kanunu:
Ek Madde 1 – (Ek: 25/2/1988-3413/1 md.; Değişik: 6/2/2014-6518/20 md.)
Bu Kanun veya 5395 sayılı Kanun uyarınca haklarında korunma veya bakım tedbir kararı alınmış olup fasılalı olarak geçen yararlanma süreleri dâhil iki yıldan az olmamak üzere, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığının sosyal hizmet modellerinden yararlanan çocuklardan reşit olduğu tarih itibarıyla bu hizmetlerden yararlanmaya devam edenlerin işe yerleştirilmeleri aşağıdaki usul ve esaslar çerçevesinde yapılır:
a) Kamu kurum ve kuruluşları tarafından hangi statüde olursa olsun serbest kadro ve pozisyonları toplamının binde biri, bu madde kapsamında istihdam edilecekler için ayrılır ve her yıl belirtilen oranda kişi istihdam edilir. Serbest kadro ve pozisyon toplamının binden az olması hâlinde dahi kamu kurum ve kuruluşlarında en az bir hak sahibi istihdam edilir.
b) (Değişik: 21/3/2018-7103/24 md.) Bu hükümden yararlanmak isteyenler, 18 yaşını doldurdukları ve korunma, bakım tedbir kararı veya bu Kanunun 24 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde belirtilen himaye onayının sona erdiği tarihten itibaren beş yıl içinde Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığına başvururlar. Bu madde hükümleri çerçevesinde Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı tarafından hak sahibi olduğu onaylananlar Devlet Personel Başkanlığına bildirilir. Hak sahiplerinin atamaları il tercihleri de dikkate alınarak Başkanlıkça kura usulü ile yapılır. İşe yerleştirmede öncelik, sırasıyla lisans, ön lisans ve ortaöğretim mezunlarına verilir.
c) (Mülga: 21/3/2018-7103/24 md.)
ç) (Değişik: 21/3/2018-7103/24 md.) Yerleştirme yapılacak kadro sayısı 13/12/1983 tarihli ve 190 sayılı Genel Kadro ve Usulü Hakkında Kanun Hükmünde Kararnameye tabi kurumların serbest memur kadroları ile sözleşmeli personel pozisyonları ve işçi kadro sayısının toplamının binde biridir. Toplam kadro ve pozisyon sayısının belirlenmesinde yerleştirme yapılacak yılın başındaki veriler esas alınır. Devlet Personel Başkanlığınca bu madde kapsamında hak sahiplerinin istihdam edileceği toplam kadro sayıları her kurum için tespit edilerek kurumlara bildirilir. Kurumlar, bildirilen bu kadroları merkez ve taşra teşkilatları itibarıyla dağıtımını yaparak yerleştirme dönemlerinde Devlet Personel Başkanlığına bildirir. Bu madde kapsamına girenlerin yerleştirilmeleri; ortaöğretim ve daha üst öğrenim mezunları için kurumların talepleri doğrultusunda öğrenim durumları itibarıyla ihraz ettikleri unvanın 190 sayılı Kanun Hükmünde Kararname eki cetvellerde yer alması şartıyla ihraz etmiş bulundukları unvanlara, bunların dışında kalan ortaöğretim ve yükseköğretim mezunları için memur unvanlı kadro ve pozisyonlara, diğer öğrenim mezunları için ise yardımcı hizmetler sınıfında yer alan kadro ve pozisyonlara yılda üç defadan az olmamak üzere Devlet Personel Başkanlığınca yapılır veya yaptırılır. Ek 1 inci madde kapsamında yerleştirme yapılacak kurumlarca teşkilat bazında dağıtımın bildirilmemesi hâlinde Devlet Personel Başkanlığınca belirlenecek usul ve esaslar dâhilinde resen yerleştirme yapılır.
d) Kamu kurum ve kuruluşları, bu maddede belirtilen haktan yararlanarak yerleştirilen ancak herhangi bir nedenle işten ayrılan personele ilişkin belirlenecek bilgileri işten ayrılmayı takip eden bir ay içinde, hâlen çalışmakta olanların bilgilerini ise yönetmelikte belirlenecek zamanda Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı ile Devlet Personel Başkanlığına bildirir.
