Danıştay Kararı İdari Dava Daireleri Kurulu 2022/12 E. 2022/21 K. 27.04.2022 T.

DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU         2022/12 E.  ,  2022/21 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2022/12
Karar No : 2022/21

BÖLGE İDARE MAHKEMESİ KARARLARI ARASINDAKİ AYKIRILIĞIN GİDERİLMESİ İSTEMİ HAKKINDA KARAR

Erzurum Bölge İdare Mahkemesi Başkanlar Kurulunun 10/09/2021 tarih ve E:2021/68, K:2021/68 sayılı kararıyla;
… vekili Av. … tarafından, Erzurum Bölge İdare Mahkemesi 1. İdari Dava Dairesinin 22/04/2021 tarih ve E:2020/414, K:2021/806 sayılı kararı ile İzmir Bölge İdare Mahkemesi 2. İdari Dava Dairesinin 26/09/2019 tarih ve E:2019/1634, K:2019/1940 sayılı kararı ve 18/06/2020 tarih ve E:2020/640, K:2020/785 sayılı kararları arasındaki aykırılığın giderilmesinin istenmesi nedeniyle,
“Aykırılığın, davanın reddi yolundaki idare mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddine dair Erzurum Bölge İdare Mahkemesi 1. İdari Dava Dairesi kararı doğrultusunda giderilmesi gerektiği” görüşüyle, 2576 sayılı Bölge İdare Mahkemeleri, İdare Mahkemeleri ve Vergi Mahkemelerinin Kuruluşu ve Görevleri Hakkında Kanun’un 3/C maddesinin 5. fıkrası uyarınca karar verilmesi için dosyanın Danıştaya gönderilmesi üzerine,
Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkimi …’ın açıklamaları dinlendikten sonra konu ile ilgili kararlar ve yasal düzenlemeler incelenerek gereği görüşüldü:
2576 sayılı Bölge İdare Mahkemeleri, İdare Mahkemeleri ve Vergi Mahkemelerinin Kuruluşu ve Görevleri Hakkında Kanun’a 18/06/2014 tarih ve 6545 sayılı Kanun ile eklenen 3/C maddesinin 4. fıkrasının (c) bendinde, “Benzer olaylarda, bölge idare mahkemesi dairelerince verilen kesin nitelikteki kararlar arasında veya farklı bölge idare mahkemeleri dairelerince verilen kesin nitelikteki kararlar arasında aykırılık veya uyuşmazlık bulunması hâlinde; resen veya ilgili bölge idare mahkemesi dairelerinin ya da istinaf yoluna başvurma hakkı bulunanların bu aykırılığın veya uyuşmazlığın giderilmesini gerekçeli olarak istemeleri üzerine, istemin uygun görülmesi hâlinde kendi görüşlerini de ekleyerek Danıştaydan bu konuda karar verilmesini istemek” bölge idare mahkemesi başkanlar kurulunun görevleri arasında sayılmış; aynı maddenin 17/10/2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 7. maddesi ile değişik 5. fıkrasında ise, 4. fıkranın (c) bendine göre yapılacak istemlerin, konusuna göre İdari veya Vergi Dava Daireleri Kuruluna iletileceği; ilgili dava daireleri kurulunca üç ay içinde karar verileceği; aykırılık veya uyuşmazlığın giderilmesine ilişkin olarak bu fıkra uyarınca verilen kararların kesin olduğu kurala bağlanmıştır.
Anılan maddenin gerekçesinde de, bölge idare mahkemesi dairelerinin benzer konularda birbiriyle çelişen kararlar vermesini önlemek amacıyla bu tür kararların Danıştay Başkanlığına gönderilmesinin sağlanması konusunda bölge idare mahkemesi başkanlar kurulunun görevlendirildiği belirtilmiştir.
Bu kapsamda, yukarıda yer verilen Kanun metni ve gerekçesi bir bütün olarak değerlendirildiğinde, aykırılığın giderilmesi müessesesinden beklenen amacın, benzer olaylarda, aynı veya farklı bölge idare mahkemeleri dairelerince verilen kesin nitelikteki kararlar arasında süregelen aykırılıkların giderilmesi suretiyle kararlardaki hukukî istikrarın sağlanması olduğu anlaşılmaktadır.
İncelemeye konu başvuruda giderilmesi istenen aykırılık, Erzurum Bölge İdare Mahkemesi 1. İdari Dava Dairesi ve İzmir Bölge İdare Mahkemesi 2. İdari Dava Dairesi kararları arasında ortaya çıkmış olup, söz konusu aykırılığın, Türk Silahlı Kuvvetlerinde görevli personelin, “disiplinsizlik” nedeniyle ilişiklerinin kesilmesi nedeniyle açtıkları davalarda verilen iptal kararları uyarınca tekrar göreve dönmeleri üzerine ilgililerin emsalleriyle birlikte üst rütbeye terfi ettirilmesi talebi ve yoksun kaldıkları parasal hakların tazmini hususundan kaynaklandığı anlaşılmıştır.
