DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2022/1106 E. , 2022/2467 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2022/1106
Karar No : 2022/2467
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … Odası
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Bakanlığı
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : Danıştay Sekizinci Dairesinin 02/12/2021 tarih ve E:2017/7298, K:2021/5933 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: 21/09/2017 tarih ve 30187 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Maden Yönetmeliği’nin “Tanımlar ve Kısaltmalar” başlığını taşıyan 4. maddesinin; (u) bendinde yer alan ”Haritacı” tanımı ile (ggg) bendinde yer alan ”Teknik Eleman” tanımındaki “ihtiyaç halinde” ibaresinin iptali istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Sekizinci Dairesinin 02/12/2021 tarih ve E:2017/7298, K:2021/5933 sayılı kararıyla;
3213 sayılı Maden Kanunu’nun “Tanımlar” başlıklı 3. maddesinde; teknik belgenin, maden arama ve işletme faaliyetleri ile Kanunda belirtilen diğer işler için ilgili mühendis ve diğer teknik elemanlar tarafından hazırlanan imalât haritası, jeolojik, jeofizik, hidrojeolojik etüt, harita, kesitler, raporlar ve bunun gibi teknik içerikli belge; imalât haritasının ise işletmelerde üretim yapılan yerleri, miktarları ve yapılış şeklini gösterir ölçekli beyan niteliğinde harita olarak tanımlandığı,
Aynı Kanun’un “Daimi nezaret ve teknik eleman” başlıklı 31. maddesinin 1. fıkrasında ise; kaynak tuzlaları hariç olmak üzere maden ruhsat sahalarındaki işletme faaliyetlerinin, maden mühendisi nezaretinde yapılacağı; maden ruhsat sahalarındaki işletme faaliyetlerinde asgari bir maden mühendisinin daimi olmak üzere, işletme tekniği, büyüklüğü ve yapısal durumu göz önüne alınarak diğer meslek disiplinlerinden mühendis istihdam edilmesinin zorunlu olduğu; daimi nezaretçi ile vardiyalı çalışan işletmelerde işletmenin büyüklüğü ve niteliği esas alınarak her vardiyada zorunlu olarak istihdam edilecek maden mühendisi ve görevlendirilecek diğer mühendislerin görev, yetki ve sorumlulukları, atanma usul ve esasları, eğitimi, çalışma usul ve esaslarının Bakanlıkça yürürlüğe konulan yönetmelikle belirleneceği hükmünün yer aldığı,
Dava konusu Yönetmelik’in “Tanımlar ve Kısaltmalar” başlığını taşıyan 4. maddesinin (u) bendinde yer alan ”Haritacı” tanımı yönünden:
Yönetmeliğin “Tanımlar ve Kısaltmalar” başlığını taşıyan 4. maddesinin (u) bendinde haritacının; harita ve kadastro mühendisi, harita teknikeri, harita teknisyeni ve topografı olarak tanımlandığı,
Dava konusu düzenlemenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla yürürlükte olan ve 15/07/2005 tarih ve 25876 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Mülga Harita ve Harita Bilgileri Üretim Yönetmeliği’nin “Amaç” başlıklı 1. maddesinde, yönetmeliğin amaçlarından birisinin büyük ölçekli (1/5000 ve daha büyük) mekânsal (coğrafî) bilgilerin ve haritaların üretiminde ülke genelinde standardın sağlanması, üretimin tek elden izlenmesi ve sektörde hizmet tekrarının önlenmesi olduğu, “Yetki ve Sorumluluk” başlıklı 4. maddesinde de, büyük ölçekli mekânsal bilgilerin ve haritaların kamu kurum ve kuruluşları ile gerçek veya tüzel kişilerce üretilmesi veya ürettirilmesi durumlarında, proje kapsamında olsa bile, yetki ve sorumluluğun yasal yetkiyi haiz bir jeodezi ve fotogrametri (harita, harita ve kadastro) mühendisi tarafından üstlenileceği hükmüne yer verildiği,
26/06/2018 tarih ve 25876 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Büyük Ölçekli Harita ve Harita Bilgileri Üretim Yönetmeliği’nde de; aynı Yönetmelik’in 105. maddesi ile yürürlükten kaldırılan 15/07/2005 tarih ve 25876 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Harita ve Harita Bilgileri Üretim Yönetmeliği’nin yer verilen düzenlemelerine paralel düzenlemelerin bulunduğu,
