DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2021/979 E. , 2021/2829 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2021/979
Karar No : 2021/2829
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Kurulu
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : Danıştay Beşinci Dairesinin 17/09/2020 tarih ve E:2016/56547, K:2020/3712 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı tarafından, 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname’nin 3/1. maddesi uyarınca FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu gerekçesiyle meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun … tarih ve … sayılı kararının iptali ile bu karar nedeniyle yoksun kaldığı sosyal ve mali haklarının iadesine karar verilmesi istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Beşinci Dairesinin 17/09/2020 tarih ve E:2016/56547, K:2020/3712 sayılı kararıyla;
“Maddi Olay ve Hukuki Süreç” ile “İlgili Mevzuat”a yer verilmiş; “Yargılamada İzlenen Usul ve Süreç”, “FETÖ’ye İlişkin Tespit ve Değerlendirmeler”, “Demokratik Anayasal Düzene Sadakat Yükümlülüğü”, “Dava Konusu Edilen Kararın Hukuki Niteliği” başlıkları altında genel; “Kişiselleştirme ve Delillerin Değerlendirilmesi” başlığı altında hem genel hem de davacıya özel değerlendirmelerde bulunularak,
Davacı Yönünden Yapılan Değerlendirmede;
Davacının, ceza yargılaması sonucunda … Ağır Ceza Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile silahlı terör örgütüne üyelik suçundan 6 yıl 10 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, Dairelerinin karar verdiği tarih itibarıyla UYAP ortamında yapılan inceleme sonucu anılan mahkumiyet kararının kesinleşmediğinin anlaşıldığı,
ByLock delili yönünden, davacının yargılandığı … Ağır Mahkemesinin E:… sayılı dosyasında Emniyet Genel Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı tarafından davacı hakkında düzenlenmiş “ByLock Tespit ve Değerlendirme Tutanağı”nın yer aldığının görüldüğü, anılan tutanağın “ID’yi Kullanan Kullanıcılar” başlığı altında ID numarasının “…”, kullanıcı adının isminin son üç harfi ile eşinin doğum yeri olan Yozgat (Boğazlıyan) İlinin plaka kodunun birleşimden oluşan “…” olduğu; ”SGK Kayıtları” başlığı altında davacının İstanbul İlinde hakim/savcı olarak görev yaptığı; “ID’yi Ekleyenlerin verdikleri İsimler” başlığı altında davacıyı, …. isimli kişinin “..”, … isimli kişinin …’, … ID numaralı kişinin ise … olarak kaydetmiş olduğunun görüldüğü; … Ağır Ceza Mahkemesinin E:… sayılı dosyasında, davacının adına kayıtlı … numaralı GSM hattı üzerinden ByLock programını yüklediği ve 07/09/2014 tarihinden itibaren ByLock programına tahsis olunan … ve … nolu IP’lerden toplam 798 kez sinyal aldığının tespit edildiği; davacı hakkında düzenlenen bahse konu tutanakların incelenmesinden, davacının … ID numarasıyla ve bir kullanıcı adıyla bu ağa dâhil olduğunun anlaşıldığı,
Davacı hakkındaki tanık beyanları yönünden, davacının örgütün içinde yer aldığına, örgüt tarafından düzenlenen etkinliklere katıldığına, hâkim adaylığı döneminde örgütün staj evlerinde kaldığına ve diğer hususlara yönelik ifadelerin değerlendirilmesi sonucunda, davacının FETÖ ile süregelen bir ilişki içerisinde olduğu sonucuna varıldığı,
YARSAV üyeliği yönünden, davacının YARSAV üyeliğinin FETÖ ile iltisak ve irtibatına yönelik destekleyici bir unsur olduğunun değerlendirildiği,
Diğer hususlar yönünden, davacının FETÖ/PDY terör örgütünün HSK’da etkin olduğu dönemde yargıda kritik ve stratejik öneme sahip HSK Kurul Müfettişi olarak görevlendirilmesinin diğer tespitlerle birlikte değerlendirildiğinde anılan örgütle iltisak ve irtibatına yönelik destekleyici bir unsur olduğu sonucuna varıldığı belirtilerek,
Dava dosyasında bulunan bilgi ve belgeler ile kararda yer verilen açıklamalar bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davacının, FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu ve bu nedenle demokratik anayasal düzene sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiği anlaşıldığından dava konusu kararda hukuka aykırılık görülmediği,
