Danıştay Kararı İdari Dava Daireleri Kurulu 2022/1009 E. 2022/2953 K. 19.10.2022 T.

DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU         2022/1009 E.  ,  2022/2953 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2022/1009
Karar No : 2022/2953

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … Üniversitesi Rektörlüğü
VEKİLLERİ : Av. …, Av. …, Av. …

KARŞI TARAF (DAVALI) : … Kurumu
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU :Danıştay Onüçüncü Dairesinin 22/11/2021 tarih ve E:2017/1400, K:2021/3929 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: …Doğal Gaz Dağıtım A.Ş. hakkında Doğal Gaz Piyasasında Yapılacak Denetimler İle Ön Araştırma ve Soruşturmalarda Takip Edilecek Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 15. ve diğer maddeleri uyarınca işlem yapılması talebiyle davalı idareye yapılan …tarih ve …sayılı başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptaline karar verilmesi istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Onüçüncü Dairesinin 22/11/2021 tarih ve E:2017/1400, K:2021/3929 sayılı kararıyla;
Danıştay Onüçüncü Dairesinin 02/10/2009 tarih ve E:2007/11028, K:2009/8876 sayılı davanın reddi yolundaki kararının, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu’nun 11/12/2013 tarih ve E:2010/1112, K:2013/4470 sayılı kararıyla bozulması üzerine, bu bozma kararına uyularak, gereğinin yeniden görüşüldüğü,
Uyuşmazlığın, davacının bilgi ve onayı olmadan yapılan dağıtım hattıyla ilgili olarak kendisinden ayrıca bir ücret alınmadan, münferit bir hatta gerek olmaksızın dağıtım şirketinin sorumluluk alanında bulunan benzer durumdaki abonelerle aynı şartlarda gaz arzının sağlanması için gerekli işlemlerin yapılması, gerekirse bu konuda soruşturma açılmasına ilişkin başvurusunun karşılanıp karşılanmadığından kaynaklandığı,
Dairelerinin 14/10/2020 tarihli ara kararıyla, davalı idareden, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 11/12/2013 tarih ve E:2010/1112, K:2013/4470 sayılı kararının gerekçesi de dikkate alınmak suretiyle davacının söz konusu başvurusunda belirtilen hususlara yönelik ne gibi işlemler yapıldığının açıklanmasının istenildiği,
Ara kararına cevaben sunulan 24/11/2020 tarihli yazı ekinde, doğal gaz piyasası mevzuatı kapsamında doğal gaz dağıtım şebekesinden serbest tüketicinin (üniversite gibi) servis kutusuna veya basınç düşürme ve ölçüm istasyonuna kadar olan boru hattı ve servis kutusu veya basınç düşürme ve ölçüm istasyonu dâhil ilgili teçhizatın bedelinin serbest tüketiciler tarafından karşılanması gerektiğinden davacının talep ettiği şekilde “doğal gaz hattı ile ilgili olarak ayrıca bir ücret alınmadan” davacının dağıtım şebekesine bağlantısının yapılmasının söz konusu olamayacağı; dağıtım şirketi tarafından sunulan bilgi ve belgeler ile 07-09/08/2007 tarihleri arasında yerinde yapılan inceleme sonucunda, üniversitenin ihtiyacı olan doğal gaz miktarı ve basıncı göz önüne alındığında, ancak orta basınçlı dağıtım şebekesinden bağlantı sağlanabileceği ve bağlantı hattının şehir içi doğal gaz dağıtım şebekesinin orta basınç çelik hattının en uygun noktasından çekildiği, söz konusu bağlantının teknik olarak üniversitenin doğal gaz kullanım kapasitesini ve ihtiyaç duyulan basıncı karşılayacak teknik özelliklerde ve kapasitede yapıldığı, üniversiteye çekilen hattın, münferit bağlantı hattı olduğu ve herhangi başka bir tüketiciye bu hat üzerinden bir bağlantı yapılmadığı, keşif raporlarındaki