DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2022/1027 E. , 2022/2244 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2022/1027
Karar No : 2022/2244
TEMYİZ EDENLER : I- (DAVALI) : … Genel Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. …
II- (DAVALI YANINDA MÜDAHİL) : … adına … Sendikası (… -Sen)
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : … Sendikası (… -İş)
VEKİLİ : Av. …
DAVALI YANINDA DİĞER MÜDAHİL: … adına … Sendikası (… -Sen)
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : Danıştay İkinci Dairesinin 16/12/2021 tarih ve E:2016/11245, K:2021/5009 sayılı kararının iptale ilişkin kısmının davalı ve davalı yanında müdahil … adına …-Sen tarafından temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: 20/12/2010 tarih ve 27791 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Eti Maden İşletmeleri Genel Müdürlüğü Personeli Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Yönetmeliği’nin, 15/01/2013 tarih ve 28529 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Yönetmelik’le değişik 5. maddesinin 2. fıkrasının (a) bendinin 1. alt bendindeki “başmühendis”, (c) bendinin 1. alt bendindeki “uzman, teknik uzman” ibarelerinin; bu ibarelere dayanılarak yapılan ve 31/08/2015 tarihinde duyurulan otuzaltı personele ilişkin atamaların iptali istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay İkinci Dairesinin 16/12/2021 tarih ve E:2016/11245, K:2021/5009 sayılı kararıyla;
Anayasa’nın 124.; 3046 sayılı Kanun’un 15/c.; Eti Maden İşletmeleri Genel Müdürlüğü Personeli Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Yönetmeliği’nin (Yönetmelik) 5/2 ve 22/1/(a) maddesinin dava konusu işlem tarihleri itibarıyla yürürlükte olan hâllerine yer verildikten sonra;
Düzenleyici işlemler yönünden;
Yönetmeliğin, 15/01/2013 tarih ve 28529 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Yönetmelik’le değişik dava konusu 5. maddesinin 2. fıkrasının (a) bendinin (1). alt bendindeki “başmühendis”, (c) bendinin (1). alt bendindeki “uzman, teknik uzman” ibarelerinin, 14/10/2017 tarih ve 30210 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Eti Maden İşletmeleri Genel Müdürlüğü Personeli Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik’in 2. maddesi ile değiştirildiği ve yeni düzenlemede birim müdürü ve başuzman kadroları ile başmühendis, uzman ve teknik uzman pozisyonlarına farklı alt bentlerde yer verilmiş olması nedeniyle uygulanma kabiliyeti kalmadığından, söz konusu düzenlemelerin iptali istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığına hükmedilmesi gerektiği,
Başuzman kadrosuna başmühendis pozisyonundan yapılan yirmidört, uzman pozisyonundan yapılan beş ve teknik uzman pozisyonundan yapılan iki atama işlemi yönünden;
Dava konusu düzenleyici işlemle birim müdürü ile başmühendis; başuzman ile uzman ve teknik uzman aynı alt görev grubu içinde tanımlanarak, görevde yükselme sınavı yapılmaksızın başmühendis pozisyonunda görev yapmış olanlara birim müdürü; uzman ve teknik uzman pozisyonunda görev yapmış olanlara başuzman olabilme hakkının tanındığı,
Bu bağlamda, davalı idarenin davaya konu atamalara dair olurlarında atamaların “terfian atama” olarak nitelendirildiği, başuzman kadrosuna yapılan atamaların görevde yükselme niteliğinde olduğunun böylece teyit edildiği,
399 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin, asli ve sürekli görevleri yürütmekle görevli personeli düzenleyen 3/b maddesinde ve bu madde ile atıf yapılan Kararname eki (1) sayılı cetvelde başuzman bulunduğu hâlde, başmühendisin, uzmanın ve teknik uzmanın sayılmamış olması karşısında, başuzmanlığın kadro; başmühendislik, uzmanlık ve teknik uzmanlığın pozisyon olduğu sonucuna ulaşıldığı,