Aykırılığın giderilmesi talebine yönelik Erzurum Bölge İdare Mahkemesi Başkanlar Kurulu kararında, 926 Sayılı Türk Silâhlı Kuvvetleri Personel Kanunu’nun “Rütbe Terfi Şartları ve Esasları” başlıklı 38.maddesinde yer alan hüküm gereği, rütbe bekleme süresinin yanısıra ilgililerin rütbe terfi edebilmesi için bekleme süresinin 2/3’ü oranında sicil almasının şart olarak öngörüldüğü; davacıların, tekrar göreve dönmelerinin nedeni olan iptal kararları uyarınca emsallari gibi terfi ettirildiği ve nasıp tarihlerinin de geriye götürüldüğü fakat fiili olarak rütbe terfi tarihlerinin daha sonra olduğundan terfi ettirildikleri rütbede yeterli sicillerinin bulunmadığı; üst rütbeye yükselmek için değerlendirmeye tabi tutulmadıkları, liyakatlerinin ölçülmediği, bu ölçüm sonucunda bir üst rütbeye terfi olup olamayacağının ihtimal dahilinde olmasından dolayı da iptal kararı neticesinde emsalleriyle aynı anda, eşdeğer şekilde doğrudan üst rütbeye terfilerinin de mümkün olmadığı gerekçesiyle kararlar arasında oluşan aykırılığın “davanın reddi” yönündeki mahkeme kararına karşı yapılan istinaf başvurusunu reddine dair Erzurum Bölge İdare Mahkemesi 1. İdari Dava Dairesinin 22/04/2021 tarih ve E:2020/414, K:2021/806 sayılı kararı doğrultusunda giderilmesi gerektiği ifade edilmiştir.
926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu’nun 38. maddesinde subaylar için; anılan Kanun’un 85. maddesinde ise, astsubaylar için terfi bekleme süresinin yanısıra sicil belgesinin de arandığı; anılan sicil belgelerindeki değerlendirmelerin ve puanların bir üst rütbeye terfi sırasında dikkate alınacağı; yükselme sırasına girmiş bulunan teğmen-yarbayların sicil notu ortalamalarının tespit edileceği ve sınıfları içerisinde (kurmay subaylar kendi sınıflarında)yeterlik derecesine göre sıralanacağı; branşlara ayrılan sınıflarda ise, branşları içerisinde yeterlik derecesine göre sıralanacağı; bilahare bu sıralama esas alınmak suretiyle, teğmen-binbaşılar için sicil notu ortalamasının sicil tam notunun % 60 ve daha yukarısı, yarbaylar için % 70 ve daha yukarısı olanlardan bir üst rütbedeki kadro açığı kadarı en üstün yeterlik derecesinden başlanmak üzere bir üst rütbeye terfi ettirileceği; subay ya da astsubaylara ilişkin sicil esaslarının yönetmelik ile düzenleneceği kurala bağlanmıştır.
Söz konusu Kanun’a dayanılarak çıkarılan Subay Sicil Yönetmeliği’nin 23. maddesine göre; sicil belgeleri beş bölümden oluşmaktadır. Bu bölümlerde, bulundukları görevdeki performansları; sicil üstlerinin, general/amiralin değerlendirmesi; personelin başarılı olabileceği görevler konusunda değerlendirme; bir üst göreve uygunluğu ile müstakil görev yapma kabiliyeti değerlendirilmektedir. Astsubay Sicil Yönetmeliği’nin 20. maddesinde de, benzer nitelikte bir düzenleme yer almaktadır.
Aykırılığın giderilmesi istemine konu kararlarda, davacıların kıdem sırası ve liyakat değerlendirmesine esas bilgiler, her uyuşmazlıkta birbirinden farklı olduğundan; ayrıca, terfi dönemlerinde de farklılık bulunduğundan ve ilgililer hakkında ilişik kesilmesine ilişkin işlemlerin farklılığından ötürü anılan işlemlere ilişkin verilen iptal kararlarının sonuçlarının da farklı değerlendirilebilecek olması nedeniyle her davacının durumunun ayrı bir inceleme ve değerlendirmeye tabi tutulması gerektiği sonucuna varılmıştır. Bu durumda, her dosya kendine özgü bir nitelik taşıdığından, aykırılığın veya uyuşmazlığın giderilmesine karar verilebilmesi için 2576 sayılı Kanun’un 3/C maddesinin 4. fıkrasının (c) bendinde öngörülen benzer olay koşulunun gerçekleşmediği anlaşılmaktadır.
