DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2021/76 E. , 2021/1259 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2021/76
Karar No : 2021/1259
TEMYİZ EDENLER : 1- (DAVACI): …
2- (DAVALI): … Bakanlığı
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : Danıştay Onuncu Dairesinin 22/09/2020 tarih ve E:2020/32, K:2020/3147 sayılı kararının derdestlik nedeniyle davanın incelenmeksizin reddine yönelik kısmının davacı, davalı idare lehine vekalet ücretine hükmedilmemesine ilişkin kısmının ise davalı idare tarafından temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı tarafından, 24/11/2019 tarihinde gerçekleştirilen arabuluculuk sınavında başarısız sayılmasına ilişkin işlem ile söz konusu işlemin dayanağı olduğu belirtilen 02/06/2018 tarih ve 30439 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği’nin 39. maddesinin 1. fıkrasında yer alan “Sınav Bakanlık tarafından belirlenen arabulucu ihtiyaç sayısına göre yapılır.” hükmünün ve anılan Yönetmeliğin 45. maddesinde yer alan “en yüksek puan alan adaydan başlamak üzere sınav ilanında belirtilen arabulucu ihtiyaç sayısı kadar aday” ibaresi ile “Başarılı sayılan en düşük puanlı adayla aynı puanı alan adaylar da başarılı sayılır.” cümlesinin iptali istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Onuncu Dairesinin 22/09/2020 tarih ve E:2020/32, K:2020/3147 sayılı kararıyla;
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nda, “derdestlik” müessesesinin düzenlenmediği; Kanun’un 31. maddesinde, 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu ve bu Kanunu yürürlükten kaldıran 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun derdestlik ile ilgili maddelerine atıfta bulunulmadığı; bununla birlikte, tarafları ve konusu aynı olan bir davanın daha önce aynı veya başka bir mahkemede açıldığının ve görülmekte olduğunun saptanması halinde, usul hukukunun temel kavramlarından olan derdestlik müessesesinin temelinde yatan, ilk davanın aynısı olan ikinci davanın açılmasında davacının hukuki yararı bulunmadığı olgusundan hareketle, ikinci davanın derdestlik nedeniyle incelenmeksizin reddine karar verilmesi gerektiği,
Dosyanın incelenmesinden, davacı tarafından, 24/11/2019 tarihinde gerçekleştirilen arabuluculuk sınavında başarısız sayılmasına ilişkin işlem ve söz konusu işlemin dayanağı olan 02/06/2018 tarih ve 30439 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliğinin 39. maddesinin 1. fıkrasında yer alan “Sınav Bakanlık tarafından belirlenen arabulucu ihtiyaç sayısına göre yapılır.” hükmü ile anılan Yönetmeliğin 45. maddesinde yer alan “en yüksek puan alan adaydan başlamak üzere sınav ilanında belirtilen arabulucu ihtiyaç sayısı kadar aday” ibaresinin ve “Başarılı sayılan en düşük puanlı adayla aynı puanı alan adaylar da başarılı sayılır.” hükmünün iptali istemiyle 22/12/2019 tarihinde açılan ve Danıştay Onuncu Dairesinin E:2020/1654 sayılı dosyasında görülmeye devam edilen davanın derdest olduğunun anlaşıldığı; aynı istemle yine 30/12/2020 tarihinde Dairelerinde açılan dosyaya ilişkin davanın, tarafları ve konusu aynı ikinci bir dava niteliğinde olduğu sonucuna varıldığı, bu nedenle davanın derdestlik nedeniyle esasının incelenmesine hukuken olanak bulunmadığı gerekçesiyle, davanın incelenmeksizin reddine karar verilmiş, davalı idare lehine vekalet ücretine hükmedilmemiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI :
Davacı tarafından, temyizen bakılan davanın 22/12/2019 tarihinde … İdare Mahkemesi nezdinde açıldığı; anılan mahkemenin hatalı tevzi nedeniyle dosyayı kapatarak Danıştay Başkanlığına gönderdiği; bu dosyanın Danıştay Onuncu Dairesinin 2020/32 esasına kaydedildiği; sonrasında 30/12/2019 tarihinde sehven Danıştay Onuncu Dairesi nezdinde konusu ve tarafları aynı olan 2020/1654 esas sayılı davanın açıldığı; hukuken tarafları ve konusu aynı olan davanın derdestlik nedeniyle görülmeyeceğinin açık olduğu; ancak, Daire tarafından derdestlik nedeniyle incelenmeksizin reddedilen ve temyize konu edilen huzurdaki davanın açılan ilk dava olduğu; bu nedenle Daire kararının davanın derdestlik nedeniyle incelenmeksizin reddine ilişkin kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
Davalı idare tarafından, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 31. maddesinin atıfta bulunduğu 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 323. maddesinde vekille takip edilen davalarda kanun gereğince takdir olunacak vekalet ücretinin yargılama giderleri arasında sayıldığı; 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 164. maddesinde, avukatlık ücretinin avukatın hukuki yardımının karşılığı olan meblağı ifade ettiğinin hükme bağlandığı; aynı Kanun’un 168. maddesinin son fıkrasında, avukatlık ücretinin takdirinde, hukuki yardımın tamamlandığı veya dava sonunda hüküm verildiği tarihte yürürlükte bulunan tarifenin esas alınacağı hususunun kural altına alındığı; ilgili Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 15. maddesinin 2. fıkrası uyarınca, görevli mercie gönderme ve dilekçe ret kararları dışındaki tüm hallerde vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği belirtilerek, Daire kararında idareleri lehine vekalet ücretine hükmedilmemesinin hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI :
