DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2022/1160 E. , 2022/3021 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2022/1160
Karar No : 2022/3021
TEMYİZ EDENLER : I- (DAVACI) : …
II – (DAVALILAR) :
1- …. Birliği
VEKİLİ : Av. …
2- … Odası
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : Danıştay Sekizinci Dairesinin 12/11/2021 tarih ve E:2016/6602, K:2021/5292 sayılı kararının, davacı tarafından davanın süre aşımı yönünden reddine ilişkin kısmı ile esastan reddine ilişkin kısmının, davalı idareler tarafından iptale ilişkin kısmının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem:
1-Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Ana Yönetmeliği’nin 3. maddesinde yer alan “kamunun ve ülkenin çıkarlarının korunmasında, yurdun doğal kaynaklarının bulunmasında, korunmasında ve işletilmesinde, çevre ve tarihi değerlerin ve kültürel mirasın korunmasında, tarımsal ve sınai üretimin artırılmasında, ülkenin sanatsal ve teknik kalkınmasında” ibaresi ile 50. maddesinin,
2-Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Elektrik Mühendisleri Odası Ana Yönetmeliği’nin 7. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde yer alan “Kamunun ve ülkenin çıkarlarının sağlanmasında, yurdun doğal kaynaklarının bulunmasında, korunmasında ve işletilmesinde, tarımsal ve sınai üretimin arttırılmasında, ülkenin sanatsal ve teknolojik kalkınmasında, çevrenin korunmasında gerekli gördüğü tüm girişim ve etkinliklerde bulunmak”,” ibaresi ile (d) bendinde yer alan “Üyelerin hak ve yetkilerini korumak, …., haksız rekabeti önlemek için gerekli gördüğü tüm girişim ve etkinliklerde bulunmak,” ibaresinin, 34. maddesinin 1. fıkrasının (g) bendinde yer alan “üyelerin hak ve yetkilerini korumak ve bunu sağlamak için” ibaresinin, (h) bendinde yer alan “Oda üyelerinin …, hak ve çıkarlarını koruyacak önlemleri saptamak ve bu konuda gerekli girişimlerde bulunmak” ibaresinin, (ı) bendinde yer alan “Üyelerinin kamu kuruluşları, özel kuruluşlar … mesleki hizmetlerin karşılığı olan asgari ücretleri saptamak ve uygulanmasını sağlamak” ibaresinin, (m) bendinde yer alan “Mesleğin yürütülmesinde ve uygulama alanında görev alacak fen memuru, yüksek tekniker, kalfa, teknisyen ve diğer teknik elemanların görev ve yetki sınırlarının saptanması” ibaresinin, 99/A, 99/B, 99/C maddelerinin ve 100. maddesinin 1. fıkrasının (l) bendinin,
3-Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Disiplin Yönetmeliği’nin 8. maddesinin 1. fıkrasının (c) ve (d) bentlerinin,
4-TMMOB Serbest Mühendislik ve Mimarlık Hizmetleri Asgari Ücret Yönetmeliği’nin 01., 02., 04.03., 04.06., 07., 08., 10. ve 11. maddelerinin,
5-Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Mimarlık-Mühendislik Hizmetleri ve Asgari Ücret-Asgari Çizim ve Düzenleme Esasları Yönetmeliği’nin 4. maddesinin 1. fıkrasının (i) ve (k) bentlerinin, 7. maddesinin 1. fıkrasının (a), (b), (c) bentleri ile (d) bendinin (3) numaralı alt bendinin ve 8. maddesinin,
6-TMMOB Asgari Ücret ve Çizim Standartları Tesbit Komisyonu ve Kontrol Bürolarının Kurulmasına İlişkin Yönetmelik’in 3. maddesinin, 4. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendinin, 5., 8., 9., 10., 11. ve 12. maddelerinin,
7-Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Elektrik Mühendisleri Odası En Az Ücret ve Mesleki Denetim Uygulama Esasları Yönetmeliği’nin 1. maddesinde yer alan “mesleki denetim, kapasite ve yeterlilik açısından değerlendirilmelerine” ibaresinin, 2. maddesinde yer alan “mesleki etkinliklerinin denetim kurallarını” ibaresinin, 3. maddesinin, 4. maddesinin 1. fıkrasının (j) bendinin, 7. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde yer alan “mühendislik hizmetini odanın denetimine sunmak zorundadır.” ibaresinin, 9. maddesinin 1. fıkrasının ilk cümlesinde yer alan “denetiminde” ibaresinin ve aynı fıkranın (b) bendinde yer alan “hizmetlerinin ve bürolarının denetlemesi” ibaresinin, 10. maddesinin, 11. maddesinde yer alan “Mesleki denetim işlemlerinde” ibaresinin,
8-Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Elektrik Mühendisleri Odası Serbest Müşavir Mühendislik Hizmetleri Yönetmeliği’nin 1. maddesinde yer alan “mesleki ürün ve hizmetlerin Elektrik Mühendisleri Odası tarafından belirlenen en az ücretlerinin uygulanması” ibaresi ile 12. maddesinin iptali istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Sekizinci Dairesinin 12/11/2021 tarih ve E:2016/6602, K:2021/5292 sayılı kararıyla,
Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Ana Yönetmeliği’nin 3. maddesinde yer alan “kamunun ve ülkenin çıkarlarının korunmasında, yurdun doğal kaynaklarının bulunmasında, korunmasında ve işletilmesinde, çevre ve tarihi değerlerin ve kültürel mirasın korunmasında, tarımsal ve sınai üretimin artırılmasında, ülkenin sanatsal ve teknik kalkınmasında” ibaresi ile 50. maddesi; Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Disiplin Yönetmeliği’nin 8. maddesinin 1. fıkrasının (c) ve (d) bentleri; Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Mimarlık-Mühendislik Hizmetleri ve Asgari Ücret-Asgari Çizim ve Düzenleme Esasları Yönetmeliği’nin 4. maddesinin 1. fıkrasının (i) ve (k) bentleri, 7. maddesinin 1. fıkrasının (a), (b), (c) bentleri ile (d) bendinin (3) numaralı alt bendi ve 8. maddesi; TMMOB Asgari Ücret ve Çizim Standartları Tesbit Komisyonu ve Kontrol Bürolarının Kurulmasına İlişkin Yönetmelik’in 3. maddesi, 4. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendi, 5., 8., 9., 10., 11. ve 12. maddeleri yönünden;