Bu itibarla, aralarında aykırılık olduğu öne sürülen kararlarda, her davacı açısından ayrı değerlendirme yapılması gerektiğinden ve her bir dava dosyasındaki olgular, dayanaklar ve gerekçeler birbirinden farklı olduğundan, ilgililerin emsalleriyle aynı rütbeye terfi ettirilmesi ve bu işlem nedeniyle yoksun kaldıkları parasal hakların tazmini taleplerini içeren uyuşmazlıkların, belirli bir ilke ve esasa bağlanmasına olanak bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenle, 2576 sayılı Kanun’un 3/C maddesinin 4. fıkrasının (c) bendi kapsamında bulunmayan aykırılığın giderilmesi isteminin REDDİNE, 27/04/2022 tarihinde oyçokluğu ile kesin olarak karar verildi.

KARŞI OY
X- 2576 sayılı Kanun’un 3/C maddesinin 4. fıkrasının (c) bendinde, “Benzer olaylarda, bölge idare mahkemesi dairelerince verilen kesin nitelikteki kararlar arasında veya farklı bölge idare mahkemeleri dairelerince verilen kesin nitelikteki kararlar arasında aykırılık veya uyuşmazlık bulunması hâlinde; resen veya ilgili bölge idare mahkemesi dairelerinin ya da istinaf yoluna başvurma hakkı bulunanların bu aykırılığın veya uyuşmazlığın giderilmesini gerekçeli olarak istemeleri üzerine, istemin uygun görülmesi hâlinde kendi görüşlerini de ekleyerek Danıştaydan bu konuda karar verilmesini istemek.” bölge idare mahkemesi başkanlar kurulunun görevleri arasında sayılmış, aynı maddenin 5. fıkrasında, “(Değişik:17/10/2019-7188/7 md.) Dördüncü fıkranın (c) bendine göre yapılacak istemler, konusuna göre İdari veya Vergi Dava Daireleri Kuruluna iletilir. İlgili dava daireleri kurulunca üç ay içinde karar verilir. Aykırılık veya uyuşmazlığın giderilmesine ilişkin olarak bu fıkra uyarınca verilen kararlar kesindir.” kuralına yer verilmiştir.
Anılan kurala göre, benzer olaylarda, aynı veya farklı bölge idare mahkemesi dairelerince verilen kesin nitelikteki kararlar arasında aykırılık veya uyuşmazlık bulunuyorsa ve usulüne uygun olarak Danıştay Başkanlığına yapılmış bir başvuru varsa uyuşmazlığın giderilmesine karar verilmesi gerekmektedir.
Olayda, uyuşmazlığın giderilmesi istemine konu kararlar arasında aykırılık bulunduğu açıktır. Aykırılığın giderilmesi müessesesinden beklenen amaç, benzer olaylarda, aynı veya farklı bölge idare mahkemesi dairelerince verilen kesin nitelikteki kararlar arasındaki aykırılıkların giderilmesi suretiyle hukuki istikrarın sağlanmasıdır. Davacıların kıdem sırası ve liyakat değerlendirmesine esas bilgileri ile terfi dönemleri birbirinden farklı olsa da, bu durum aykırılığın giderilmesi isteminin incelenmesine engel olan ve istemin reddini gerektiren bir husus değildir.
Türk Silahlı Kuvvetlerinde görev yaparken ilişikleri kesilen davacıların göreve dönmelerinin nedeni kendi haklarında verilen iptal kararlarıdır. Davacıların, dosyalardaki iddiaları da iptal kararı neticesinde emsalleri ile eşdeğer şekilde terfi döneminde değerlendirilmeleri gerektiği ve sicil şartının aranmaması gerektiği yönündedir. Aykırılığın giderilmesine konu edilen kararlardaki farklılık da, dosyalarda yeralan bilgi ve olgulardan ziyade davacıların tekrar göreve dönüş nedenleri olan iptal kararlarının sonuçlarının, mahkemeler tarafından farklı yorumlanmasından kaynaklanmaktadır. Konunun, iptal kararlarının etkisi ve doğurduğu sonuçlar olması nedeniyle aykırılığın giderilmesi gerekmektedir. Zira, aksi halin kabulü, Kanun’da öngörülen amacın gerçekleşmesine, hukuki güvenliğin ve hukuki istikrarın sağlanmasına engel olacak niteliktedir.
Açıklanan nedenlerle, olayda Kanun’da öngörülen şartların gerçekleştiği ve aykırılığın giderilmesi istemi hakkında işin esası incelenerek bir karar verilmesi gerektiği oyuyla, istemin reddi yolundaki karara katılmıyoruz.