Harita ve Harita Bilgileri Üretim Yönetmeliği’ne göre 1/5000 ve daha büyük ölçekli haritaların üretilmesinde yetki ve sorumluluğun, harita ya da harita ve kadastro mühendisi tarafından üstlenileceği anlaşılmakta olup, madencilik sektöründe istenilen harita ve çizimlerin, Harita Genel Komutanlığı tarafından üretilen ED-50 ve 6 derecelik 1/25000 ölçekli haritalar esas alınarak yapıldığı ve proje ekinde istenilen 1/500 ölçekli imalat planları ve küçük çaplı 3-5 hektarlık haritaların hazırlanmasında, hazırlayanın harita ve kadastro mühendisi olma zorunluluğunun aranmadığı, kaldı ki sözü edilen işlerin Maden İşleri Genel Müdürlüğü’nde harita teknikeri ve topograf tarafından kontrol edildiği anlaşıldığından, Yönetmelik’te yer alan dava konusu haritacı tanımında üst hukuk normlarına ve hukuka aykırık bulunmadığı,
Nitekim, Maden Yönetmeliği ile yürürlükten kaldırılan Mülga Madencilik Faaliyetleri Uygulama Yönetmeliği’nde de “haritacı” tanımı yönünden aynı tanıma yer verilmiş olup, bu tanımın da iptali istemiyle davacı… Odası tarafından Dairelerinin E:2011/41 sayılı dosyasında açılan davada; 08/04/2015 tarih ve K:2015/2784 sayılı karar ile davanın reddine karar verildiği ve anılan kararın Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 03/05/2018 tarih ve E:2015/3942, K:2018/2128 sayılı kararı ile onandığı,
Yönetmelik’in “Tanımlar ve Kısaltmalar” başlığını taşıyan 4. maddesinin (ggg) bendinde yer alan ”Teknik Eleman” tanımındaki “ihtiyaç halinde” ibaresi yönünden:
Yönetmelik’in “Tanımlar ve Kısaltmalar” başlığını taşıyan 4. maddesinin (ggg) bendinde teknik elemanın; işletme tekniği, büyüklüğü ve yapısal durumu göz önüne alınarak, Kanun ve bu Yönetmelik kapsamında istihdam edilen maden, jeoloji, jeofizik ve ihtiyaç halinde harita ve kadastro mühendisleri ile diğer mühendisler olarak tanımlandığı,
Aynı Yönetmelik’in “Zorunlu olarak teknik eleman çalıştırılacak ruhsat sahaları” başlıklı 131. maddesinde zorunlu olarak teknik eleman çalıştırılacak ruhsat sahaları belirtilmiş olup, teknik eleman istihdamının maden sahalarındaki iş sağlığı ve iş güvenliğinin sağlanmasına yönelik olduğu, bu nedenle Yönetmelik’te yer alan teknik eleman tanımı içerisinde harita ve kadastro mühendisine yer verilmemiş olmasında da üst hukuk normlarına ve hukuka aykırık bulunmadığı sonucuna varıldığı,
Öte yandan, Maden Yönetmeliği’nin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla 3213 sayılı Maden Kanunu’nda “teknik eleman” tanımına yer verilmemiş ise de, 14/02/2019 tarihinde yürürlüğe giren 7164 sayılı Kanun’un 5. maddesi ile; Maden Kanunu’nun 3. maddesine “teknik eleman” tanımı eklenmiş olup, teknik elemanın, işletme tekniği, büyüklüğü ve yapısal durumu göz önüne alınarak, Kanun ve ilgili mevzuat kapsamında istihdam edilen maden, jeoloji, jeofizik mühendisleri ve ihtiyaç hâlinde harita mühendisleri ile diğer mühendisler olarak tanımlandığı gerekçesiyle,
davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, madencilik hizmetlerindeki harita işlerinin tekniker, harita teknisyeni ve topograflar tarafından yapılabilmesinin mümkün kılınmasının hukuka aykırı olduğu, Yetkilendirilmiş Tüzel Kişiler ile İlgili Yönetmeliğin 15. maddesinde harita ve kadastro mühendislerinin madencilik hizmetleri ile ilgili görev ve yetkilerinin sayıldığı, teknik eleman tanımında harita ve kadastro mühendislerine yer verilmişse de ‘’ihtiyaç halinde’’ ifadesi ile ihtiyaç duyulmayabileceği yorumuna yol açabilecek bir düzenleme yapıldığı, tanımlamaların üst hukuk normlarına aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, istemin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’UN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra dosyanın tekemmül ettiği anlaşıldığından, davacının yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan;
“a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması” sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Davacının temyiz isteminin reddine,
2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Sekizinci Dairesinin temyize konu 02/12/2021 tarih ve E:2017/7298, K:2021/5933 sayılı kararının ONANMASINA,
3.Kesin olarak, 12/09/2022 tarihinde oybirliği ile karar verildi.