Davacı tarafından, Serbest Müşavir Mühendis (SMM) belgesi ile Büro Tescil (BT) belgesi düzenlenmesi istemiyle davalı Odaya yapılan başvuru sonucunda tesis edilen … tarih ve … sayılı işlemde, söz konusu belgelerin düzenlenebilmesi için davacıdan “matbu taahhütname” imzalamasının istenildiği, söz konusu taahhütnamede, Birlik ve Odanın bazı Yönetmelik’lerine eksiksiz ve tam uyulacağının taahhüt edilmesinin istenildiği, söz konusu işlemin tesis edilmesi üzerine de bakılan davanın açıldığının anlaşıldığı,
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 7. maddesi uyarınca düzenleyici işlemin ilanı üzerine altmış gün içinde dava açılabileceği gibi düzenleyici işlemin uygulanması üzerine de uygulama işleminin tebliğ tarihinden itibaren yine altmış gün içinde düzenleyici işleme veya düzenleyici işlemle birlikte uygulama işlemine karşı dava açılabileceği, bu şekilde, düzenleyici işlemin ilanı üzerine düzenleyici işleme karşı dava açmamış bulunan ilgililere, dava konusu edebilecekleri bir uygulama işleminin varlığına bağlı olarak düzenleyici işleme karşı da dava açma imkanının sağlanmasının amaçlandığı,
Dosyanın incelenmesinden; davacıdan istenen taahhütnamede belirtilmeyip dava konusu edilen Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Ana Yönetmeliği’nin 02/12/2002 tarih ve 24954 sayılı Resmi Gazete’de; Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Disiplin Yönetmeliği’nin 10/07/2002 tarih ve 24811 sayılı Resmi Gazete’de; Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Mimarlık-Mühendislik Hizmetleri ve Asgari Ücret-Asgari Çizim ve Düzenleme Esasları Yönetmeliği’nin 23/02/2005 tarih ve 25736 sayılı Resmi Gazete’de; TMMOB Asgari Ücret ve Çizim Standartları Tesbit Komisyonu ve Kontrol Bürolarının Kurulmasına İlişkin Yönetmelik’in 24/07/1981 tarih ve 17410 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdiği,
Dava konusu edilen bu düzenlemeler esas alınarak davacı hakkında tesis edilmiş bir uygulama işlemi olmaksızın doğrudan söz konusu düzenlemelerin iptalinin istenildiği anlaşıldığından, bu düzenlemelerin Resmi Gazete’de yayımlandığı tarihten itibaren altmış gün içinde dava açılması gerekirken, bu süre geçirildikten sonra açılan davanın bu kısmının esasının süre aşımı nedeniyle incelenme olanağı bulunmadığı,
Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Elektrik Mühendisleri Odası Ana Yönetmeliği’nin 34. maddesinin 1. fıkrasının (ı) bendinde yer alan “mesleki hizmetlerin karşılığı olan asgari ücretleri saptamak ve uygulanmasını sağlamak” ibaresi; TMMOB Serbest Mühendislik ve Mimarlık Hizmetleri Asgari Ücret Yönetmeliği’nin 01., 02., 04.03. ve 04.06. maddelerinde yer alan “asgari ücret” ibareleri, 7., 8. ve 10. maddeleri; Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Elektrik Mühendisleri Odası En Az Ücret ve Mesleki Denetim Uygulama Esasları Yönetmeliği’nin 4. maddesinin 1. fıkrasının (j) bendinde yer alan “en az ücret” ibaresi, 10. maddesinin 1. fıkrasının (e) bendinde yer alan “en az ücret tanımlarına uygun olarak düzenlenmiş” ibaresi ve (g) bendinin (1) numaralı alt bendinde yer alan “kesilen faturanın veya serbest meslek makbuzunun en az ücret tanımlarına uygunluğu” ibaresi; Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Elektrik Mühendisleri Odası Serbest Müşavir Mühendislik Hizmetleri Yönetmeliği’nin 12. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde yer alan “ve EMO tarafından belirlenmiş en az ücret tanımlarına” ibaresi, (c) bendinde yer alan “EMO tarafından belirlenen mühendislik hizmetleri en az ücretlerinin uygulanması” ibaresi, (d) bendinin (3) numaralı alt bendinde yer alan “Oda tarafından belirlenen en az ücret tanımlamaları üzerinden düzenlenmiş” ibaresi, (e) bendinde yer alan “EMO en az ücretlerine göre” ibaresi yönünden;
Dava konusu Yönetmelik hükümlerinde, üyelerin Oda tarafından belirlenmiş asgari ücret tanımlamalarına uyacağı ve mesleki denetim uygulamasında bu yönde denetim yapılacağının kurala bağlandığı,
Mesleki hizmetlerin karşılığı olan asgari ücretlerin belirlenmesi konusunda, 6235 sayılı Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Kanunu, 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun ve Anayasa’nın 48. maddesinde düzenlenen sözleşme özgürlüğü çerçevesinde bir değerlendirme yapılması gerektiği,
1 – 6235 sayılı Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Kanunu yönünden;
Mesleki hizmetlerin karşılığı olan asgari ücretleri belirleme konusunda davalı idarenin yasal dayanağının bulunup bulunmadığının öncelikle değerlendirilmesi gerektiği,
Uyuşmazlığın çözümü için, genel olarak, idarenin düzenleme yetkisinin kapsamı ve bu bağlamda idarenin özerk ve türev düzenleme yetkisi üzerinde durulması gerektiği,
Anayasa’nın 124. maddesinde, kamu tüzel kişilerinin, kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla, yönetmelikler çıkarabileceğinin düzenlendiği, bu düzenlemenin, idarenin özerk ve türev düzenleme yetkisinin anayasal dayanağını oluşturduğu,
İdarenin düzenleme yetkisinin aslında ikincil, türev nitelikte olduğu hususunda bugün için bir duraksama bulunmadığı, Anayasa’ya göre, idarenin, düzenleme yetkisini kanunlar çerçevesinde ve kanunlara uygun olarak kullanması gerektiği, kanunun öngördüğü düzenleme yetkisinin yine kanunda belirtildiği gibi kullanılmasının, kanun hükmü, bir konunun yönetmelikle düzenlenmesini öngörüyorsa, düzenlemenin yönetmelikle yapılmasının zorunlu olduğu,
