DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2021/870 E. , 2021/3427 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2021/870
Karar No : 2021/3427
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ :Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Kurulu
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : Danıştay Beşinci Dairesinin 25/11/2020 tarih ve E:2017/4829, K:2020/5395 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname’nin 3/1. maddesi uyarınca FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu gerekçesiyle davacının meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun … tarih ve … sayılı kararının iptaline karar verilmesi istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Beşinci Dairesinin 25/11/2020 tarih ve E:2017/4829, K:2020/5395 sayılı kararıyla;
Davalı idarenin usule ilişkin iddiaları yerinde görülmemiş,
“Maddi Olay ve Hukuki Süreç” ile “İlgili Mevzuat”a yer verilmiş; “Yargılamada İzlenen Usul ve Süreç”, “FETÖ’ye İlişkin Tespit ve Değerlendirmeler”, “Demokratik Anayasal Düzene Sadakat Yükümlülüğü”, “Dava Konusu Edilen Kararın Hukuki Niteliği” başlıkları altında genel; “Kişiselleştirme ve Delillerin Değerlendirilmesi” başlığı altında hem genel hem de davacıya özel değerlendirmelerde bulunularak,
Davacı Yönünden Yapılan Değerlendirmede;
Davacının, ceza yargılaması sonucunda … Ağır Ceza Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile silahlı terör örgütüne üyelik suçundan 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, anılan karara karşı yapılan istinaf başvurusunun ise … Bölge Adliye Mahkemesi … Dairesinin … esasına kaydedildiği ve Daireleri kararının verildiği tarih itibarıyla UYAP ortamında yapılan inceleme sonucu anılan mahkumiyet kararının kesinleşmediğinin görüldüğü,
Davacı hakkındaki tanık beyanları yönünden, davacının örgütün içinde yer aldığına, örgütün sohbet olarak adlandırdığı toplantılarına katıldığına ve diğer hususlara yönelik ifadelerin değerlendirilmesi sonucunda, davacının FETÖ ile süregelen bir ilişki içerisinde olduğu sonucuna varıldığı,
Ayrıca, ÖSYM Başkanlığı Hukuk Müşavirliğinin düzenlemiş olduğu olağandışılık analiz raporuna göre 23/10/2011 tarihinde yapılan Avukatlar için Adli Yargı Hâkim ve Savcı Adaylığı Yazılı Yarışma Sınavına giren ve olağandışılık analizinde kullanılan kriterlerden bir veya ikisini sağladığı tespit edilen davacının da aralarında bulunduğu 66 adayın cevaplarının sınava giren diğer tüm adayların cevapları ile karşılaştırılması sonucunda, birçok soruda 66 adayın doğru cevabı işaretleme oranının genel ortalamanın çok üzerinde olduğu, bazı sorularda ise 66 adayın doğru cevabı işaretleme oranının genel ortalamanın oldukça altında kaldığı,
Netice itibarıyla, ÖSYM Başkanlığı Hukuk Müşavirliğinin düzenlemiş olduğu olağandışılık analiz raporu ile ilgili yukarıda aktarılan hususların birlikte değerlendirilmesi sonucunda davacının bu husustaki beyanlarına itibar edilmeyerek, anılan hususun FETÖ ile iltisak ve irtibatına yönelik destekleyici nitelikte bir unsur olduğu,
Öte yandan; davacının “silahlı terör örgütüne üye olmak” suçundan yargılandığı … Ağır Ceza Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı gerekçeli kararında; “… Sanığın [DAVACININ] HTS kayıtları üzerinde yapılan incelemede 2014 HS(Y)K seçimlerinde aday gösterilen [örgütün sözde] bağımsız adayları ile çok sayıda görüşmesinin olduğu…” tespitine yer verildiği,
Bu durumda, FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma suçu kapsamında işlem yapılan çok sayıda kişi ile yaptığı görüşmeleri içerir HTS kayıtlarının davacı hakkında yukarıda yer verilen diğer tespitlerle birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisak ve irtibatına yönelik destekleyici bir unsur olduğu sonucuna varıldığı belirtilerek,
Dava dosyasında bulunan bilgi ve belgeler ile yukarıda yer verilen açıklamalar bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davacının, FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu ve bu nedenle demokratik anayasal düzene sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiği, dava konusu kararla özel hayatına saygı hakkına yapılan müdahalenin durumun gerektirdiği ölçüte bir tedbir niteliğinde olduğu anlaşıldığından dava konusu kararda hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, temyize konu Daire kararında yer verilen gerekçenin tamamının ceza yargılaması yapılan ve mahkumiyet kararı verilen … Ağır Ceza Mahkemesinin E:…, K:… sayılı dava dosyasına dayandırıldığı, bu mahkumiyet kararına karşı istinaf kanun yoluna başvuruda bulunulduğu, yargılama sürecinin halen devam etmekte olduğu, kesinleşmemiş yargı kararına dayanılarak verilen Daire kararının Anayasa ve tüm hukuk kurallarına aykırı olduğu; iptali istenen dava konusu işlemin ceza yargılamasından önce tesis edildiği, bu işlemin tesisi sürecinde hiçbir disiplin soruşturması yapılmadan karar verildiği belirtilerek Daire kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, Danıştay Beşinci Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin esası incelendi, gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan;
“a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması” sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Beşinci Dairesinin temyize konu 25/11/2020 tarih ve E:2017/4829, K:2020/5395 sayılı kararının ONANMASINA,
3. Kesin olarak, 29/12/2021 tarihinde oybirliği ile karar verildi.