Yönetmeliğin 8. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinin (3) no’lu alt bendi uyarınca birim müdürü kadrosuna atanabilmek için, idari nitelikteki görevlerin yerine getirildiği müdürlükler/birimler için müdür yardımcısı, avukat, uzman, şef; teknik nitelikte görevlerin yerine getirildiği müdürlükler/birimler için müdür yardımcısı, başmühendis ve teknik uzman kadro/pozisyonlarından birinde en az (1) yıl görev yapmış olmak şartının arandığı, bu düzenlemede birim müdürü kadrosuna görevde yükselme suretiyle atanabilecek kadro ve pozisyonlar arasında müdür yardımcısı, başmühendis, uzman ve teknik uzman pozisyonlarının sayılmış olmasına karşın başuzman kadrosunun dahil edilmemiş olmasının başuzman kadrosu ile başmühendis, müdür yardımcısı, uzman ve teknik uzman pozisyonları arasındaki ast-üst ilişkisini ortaya koyduğu,
Kaldı ki, Yönetmeliğin 8. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinin (3) no’lu alt bendinde düzenlenen başuzman kadrosuna görevde yükselme suretiyle atanabilecek pozisyonlardan başmühendis, müdür yardımcısı, uzman ve teknik uzman pozisyonlarının dava konusu yönetmelik değişikliği ile çıkarılmış olduğu, ilgili maddeler arasında uyum sağlanması amacıyla mezkûr değişikliğin yapıldığı sonucuna ulaşıldığı,
Öte yandan; kadrolu bir göreve, Yönetmeliğin 22/1-(a) maddesinin cevaz verdiği gibi sınavsız terfien atama yapılmasının, Genel Yönetmeliğe ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nda tanımlanan kariyer ve liyakat ilkelerine aykırı bulunduğu,
Bu hususlar dikkate alındığında, pozisyondan kadroya, Devlet memurlarının üst görevlere yükselmesinin sınav usulüyle gerçekleşeceğine dair düzenlemeye ve 657 sayılı Kanun’da tanımlanan kariyer ve liyakat ilkelerine aykırılık teşkil edecek, görevde yükselme şeklinde yapılmış olan dava konusu atamaların, Anayasa’nın 124. maddesiyle teminat altına alınmış olan, yönetmeliklerin üst hukuk normlarına aykırı olamayacağına ilişkin temel kurala, hukukun genel ilkelerine ve hizmet gereklerine aykırı olduğu sonucuna ulaşıldığı,
Başuzman kadrosuna müdür yardımcısı kadrosundan yapılan dört atama işlemi yönünden;
Davalı idarece, söz konusu atamaların, ilgili personelin daha evvel başmühendis, teknik uzman ve uzman pozisyonunda görev yapmış olmalarına istinaden yapıldığının belirtildiği dikkate alındığında, yukarıda belirtilen hususlar muvacehesinde, Devlet memurlarının üst görevlere yükselmesinin sınav usulüyle gerçekleşeceğine dair düzenlemeye ve 657 sayılı Kanun’da tanımlanan kariyer ve liyakat ilkelerine aykırılık teşkil edecek, görevde yükselme şekilde yapılmış dava konusu atamaların hukuka aykırı olduğu sonucuna ulaşıldığı,
Teknik şef pozisyonundan başmühendis pozisyonuna yapılan atama işlemi yönünden;
Teknik şef pozisyonundan başmühendis pozisyonuna atanan … isimli personelin, davalı idare taşra teşkilatında, 23/09/2011 ile 03/12/2014 tarihleri arasında başmühendis pozisyonunda görev yaptığı, merkez teşkilata ataması yapıldığı esnada merkez teşkilatta münhal başmühendis pozisyonu olmadığından teknik şef pozisyonuna atandığı, Yönetmeliğin 22/1/(b) maddesinin, teşekkülde daha önce bulunulan görevlere, görevde yükselme sınavına tabi tutulmadan atama yapılabileceği yolundaki hükmü göz önüne alındığında, söz konusu atamada hukuka aykırılık bulunmadığı,
