Danıştay Kararı İdari Dava Daireleri Kurulu 2022/1061 E. 2022/2917 K. 13.10.2022 T.

DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU         2022/1061 E.  ,  2022/2917 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2022/1061
Karar No : 2022/2917

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … Mermer Sanayi ve Ticaret A.Ş.
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Bakanlığı
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : Danıştay Altıncı Dairesinin 07/12/2021 tarih ve E:2021/7701, K:2021/13376 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Zonguldak İli sınırları içinde bulunan … numaralı maden ruhsatı ile bu ruhsatın kapsadığı sahanın (Bağlık/İnağzı Sahası) işletme hakkını ihale yoluyla 31/12/2049 tarihine kadar devralan davacı şirket tarafından, 12/05/2009 onay tarihli Zonguldak-Bartın-Karabük Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planının söz konusu maden sahasını kapsayan kısmının iptali istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Altıncı Dairesinin 07/12/2021 tarih ve E:2021/7701, K:2021/13376 sayılı kararıyla;
Zonguldak İli sınırları içinde bulunan … numaralı maden sahasına (Bağlık/İnağzı Sahası) ilişkin Zonguldak İli 1/25.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı Değişikliğinin iptali istemiyle … İdare Mahkemesinin E:… sayılı dosyasında açılan davada, davalı idare tarafından dosyaya sunulan savunma dilekçesinin tebliği ile, 06/04/2021 tarihinde dava konusu çevre düzeni planından haberdar olunduğu belirtilerek bakılmakta olan davanın açıldığı,
Zonguldak-Bartın-Karabük Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı’nın 12/05/2009 tarihinde onaylandıktan sonra, söz konusu planda Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanlığınca ilan edilen Teknoloji Geliştirme Bölgesi sembolünün eklenmesine yönelik olarak 22/11/2017 onay tarihli değişiklik yapılarak 12/12/2017-10/01/2018 tarihleri arasında Zonguldak Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü ilan panosunda askıya çıkarıldığı, anılan plan değişikliğine karşı davacı tarafından herhangi bir itirazda bulunulmadığı,
Uyuşmazlıkta, davacı tarafından davanın açıldığı tarihte onaylanmış bulunan 22/11/2017 tarihli çevre düzeni planı değişikliğinin son ilan tarihinden (10/01/2018) itibaren 60 gün içinde dava açılması gerekirken, bu süre geçirilerek 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planının uygulama işlemi niteliğinde olmayan 1/25.000 ölçekli çevre düzeni planına karşı (17/09/2020 tarihinde askıya çıkarılması ve askıda yapılan itirazlarının 04/12/2020 tarihli işlem ile reddi üzerine 02/02/2021 tarihinde) açılan davada, davalı idare tarafından dosyaya sunulan savunma dilekçesinin tebliğ edildiği 06/04/2021 tarihinde dava konusu çevre düzeni planından haberdar olunduğu belirtilerek, 31/05/2021 tarihinde açılan davanın süreaşımı nedeniyle esasının incelenme olanağının bulunmadığı,
gerekçesiyle, davanın süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, dava konusu çevre düzeni planına karşı, öğrenme tarihinden itibaren süresi içerisinde dava açıldığı, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 05/12/2005 tarih ve E:2005/2477 ve K:2005/2822 sayılı kararında öğrenme tarihinden itibaren yasal süre içerisinde dava açılabileceğine hükmedildiği, Daire kararında işletme hakkının devralındığı tarihten önce gerçekleşen çevre düzeni planı değişikliğine itiraz edilmediğine yönelik oluşturulan gerekçede de isabet bulunmadığı, davanın esasının incelenmesi gerektiği, öte yandan maden sahasının sanayi, depolama ve konut dışı kentsel çalışma alanı olarak belirlenmesinin maden mevzuatına aykırı olduğu ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, Danıştay Altıncı Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ … ‘IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının gerekçeli onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davacının duruşma istemi yerinde görülmeyerek ve dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Zonguldak İli sınırları içinde bulunan … numaralı maden ruhsatının kapsadığı sahada, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının 09/09/2020 tarihli onayıyla, Zonguldak İli 1/25.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı değişikliği yapılmıştır.
Anılan değişiklik 17/09/2020 tarihinde askı suretiyle ilana çıkarılmış, davacı tarafından, 12/10/2020 tarihinde çevre düzeni planı değişikliğine itirazda bulunulmuştur.