Birinci fıkra ile sağlanan istihdam hakkından sadece bir kez yararlanılabilir. Kamu kurum ve kuruluşlarına ait kadro ve pozisyonlara her ne surette olursa olsun yerleştirilenler bu maddede verilen hakkı kullanmış sayılır.
190 sayılı Kanun Hükmünde Kararname kapsamı dışında kalan kurumlar da bu madde kapsamında istihdamla yükümlü oldukları kadro ve pozisyonları Devlet Personel Başkanlığına bildirmek zorundadır. Ancak, bu kurumlara yapılacak yerleştirmelerde ilgili kurumların talep ettikleri kadro ve statüler esas alınır.
Bu madde kapsamında yapılacak yerleştirmelerde; yerleştirilen kişinin atama onayının alınması ile birlikte diğer kanunlardaki hükümlere bakılmaksızın ve başka bir işleme gerek kalmaksızın teklif yapılan kamu kurum ve kuruluşlarına kadrolar ihdas, tahsis ve vize edilmiş ve ilgili kurumun 190 sayılı Kanun Hükmünde Kararname eki ilgili cetvel ve bölümlerine eklenmiş sayılır. Bu şekilde ihdas edilen kadrolar, herhangi bir şekilde boşalması hâlinde başka bir işleme gerek kalmaksızın iptal edilmiş sayılır.
Yerleştirilen hak sahiplerine ilişkin bilgiler, göreve başlama tarihinden itibaren en geç bir ay içinde Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı ile Devlet Personel Başkanlığına bildirilir.
Birinci fıkra kapsamına giren kişilerin özel sektörde çalıştırılmaları hâlinde, 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 81 inci maddesine göre ödenmesi gereken ve aynı Kanunun 82 nci maddesi uyarınca belirlenen prime esas kazanç alt sınırı üzerinden hesaplanan malullük, yaşlılık ve ölüm sigortası primi, kısa vadeli sigorta kolları primi ve genel sağlık sigortası primi, sigortalı ve işveren hissesi primlerinin tamamı ile 25/8/1999 tarihli ve 4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanununun 49 uncu maddesinin birinci fıkrasına göre ödenmesi gereken işsizlik sigortası primi, sigortalı ve işveren hissesinin tamamı sigortalının işe giriş tarihinden itibaren beş yıl süre ile Hazine tarafından karşılanır. Bu fıkra kapsamında sağlanan prim teşvikinden işverenler yararlanır ve Hazine tarafından işverene sağlanan sigortalı primi hissesi teşviki tutarının sigortalıya ödenmesi işverenden talep edilemez. Bu fıkra uyarınca teşvikten faydalanabilmek için Sosyal Güvenlik Kurumuna verilmesi gereken aylık prim ve hizmet belgelerinin yasal süresi içinde verilmesi ve Hazinece karşılanmayan primlerin yasal süresi içinde ödenmesi şarttır.
İşe yerleştirme yükümlülüğünün takip ve denetimi, yerleştirme yapılacak kadro ve pozisyonların belirlenmesi, yerleştirme ve kuraya ilişkin usul ve esaslar ile diğer hususlar, Maliye Bakanlığı ile Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığının olumlu görüşleri üzerine Devlet Personel Başkanlığı tarafından bu Kanunun yayımını takip eden üç ay içinde yürürlüğe konulacak yönetmelikle düzenlenir.
Geçici Madde 16 – (Ek: 21/3/2018-7103/25 md.)
Bu Kanunun ek 1 inci maddesi kapsamında ataması yapılan ve fiilen görevde bulunanlar kurumların kadroları ve ihtiyaçları göz önünde bulundurularak bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih ve öğrenim durumları itibarıyla ihraz ettikleri unvanlara atanırlar.
Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce hak sahibi olanlardan daha önce istihdam hakkından yararlanmamış olanlar, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren beş yıl içerisinde Bakanlığa başvurmaları halinde ek 1 inci maddede yer alan istihdam hakkından maddede belirtilen diğer şartları taşımaları kaydıyla yararlanabilirler.
