DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2022/1122 E. , 2022/3558 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2022/1122
Karar No : 2022/3558
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Bakanlığı
VEKİLİ : Hukuk Müşaviri …
KARŞI TARAF (DAVACILAR) : 1- …
2- …
VEKİLLERİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : Danıştay Altıncı Dairesinin 04/01/2022 tarih ve E:2020/10891, K:2022/45 sayılı kararının, lehine vekalet ücretine hükmedilmemesine ilişkin kısmının davalı idare tarafından temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: 10/10/2018 onay tarihli İzmir – Manisa Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı Değişikliğinin İzmir İli, Urla İlçesi, … Mahallesi, … ada, … ve … parsel sayılı taşınmazlar yönünden iptali istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Altıncı Dairesinin 04/01/2022 tarih ve E:2020/10891, K:2022/45 sayılı kararıyla;
Davacılar tarafından dava dilekçesinde, 20/02/2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 7221 sayılı Coğrafi Bilgi Sistemleri ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun’un 6. maddesi ile 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 8. maddesinde yapılan değişiklik ile, kesinleşen imar planları veya parselasyon planlarına karşı kesinleşme tarihinden itibaren her halde beş yıl içinde dava açılabileceği düzenlemesi getirildiğinden bahisle, dava açma süresi içerisinde davanın açıldığı ifade edilmekte ise de, anılan düzenlemenin imar planlarına karşı dava açma sürelerini yeniden düzenleyen, bu süreleri genişleten (5 yıla yayan) nitelikte olmadığı, aksine Kanun metninde geçen “her halde beş yıl içinde” ifadesi ile, her türlü imar planının kesinleşme tarihinden itibaren, 5 yıllık sürenin dolması üzerine her halde dava açılmasını engellemeye yönelik, imar planlarına dava açma yolunu kısıtlayan, hak düşürücü bir sürenin kastedildiği,
İzmir-Manisa Planlama Bölgesi 1/100.000 Ölçekli Çevre Düzeni Planı Değişikliğinin 10/10/2018 tarihli Bakanlık Olur’u ile onaylandıktan sonra 23/10/2018-21/11/2018 tarihleri arasında askıya çıkarılarak ilan edildiği, davacılar tarafından ilan askı süresi içerisinde anılan değişikliğe itirazda bulunulmadığı,
Uyuşmazlıkta, plan değişikliğinin askıdan indirilme tarihini takip eden 60 gün içerisinde dava açılması gerekirken, bu süre geçirildikten sonra 05/11/2020 tarihinde açılan davada süre aşımı bulunduğu,
gerekçesiyle, davanın süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmiş, davalı idare lehine vekalet ücretine hükmedilmemiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, 659 sayılı Kanun Hükmünde Kararname uyarınca idareleri lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinden, Daire kararının idareleri lehine vekalet ücretine hükmedilmemesine ilişkin kısmının hukuka aykırı olduğu ve bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI : Davacılar tarafından, savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Daire kararının düzeltilerek onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde, temyiz incelemesi sonunda, Danıştayın; kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik ve yanlışlıklar varsa kararı düzelterek onayacağı hükmüne yer verilmiştir.
Öte yandan, 659 sayılı Genel Bütçe Kapsamındaki Kamu İdareleri ve Özel Bütçeli İdarelerde Hukuk Hizmetlerinin Yürütülmesine İlişkin Kanun Hükmünde Kararname’nin 14. maddesinde, “Tahkim usulüne tabi olanlar dahil adli ve idari davalar ile icra dairelerinde idarelerin vekili sıfatıyla hukuk birimi amirleri, muhakemat müdürleri, hukuk müşavirleri ve avukatlar tarafından yapılan takip ve duruşmalar için, bu davaların idareler lehine neticelenmesi halinde, bunlar tarafından temsil ve takip edilen dava ve işlerde ilgili mevzuata göre hükmedilmesi gereken tutar üzerinden idareler lehine vekalet ücreti takdir edilir.” düzenlemesi yer almaktadır.
Dosyanın incelenmesinden; Danıştay Altıncı Dairesinin temyize konu 04/01/2022 tarih ve E:2020/10891, K:2022/45 sayılı kararı ile “süre aşımı nedeniyle ret” ile sonuçlanan davada, davalı idarenin hukuk müşaviri (vekil) ile temsil edilmesine ve birinci ve ikinci savunma dilekçeleri süresinde verilmesine karşın, davalı idare lehine vekalet ücretine hükmedilmediği anlaşılmaktadır.
Bu durumda; davalı idare lehine vekalet ücretine hükmedilmemesine yönelik söz konusu eksikliğin yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediği anlaşıldığından, 2577 sayılı Kanun’un 49. maddesinin 1/b bendi hükmü uyarınca, temyize konu Daire kararının hüküm fıkrasına, “karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 4.500,00 TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalı idareye verilmesine” ibaresi eklenerek, kararın düzeltilerek onanması gerekmektedir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle süre aşımı nedeniyle reddi yolundaki Danıştay Altıncı Dairesinin 04/01/2022 tarih ve E:2020/10891, K:2022/45 sayılı kararının, hüküm fıkrasına “karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca … TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalı idareye verilmesine” ibaresi eklenmek suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
2. Kesin olarak, 08/12/2022 tarihinde, oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY
X- Danıştay Altıncı Dairesinin temyize konu kararı ile davanın süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmiş, hüküm fıkrasında davalı idare lehine vekalet ücretine hükmedilmemiştir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 31. maddesinin yargılama giderleri konusunda yollamada bulunduğu 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 323. maddesinde, avukatlık ücretinin yargılama giderlerine dahil olduğu, 326. maddesinde ise, avukatlık ücretinin de aralarında bulunduğu yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verileceği hükümleri yer almıştır.
659 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 14. maddesinde ise, “Tahkim usulüne tabi olanlar dahil adli ve idari davalar ile icra dairelerinde idarelerin vekili sıfatıyla hukuk birimi amirleri, muhakemat müdürleri, hukuk müşavirleri ve avukatlar tarafından yapılan takip ve duruşmalar için, bu davaların idareler lehine neticelenmesi halinde, bunlar tarafından temsil ve takip edilen dava ve işlerde ilgili mevzuata göre hükmedilmesi gereken tutar üzerinden idareler lehine vekâlet ücreti takdir edilir. ” hükmüne yer verilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden, davanın süre aşımı nedeniyle ret ile sonuçlandığı, davalı idarenin vekili tarafından yasal süresi içinde savunma dilekçelerinin sunulduğu görüldüğünden anılan idarenin vekalet ücretine hak kazandığı, kararda lehine vekalet ücretine hükmedilmemesinde yukarıda aktarılan mevzuata ve hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmaktadır.
Ayrıca, yargılama giderlerinden olan vekalet ücreti hakkında esas hükümle birlikte karar verilmesi, bu haliyle vekalet ücretine de esas hakkında kararı veren Dairece hükmedilmesi gerekmektedir.
Her ne kadar 2577 sayılı Kanun’un 49. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde temyiz incelemesinde Danıştayın, kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa kararı düzelterek onayacağı hükmüne yer verilmiş ise de, vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken bu konuda hüküm kurulmamış olmasının maddi hata kapsamında değerlendirilebilecek bir husus olmadığı, Daire kararının davalı idare lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi yönünden bozulması gerektiği oyuyla, karara katılmıyoruz.