Davacı tarafından, temyizen incelenen Daire kararında davalı idare lehine vekalet ücretine hükmedilmemesinde hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek, istemin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Davalı idare tarafından, savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’NIN DÜŞÜNCESİ: Davalı idarenin temyiz isteminin kabulü ile Daire kararının davalı idare lehine vekalet ücretine hükmedilmemesine ilişkin kısmının bozulması, davacının temyiz isteminin ise reddi ile Daire kararının derdestlik nedeniyle davanın incelenmeksizin reddine ilişkin kısmının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
İLGİLİ MEVZUAT :
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 31. maddesi ile göndermede bulunulan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu, 04/02/2011 tarih ve 27836 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan ve 01/10/2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 450. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış; anılan Kanun’un 447. maddesinin 2. fıkrasında ise, mevzuatta, yürürlükten kaldırılan 18/06/1927 tarih ve 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’na yapılan göndermelerin, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun bu hükümlerin karşılığını oluşturan maddelerine yapılmış sayılacağı düzenlenmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun “Yargılama giderlerinin kapsamı” başlıklı 323. maddesinde; “vekille takip edilen davalarda kanun gereğince takdir olunacak vekalet ücreti”, yargılama giderleri arasında sayılmış; “Vekalet ücretinin taraf lehine hükmedilmesi” başlıklı 330. maddesinde de; vekil ile takip edilen davalarda mahkemece, kanuna göre takdir olunacak vekalet ücretinin, taraf lehine hükmedileceği belirtilmiştir.
02/11/2011 tarih ve 28103 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan, 659 sayılı Genel Bütçe Kapsamındaki Kamu İdareleri ve Özel Bütçeli İdarelerde Hukuk Hizmetlerinin Yürütülmesine İlişkin Kanun Hükmünde Kararname’nin “Davalardaki temsilin niteliği ve vekalet ücretine hükmedilmesi ve dağıtımı” başlıklı 14. maddesinin 1. fıkrasında, “Tahkim usulüne tabi olanlar dahil adli ve idari davalar ile icra dairelerinde idarelerin vekili sıfatıyla hukuk birimi amirleri, muhakemat müdürleri, hukuk müşavirleri ve avukatlar tarafından yapılan takip ve duruşmalar için, bu davaların idareler lehine neticelenmesi halinde, bunlar tarafından temsil ve takip edilen dava ve işlerde ilgili mevzuata göre hükmedilmesi gereken tutar üzerinden idareler lehine vekalet ücreti takdir edilir.” hükmü yer almaktadır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Davacının, Daire kararının derdestlik nedeniyle davanın incelenmeksizin reddine ilişkin kısmına yönelik temyiz istemi yönünden;
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan;
“a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması” sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Dayandığı hukuksal nedenler ve gerekçesi yukarıda açıklanan Danıştay Onuncu Dairesi kararının derdestlik nedeniyle davanın incelenmeksizin reddine ilişkin kısmı, aynı gerekçe ile Kurulumuzca da uygun bulunmuş olup, davacının temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, kararın anılan kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Öte yandan davacı tarafından, temyizen incelenen davanın daha önce açıldığı, bu nedenle huzurdaki davada derdestlik nedeniyle incelenmeksizin ret kararı verilmesinde hukuki isabet bulunmadığı ifade edilmekte ise de; UYAP kayıtlarının incelenmesinden, temyizen bakılan davanın 30/12/2019 tarihinde, Danıştay Onuncu Dairesinin 2020/1654 sayılı esasına kayıtlı bulunan davanın ise 22/12/2019 tarihinde açıldığı anlaşıldığından, davacının bu iddiasına itibar edilmemiştir.
Davalı idarenin, Daire kararında idareleri lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi yönünden temyiz istemine gelince;
Dosyanın incelenmesinden; davalı idarenin yargılama sürecinde avukat aracılığıyla temsil edildiği ve yasal süresi içinde idare adına savunma verildiği; Danıştay Onuncu Dairesi tarafından yapılan inceleme sonucunda davanın derdestlik nedeniyle incelenmeksizin reddine karar verildiği, dolayısıyla, davalı idarenin 659 sayılı Genel Bütçe Kapsamındaki Kamu İdareleri ve Özel Bütçeli İdarelerde Hukuk Hizmetlerinin Yürütülmesine İlişkin Kanun Hükmünde Kararname hükümleri uyarınca vekalet ücretine hak kazandığı, buna rağmen kararda idare lehine vekalet ücretine hükmedilmediği görülmektedir.
Bu durumda, Daire kararının davalı idare lehine vekalet ücretine hükmedilmemesine ilişkin kısmında hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Davacının temyiz isteminin reddine, davalı idarenin temyiz isteminin kabulüne,
2.Danıştay Onuncu Dairesinin temyize konu 22/09/2020 tarih ve E:2020/32, K:2020/3147 sayılı kararının davalı idare lehine vekalet ücretine hükmedilmemesine ilişkin kısmının BOZULMASINA, derdestlik nedeniyle davanın incelenmeksizin reddine ilişkin kısmının ONANMASINA,
3.Bozulan kısım yönünden yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Daireye gönderilmesine,
4.Kesin olarak, 21/06/2021 tarihinde oybirliği ile karar verildi.