2- 12/06/2014 tarih ve 29028 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Sosyal Hizmetler Kanunu Kapsamında Tanınan İstihdam Hakkının Kullanımına İlişkin Yönetmelik:
Görevde olan hak sahiplerinin unvanlarına atanması
GEÇİCİ MADDE 2 – (Ek:RG-20/11/2018-30601)
(1) 2828 sayılı Sosyal Hizmetler Kanununun ek 1 inci maddesi kapsamında ataması yapılan ve fiilen görevde bulunanlar görev yaptıkları kurumların kadro durumları ve ihtiyaçları göz önünde bulundurularak Kanunun geçici 16 ncı maddesinin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla öğrenimle ihraz etmiş oldukları unvanlara atanırlar. Bu maddeye ilişkin bütün iş ve işlemler ilgili kurumlarca yapılır.
(2) Bu maddeye ilişkin başvurular ilgililerce yazılı bir dilekçe ile görev yapılan kuruma yapılır.
(3) Bu kişilerin atanmasında ilgili kurumca mevcut kadro durumu, ilgililerin öğrenim durumu itibarıyla ihraz etmiş oldukları unvanlar ve kurumun hizmet ihtiyaçları dikkate alınarak yapılacak değerlendirme esastır.
(4) Kişilerin gördükleri öğrenim dolayısıyla unvan ihraz edip etmedikleri hususunda tereddüt hasıl olması halinde ortaöğretim düzeyi için Milli Eğitim Bakanlığından, ön lisans ve lisans düzeyi için Yükseköğretim Kurulu Başkanlığından görüş alınır.
(5) Hak sahiplerinin öğrenimle ihraz ettikleri unvanlara ilişkin kadroların görev yaptıkları kurumlarda bulunmaması, öğrenimle ihraz ettikleri unvanlara ilişkin kadroların görev yaptıkları kurumlarda bulunmakla birlikte bu unvanlarda boş kadro bulunmaması veya kurumca kurum ihtiyaçları dikkate alınarak yapılan değerlendirme neticesinde ilgili unvanda hizmete ihtiyaç bulunmadığı sonucuna varılması halinde bu kişilerin atamaları yapılmaz.
(6) Kanunun geçici 16 ncı maddesinin yürürlüğe girdiği tarihten önce yerleştirmesi yapılmış olup da güvenlik soruşturmasının tamamlanamaması gibi idareden kaynaklanan sebeplerle göreve başlatılamayan kişiler bu madde hükümlerinden yararlandırılır.
3- 3795 sayılı Bazı Lise, Okul ve Fakülte Mezunlarına Unvan Verilmesi Hakkında Kanun:
Unvanlar
Madde 3 – Gördükleri mesleki teknik öğretim alanlarına göre;
a) (Değişik: 2/12/2016 -6764/50 md.) Mesleki ve teknik öğretim veren ortaöğretim kurumlarından mezun olanlar ile denkliği Millî Eğitim Bakanlığınca kabul edilen diğer mesleki ve teknik öğretim veren ortaöğretim kurumlarından mezun olanlar ve bu okullara denk mülga okullardan mezun olanlara “teknisyen”,
b) Lise üstü iki yıl süreli yüksek teknik öğretim görenlere, “tekniker”,
c) Lise üstü üç yıl süreli yüksek teknik öğretim görenlere, “yüksek tekniker”,
d) Lise üstü dört yıl süreli yüksek teknik öğretim gören erkek teknik öğretmen okulu, erkek teknik yüksek öğretmen okulu, yüksek teknik öğretmen okulu ve teknik eğitim fakültesi mezunları ile kız teknik öğretmen okulu, kız teknik yüksek öğretmen okulunun ve mesleki eğitim fakültesinin teknik eğitim veren bölümlerinden mezun olanlara “teknik öğretmen”,
e) (Değişik: 2/12/2016 -6764/50 md.) Teknik öğretmen unvanını kazananlar için Yükseköğretim Kurulunca belirlenen mühendislik fakültelerince düzenlenecek iki yarıyıl süreli mühendislik eğitimi tamamlama programını en fazla dört yarıyıl içinde bitirenlere dallarında “mühendis”,
Unvanı verilir.
Bu unvanlar, eğitim görülen dalın ismi ile birlikte kullanılır.
4- 2576 sayılı Bölge İdare Mahkemeleri, İdare Mahkemeleri ve Vergi Mahkemelerinin Kuruluşu ve Görevleri Hakkında Kanun:
Bölge idare mahkemesi başkanlar kurulu:
Madde 3/C- (Ek: 18/6/2014-6545/6 md.)