Ayrıca, normlar hiyerarşisi olarak bilinen temel hukuk ilkesine göre, normlar arasında altlık ve üstlük ilişkisinin söz konusu olduğu ve her normun geçerliliğini bir üst hukuk normundan aldığı, başka bir anlatımla normlar hiyerarşisinin, her türlü normun hiyerarşik olarak bir sıra dahilinde sıralanması ve birbirine bağlı olması anlamına geldiği; bunun doğal sonucu olarak, hiyerarşik sıralamada daha altta yer alan normun, kendisinden üstte bulunan norma aykırı hükümler içeremeyeceği, bir başka deyişle alt norm niteliğindeki düzenleyici işlemlerin, bir hakkın kullanımını üst normda öngörülmeyen bir şekilde daraltamayacağı veya kısıtlayamayacağı; dolayısıyla, düzenleyici bir işlemin kendinden önce gelen kanun ve yönetmelik hükümlerine aykırı düzenlemeler getiremeyeceği,
Bu açıklamalar ışığında uyuşmazlığa bakıldığında, davalı idarenin dava konusu alandaki düzenleme yetkisinin ve bu yetkinin hukuka uygun olarak kullanılıp kullanılmadığının irdelenmesi gerektiği,
6235 sayılı Kanun’un 39. maddesinde, bu Kanun hükümlerinin müteşebbis heyetlerince ihzar ve Birlik Umumi Heyetince tasvip edilecek eki bir talimatname yani bir Yönetmelik ile tatbik olunacağının hükme bağlandığı,
6235 sayılı Kanun’un 2. maddesinde ise, mühendislik ve mimarlık mesleği mensuplarının, müşterek ihtiyaçlarını karşılamak, mesleki faaliyetlerini kolaylaştırmak, mesleğin genel menfaatlere uygun olarak gelişmesini sağlamak, meslek mensuplarının birbirleriyle ve halk ile olan ilişkilerinde dürüstlüğü ve güveni hakim kılmak üzere meslek disiplinini ve ahlakını korumak için gerekli gördüğü bütün teşebbüs ve faaliyetlerde bulunmak; meslek ve menfaatleriyle ilgili işlerde resmi makamlarla işbirliği yaparak gerekli yardımlarda ve tekliflerde bulunmak, meslekle ilgili bütün mevzuatı normları, fenni şartnameleri incelemek ve bunlar hakkındaki görüş ve düşünceleri ilgililere bildirmek, hususlarının Birliğin kuruluş amaçları arasında sayıldığı, Birlik ve organlarının, kuruluş amaçları dışında faaliyette bulunamayacağının belirtildiği,
Görüldüğü üzere, dava konusu Yönetmeliklerin dayanağı olan 6235 sayılı Kanun’da, mesleki hizmetlerin karşılığı olan asgari ücretlerin belirlenmesine ilişkin bir düzenlemeye yer verilmediği,
2 – 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun yönünden;
Serbest çalışan elektrik mühendislerinin esas itibarıyla serbest meslek sahibi olduğu, serbest meslek faaliyetinin, sermayeden ziyade şahsî mesaiye, ilmî veya meslekî bilgiye veya ihtisasa dayanan işlerin bir işverene bağlı olmaksızın bağımsız olarak, şahsî sorumluluk altında ve bir ücret karşılığı yapıldığı göz önüne alındığında, hizmetini ücret karşılığı sunan serbest meslek mensubu mühendislerin 4054 sayılı Kanun kapsamında birer teşebbüs oldukları,
4054 sayılı Kanun’un 3. maddesinde, teşebbüslerin belirli amaçlara ulaşmak için oluşturduğu tüzel kişiliği haiz ya da tüzel kişiliği olmayan her türlü birliğin teşebbüs birliği olarak tanımlandığı, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarına ilişkin olarak herhangi bir istisnaya yer verilmediğinden ve teşebbüs birliklerinin 4054 sayılı Kanun’a tâbi olabilmesi için özel hukuk veya kamu hukuku tüzel kişisi olmaları ya da kanunla veya iradî olarak kurulmuş olmaları önem taşımadığından, davalı Odanın 4054 sayılı Kanun uygulamasında “teşebbüs birliği” sayılması gerektiği,
Bu çerçevede; davalı Oda tarafından elektrik mühendisliği hizmetlerine ilişkin piyasa düzenleyiciliği kapsamında yürürlüğe konulan dava konusu Yönetmelik’ler birer teşebbüs birliği kararı niteliğinde olduğudan, 4054 sayılı Kanun’a aykırı olmamaları gerektiği,
4054 sayılı Kanun’un 4. maddesinde, belirli bir mal veya hizmet piyasasında doğrudan veya dolaylı olarak rekabeti engelleme, bozma ya da kısıtlama amacını taşıyan veya bu etkiyi doğuran yahut doğurabilecek nitelikte olan teşebbüsler arası anlaşmalar, uyumlu eylemler ve teşebbüs birliklerinin bu tür karar ve eylemlerinin hukuka aykırı ve yasak olduğu belirtildikten sonra, aynı maddenin 1. fıkrasının (a) bendinde, mal veya hizmetlerin alım ya da satım fiyatının, fiyatı oluşturan maliyet, kâr gibi unsurlar ile her türlü alım yahut satım şartlarının tespit edilmesinin rekabeti engelleyici ve yasak olduğunun kurala bağlandığı,
Dava konusu Yönetmelik hükümlerinde, elektrik mühendisliği hizmetlerinin karşılığı olan asgari ücretlerin belirlenmesinin öngörüldüğü ve bu çerçevede hazırlanan asgari ücret tarifeleriyle mühendislerin, hizmetin fiyatını belirleme serbestisi hizmet alanlar (tüketici) aleyhine engellendiği, bu suretle satım fiyatının davalı Oda tarafından tespit edildiği,
Bu itibarla, dava konusu Yönetmelik hükümlerinin, elektrik mühendisliği hizmeti piyasasında doğrudan rekabeti engelleme, bozma ve kısıtlama amacını taşıdığı anlaşıldığından, 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesinin (a) bendine açıkça aykırı olduğu sonucuna varıldığı,
3 – Anayasa’nın 48. maddesinde düzenlenen sözleşme özgürlüğü yönünden;
Anayasa’nın 48. maddesinde, çalışma ve sözleşme hürriyetinin düzenlendiği, buna göre, herkesin dilediği alanda çalışma ve sözleşme hürriyetine sahip olduğu, özel teşebbüsler kurmanın serbest olduğu, Devletin, özel teşebbüslerin millî ekonominin gereklerine ve sosyal amaçlara uygun yürümesini, güvenlik ve kararlılık içinde çalışmasını sağlayacak tedbirleri alacağının belirtildiği; Anayasa’nın 13. maddesinde de, temel hak ve hürriyetlerin, özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasa’nın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabileceği, bu sınırlamaların, Anayasa’nın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve laik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamayacağının kurala bağlandığı,
