DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2022/1062 E. , 2022/2478 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2022/1062
Karar No : 2022/2478
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Bakanlığı
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : Davacı tarafından, Danıştay İkinci Dairesinin 16/12/2021 tarih ve E:2018/1532, K:2021/4991 sayılı kararının yargılama gideri ile vekalet ücreti yönünden temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Vergi müfettiş yardımcısı olarak görev yapan davacı tarafından, vergi müfettişliği yeterlik sınavının yazılı aşamasında başarılı olmasının ardından katıldığı sözlü aşamasında aldığı puan sonucuna göre, yeterlik sınavında başarısız sayılmasına ilişkin işlem ile 31/10/2011 tarih ve 28101 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Vergi Denetim Kurulu Yönetmeliği’nin 30. maddesinin 3. fıkrasında yer alan “ve sözlü olmak üzere iki bölümden” ibaresinin, 33. maddesinin 1. fıkrasında yer alan “sonra da sözlü” ibaresinin, 33. maddesinin 2. fıkrasında yer alan “ve sözlü sınav ayrı ayrı” ibaresinin, 33. maddesinin 4. fıkrasının, 33. maddesinin 5. fıkrasında yer alan “ve sözlü” ile “aritmetik ortalaması” ibarelerinin, 33/A maddesinde yer alan “ve bu dönemde performans değerlendirmesine göre başarılı olmak” ibaresinin iptali istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay İkinci Dairesinin 16/12/2021 tarih ve E:2018/1532, K:2021/4991 sayılı kararıyla;
Davacının, yeterlik sınavının sözlü aşamasında takdir edilen puan sonucunda başarısız sayılması işlemi yönünden;
Sözlü sınav sonucunda verilen puan sonucunda yeterlik sınavında başarısız sayılma işleminin, diğer tüm idari işlemlerin yargısal denetiminde olduğu gibi yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden hukuka uygunluğunun denetiminin yapılmasının gerektiği,
Bu itibarla, adayların girdiği sözlü sınav öncesinde, sınav komisyonunca sınavda sorulacak soruların önceden hazırlanması ve tutanağa bağlanması, her adaya sorulan soruların kayda geçirilmesi ve adayların verdiği yanıtlara hangi komisyon üyesince, hangi notun takdir edildiğinin tutanakta ayrı ayrı gösterilmesinin gerektiği, bu durumun sözlü sınavın nesnelliği ve yargısal denetimin tüm unsurlarıyla gerçekleştirilmesini sağlayacağı,
Dosya kapsamındaki bilgilerden; yukarıda belirtilen esaslara uygun olarak yapılmadığı anlaşılan sözlü sınav sonucunda davacının başarısız sayılmasına ilişkin işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı,
Dava konusu Yönetmelik hükümleri yönünden;
31/10/2011 tarih ve 28101 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Vergi Denetim Kurulu Yönetmeliği’nin, 07/04/2021 tarih ve 31447 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Vergi Denetim Kurulu Yönetmeliği’nin 75. maddesi ile yürürlükten kaldırıldığı dikkate alındığında, dava konusu düzenlemeler yönünden davanın konusuz kaldığı,
Yargılama giderleri yönünden ise;
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun “Kararlarda bulunacak hususlar” başlıklı 24. maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinde; kararlarda, yargılama giderleri ve hangi tarafa yükletildiğinin belirtileceği hüküm altına alındığı; aynı Kanun’un 31. maddesinin yargılama giderleri konusunda yollamada bulunduğu 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun yerine yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 323. maddesinde; vekâlet ücretine yargılama giderleri arasında yer verildiği ve 326. maddesinde; Kanun’da yazılı hâller dışında, yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verileceği, davada iki taraftan her biri kısmen haklı çıkarsa, mahkemenin, yargılama giderlerini tarafların haklılık oranına göre paylaştıracağı belirtildikten sonra, 331. maddesinde; “Davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hâllerde, hâkim, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir ve hükmeder.” düzenlemesine yer verildiği; böylece, kural olarak, yargılama giderlerinin davada haksız çıkan tarafa yükletilmesi esasının benimsendiği,
Davaya konu düzenleyici işlemler hakkında, davanın konusuz kaldığına karar verilmiş ise de; bu hususun, düzenleyici işlemde, dava tarihinden sonra değişiklik yapan idarenin doğrudan haksız çıkan taraf olduğu ve yargılama giderlerinden sorumlu olacağı sonucunu doğurmayacağı, zira, Vergi Denetim Kurulu Yönetmeliği’nin 30 ve 33. maddelerine yönelik olarak açılan başka bir davada Danıştay İkinci Dairesince verilen 11/02/2019 tarih ve E:2016/7628, K:2019/444 sayılı “davanın reddi” yolundaki kararın, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 07/12/2020 tarih ve E:2019/1483, K:2020/2909 sayılı kararıyla onandığı,
Sonuç olarak, başka bir davada verilen ve kesinleşen yargı kararıyla hukuka uygun olduğu kabul edilen Yönetmelik hükümleri yönünden davalı idarenin, davada haksız çıkan taraf olarak kabul edilemeyeceği ve bu sebeple yargılama giderlerinin yarısının davacı üzerinde bırakılması gerektiği sonucuna ulaşıldığı gerekçesiyle,
Düzenleyici işlem yönünden konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına, bireysel işlemin iptaline, yargılama giderinin 225,65-TL’lik kısmının davacı üzerinde bırakılmasına, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre duruşmalı davalar için belirlenen 7.425,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, dava konusu edilen Yönetmeliğin daha sonra yürürlüğe giren Yönetmelikle yürürlükten kaldırılmasından bahisle iptal istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığına yönelik karar nedeniyle yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin yarısının tarafına yükletilmesinin hukuka aykırı olduğu, dava konusu olan hükümler hakkında karar verilmesine yer olmadığına yönelik karar verilmiş olmasının yanında, idari işlemin iptaline karar verildiği dikkate alındığında, davada haklı olan taraf olduğunu ve davanın açılmasına davalı idarenin yol açtığını gösterdiği ileri sürülerek Daire kararının aleyhine yargılama gideri ile vekalet ücreti hükmedilmesine ilişkin kısmının bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, Danıştay İkinci Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’UN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının temyize konu yargılama giderleri ile vekalet ücretine ilişkin kısmının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan;
“a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması”,
sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen kararın yargılama giderleri ile vekalet ücretine ilişkin kısmı usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bu kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Danıştay İkinci Dairesinin 16/12/2021 tarih ve E:2018/1532, K:2021/4991 sayılı kararının, temyize konu yargılama giderleri ile vekalet ücretine ilişkin kısmının ONANMASINA,
3. Kesin olarak, 14/09/2022 tarihinde oybirliği ile karar verildi.