Davacı tarafından yapılan itirazın Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Mekansal Planlama Genel Müdürlüğünün 04/12/2020 tarih ve 16492 sayılı işlemiyle reddi üzerine 02/02/2021 tarihinde, itirazın reddine yönelik işlemle birlikte Zonguldak İli 1/25.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı değişikliğinin iptali istemiyle … İdare Mahkemesinin E:… sayılı dosyasında dava açılmıştır.
Anılan dava dosyasına davalı idare tarafından sunulan savunma dilekçesinin, 06/04/2021 tarihinde davacıya tebliğ edilmesi üzerine, üst ölçekli 12/05/2009 onay tarihli Zonguldak-Bartın-Karabük Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planından haberdar olunduğu belirtilerek, ilk olarak 31/05/2021 tarihinde temyizen incelenen dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT :
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun “Dava açma süresi” başlıklı 7. maddesinde, dava açma süresinin, özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştayda ve idare mahkemelerinde 60 gün olduğu belirtilmiş, aynı maddenin 4. fıkrasında; “İlanı gereken düzenleyici işlemlerde dava süresi, ilan tarihini izleyen günden itibaren başlar. Ancak bu işlemlerin uygulanması üzerine ilgililer, düzenleyici işlem veya uygulanan işlem yahut her ikisi aleyhine birden dava açabilirler. Düzenleyici işlemin iptal edilmemiş olması bu düzenlemeye dayalı işlemin iptaline engel olmaz.” hükmüne, aynı Kanun’un, davanın açıldığı tarihte yürürlükte olan haliyle “Üst makamlara başvurma” başlıklı 11. maddesinde ise; “1. İlgililer tarafından idari dava açılmadan önce, idari işlemin kaldırılması, geri alınması, değiştirilmesi veya yeni bir işlem yapılması üst makamdan, üst makam yoksa işlemi yapmış olan makamdan, idari dava açma süresi içinde istenebilir. Bu başvurma, işlemeye başlamış olan idari dava açma süresini durdurur. 2. Altmış gün içinde bir cevap verilmezse istek reddedilmiş sayılır. 3. İsteğin reddedilmesi veya reddedilmiş sayılması halinde dava açma süresi yeniden işlemeye başlar ve başvurma tarihine kadar geçmiş süre de hesaba katılır.” hükmüne yer verilmiştir.
3194 sayılı İmar Kanunu’nun “Tanımlar” başlıklı 5. maddesinin birinci fıkrasında “Çevre düzeni planı”, varsa mekânsal strateji planlarının hedef ve stratejilerine uygun olarak yerleşim, gelişme alanları ve sektörlere ilişkin alt ölçek planlarını yönlendiren genel arazi kullanım kararları çerçevesinde ilke ve kriterleri belirleyen, bölge, havza veya il bütününde hazırlanan, plan hükümleri ve raporuyla bir bütün olan plan, olarak tanımlanmış; 6. maddesinin birinci fıkrasında ise, “Mekânsal planlar, kapsadıkları alan ve amaçları açısından Mekânsal Strateji Planlarına uygun olarak; “Çevre Düzeni Planları” ve “İmar Planları” kademelerinden oluşur. İmar planları ise nazım imar planı ve uygulama imar planı olarak hazırlanır. Her plan bir üst kademedeki plana uygun olarak hazırlanır.” kuralı yer almıştır.
Aynı Kanun’un, “Planların hazırlanması ve yürürlüğe konulması” başlıklı 8. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi ise; “İmar Planları; Nazım İmar Planı ve Uygulama İmar Planından meydana gelir. Mevcut ise bölge planı ve çevre düzeni plan kararlarına uygunluğu sağlanarak, belediye sınırları içinde kalan yerlerin nazım ve uygulama imar planları ilgili belediyelerce yapılır veya yaptırılır. Belediye meclisince onaylanarak yürürlüğe girer. Bu planlar onay tarihinden itibaren belediye başkanlığınca tespit edilen ilan yerlerinde ve ilgili idarelerin internet sayfalarında bir ay süreyle eş zamanlı olarak ilan edilir. Bir aylık ilan süresi içinde planlara itiraz edilebilir. Belediye başkanlığınca belediye meclisine gönderilen itirazlar ve planları belediye meclisi onbeş gün içinde inceleyerek kesin karara bağlar.” hükmünü içermektedir.
Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliği’nin “Planların ilanı, itirazlar ve kesinleşmesi” başlıklı 33. maddesinde ise, “(1) Çevre düzeni planı ve imar planları onaylandığı tarihten itibaren en geç on beş iş günü içinde otuz gün süreyle herkesin görebileceği şekilde idarelerce tespit edilen ilan yerlerinde asılmak suretiyle ve idarelerin internet sayfalarında eş zamanlı olarak ilan edilir. (2) İmar planlarının nerede ve nasıl görülebileceği mahalli haberleşme araçları ile yerel veya ulusal basında veya ilgili muhtarlıklarda duyurulur. (3) Planların askıya çıkarıldığına ve askıdan indirildiğine dair tutanaklar ilgili birim amiri dahil iki imzalı olarak düzenlenir. (4) Planlara itiraz, otuz günlük ilan süresi içinde idareye yapılır ve itirazlar idarece değerlendirilir. İdarenin karar merciince itirazların reddedilmesi halinde, planlar başkaca bir onay işlemine gerek kalmaksızın red kararı tarihinde kesinleşir. İtiraz olmaması halinde planlar askı süresinin sonunda kesinleşir. (5) İtirazlar; askı süresinin dolduğu tarihten itibaren en geç otuz gün içinde ilgili idare karar merciine gönderilir ve en geç otuz gün içinde karara bağlanarak planlar kesinleşir. (6) İlan ve askı süresinde yapılan itirazlar üzerine idarelerce, planlarda değişiklik yapılması halinde planın değişen kısımlarına ilişkin olarak yeniden ilan süreci başlatılır. (7) Onaylanmış planlarda yapılacak revizyon, ilave ve değişiklikler de yukarıdaki usullere tabidir.” düzenlemeleri yer almaktadır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Yukarıda yer verilen imar mevzuatı ve 2577 sayılı Kanun’un 7. maddesi ile üst makamlara başvurmayı düzenleyen 11. maddesi birlikte değerlendirildiğinde, çevre düzeni planları ve imar planlarına karşı, bir aylık askı süresi içinde 2577 sayılı Kanun’un 11. maddesi kapsamında başvuruda bulunulması ve bu başvuruya idari dava açma süresinin başlangıç tarihi olan son ilan tarihinden itibaren altmış gün içinde cevap verilmeyerek isteğin reddedilmiş sayılması halinde, bu tarihi takip eden altmış günlük dava açma süresi içinde veya son ilan tarihini izleyen altmış gün içinde cevap verilmek suretiyle isteğin reddedilmesi halinde bu cevap tarihinden itibaren altmış günlük dava açma süresi içinde idari dava açılabileceği; çevre düzeni planları ve imar planlarına askı süresi içinde bir itirazda bulunulmamış ise, davanın, 2577 sayılı Kanun’un 7. maddesi uyarınca çevre düzeni planı veya imar planının son ilan tarihini izleyen günden itibaren altmış gün içinde açılması gerektiği, bu süreler geçirildikten sonra çevre düzeni planları ve/veya imar planlarının yeni öğrenildiğinden bahisle dava açılamayacağı açıktır.
Ancak, yargısal içtihatlarda, çevre düzeni planları ile imar planları, ilanı gereken genel düzenleyici işlem olarak kabul edilmiş olduğundan, uygulama işlemi olduğu öne sürülerek işlemin dayanağı çevre düzeni planı ve/veya imar planının iptalinin istenilmesi halinde planların uygulama işlemlerinin kapsamının ve buna göre de dava açma sürelerinin belirlenmesi gerekmektedir.
Çevre düzeni planları, ülke ve bölge plan kararlarına uygun olarak konut, sanayi, tarım, turizm, ulaşım gibi yerleşim ve arazi kullanım kararlarını belirleyen planlar olup; bu planlar ile belirlenen ana kararların alt ölçekli planlama çalışmaları ile uygulamaya geçirilmesi gerekmektedir. Alt ölçekli planların hukuki varlık sebebini bir üst ölçekli plan oluşturur.
İmar planları arasındaki bu hiyerarşik ilişki, diğer düzenleyici işlemlerden farklı olup; alt ölçekli planların, üst ölçekli planların uygulanması amacıyla tesis edildiği açıktır.
Bu hususlar dikkate alındığında; alt ölçekli planların (düzenleyici işlem olmakla birlikte), üst ölçekli planların uygulama işlemi niteliğinde olduğu, alt ölçekli plan yapıldıktan sonra, 2577 sayılı Kanun’un 7. maddesinin dördüncü fıkrası çevresinde, bu plan ile birlikte veya ayrıca üst ölçekli planlara karşı iptal davası açılabileceği sonucuna varılmaktadır.