Dava konusu Yönetmelik hükümlerine göre, elektrik mühendisliği hizmeti alacak gerçek veya tüzel kişilerin, meslek alanında faaliyette bulunabilmek için davalı Odaya üye olmak zorunluluğunda bulunan bir meslek mensubu ile Oda tarafından belirlenen en az ücrete uygun bir sözleşme yapmaları gerektiği,
Yapılacak sözleşmenin unsurlarından birinin de sözleşmenin bedeli olduğu, sözleşmedeki bedelin taraflarca serbest olarak belirlenmesinin asıl olduğu, nitekim, bedeli kararlaştırma konusundaki anlaşma serbestisi de sözleşme özgürlüğü kapsamında olup, anayasal koruma altında olduğu, sözleşme serbestisini sınırlayacak nitelikteki bir kuralın ise, yine Anayasa’da tanımlanan sınırlama sebeplerine uygun olarak kanunla konulması gerektiği,
Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşu olan davalı Odaya 6235 sayılı Kanun’da mensupları için asgarî ücret belirleme yetkisi veren bir kuralın bulunmadığı, dolayısıyla, anılan Kanun’da yer verilmeyen bir yetkinin Yönetmelik hükümleri ile düzenlenmesinin açıkça hukuka aykırı olduğu,
Anayasal koruma altındaki sözleşme özgürlüğünün ancak kanunla sınırlanabilmesi mümkün olduğundan, taraflar arasında serbestçe belirlenmesi gereken sözleşmenin bedel unsuruna, kanuni dayanağı bulunmaksızın, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşu olan davalı Oda tarafından asgarî ücret tarifesi ve alınacak ücret esaslarının belirlenmesi suretiyle müdahale edilemeyeceğinin açık olduğu,
Bu durumda; üyelerin Oda tarafından belirlenmiş asgari ücret tanımlamalarına uyacağını ve mesleki denetim uygulamasında bu yönde denetim yapılacağını düzenleyen dava konusu Yönetmelik hükümlerinde hukuka uygunluk görülmediği,
Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Elektrik Mühendisleri Odası En Az Ücret ve Mesleki Denetim Uygulama Esasları Yönetmeliği’nin 1. maddesinde yer alan “yeterlilik” ibaresi, 10. maddesinin 1. fıkrasının (ğ) bendinde yer alan “ülke ekonomisine uygunluğu” ibaresi ve (h) bendinde yer alan “ihale bedeli üzerinden” ibaresi yönünden;
Dairelerinin 01/06/2017 tarih ve E:2011/880, K:2017/4567 sayılı kararıyla, Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Elektrik Mühendisleri Odası En Az Ücret ve Mesleki Denetim Uygulama Esasları Yönetmeliği’nin 1. maddesinde yer alan “yeterlilik” ibaresinin, 10. maddesinin 1. fıkrasının (ğ) bendinde yer alan “ülke ekonomisine uygunluğu” ibaresinin ve (h) bendinde yer alan “ihale bedeli üzerinden” ibaresinin iptaline karar verildiği ve bu kararın Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 07/10/2019 tarih ve E:2017/4058, K:2019/4095 sayılı kararıyla onanarak kesinleştiği anlaşıldığından, söz konusu ibareler yönünden davanın esası hakkında karar verilmesine hukuken olanak bulunmadığı,
Dava konusu diğer düzenlemeler yönünden;
Anayasa ve Kanun kuralları uyarınca meslek odalarının; gerek üyelerinin gerekse de soyut olarak mesleğin onurunu ve mesleki disiplini korumak, mesleğin gelişimini sağlamak, mesleğin icrasında uyulacak ilke ve kuralları saptamak hususlarında görev ve yetki sahibi olduğu,
6235 sayılı Kanun’un 2. maddesinin (b) fıkrası uyarınca, meslek odalarının, meslek mensuplarının müşterek ihtiyaçlarını karşılamak, mesleki faaliyetlerini kolaylaştırmak, mesleğin yerel menfaatlere uygun olarak gelişmesini sağlamak üzere meslek disiplinini ve ahlakını korumak için gerekli gördüğü birtakım kuralları koyabileceği,
Elektrik mühendisi unvan ve yetkisi ile mesleki faaliyette bulunulurken, mesleki davranış ilkelerine ve meslek etiğine uygun sürecin işletilmesi, kurumsal işleyişin ve bütünselliğin sağlanması gerekliliği nedeniyle Elektrik Mühendisleri Odasının, kamu kurumu niteliğinde meslek kuruluşu olmasından kaynaklanan mesleki faaliyetin içeriğine ilişkin olmamak koşulu ile üyeleri üzerinde mesleki denetim görev ve yetkisinin bulunduğu,
Ancak, meslek odasınca meslek mensuplarına yönelik mesleki denetim yetkisinin sınırlarının belirlenmesi gerektiği, Oda tarafından yapılacak denetimin meslek mensubunun sunduğu hizmetin içeriğinin denetlenmesi yahut meslek mensubunun yeterliliğinin denetlenmesi niteliğinde olmaması, meslek mensubunca bulundurulması gerekli bazı belge ve bilgilerin bulundurulup bulundurulmadığı, meslek mensubunun Oda üyelik kaydının bulunup bulunmadığı, kısıtlılığının olup olmadığı, bürosunun tescilini yaptırıp yaptırmadığı gibi mesleki disiplini sağlamaya yönelik şekli bir denetim niteliğinde olması gerektiği,
Bu bağlamda, meslek odasının üyeleri üzerinde sahip olduğu mesleki denetim görev ve yetkisi mesleki disiplini sağlamaya yönelik olduğundan, serbest meslek faaliyetinin özünü zedeleyecek vize veya onay niteliği taşımaması gerektiği,
Belirtilen açıklamalar kapsamında, Odaların şekli anlamda mesleki denetim yetkisi bulunduğu ve bu denetim yetkisi kapsamında 6235 sayılı Kanun’un 32. maddesinin (c) bendi uyarınca gelir elde edebileceği hususunda kuşku bulunmadığı,
Bu durumda, dava konusu Yönetmelik maddeleri ile getirilen denetimin içerik denetimi olmayıp, şekli nitelikte bir denetim olduğu anlaşıldığından, iş bu Yönetmelik maddelerinde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçeleriyle,
Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Ana Yönetmeliği’nin 3. maddesinde yer alan “kamunun ve ülkenin çıkarlarının korunmasında, yurdun doğal kaynaklarının bulunmasında, korunmasında ve işletilmesinde, çevre ve tarihi değerlerin ve kültürel mirasın korunmasında, tarımsal ve sınai üretimin artırılmasında, ülkenin sanatsal ve teknik kalkınmasında” ibaresi ile 50. maddesi; Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Disiplin Yönetmeliği’nin 8. maddesinin 1. fıkrasının (c) ve (d) bentleri; Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Mimarlık-Mühendislik Hizmetleri ve Asgari Ücret-Asgari Çizim ve Düzenleme Esasları Yönetmeliği’nin 4. maddesinin 1. fıkrasının (i) ve (k) bentleri, 7. maddesinin 1. fıkrasının (a), (b), (c) bentleri ile (d) bendinin (3) numaralı alt bendi ve 8. maddesi; TMMOB Asgari Ücret ve Çizim Standartları Tesbit Komisyonu ve Kontrol Bürolarının Kurulmasına İlişkin Yönetmelik’in 3. maddesi, 4. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendi, 5., 8., 9., 10., 11. ve 12. maddeleri yönünden davanın süre aşımı yönünden reddine,
Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Elektrik Mühendisleri Odası Ana Yönetmeliği’nin 34. maddesinin 1. fıkrasının (ı) bendinde yer alan “mesleki hizmetlerin karşılığı olan asgari ücretleri saptamak ve uygulanmasını sağlamak” ibaresinin; TMMOB Serbest Mühendislik ve Mimarlık Hizmetleri Asgari Ücret Yönetmeliği’nin 01., 02., 04.03. ve 04.06. maddelerinde yer alan “asgari ücret” ibareleri ile 7., 8. ve 10. maddelerinin; Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Elektrik Mühendisleri Odası En Az Ücret ve Mesleki Denetim Uygulama Esasları Yönetmeliği’nin 4. maddesinin 1. fıkrasının (j) bendinde yer alan “en az ücret” ibaresinin, 10. maddesinin 1. fıkrasının (e) bendinde yer alan “en az ücret tanımlarına uygun olarak düzenlenmiş” ibaresinin ve (g) bendinin (1) numaralı alt bendinde yer alan “kesilen faturanın veya serbest meslek makbuzunun en az ücret tanımlarına uygunluğu” ibaresinin; Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Elektrik Mühendisleri Odası Serbest Müşavir Mühendislik Hizmetleri Yönetmeliği’nin 12. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde yer alan “ve EMO tarafından belirlenmiş en az ücret tanımlarına” ibaresinin, (c) bendinde yer alan “EMO tarafından belirlenen mühendislik hizmetleri en az ücretlerinin uygulanması” ibaresinin, (d) bendinin (3) numaralı alt bendinde yer alan “Oda tarafından belirlenen en az ücret tanımlamaları üzerinden düzenlenmiş” ibaresinin, (e) bendinde yer alan “EMO en az ücretlerine göre” ibaresinin iptaline,
Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Elektrik Mühendisleri Odası En Az Ücret ve Mesleki Denetim Uygulama Esasları Yönetmeliği’nin 1. maddesinde yer alan “yeterlilik” ibaresi, 10. maddesinin 1. fıkrasının (ğ) bendinde yer alan “ülke ekonomisine uygunluğu” ibaresi ve (h) bendinde yer alan “ihale bedeli üzerinden” ibaresi yönünden karar verilmesine yer olmadığına,
Dava konusu diğer düzenlemeler yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI :
Davacı tarafından, temyize konu Daire kararının davanın süre aşımı nedeniyle reddine ilişkin kısmında hukuka uygunluk bulunmadığı, mühendislik hizmetlerinin mesleki denetimden geçirilmesi ve mesleki denetim bedeli alınması yönündeki dava konusu düzenlemelerin kanuni dayanağının bulunmadığı ileri sürülmektedir.
Davalı idareler tarafından, dava konusu Yönetmelik hükümleri uyarınca tesis edilmiş bir uygulama işlemi bulunmadığından davanın 2577 sayılı Kanun’un 7. maddesinin 2. fıkrasında belirtilen sürede açılmasının mümkün olmadığı, 6235 sayılı Kanun’un 2. maddesi ile mesleki hizmetlerin karşılığı olan asgari ücretlerin belirlenmesi konusunda idarelerine yetki verildiği, aksi yöndeki Daire kararının iptale ilişkin kısmında hukuka uygunluk bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI :
Davacı tarafından, Danıştay Sekizinci Dairesince verilen kararın iptale ilişkin kısmının usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçelerinde öne sürülen nedenlerin, kararın bu kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek davalı idarelerin temyiz istemlerinin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Davalı idareler tarafından, savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’NIN DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemine konu Daire kararının kısmen onanması, kısmen bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
Üye …’ın; dava konusu düzenlemelerin davacının güncel menfaatini etkilemediği, bu nedenle davanın ehliyet yönünden reddine karar verilmesi gerektiği yolundaki usule ilişkin oyuna karşılık, davacının dava konusu düzenlemelere karşı dava açma ehliyetinin bulunduğuna oyçokluğu ile karar verilerek; Üye …’ın; Danıştay Sekizinci Dairesinin 04/02/2016 tarih ve E:2015/3462, K:2016/611 sayılı kararıyla, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 3. maddesine uygun bulunmayan dava dilekçesinin reddine karar verilmesi üzerine yenilenen davaya ait dilekçede aynı yanlışlıkların yapıldığı görüldüğünden, 2577 sayılı Kanun’un 15/5. maddesi uyarınca davanın reddine karar verilmesi gerektiği yolundaki usule ilişkin oyuna karşılık, yenilenen dava dilekçesinin 2577 sayılı Kanun’un 3. maddesine uygun olduğuna oyçokluğu ile karar verilerek; Üye …’ın; dava konusu Yönetmelik hükümleri arasında maddi veya hukuki yönden bağlılık ya da sebep-sonuç ilişkisi bulunmadığından, 2577 sayılı Kanun’un 5. maddesi uyarınca dava dilekçesinin reddine karar verilmesi gerektiği yolundaki usule ilişkin oylarına karşılık, dava konusu Yönetmelik hükümlerine aynı dilekçe ile dava açılmasında usule aykırılık bulunmadığına oyçokluğu ile karar verilerek işin esasına geçildi.