…
4. Bölge idare mahkemesi başkanlar kurulunun görevleri şunlardır:
…
c) Benzer olaylarda, bölge idare mahkemesi dairelerince verilen kesin nitelikteki kararlar arasında veya farklı bölge idare mahkemeleri dairelerince verilen kesin nitelikteki kararlar arasında aykırılık veya uyuşmazlık bulunması hâlinde; resen veya ilgili bölge idare mahkemesi dairelerinin ya da istinaf yoluna başvurma hakkı bulunanların bu aykırılığın veya uyuşmazlığın giderilmesini gerekçeli olarak istemeleri üzerine, istemin uygun görülmesi hâlinde kendi görüşlerini de ekleyerek Danıştaydan bu konuda karar verilmesini istemek.
…
5. (Değişik:17/10/2019-7188/7 md.) Dördüncü fıkranın (c) bendine göre yapılacak istemler, konusuna göre İdari veya Vergi Dava Daireleri Kuruluna iletilir. İlgili dava daireleri kurulunca üç ay içinde karar verilir. Aykırılık veya uyuşmazlığın giderilmesine ilişkin olarak bu fıkra uyarınca verilen kararlar kesindir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
2828 sayılı Kanun’un 7103 sayılı Kanun’un 24. maddesiyle değişik Ek 1. maddesinde, bu madde kapsamına girenlerin yerleştirmelerinin; ortaöğretim ve daha üst öğrenim mezunları için kurumların talepleri doğrultusunda öğrenim durumları itibarıyla ihraz ettikleri unvanın 190 sayılı Kanun Hükmünde Kararname eki cetvellerde yer alması şartıyla ihraz etmiş bulundukları unvanlara yapılacağı öngörülmüştür. Anılan Kanun’un 7103 sayılı Kanun’un 25. maddesiyle eklenen Geçici 16. maddesinde de, daha önceden bu Kanun’un Ek 1. maddesi kapsamında ataması yapılan ve fiilen görevde bulunanlar yönünden düzenleme yapılmıştır. Yapılan düzenlemede, bunların da öğrenim durumları itibarıyla ihraz ettikleri unvanlara atanabilmelerine olanak tanınmıştır.
Bu maddeye göre atama yapılabilmesi için; 2828 sayılı Kanun’un Ek 1. maddesi kapsamında atanma ve fiilen görevde bulunma, öğrenim durumu itibarıyla ihraz edilmiş bir unvanın bulunması, kurumda bu unvanda boş kadronun bulunması ve kurumun bu unvanda personel ihtiyacının bulunması şartlarının birlikte gerçekleşmesi gerekmektedir.
Uyuşmazlıkta; 2828 sayılı Kanun’un Ek 1. maddesi kapsamında, Emniyet Genel Müdürlüğüne ait “teknisyen yardımcısı” unvanlı kadrolara ataması yapılan ve fiilen görevde bulunanlar tarafından, öğrenim durumları itibarıyla ihraz edildiği belirtilen unvanlara anılan Kanun’un Geçici 16. maddesi uyarınca atanma istemiyle yapılan başvuruların, söz konusu unvanlarda personel ihtiyacının bulunmadığı gerekçesiyle reddedilmesi neticesinde açılan davalarda verilen farklı nitelikteki kararların kesinleşmesi üzerine incelenen aykırılığın oluştuğu görülmüştür.
Başvuruya konu olan kararlar arasındaki aykırılığı, 2828 sayılı Kanun’un Geçici 16. maddesi uyarınca yapılacak atamalarda davalı Emniyet Genel Müdürlüğünün bilgisayar işletmeni unvanı yönünden “personel ihtiyacının bulunması” şartının gerçekleşip gerçekleşmediği hususu oluşturmaktadır.
Aykırılığa konu kararlarda davacıların atanmak istediği unvanın öncelikle ihraz edilebilecek bir unvan olup olmadığına bakılarak bir değerlendirme yapılması gerekmekte iken, davalı idarenin, davacıların başvurularını atanmak istenilen unvanda ihtiyaç bulunmadığından bahisle reddi sebebiyle, uyuşmazlıklar ihtiyaç bulunup bulunmadığı noktasında incelenerek bir karar verilmiş ve aykırılık da kararlarda yer alan “ihtiyaç” hususundaki değerlendirme farklılığından doğmuştur.