Belirtilen durumlarda, üst ölçekli plana karşı, alt ölçekli plana yönelik dava açma süresi içerisinde dava açılması gerektiği de açıktır.
Yukarıda yer verilen açıklamalar çerçevesinde uyuşmazlık incelendiğinde; 12/05/2009 onay tarihli Zonguldak-Bartın-Karabük Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planına karşı, bu çevre düzeni planına dayalı olarak hazırlanan, alt ölçekli, Zonguldak İli 1/25.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı değişikliğine yönelik dava açma süresi içerisinde ve en son davacı tarafından 12/10/2020 tarihinde 1/25.000 ölçekli çevre düzeni planı değişikliğine yapılan itirazın Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Mekansal Planlama Genel Müdürlüğünün … tarih ve … sayılı işlemiyle reddi üzerine işlemeye başlayan altmış günlük dava açma süresinin son günü olan 02/02/2021 (Salı) tarihinde dava açılması gerekirken, bu süre geçirildikten çok sonra, … İdare Mahkemesinin E:… sayılı dosyasına davalı idarece sunulan savunma dilekçesinin, 06/04/2021 tarihinde davacıya tebliğ edilmesi üzerine, Zonguldak-Bartın-Karabük Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planından haberdar olunduğu belirtilerek, ilk olarak 31/05/2021 tarihinde açılan davanın, süre aşımı nedeniyle esasının incelenme olanağı bulunmamaktadır.
Bu itibarla, davanın süre aşımı nedeniyle reddi yolundaki Daire kararında sonucu itibarıyla hukuka aykırılık bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin REDDİNE;
2. Davanın süre aşımı nedeniyle reddine ilişkin Danıştay Altıncı Dairesinin 07/12/2021 tarih ve E:2021/7701, K:2021/13376 sayılı kararının, yukarıda belirtilen gerekçeyle ONANMASINA,
3. Kesin olarak, 13/10/2022 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.

KARŞI OY
X- Çevre düzeni planları, ülke ve bölge plan kararlarına uygun olarak konut, sanayi, tarım, turizm, ulaşım gibi yerleşim ve arazi kullanım kararlarını belirleyen planlar olup; bu planlar ile belirlenen ana kararların alt ölçekli planlama çalışmaları ile uygulamaya geçirilmesi gerekmektedir. Alt ölçekli planların hukuki varlık sebebini bir üst ölçekli plan oluşturur.
İmar planları arasındaki bu hiyerarşik ilişki, diğer düzenleyici işlemlerden farklı olup; alt ölçekli planların, üst ölçekli planların uygulanması amacıyla tesis edildiği açıktır.
Bu hususlar dikkate alındığında; alt ölçekli planların (düzenleyici işlem olmakla birlikte), üst ölçekli planların uygulama işlemi niteliğinde olduğu, alt ölçekli plan yapıldıktan sonra, 2577 sayılı Kanun’un 7. maddesinin dördüncü fıkrası çevresinde, bu plan ile birlikte veya ayrıca üst ölçekli planlara karşı iptal davası açılabileceği gibi alt ölçekli planlara karşı açılan davalarda öğrenme üzerine dayanağı olan üst ölçekli planın iptali istemiyle de dava açılabileceği sonucuna varılmaktadır.
Yukarıda yer verilen açıklamalar çerçevesinde uyuşmazlık incelendiğinde; 12/05/2009 onay tarihli Zonguldak-Bartın-Karabük Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planına karşı, bu çevre düzeni planına dayalı olarak hazırlanan, alt ölçekli, Zonguldak İli 1/25.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı değişikliğinin iptali istemiyle … İdare Mahkemesinin E:… sayılı dosyasında açılan davada, davalı idarece sunulan savunma dilekçesinin, 06/04/2021 tarihinde davacıya tebliğ edilmesi üzerine, Zonguldak-Bartın-Karabük Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planından haberdar olunduğu belirtilerek, anılan savunma dilekçesinin tebliğ tarihinden itibaren işlemeye başlayan altmış günlük dava açma süresi içerisinde, 31/05/2021 tarihinde açıldığı anlaşılan davada süre aşımı bulunmamaktadır.
Bu durumda, davanın esası incelenmek suretiyle uyuşmazlık hakkında bir karar verilmesi gerekirken, davanın süre aşımı nedeniyle reddi yolunda verilen Daire kararında usul kurallarına uyarlık bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, temyize konu Daire kararının bozulması gerektiği oyuyla, karara katılmıyorum.