İNCELEME VE GEREKÇE:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Daire kararının davanın süre aşımı yönünden reddine ilişkin kısmı, iptale ilişkin kısmı ve davanın reddine ilişkin kısmının Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Elektrik Mühendisleri Odası Serbest Müşavir Mühendislik Hizmetleri Yönetmeliği’nin 1. maddesinde yer alan “mesleki ürün ve hizmetlerin Elektrik Mühendisleri Odası tarafından belirlenen en az ücretlerinin uygulanması” ibaresi dışındaki diğer düzenlemelere yönelik kısmı yönünden;
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan;
“a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması” sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Dayandığı hukuksal nedenler ve gerekçesi yukarıda açıklanan Danıştay Sekizinci Dairesi kararının anılan kısımları, aynı gerekçe ile Kurulumuzca da uygun bulunmuş olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen iddialar, kararın anılan kısımlarının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Daire kararının Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Elektrik Mühendisleri Odası Serbest Müşavir Mühendislik Hizmetleri Yönetmeliği’nin 1. maddesinde yer alan “mesleki ürün ve hizmetlerin Elektrik Mühendisleri Odası tarafından belirlenen en az ücretlerinin uygulanması” ibaresi yönünden davanın reddine ilişkin kısmına gelince;
Dairece, üyelerin Oda tarafından belirlenmiş asgari ücret tanımlamalarına uyacağını ve mesleki denetim uygulamasında bu yönde denetim yapılacağını düzenleyen dava konusu Yönetmelik hükümlerinde hukuka uygunluk görülmediği gerekçesiyle iptal kararı verilmesine karşın, söz konusu düzenlemeler ile aynı mahiyette olan Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Elektrik Mühendisleri Odası Serbest Müşavir Mühendislik Hizmetleri Yönetmeliği’nin 1. maddesinde yer alan “mesleki ürün ve hizmetlerin Elektrik Mühendisleri Odası tarafından belirlenen en az ücretlerinin uygulanması” ibaresi yönünden davanın reddine karar verilmesinde hukuki isabet görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddine,
2. Davacının temyiz isteminin kısmen kabulüne, kısmen reddine,
3. Danıştay Sekizinci Dairesinin temyize konu 12/11/2021 tarih ve E:2016/6602, K:2021/5292 sayılı kararının; davanın süre aşımı yönünden reddine ilişkin kısmının, iptale ilişkin kısmının ve davanın reddine ilişkin kısmının Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Elektrik Mühendisleri Odası Serbest Müşavir Mühendislik Hizmetleri Yönetmeliği’nin 1. maddesinde yer alan “mesleki ürün ve hizmetlerin Elektrik Mühendisleri Odası tarafından belirlenen en az ücretlerinin uygulanması” ibaresi dışındaki diğer düzenlemelere yönelik kısmının ONANMASINA,
4. Anılan Daire kararının, Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Elektrik Mühendisleri Odası Serbest Müşavir Mühendislik Hizmetleri Yönetmeliği’nin 1. maddesinde yer alan “mesleki ürün ve hizmetlerin Elektrik Mühendisleri Odası tarafından belirlenen en az ücretlerinin uygulanması” ibaresi yönünden davanın reddine ilişkin kısmının BOZULMASINA,
5. Bozulan kısım yönünden yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Daireye gönderilmesine,
6. Kesin olarak, 20/10/2022 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY
X- 6235 sayılı Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Kanunu’nun 2. maddesinin (b) fıkrasında; “Mühendislik ve mimarlık mesleği mensuplarının, müşterek ihtiyaçlarını karşılamak, mesleki faaliyetlerini kolaylaştırmak; mesleğin genel menfaatlerine uygun olarak gelişmesini sağlamak, meslek mensuplarının birbirleriyle ve halk ile olan ilişkilerinde dürüstlüğü ve güveni hakim kılmak üzere meslek disiplinini ve ahlakını korumak için gerekli gördüğü bütün teşebbüs ve faaliyetlerde bulunmak” birliğin görevleri arasında sayılmış olup, anılan Kanun hükmü uyarınca, Birliğin, serbest meslek icra eden meslek mensupları üzerinde mesleki denetim yetkisi bulunduğu açıktır.
Dava konusu Elektrik Mühendisleri Odası Ana Yönetmeliği’nin 100. maddesinin 1. fıkrasının (l) bendinde ise; mesleki denetim geliri adı altında bir gelir kalemine yer verilmiş, Elektrik Mühendisleri Odası En Az Ücret ve Mesleki Denetim Uygulama Esasları Yönetmeliği’nin 10. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendinde “Oda Yönetim Kurulu’nun belirlediği tanımlama üzerinden, mesleki denetim hizmetinin karşılığı olarak önceden belirlenmiş maktu bir mesleki denetim bedeli alınır.”; (g) bendinin (2) numaralı alt bendinde de “Mesleki denetim bedeline ait Oda gelir makbuzu düzenlenerek mühendise verilir…” hükümleri yer almıştır.
Mesleki denetim görevi, 6235 sayılı Kanun kapsamında bir “görev” niteliğinde olup, kanunla verilen görevin yerine getirilmesinin karşılığı olarak herhangi bir ücret alınabilmesi, bir başka ifadeyle, muhataplarına mali yükümlülük getirilebilmesi için açık bir yasal dayanağın da bulunması zorunludur.
Ancak, anılan Yönetmelik’lerin dayanağı olan 6235 sayılı Kanun’un 32. maddesinde sayılan “Odaların gelirleri” arasında, mesleki denetime yer verilmediği gibi, idareler tarafından, ücret karşılığı verilen hizmetlerden farklı olarak, kanunlarda “görev” olarak tanımlanan idari faaliyetler nedeniyle ücret alınması, “görev” niteliğiyle de bağdaşmamaktadır.
Bu durumda, dava konusu Elektrik Mühendisleri Odası Ana Yönetmeliği’nin 100. maddesinin 1. fıkrasının (l) bendinde yer alan “Mesleki denetim gelirleri” ibaresi ve Elektrik Mühendisleri Odası En Az Ücret ve Mesleki Denetim Uygulama Esasları Yönetmeliği’nin 10. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendi ile (g) bendinin (2) numaralı alt bendinde yer alan “Mesleki denetim bedeline ait Oda gelir makbuzu düzenlenerek mühendise verilir.” ibaresinin yasal dayanağı bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, temyize konu Daire kararının anılan düzenlemeler yönünden davanın reddine ilişkin kısmının bozulması gerektiği oyuyla, kararın bu kısmına katılmıyoruz.
KARŞI OY
XX- Kamu kurumu niteliğindeki meslekî kuruluşları, kanunla düzenlenen mesleklerce sunulan kamu hizmetlerinin standartlarını korumak ve mesleğe mensup olanların ortak çıkarlarını kollamak ve aralarındaki dayanışmayı güçlendirmek için kurulurlar. Bu tür mesleki kuruluşların çok partili demokratik düzen içerisinde giderek etkili bir baskı grubu haline gelmeleri ve bu şekilde örgütlenen menfaat grupları arasındaki dayanışmanın toplum çıkarları aleyhine gelişmesi tehlikesi, bunların kamu hukuku kural ve usulleriyle yönlendirilmesini zorunlu kılmış ve sosyal bir olgu olarak öteden beri varlıklarını koruyabilmiş bu kuruluşları Anayasal bir bir kurum haline dönüştürmüştür.