Dava konusu düzenlemelerin iptali istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığına, başuzman kadrosuna müdür yardımcısı kadrosu ile başmühendis, uzman ve teknik uzman pozisyonlarından yapılan otuzbeş personele ilişkin atama işlemlerinin iptaline, teknik şef pozisyonundan başmühendis pozisyonuna atanan .. isimli personelin atama işlemi yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davalı tarafından, Genel Yönetmeliğe ve mevzuata uygun oluşturulan, kamu yararı ve hizmet gereklerine uygun Yönetmelik düzenlemesinde hukuka aykırılık bulunmadığı, 2012 yılındaki yeniden yapılanma nedeniyle Devlet Personel Başkanlığı’nın, başmühendis unvanlı pozisyonun şube müdürü kadrosu ile; başuzman, uzman ve teknik uzman unvanlı pozisyonların da aynı düzeyde görevler olması sebebiyle aynı alt grupta düzenlenmesi gerektiği görüşü doğrultusunda düzenlemenin yapıldığı; dava konusu düzenleme ile Yönetmeliğin 22. maddesi uyarınca yapılan işlemler hukuka uygun olduğundan, Daire kararının iptale ilişkin kısmının bozulması gerektiği,
Davalı yanında müdahil … adına … -Sen tarafından, … ‘ın Ağustos 2015 tarihinden sonra Yönetmelik hükümlerine göre uzmanlıktan başuzmanlığa atandığı; usulüne uygun olarak yürürlükteki Yönetmeliğe göre atamasının yapıldığı, bu unvanın elinden alınarak hukuki güvenlik ilkesinin ve kazanılmış hakkının ihlal edildiği, hukuka uygun şekilde yürürlüğe giren Yönetmeliğe göre yapılan atama işlemlerinde hukuka aykırılık bulunmadığı; atanmış olduğu başuzman kadrosunun lehine verilecek imkânlarına güvenerek haklı beklenti içine girdiği, bu atama işleminin iptal edilip eski unvanına iade edilmesiyle haklı beklentisinin boşa çıkarıldığı, Kurumda 2002 yılından itibaren yaklaşık 180 civarı personelin sınavsız olarak başuzman kadrosuna atandığı, bu personelin hâli hazırda görevlerine devam ettiği, daha önce bu şekilde ataması yapılıp hâlâ görevde bulunan diğer personelin bu beklentisi karşılanıp, kendi beklentisinin karşılanmamasının hakkaniyette ve eşitlik ilkesine aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, davalı idarece, 399 sayılı KHK’nın II sayılı cetveline tabi pozisyonlarda çalışan personelin, I sayılı cetvele tabi asli ve sürekli kadrolara sınavsız olarak atanmalarını, aynı statüde olan diğer kamu iktisadi teşebbüslerinde sınavla yapılan bu nitelikteki atamaların kurumlarında sınavsız yapılmasını, aralarında hiyerarşik ast-üst ilişkisi olan başmühendis ile birim müdürünün aynı alt görev grubu içerisinde tanımlanmasını haklı kılabilecek herhangi bir neden ileri sürülmediği; davalı yanında müdahilin Dairece iptaline karar verilen otuzbeş atama arasında atamasının bulunmadığı, bu nedenle Dairece verilen karardan doğrudan etkilenmiş olmadığı, fakat dolaylı olarak etkilendiğinin anlaşıldığı, dava tarihi ile YD kararı tarihi arasında bir yıl üç aylık bir süre içerisinde, müdahilin dava konusu atamalar haricinde başka bir atama kararıyla 26/12/2016 tarihinden önce başuzman kadrosuna atanmış olduğu ve Dairece verilen yürütmenin durdurulması kararından sonra ise davalı idarenin re’sen onun da atamasını iptal ettiğinin anlaşıldığı, mevcut davada verilecek karar dolaylı olarak müdahilin hukuki durumunu etkileyebilecek ise de doğrudan arzu ettiği kadroya kavuşmasına sebep olmayacağı savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’ÜN DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile Daire kararının temyize konu kısmının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden davalı yanında müdahil … adına … -Sen’in yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:
Üyeler … ve … ‘in, “mensuplarının tümünü ya da bir kesimini ancak ortak çıkarlar doğrultusunda temsil etmek yetkisini haiz bulunan davacı Sendika’nın, mevzuatla kendisine verilen görevleri yerine getirmek amacıyla genel düzenleyici işlemlere karşı dava açma ehliyeti bulunmakta ise de; dava konusu işlemlerden atama işlemlerinin, Sendika tüzel kişiliğinin meşru ve güncel bir menfaatini etkilemediği; ayrıca üyelerinin ”ortak” çıkarlarını zedelemediği gibi tamamen bireysel nitelikteki atama işlemlerine ilişkin olduğu anlaşıldığından, davanın atama işlemleri yönünden ehliyet nedeniyle reddi gerektiği” yolundaki usule ilişkin oylarına karşılık, davacı Sendika’nın, söz konusu kadrolara atanma koşullarını sağlayan üyeleri açısından menfaat koşulunu sağladığından iptal davası açma ehliyetinin bulunduğuna oyçokluğu ile karar verilerek; Üyeler … ve … ‘ın, “2577 sayılı Kanun’un 31. maddesi gereği taraflardan birinin talebi olmasa bile, ihbarın Danıştay, mahkeme veya hâkim tarafından resen yapılması gerektiği, dava sonucunda verilecek karardan doğrudan etkilenecek kişilere ihbarda bulunulmayıp bilgileri dışında davanın sonuçlandırılmasının, Kanun’a, Anayasa’nın 36. ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin (AİHS) 6. maddesinde düzenlenen adil yargılanma hakkının ihlâli sonucunu doğuracağı; nitekim, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin Menemen Minibüsçüler Odası/Türkiye kararında, yargıya erişim hakkının, AİHS’nin 6. maddesinin “yargılanma hakkı” ile ilgili birinci fıkrasının yalnızca bir yönünü oluşturduğuna, erişim hakkının etkin olabilmesi için, haklarına müdahale edilen bir kimsenin açık ve kesin bir şekilde bu işleme itiraz edebilmesi ve bu itirazların mahkemece tartışılabilmesi ve incelenmesi gerektiğine, İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 31. maddesinin mahkemeye erişim hakkını doğrudan etkilediğine işaret ettiği; olayda, temyize de konu edilen, başuzman kadrosuna başmühendis pozisyonundan yapılan yirmidört, uzman pozisyonundan yapılan beş ve teknik uzman pozisyonundan yapılan iki atama işleminin iptali istenildiğinden, menfaati etkilenecek söz konusu personele davanın ihbarı yapıldıktan sonra karar verilmesi gerekirken, bu usul işletilmeksizin verilen kararda hukuki isabet bulunmadığı” yolundaki usule ilişkin oylarına karşılık, atama işlemlerinin bireysel olarak hukuka aykırılığı nedeniyle değil, dayanağı düzenleyici işlemin hukuka aykırılığı iddiasıyla iptal edilmesinin talep edilmesi nedeniyle, davanın ataması yapılan kişilere ihbar edilmesine gerek olmadığından, ihbar yapılmaksızın dava hakkında karar verilmesinde usule aykırılık bulunmadığına oyçokluğu ile karar verilerek işin esasına geçildi.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan;
“a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması” sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen kararın iptale ilişkin kısmı usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen iddialar kararın temyize konu bu kısımlarının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz istemlerinin reddine,
2. Danıştay İkinci Dairesinin 16/12/2021 tarih ve E:2016/11245, K:2021/5009 sayılı kararının temyize konu iptale ilişkin kısmının ONANMASINA,
3. Kullanılmayan … -TL yürütmeyi durdurma harcının istemi hâlinde davalı yanında müdahil … adına … -Sen’e iadesine,
4. Kesin olarak, 20/06/2022 tarihinde usulde oyçokluğu, esasta oybirliği ile karar verildi.