DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2022/1152 E. , 2022/2534 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2022/1152
Karar No : 2022/2534
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Odası
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : Danıştay Sekizinci Dairesinin 11/11/2021 tarih ve E:2016/4317, K:2021/5269 sayılı kararının iptale ilişkin kısmının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Elektrik serbest müşavir mühendis belgesi verilmesi istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin Elektrik Mühendisleri Odasının … tarih ve … sayılı işleminin ve Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Elektrik Mühendisleri Odası Asansörlere Ait Elektrik Mühendisliği Hizmetleri Yönetmeliği’nin 1. maddesinde yer alan “elektrik mühendisliği hizmetlerinin tanımlanması ve bu hizmetleri yürütecek EM’lerin görev, yetki ve sorumlulukları ile bu hizmetlerin EMO tarafından denetlenmesine ilişkin usul ve esasları” ibaresi ile 5. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinin iptali istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Sekizinci Dairesinin 11/11/2021 tarih ve E:2016/4317, K:2021/5269 sayılı kararıyla;
Anayasa’nın 124. maddesi, 6235 sayılı Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Kanunu’nun 2., 32., 33. ve 39. maddeleri, Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Elektrik Mühendisleri Odası Ana Yönetmeliği’nin 7. maddesinin 1. fıkrasının (a) ve (d) bentleri, Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Elektrik Mühendisleri Odası Asansörlere Ait Elektrik Mühendisliği Hizmetleri Yönetmeliği’nin 1. maddesi ile 5. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan kurallar aktarılarak,
Yönetmelik’in 1. maddesinde yer alan “elektrik mühendisliği hizmetlerinin tanımlanması ve bu hizmetleri yürütecek EM’lerin görev, yetki ve sorumlulukları ile bu hizmetlerin EMO tarafından denetlenmesine ilişkin usul ve esasları” ibaresi yönünden;
Anayasa ve Kanun kuralları uyarınca meslek odalarının; gerek üyelerinin gerekse de soyut olarak mesleğin onurunu ve mesleki disiplini korumak, mesleğin gelişimini sağlamak, mesleğin icrasında uyulacak ilke ve kuralları saptamak hususlarında görev ve yetki sahibi olduğu,
6235 sayılı Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Kanunu’nun 2. maddesinin (b) fıkrası uyarınca, meslek odalarının, meslek mensuplarının müşterek ihtiyaçlarını karşılamak, mesleki faaliyetlerini kolaylaştırmak, mesleğin yerel menfaatlere uygun olarak gelişmesini sağlamak üzere meslek disiplinini ve ahlakını korumak için gerekli gördüğü birtakım kuralları koyabileceği,
Elektrik mühendisi unvan ve yetkisi ile mesleki faaliyette bulunulurken, mesleki davranış ilkelerine ve meslek etiğine uygun sürecin işletilmesi, kurumsal işleyişin ve bütünselliğin sağlanması gerekliliği nedeniyle Elektrik Mühendisleri Odasının, kamu kurumu niteliğinde meslek kuruluşu olmasından kaynaklanan mesleki faaliyetin içeriğine ilişkin olmamak koşulu ile üyeleri üzerinde mesleki denetim görev ve yetkisinin bulunduğu,
Ancak, meslek odasınca meslek mensuplarına yönelik mesleki denetim yetkisinin sınırlarının belirlenmesi gerektiği, Oda tarafından yapılacak denetimin meslek mensubunun sunduğu hizmetin içeriğinin denetlenmesi yahut meslek mensubunun yeterliliğinin denetlenmesi niteliğinde olmaması, meslek mensubunca bulundurulması gerekli bazı belge ve bilgilerin bulundurulup bulundurulmadığı, meslek mensubunun Oda üyelik kaydının bulunup bulunmadığı, kısıtlılığının olup olmadığı, bürosunun tescilini yaptırıp yaptırmadığı gibi mesleki disiplini sağlamaya yönelik şekli bir denetim niteliğinde olması gerektiği,
Bu bağlamda, meslek odasının üyeleri üzerinde sahip olduğu mesleki denetim görev ve yetkisi mesleki disiplini sağlamaya yönelik olduğundan, serbest meslek faaliyetinin özünü zedeleyecek vize veya onay niteliği taşımaması gerektiği,
Belirtilen açıklamalar kapsamında, Odaların şekli anlamda mesleki denetim yetkisi bulunduğu ve bu denetim yetkisi kapsamında 6235 sayılı Kanun’un 32. maddesinin (c) bendi uyarınca gelir elde edebileceği hususunda kuşku bulunmadığı,
Bu durumda; davalı idareye elektrik mühendisliği hizmetlerinin tanımlanması, görev ve yetki sorumlulukları ile denetim yapma yetkisi tanınmış olduğundan, bu çerçevede düzenlenen Yönetmelik’in 1. maddesinde hukuka aykırılık bulunmadığı,
Davacının, elektrik serbest müşavir mühendis belgesi verilmesi istemiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin işlem ile Yönetmelik’in 5. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendi yönünden;