Bu nedenle Anayasa’nın “Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları” başlıklı 135. maddesinde; kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ve üst kuruluşlarının, belli bir mesleğe mensup olanların müşterek ihtiyaçlarını karşılamak, mesleki faaliyetlerini kolaylaştırmak, mesleğin genel menfaatlere uygun olarak gelişmesini sağlamak, meslek mensuplarının birbirleri ve halk ile olan ilişkilerinde dürüstlüğü ve güveni hakim kılmak üzere meslek disiplini ve ahlakını korumak maksadı ile kanunla kurulan ve organları kendi üyeleri tarafından kanunda gösterilen usullere göre yargı gözetimi altında, gizli oyla seçilen kamu tüzelkişilikleri olduğu hükmüne yer verilmiştir.
Öte yandan, Anayasa’nın işlem tarihinde yürürlükte bulunan “Yönetmelikler” başlıklı 124. maddesinde; başbakanlık, bakanlıklar ve kamu tüzel kişilerinin, kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve tüzüklerin uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla yönetmelikler çıkarabileceği öngörülmüştür.
Bu bağlamda, kamu kurumu niteliğindeki meslek odalarının ve bunların üst kuruluşlarının; gerek üyelerinin gerekse de soyut olarak mesleğin onurunu ve meslekî disiplini korumak, mesleğin gelişimini sağlamak, mesleğin icrasında uyulacak ilke ve kuralları saptamak hususlarında görev ve yetki sahibi olduğu tartışmasızdır.
Nitekim, 6235 sayılı Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Kanunu’nun 2. maddesinin (b) bendinde de Anayasa’nın 135. maddesinin birinci fıkrasına paralel bir şekilde, mühendislik ve mimarlık mesleği mensuplarının, müşterek ihtiyaçlarını karşılamak, meslekî faaliyetlerini kolaylaştırmak, mesleğin genel menfaatlere uygun olarak gelişmesini sağlamak, meslek mensuplarının birbirleriyle ve halk ile olan ilişkilerinde dürüstlüğü ve güveni hakim kılmak üzere meslek disiplinini ve ahlakını korumak için gerekli gördüğü bütün teşebbüs ve faaliyetlerde bulunmak; meslek ve menfaatleriyle ilgili işlerde resmi makamlarla işbirliği yaparak gerekli yardımlarda ve tekliflerde bulunmak, meslekle ilgili bütün mevzuatı, normları, fenni şartnameleri incelemek ve bunlar hakkındaki görüş ve düşünceleri ilgililere bildirmek Birliğin kuruluş amaçları arasında sayılmıştır.
Anılan Kanun’un gerekçesinde “…İleri memleketlerde mühendis ve mimar odalarının bilhassa berveçhi ati (aşağıda belirtilen) hususlardan büyük faydaları da olmaktadır: … i) fen adamlarının mesaileri hakkında normal ücretleri tertiplenmesi …” denilmektedir. Görüldüğü gibi gerekçede açıkça “fen adamlarının mesaileri hakkında normal ücretleri tertiplenmesi” ifadesine yer verilmek suretiyle, bahse konu Kanun düzenlenirken mühendis ve mimarlara yönelik “ücret”in de bu kuruluşlarca belirlenmesinin öngörüldüğü anlaşılmaktadır.
Mühendislik ve mimarlık unvan ve yetkisi ile mesleki faaliyette bulunulurken, meslekî davranış ilkelerine ve meslek etiğine uygun sürecin işletilmesi, kurumsal işleyişin ve bütünselliğin sağlanması gerekliliği nedeniyle TMMOB’nin, kamu kurumu niteliğinde meslek odalarının üst kuruluşu olmasından kaynaklanan, mesleki faaliyetin içeriğine ilişkin olmamak koşulu ile üyeleri üzerinde mesleki denetim görev ve yetkisinin bulunduğu kuşkusuzdur.
Dava konusu Yönetmelik düzenlemeleri incelendiğinde; Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Elektrik Mühendisleri Odası Ana Yönetmeliği’nin 34. maddesinin 1. fıkrasının (ı) bendinde, mesleki hizmetlerin karşılığı olan asgari ücretleri saptamak, Oda Yönetim Kurulunun görev ve yetkileri arasında sayılmıştır.
Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Elektrik Mühendisleri Odası En Az Ücret ve Mesleki Denetim Uygulama Esasları Yönetmeliği’nin 4. maddesinin 1. fıkrasının (j) bendinde mesleki denetimin tanımı yapılmış ve bu denetimde, Oda tarafından belirlenen asgari ücretlere uyulup uyulmadığının da denetleneceği belirtilmiştir. Anılan Yönetmelik’in 10. maddesinde ise, mesleki denetimin hangi esaslar çerçevesinde yapılacağı düzenlenmiş ve serbest mühendislik hizmetlerine ilişkin, en az ücret tarifesine uygun olarak düzenlenmiş serbest meslek makbuzu veya faturanın Odaya sunulması istenilmiştir.
Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Elektrik Mühendisleri Odası Serbest Müşavir Mühendislik Hizmetleri Yönetmeliği’nin 1. maddesinde, Yönetmelik’in amacının, mesleki ürün ve hizmetlerin Elektrik Mühendisleri Odası tarafından belirlenen en az ücretlerinin uygulanmasına ilişkin usul ve esasları düzenlemek olduğu belirtilmiştir. Anılan Yönetmelik’in 12. maddesinde ise, üyelerin Oda tarafından belirlenmiş en az ücret tanımlarına uyacağı düzenlenmiştir.
TMMOB Serbest Mühendislik ve Mimarlık Hizmetleri Asgarî Ücret Yönetmeliği’nin iptali istenen 1., 2., 4/3., 4/6., 7., 8. ve 10. maddelerinde ise, Yönetmeliğin amacının mühendislik mimarlık hizmetlerinin, ülkenin, mesleğin ve tekniğin gereklerine uygun bir şekilde tanımını, uygulanmasını, koordinasyonunu ve gelişimini temin ve ülke çapında uygulanacak ücretlerdeki asgarî miktarları tespit etmek ve denetimini sağlamak olduğu; Yönetmeliğin 88/13 181 sayılı Bakanlar Kurulu kararında yer alan idare tanımındaki kuruluşların dışındaki kişi ve kuruluşları, bunların yaptırmakta olduğu mimarlık ve mühendislik hizmetlerini ve bu hizmetlerin niteliğine göre karşılığında ödenecek asgarî ücretleri kapsadığı; asgarî ücretin her türlü mühendislik ve mimarlık hizmetlerinin yürürlükteki yasa ve yönetmelikler uyarınca yapılabilmesi için TMMOB Yönetim Kurulu tarafından tesbit edilip ilgili Bakanlıkça uygun bulunduktan sonra ilan olunan en az ücretler olduğu tanımına yer verildiği; mesleki denetimin mühendislik ve mimarlık hizmetlerinin ihtisas dalları arasında uyum ve işbirliği içinde yürütülmesi ve asgarî ücret, asgarî çizim ve düzenleme esasları açısından bu hizmetlerin Meslek Odaları ve Kontrol Bürolarınca denetlenmesi olduğu; hizmetlere ilişkin asgarî ücret tarifelerinin nasıl tespit edileceği ve Resmî Gazete’de yayımlanacağı; mühendislik, mimarlık hizmetini yüklenen mühendis ve mimarların bu yönetmelik hükümlerine göre belirlenecek Asgarî Ücret Tarife Esasları ile tespit edilen ücretler karşılığı fatura kesmek ve bu faturaları odalarına ibraz etmek zorunda oldukları düzenlenmiştir.
