Danıştay Kararı İdari Dava Daireleri Kurulu 2021/813 E. 2021/2895 K. 08.12.2021 T.

DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU         2021/813 E.  ,  2021/2895 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2021/813
Karar No : 2021/2895

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Bakanlığı
VEKİLİ : …

İSTEMİN KONUSU : Danıştay Altıncı Dairesinin 11/11/2020 tarih ve E:2019/1877, K:2020/10719 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca 10/10/2018 tarihinde onaylanan İzmir-Manisa Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı değişikliğinin İzmir İli, Urla İlçesi, … Mahallesi, … ada, … parsel sayılı taşınmaza ilişkin kısmının iptali istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Altıncı Dairesinin 11/11/2020 tarih ve E:2019/1877, K:2020/10719 sayılı kararıyla;
Dava konusu taşınmazın Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca 10/10/2018 tarihinde onaylanan 1/100.000 ölçekli İzmir-Manisa Planlama Bölgesi Çevre Düzeni Planında tarım arazisi sınırlarında kaldığı,
Genel ilke olarak, plan kararları ile fiziksel çevreyi sağlıklı bir yapıya kavuşturma, yatırımların yer seçimlerini ve gelişme eğilimlerini yönlendirme ve toprağın korunma, kullanma dengesini en rasyonel biçimde belirlemenin amaçlandığı,
Bir bölgede önceki plan kararları ile belli bir amaca yönelik tanımlama yapılmış olmasının, o bölgenin tamamının amacı, kapsamı, niteliği ve esasları ilgili mevzuatta belirlenmiş olan çevre düzeni planında aynı amaca tahsis edileceği sonucunu doğurmayacağı,
Dava konusu planın ölçeği (1/100.000) göz önünde bulundurulduğunda, parsel bazında kararlar üretilmesinin mümkün olamadığı, genel arazi kullanım kararlarının değerlendirildiği, planın bölge ve havza bazında ve mevzuata uygun olarak tesis edildiği, planlama bölgesinde koruma kullanma dengesinin, gözetilmesi gereken alanlardaki yapılaşmalarda keyfiliğin önlenmesi ve azami ölçüde korumanın sağlanması için alt ölçekli plan kararlarına esas olacak yapılaşma şartlarını ortaya koyan genel arazi kullanım kararlarının üretildiği görüldüğünden dava konusu taşınmazın tarım arazisi olarak gösterilmesinde, şehircilik ilkeleri, planlama esasları ve kamu yararına aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, mülkiyet hakkının hukuka aykırı bir şekilde sınırlandırıldığı, eksik inceleme ile genel geçer nitelikte bir karar verildiği, dava konusu edilen hususların değerlendirilmediği, dava konusu taşınmazın konumu itibarıyla gelişmeye açık olduğu, kentsel gelişme alanlarında daraltma yapılmasına yönelik çevre düzeni planı değişikliğinin bilimsel bir gerekçesinin bulunmadığı, çevre düzeni planının Urla İlçesi için öngördüğü nüfus projeksiyonun İzmir Depreminden sonra geçerliliğinin kalmadığı, ayrıca planda nüfusun 2025 yılına kadar artacağı öngörüsüyle, kentsel gelişme alanlarının daraltılması hususunun çelişkili olduğu, Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliği’ne de aykırı olan dava konusu işlemin iptali gerekirken aksi yönde verilen Daire kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, Danıştay Altıncı Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan;
“a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması” sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin REDDİNE;
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Altıncı Dairesinin temyize konu 11/11/2020 tarih ve E:2019/1877, K:2020/10719 sayılı kararının ONANMASINA,
3. Kesin olarak, 08/12/2021 tarihinde oybirliği ile karar verildi.