Davalı idare tarafından; görev unvanlarına ilişkin olarak merkez ve taşra birimlerinden temin edilen ihtiyaç bildirimlerinin boş kadro ve ihtiyaçlar çerçevesinde tetkik edilmesi sonucunda 6 sosyal çalışmacı, 9 programcı, 3 hemşire, 60 tekniker ve 199 teknisyen olmak üzere 277 kadro için atama planlanarak tüm teşkilata duyurulduğu, bu kapsamda alınan tercihler doğrultusunda durumları uygun olan 181 personelin atamasının 12/03/2019 tarihinde yapıldığı, genel idare hizmetleri sınıfında mevcut boş kadroların emniyet hizmetleri sınıfında görev yapmakta iken, sağlık sorunları nedeniyle Emniyet Teşkilatı Sağlık Şartları Yönetmeliği uyarınca genel idare hizmetleri sınıfına atanmaları gereken personeller için kullanıldığı, bu şekilde genel idare hizmetleri sınıfına atanacak personel sayısı belirsiz olduğundan, kadroların belirli bir seviyede boş tutulmasının zorunluluk arz ettiği, veri hazırlama ve kontrol işletmeni ile bilgisayar işletmeni unvanlarının söz konusu sınıflardaki personel ihtiyacı nedeniyle değil, anılan zorunluluk sebebiyle muhafaza edildiği belirtilmektedir.
Bu durumda, 2828 sayılı Kanun’un Geçici 16. maddesi uyarınca yapılacak atamalar yönünden davalı Emniyet Genel Müdürlüğünün elinde bilgisayar işletmeni unvanında boş kadro bulunmakla birlikte bu kadroların başka bir amaca hizmet etmek üzere ayrıldığı ve idarenin esasında bu unvanda personel ihtiyacının bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Diğer taraftan; yukarıda da belirtildiği üzere, 2828 sayılı Kanun’un Geçici 16. maddesi uyarınca yapılacak atamalar için öncelikli şart öğrenim durumu itibarıyla ihraz edilmiş bir unvanın bulunması olduğundan, esasında ancak böyle bir unvanın varlığı halinde, kurumda bu unvanda boş kadronun bulunması ve kurumun bu unvanda personel ihtiyacının bulunması şartlarının gerçekleşmesi aranacaktır. Öğrenimle ihraz edilen unvan, hak sahiplerinin gördükleri mesleki veya teknik öğretim sebebiyle gerek mevzuat gereği gerekse mevzuatla yetkilendirilmiş kurumlarca kullanabilecekleri belirtilen unvanları ifade etmektedir. Öğrenimle ihraz edilen unvana teknisyen, tekniker, mühendis, mimar, sosyolog, ebe, hemşire vb. unvanlar örnek gösterilebilir. Nitekim, 3795 sayılı Kanun’un 3. maddesinde, kişilere gördükleri mesleki teknik öğrenim alanlarına göre; teknisyen, tekniker, yüksek tekniker, teknik öğretmen ve mühendis unvanlarının verileceği öngörülmüştür.
Bununla birlikte; ülkemizde ortaöğretim, ön lisans ve lisans düzeylerinde yer alan programlar incelendiğinde, bilgisayar işletmeni unvanı veren bir öğretim programı bulunmadığından, bilgisayar işletmenliği ihraz edilebilecek bir unvan da değildir.
Bu itibarla, 2828 sayılı Kanun’un Ek 1. maddesi kapsamında, Emniyet Genel Müdürlüğüne ait “teknisyen yardımcısı” unvanlı kadrolara ataması yapılan ve fiilen görevde bulunanların, bilgisayar işletmeni unvanına anılan Kanun’un Geçici 16. maddesi uyarınca atanmalarına hukuken olanak bulunmamaktadır.
IV-SONUÇ :
Açıklanan nedenlerle, aykırılığın yukarıda belirtilen gerekçe ile davanın reddi doğrultusunda giderilmesine, kesin olarak, 08/03/2021 tarihinde oybirliği ile karar verildi.