Danıştay Kararı İdari Dava Daireleri Kurulu 2022/1066 E. 2022/2975 K. 19.10.2022 T.

DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU         2022/1066 E.  ,  2022/2975 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2022/1066
Karar No : 2022/2975

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …

KARŞI TARAF (DAVALI) : … Kurulu
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : Danıştay Beşinci Dairesinin 29/09/2021 tarih ve E:2016/57776, K:2021/2814 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname’nin 3/1. maddesi uyarınca FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu gerekçesiyle davacının meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun … tarih ve … sayılı kararı ile bu karara karşı yapılan yeniden inceleme talebinin reddine ilişkin aynı Kurulun … tarih ve … sayılı kararının iptali istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Beşinci Dairesinin 29/09/2021 tarih ve E:2016/57776, K:2021/2814 sayılı kararıyla;
Davalı idarenin usule ilişkin itirazları yerinde görülmeyerek işin esasına geçilmiş,
“Maddi Olay ve Hukuki Süreç” ile “İlgili Mevzuat”a yer verilmiş; “Yargılamada İzlenen Usul ve Süreç”, “FETÖ’ye İlişkin Tespit ve Değerlendirmeler”, “Demokratik Anayasal Düzene Sadakat Yükümlülüğü”, “Dava Konusu Edilen Kararların Hukuki Niteliği” başlıkları altında genel; “Kişiselleştirme ve Delillerin Değerlendirilmesi” başlığı altında hem genel hem de davacıya özel değerlendirmelerde bulunularak,
Davacı Yönünden Yapılan Değerlendirmede;
Davacının, ceza yargılaması sonucunda … Ağır Ceza Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile silahlı terör örgütüne üyelik suçundan 8 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, bu karara karşı temyiz başvurusunda bulunulması üzerine Yargıtay … Ceza Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla mahkumiyet hükmünün onanmasına karar verildiği ve davacı hakkında verilmiş olan mahkumiyet kararının kesinleştiği,
ByLock delili yönünden, davacının kardeşi A.K. hakkında düzenlenmişse de, davacı tarafından kullanıldığı açık olan hatta ait “ByLock Tespit ve Değerlendirme Tutanağı”nın incelenmesinden; davacının … ID numarasıyla ve bir kullanıcı adı almak suretiyle bu ağa dâhil olduğunun anlaşıldığı,
Davacı hakkındaki tanık beyanları yönünden, davacının örgütün içinde yer aldığına, FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütüne mensup Ankara’da bulunan çalışma evinde murakıplık yaptığına, örgüte mensup hakim ve savcıların çocuklarının FETÖ/PDY yapılanmasına ait evlere gidip gitmediklerinin kontrolüne ilişkin organizasyonlar yaptığına, Danıştay içerisindeki FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütüne mensup tetkik hakimlerinin oluşturduğu grup abilerinin üzerinde yer aldığına, Danıştay Tetkik Hakimlerinden sorumlu olduğuna, Danıştaydan sorumlu sivil imamının hemen altında görev yaptığına, yapıya mensup yüksek yargı mensuplarının kızlarının kaldığı örgüte ait mahrem evlerde sohbet vermesi için görevlendirilen tanık D.B.Ö.’i bu görevi veren örgüt mensubuna yönlendirdiğine, örgüt adına çeşitli gezi ve organizasyonlar yaptığına, diğer örgüt mensuplarıyla periyodik toplantılar yaptığına, bu kapsamda 2014 HSK üyelerinin seçimi öncesinde örgüt tarafından bağımsız aday görüntüsü altında aday olarak gösterilen kişilere oy verilmesini sağlamaya yönelik toplantı ve çalışmalar yaptığına ve diğer hususlara yönelik ifadeler ile davacının bu ifadelere karşı beyanlarının değerlendirilmesi sonucunda, davacının beyanlarına itibar edilmeyerek FETÖ ile süregelen bir ilişki içerisinde olduğu sonucuna varıldığı,
YARSAV üyeliği yönünden, üyeliğinin FETÖ ile iltisak ve irtibatına yönelik destekleyici bir unsur olduğunun değerlendirildiği belirtilerek,
Dava dosyasında bulunan bilgi ve belgeler ile kararda yer verilen açıklamalar bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davacının, FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu ve bu nedenle demokratik anayasal düzene sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiği, dava konusu kararlarla özel hayatına saygı hakkına yapılan müdahalenin AİHS ve Anayasa anlamında durumun gerektirdiği ölçüde bir tedbir niteliğinde olduğu anlaşıldığından dava konusu kararlarda hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle,
davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, soruşturma izni, soruşturma, inceleme, araştırma, delil toplama, delilleri değerlendirme, ifade alma, savunma alma gibi hiçbir idari işleyiş gözetilmeden doğrudan işlem tesis edilmesinin, Anayasa ve 2802 sayılı Kanun ile yargı mensupları için getirilen güvenceleri ihlal ettiği; dava konusu işlem tarihi itibarıyla, denetlenebilir herhangi bir delil bulunmamasının, işlemi sebep unsuru yönünden sakatladığı, işlemi sonradan gerekçelendirme çabalarının, işlemi hukuka uygun hale getirmeyeceği, yargı kararlarının da bu doğrultuda olduğu ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, Danıştay Beşinci Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’UN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan;
“a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması” sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Öte yandan, Daire kararının davacıya ilişkin süreç kısmında, davacının, … Ağır Ceza Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile silahlı terör örgütüne üyelik suçundan 8 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, bu karara karşı temyiz başvurusunda bulunulması üzerine Yargıtay … Ceza Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla mahkumiyet hükmünün onanmasına karar verildiği belirtilmişse de, … Ağır Ceza Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına karşı istinaf isteminin reddine karar verildiği, bu karara yönelik temyiz başvurusu üzerine Yargıtay …Ceza Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile hükmün bozulması üzerine davacının, … Bölge Adliye Mahkemesi … Ceza Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla silahlı terör örgütüne üyelik suçundan 8 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, anılan karara karşı temyiz başvurusunda bulunulması üzerine Yargıtay … Ceza Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla mahkumiyet hükmünün onanarak kesinleştiği anlaşılmaktadır.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1.Davacının temyiz isteminin reddine,
2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Beşinci Dairesinin temyize konu 29/09/2021 tarih ve E:2016/57776, K:2021/2814 sayılı kararının ONANMASINA,
3.Adli yardım kararından dolayı ertelenmiş olan temyiz aşamasına ilişkin yargılama giderlerinin, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 339. maddesinin 1. fıkrası uyarınca davacıdan tahsili için Dairesince müzekkere yazılmasına,
4.Kesin olarak, 19/10/2022 tarihinde oybirliği ile karar verildi.