Normlar hiyerarşisi olarak bilinen temel hukuk ilkesine göre, normlar arasında altlık ve üstlük ilişkisinin söz konusu olduğu ve her normun geçerliliğini bir üst hukuk normundan aldığı, başka bir anlatımla normlar hiyerarşisinin, her türlü normun hiyerarşik olarak bir sıra dahilinde sıralanması ve birbirine bağlı olması anlamına geldiği; bunun doğal sonucu olarak, hiyerarşik sıralamada daha altta yer alan bir normun, kendisinden üstte bulunan norma aykırı hükümler içeremeyeceği, bir başka deyişle alt norm niteliğindeki düzenleyici işlemlerin, bir hakkın kullanımını üst normda öngörülmeyen bir şekilde daraltamayacağı veya kısıtlayamayacağı; dolayısıyla, düzenleyici bir işlem olan yönetmeliğin kendinden önce gelen kanun hükümlerine aykırı düzenlemeler getiremeyeceğinin kabul edilmesi gerektiği,
Anayasa’nın 124. maddesinde, kanunların uygulanmasını sağlamak üzere ve kanunlara aykırı olmamak kaydıyla yönetmelikler çıkartılabileceğinin öngörüldüğü, bahse konu Anayasal hükmün, idareye türev düzenleme ihdas etme yetkisi verdiği, esasında bu yetkinin, genel ve soyut nitelikte hükümler ihtiva eden kanunların detaylandırılması amacını taşıdığı, bu çerçevede, kanunda öngörülmeyen bazı hususların yine kanuna aykırı olmamak kaydıyla yönetmeliklerde düzenlenmesinin mümkün olabildiği, bu kapsamda idarenin düzenleme yetkisinin, kanunlarla getirilen hükümleri aşacak bir şekilde kullanılamayacağının da İdare Hukuku’nun en temel ilkelerinden olduğu,
Dört yıllık bir fakülteyi bitiren kişinin diploması sebebiyle belirlenen mesleğini bulabildiği iş imkanına göre icra etme hakkına sahip olması ve eğitimini görmediği teknik bir mesleği yapmaması veya yaptırılmamasının esas olduğu,
Yukarıda belirtilen Kanun hükmü ile elektrik mühendisliği hizmetlerinin tanımlanmasında davalı idareye bir yetki verilmiş ise de; verilen bu yetkinin, kişinin gördüğü eğitimle ilgili çalışma alanını daraltacak düzenlemelerin yapılmasına ilişkin olmadığı, çalışacağı alanın seçiminin, gördüğü eğitim ve bulunan iş imkanı doğrultusunda çalışanın kendisine ait olması gerektiği,
Uyuşmazlıkta, asansör serbest müşavir mühendisler ile asansör ücretli serbest müşavir mühendislerin asansör ile ilgisi olmayan diğer mühendislik faaliyetlerinde bulunamayacağına ilişkin düzenlemenin, kişinin çalışma alanına müdahale olduğu ve iş seçiminin daraltılmasına yol açtığı görüldüğünden, söz konusu düzenlemede ve bu düzenlemeye dayalı olarak tesis edilen bireysel işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçeleriyle,
Davacının, elektrik serbest müşavir mühendis belgesi verilmesi istemiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin işlem ile Yönetmelik’in 5. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinin iptaline, Yönetmelik’in 1. maddesinde yer alan “elektrik mühendisliği hizmetlerinin tanımlanması ve bu hizmetleri yürütecek EM’lerin görev, yetki ve sorumlulukları ile bu hizmetlerin EMO tarafından denetlenmesine ilişkin usul ve esasları” ibaresi yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davalı idare tarafından, dava konusu Yönetmelik’in 5. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan düzenlemenin, 6235 sayılı Kanun ve Elektrik Mühendisleri Odası Ana Yönetmeliği’nde verilen yetki uyarınca tesis edildiği, düzenlemenin amacının, üyelerinin faaliyet alanlarının kısıtlanması olmadığı, asansör firmalarında çalışan mühendislerin can ve mal güvenliğinin sağlanması ile imzacılık uygulamalarının önüne geçilmesi olduğu, mühendislik firması ve elektrik serbest müşavir mühendis belgesi alma koşullarını taşıyan asansör firmalarının bünyelerinde elektrik serbest müşavir mühendis çalıştırılmasının önünde bir engel bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’NIN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının temyize konu iptale ilişkin kısmının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan;
“a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması” sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen kararın iptale ilişkin kısmı usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen iddialar kararın bu kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddine,
2. Yukarıda özetlenen gerekçeyle davanın kısmen reddine, kısmen iptale ilişkin Danıştay Sekizinci Dairesinin 11/11/2021 tarih ve E:2016/4317, K:2021/5269 sayılı kararının temyize konu iptale ilişkin kısmının ONANMASINA,
3. Kesin olarak, 19/09/2022 tarihinde oybirliği ile karar verildi.