malzeme listesinde belirtilen maliyet kalemlerinin sadece söz konusu bağlantıya ait olduğunun tespit edildiği, dolayısıyla üniversitenin ihtiyacı olan doğal gaz miktarı ve basıncı göz önüne alındığında, üniversiteye doğal gaz arzının sağlanabilmesi için teknik olarak yalnızca orta basınçlı dağıtım şebekesinden branşman alınarak münferit bağlantı hattı yapılmasının zorunlu olduğu ve anılan hattın da orta basınçlı dağıtım şebekesinin en uygun noktasından çekildiğinin anlaşıldığı; 30/01/2007 tarihli yazıyla, Doğal Gaz Piyasası Dağıtım ve Müşteri Hizmetleri Yönetmeliği’nin 36. maddesi gereğince, üniversiteye yapılan bağlantı hattı üzerinden başka bir müşteriye bağlantı yapılması durumunda, yeni gelen müşteri tarafından üniversiteye bağlantı noktası ve kapasite kullanım oranıyla belirlenecek bedelin ödeneceğinin belirtildiği; 20/09/2007 tarihli yazıyla da teknik anlamda imalatı yapılması gereken/yapılan münferit hattın detayları ve hattın bağlantı bedelinin davacı tarafından ödenmesi gerektiğinin vurgulandığı,
Serbest tüketici niteliğindeki davacının diğer serbest tüketiciler gibi doğal gaz dağıtım şebekesine bağlantısının yapılabilmesi için ilgili teçhizat bedelini ödemekle yükümlü olduğu; 07-09/08/2007 tarihleri arasında yerinde yapılan inceleme sonucunda düzenlenen 14/08/2007 tarihli “Seyahat Raporu” başlıklı belgede, davacıya diğer abonelerden farklı bir uygulama yapıldığına ilişkin herhangi bir tespit bulunmadığı gibi, davacı tarafından da benzer durumda olduğu abonelerden ayrı olarak münferit hat üzerinden dağıtım şebekesine bağlantı yapıldığına yönelik iddiasını tevsik edecek başkaca somut bir bilgi ya da belgenin sunulmadığı, anılan belgede münferit hat dışında davacının dağıtım şebekesine bağlanabileceğine dair bir tespite de yer verilmediği, davacının doğal gaz ihtiyacı ve basıncının ancak orta basınçlı dağıtım şebekesinden branşman alınarak münferit hat tesisiyle karşılanabileceğinden dolayı bu hattın inşa edildiği,
Bu itibarla, dağıtım şirketi tarafından hat bedeli tahsil edilerek münferit bir bağlantı hattı üzerinden davacıya doğal gaz arzı sağlanmasının eşit durumda olan kullanıcılar arasında ayrım yapılmaması esasına aykırı olmadığı, aksine söz konusu hattın yapılmasının zorunlu olduğu ve dağıtım şebekesinin en uygun noktasından çekildiği anlaşıldığından, davacının başvurusunun zımnen reddine ilişkin işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, Daire tarafından yapılan ara karara istinaden davalı idare tarafından sunulan 24/11/2020 tarihli yazının taleplerini karşılamadığı; konuya ilişkin herhangi bir ön inceleme yapılmadığı; “Seyahat raporu” ile yetinildiği ve bu raporun taleplerini karşılamadığı hususunun Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun bozma kararında ortaya konulduğu; davalı idarenin ara karara cevap yazısının önceki beyanlarının tekrarı niteliğinde olduğundan Daire kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, Danıştay Onüçüncü Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan;
“a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması”,
sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine;
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Onüçüncü Dairesinin temyize konu 22/11/2021 tarih ve E:2017/1400, K:2021/3929 sayılı kararının ONANMASINA,
3. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 (onbeş) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 19/10/2022 tarihinde oybirliği ile karar verildi.