Yukarıda aktarılan mevzuat hükümleri ve açıklamalar uyarınca, TMMOB’nin meslek odası üyelerinin hak ve menfaatlerini korumak, üyeler arasında rekabet yaratılarak mühendislik hizmeti sunumunda niteliğin düşmesinin önüne geçilmesini sağlamak amacıyla üyelerinin sunduğu hizmetin karşılığı olan ücretin asgari sınırlarını tespit edebileceği hususunda kuşku bulunmamaktadır. Meslek odasının asgari ücreti düzenleme ve denetleme yetkisi, hizmetin gereği gibi yürütülmesi ve kamu yararının sağlanması açısından da bir zorunluluktur. Meslekî disiplini ve ahlakı sağlayabilmek için mesleki faaliyetlerde asgari bir standardın olması gereklidir. Söz konusu standardı sağlamak ise, sunulan hizmetin ücretinin belli bir sınırın altına düşürülmemesini gerekli kılmaktadır. Bununla birlikte; asgari ücret belirlenmesi, mühendis ve mimarlar ile hizmet sunduğu kişiler arasında, asgari ücretin altında olmamak şartıyla, serbestçe ücret belirlenmesine engel oluşturmamaktadır.
Öte yandan, Meslek Odaları tarafından belirlenen asgari ücretin hukuka, kamu yararına ve hizmet gereklerine aykırı olduğu ve/veya, belirlenen asgari ücret tutarının rekabet ihlaline neden olacak nitelikte düşük ve/veya yüksek olduğu ileri sürülerek dava konusu edilebileceği ve yargı organlarınca bunun denetiminin yapılabileceği de kuşkusuzdur.
Bu durumda, üyelerinin hak ve menfaatlerini korumakla yükümlü bir kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşu olan TMMOB’ye mühendis ve mimarlar arasında rekabet yaratılarak hizmetin sunumunda niteliğin düşmesinin önüne geçilmesi ve üyelerinin hak ve menfaatlerinin korunması amacıyla getirilen en az ücret düzenleme ve denetleme yetkisi veren dava konusu düzenlemelerde, üst hukuk normlarına ve kamu yararına aykırılık bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle; temyize konu Daire kararının iptale ilişkin kısmının bozulması, Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Elektrik Mühendisleri Odası Serbest Müşavir Mühendislik Hizmetleri Yönetmeliği’nin 1. maddesinde yer alan “mesleki ürün ve hizmetlerin Elektrik Mühendisleri Odası tarafından belirlenen en az ücretlerinin uygulanması” ibaresi yönünden davanın reddine ilişkin kısmının ise onanması gerektiği oyuyla, kararın bu kısımlarına katılmıyoruz.
KARŞI OY
XXX- 6235 sayılı Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Kanunu’nun 2. maddesinin (b) fıkrası uyarınca, meslek odaları, meslek mensuplarının, müşterek ihtiyaçlarını karşılamak, mesleki faaliyetlerini kolaylaştırmak, mesleğin genel menfaatlere uygun olarak gelişmesini sağlamak üzere meslek disiplinini ve ahlakını korumak için gerekli gördüğü birtakım kurallar koyabilir.
Bu bağlamda, meslek odasınca meslek mensuplarına yönelik mesleki denetim yapılabilmesi mümkün ise de, bu denetimin, meslek mensubunun sunduğu hizmetin içeriğinin denetlenmesi, yahut meslek mensubunun yeterliliğinin denetlenmesi niteliğinde olmayıp, meslek mensubunca bulundurulması gerekli bazı belge ve bilgilerin bulundurulup bulundurulmadığı, meslek mensubunun Oda üyelik kaydının bulunup bulunmadığı, kısıtlılığının olup olmadığı, bürosunun tescilini yaptırıp yaptırmadığı gibi mesleki disiplini sağlamaya yönelik şekli bir denetim olarak anlaşılması gerekeceği açıktır.
Dava konusu Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Elektrik Mühendisleri Odası En Az Ücret ve Mesleki Denetim Uygulama Esasları Yönetmeliği’nin “Uygulama esasları” başlıklı 10. maddesinde yer alan hükümlere bakıldığında, söz konusu hükümlerin mesleki disiplini sağlamaya yönelik şekli bir denetim niteliğinde olmadığı, meslek mensubunun yeterliliğinin ve meslek mensubunun sunduğu hizmetin içeriğinin denetlenmesi niteliğinde olduğu anlaşılmaktadır.
Diğer taraftan, 3194 sayılı İmar Kanunu’nun “Planların hazırlanması ve yürürlüğe konulması” başlıklı 8. maddesine 12/07/2013 tarih ve 6495 sayılı Kanun’un 73. maddesi ile eklenen (ı) bendinde, “Harita, plan, etüt ve projeler; idare ve ilgili kanunlarında açıkça belirtilen yetkili kuruluşlar dışında meslek odaları dahil başka bir kurum veya kuruluşun vize veya onayına tabi tutulamaz, tutulması istenemez. Vize veya onay yaptırılmaması ve benzeri nedenlerle müellifler veya bunlara ait kuruluşların büro tescilleri iptal edilemez veya yenilenmesi hiçbir şekilde geciktirilemez. Müelliflerden bu hükmü ortadan kaldıracak şekilde taahhütname talep edilemez.” hükmü yer almakta olup, dava konusu 15. maddenin birinci fıkrasının (a) bendi, 3194 sayılı Kanunun 8. maddesinde yer alan “projelerin meslek odaları dahil herhangi bir kuruluşun vize veya onayına tabi tutulamayacağı” kuralı ile de bağdaşmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, temyize konu Daire kararının, Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Elektrik Mühendisleri Odası En Az Ücret ve Mesleki Denetim Uygulama Esasları Yönetmeliği’nin 10. maddesinin 1. fıkrasının (ğ) bendinde yer alan “ülke ekonomisine ve şartlarına” ibaresi ve (h) bendinde yer alan “ihale bedeli üzerinden” ibaresi dışında kalan kısımları yönünden davanın reddine ilişkin kısmının bozulması gerektiği oyuyla, kararın bu kısmına katılmıyorum.