Dava konusu kararda hukuka aykırılık görülmediğinden davacının bu karar nedeniyle yoksun kaldığı sosyal ve mali haklarının iadesine karar verilmesine yönelik isteminin de reddi gerektiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, temyize konu kararda, “davacının bu delile karşı herhangi bir beyanda bulunmamıştır.” cümlelerine yer verilmişse de, incelendiği belirtilerek atıfların yapıldığı … Ağır Ceza Mahkemesinin … esas sayılı dosyasında yer alan duruşma tutanaklarındaki sözlü beyanlarına, dosyaya sunduğu yazılı savunmalara ve bilirkişi raporuna yer verilmeyip, bunlar değerlendirilmeden karar verildiğinin anlaşıldığı; açtığı iki idari davada taleplerinin aynı kapsamda olduğu tek bir dava açma iradesinin söz konusu olduğu, bu nedenle iki dosyadaki taleplerinin tek bir dosya üzerinden görülmesinin hukuki gereklilik olduğu, dosyaların birleştirilerek görülmesine karar verilmesi gerektiği; iki davanın açılmasında kusurunun bulunmadığı, yasal yolları kaçırmamak amacıyla ve sonrasında gecikmeli cevap üzerine aynı irade ile dava açmasında makul ve hukuken haklı bir nedeninin bulunduğu, baştan beri tek bir dava olarak görülmesine gayret göstermesine rağmen mevcut kararların verilmesi nedeniyle aleyhine her iki davada da yargılama gideri ve vekâlet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğu; dava konusu işlemin dayanağını oluşturan 667 sayılı OHAL KHK’sının 3. maddesi ve bu KHK’yı yasalaştıran 6749 sayılı Kanun’un 3. maddesinin Anayasa’ya aykırı olduğu; uyuşmazlıkta 2802 ve 6087 sayılı kanunlardaki usullerin ve güvencelerin uygulanmamasının hukuka aykırı olduğu, 2802 sayılı Kanun kapsamında başlatılan soruşturmanın sonradan yürürlüğe giren OHAL KHK’sı ile sonlandırılarak hukuka aykırı işlem yapıldığı; savunma hakkının tanınmadığı, savunmanın işlemden sonra yargılama aşamasında alınması ile bu eksikliğin giderildiği düşüncesinin adil yargılanma ilkesine, masumiyet karinesi, ayrımcılık yasağı ilkesine aykırı olduğu, silahların eşitliği ilkesinin söz konusu olmadığı, önce suçlu ilan edilip sonra delillerin üretildiği; tetkik hâkiminin masumiyet karinesine aykırı görüşleri tarafına tebliğ edilmeden karar verildiği için çekişmeli yargılama ilkesine aykırı yargılama yapıldığı; Dairece itiraz ve savunmasının göz ardı edildiği; 667 sayılı KHK’nın 3. maddesinde öngörülen tedbirin ceza hukuku anlamında bir ceza olduğu, bu cezanın yayımlandığı tarihten sonraki olaylara uygulanabileceği; 18/07/2018 tarihinde OHAL’e son verildiği için söz konusu tedbirin hukuka uygun olduğunun gerekçelendirilemeyeceği; anayasal düzene sadakat yükümlülüğü dava konusu kararda yer almadığı için mahkemece bu gerekçeye dayanılamayacağı; ByLock programını kullanmadığı, ByLock delilinin usulüne uygun olarak temin edilmediği, bu delil kullanılarak verilen kararın bozulması gerektiği, somut olayda ByLock’a ilişkin ana delillerin Dairece istenip birer örneğini tebliğ edip, görüşü alınmadan karar verildiğinden çekişmeli yargılama ve silahların eşitliği ilkesinin ihlal edildiği; itirafçı tanık/sanık ifadelerinin hukuki değerinin bulunmadığı, yasa dışı delil niteliğinde olduğu, ifadelerde suç işlediğine dair herhangi bir iddianın bulunmadığı, YARSAV üyeliği açısından yapılan değerlendirmenin idarenin soyut varsayımından ibaret olduğu; idarenin savunması sorgulanmadan kabul edilecekse kurul müfettişi olarak atandığı dönemdeki tüm müfettişlerin ihraç edilmesi gerektiği, bu husustaki suçsuzluğunu ispatlayacak taleplerinin kabul görmediği; olayda, masumiyet karinesinin, adil yargılanma hakkının, ölçülülük ilkesinin, suç ve cezaların şahsiliği ilkesinin, etkili başvuru hakkının, özel hayata ve aile hayatına saygı hakkının, şeref ve itibara saygı hakkının, eğitim hakkının, mülkiyet hakkının, non bis in idem ilkesinin, gerekçeli karar hakkının ihlal edildiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, Danıştay Beşinci Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’ÜN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra davacının Anayasa’ya aykırılık iddiası ciddi görülmeyerek ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 38. maddesinde yer verilen bağlantı müessesesinin, çok sayıdaki dava dosyasının tek dava dosyasında birleştirilmesi anlamına gelmemesi ve anılan Kanun’da birleştirmeye ilişkin herhangi bir hükme yer verilmemesi nedeniyle davacının birleştirme talebi reddedilerek, işin esası incelendi, gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan;
“a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması” sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Beşinci Dairesinin temyize konu 17/09/2020 tarih ve E:2016/56547, K:2020/3712 sayılı kararının ONANMASINA,
3. Adli yardım kararından dolayı ertelenmiş olan temyiz aşamasına ilişkin yargılama giderlerinin, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 339. maddesinin 1. fıkrası uyarınca davacıdan tahsili için Dairesince müzekkere yazılmasına,
4. Kesin olarak, 06/12/2021 tarihinde oybirliği ile karar verildi.