DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2022/1258 E. , 2022/2654 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2022/1258
Karar No : 2022/2654
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALILAR) : 1- … Bakanlığı
VEKİLİ : Av. …
2- … Bakanlığı
VEKİLİ : Hukuk Hizmetleri Genel Müdür V. …
İSTEMİN KONUSU : Danıştay İkinci Dairesinin 23/12/2021 tarih ve E:2018/1, K:2021/5207 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: 15/01/2015 tarih ve 29237 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Dış Temsilciliklerin Korunmasında Geçici Süreli Görevlendirilecek Emniyet Genel Müdürlüğü Personeli Hakkında Yönetmeliğin (Yönetmelik) 4. maddesinin 1. fıkrasının (l) bendinde yer alan; “Sınav dönemi: Başkanlıkça yapılan iki sınav duyurusu arasında kalan süreyi ifade eder.” ibaresinin ve yurtdışına gönderilecek personel listesinde davacının adına yer verilmemesine ilişkin işlemin iptali istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay İkinci Dairesinin 23/12/2021 tarih ve E:2018/1, K:2021/5207 sayılı kararıyla;
Davalı idarelerin usule ilişkin itirazları yerinde görülmeyerek; Anayasa’nın 124.; 27/01/2010 tarih ve 27475 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Dış Temsilciliklerin Korunmasında Geçici Süreli Görevlendirilecek Emniyet Genel Müdürlüğü Personeli Hakkında Yönetmeliğin ilgili hükümleri ile 15/01/2015 tarih ve 29237 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Yönetmelik hükümlerine yer verildikten sonra;
Dava konusu Yönetmelik hükmü yönünden;
Dava konusu düzenleme ile tanımı yapılan sınav dönemini belirleme hususunun idarelerin takdirinde bulunduğu,
İdarelerin, düzenleyici işlem yapma, değişen koşulları ve gelişmelere bağlı gereksinimleri dikkate alarak daha önceki düzenlemelerle getirilen objektif hukuki durumları değiştirme yetkisine sahip olduğu dikkate alındığında Yönetmeliğin 4. maddesinin (l) bendinde hukuka aykırılık görülmediği,
Dava konusu bireysel işlem yönünden;
Olayda, davacının, 2012 yılında yapılan misyon koruma sınavının yazılı kısmı ile uygulama ve mülakat sınavlarında başarılı olarak 220 asil ve 110 yedekten oluşan nihai başarı listesinin 294. sırasında yedek olarak yer aldığı, bu belirlemenin yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan ve 27/01/2010 tarih ve 27475 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Dış Temsilciliklerin Korunmasında Geçici Süreli Görevlendirilecek Emniyet Genel Müdürlüğü Personeli Hakkında Yönetmeliğin 17. maddesinde, Dışişleri Bakanlığınca ataması yapılacağı bildirilen personelin, görev öncesi eğitim programına tabi tutulacağı ve görev öncesi adayların bu eğitime katılmalarının zorunlu olduğunun öngörüldüğü,
Bu itibarla, nihai başarı listesinde yedek olarak yer alan, ancak Dışişleri Bakanlığınca ataması yapılacağı bildirilen personel arasında bulunmayan ve görev öncesi katılımı zorunlu olan eğitim programına alınmayan davacının, sırf nihai başarı listesinde yedek olarak yer almış olmasının atama konusunda kazanılmış hak ve “haklı bir beklenti” oluşturmayacağı sonucuna ulaşıldığından, söz konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, 27/01/2010 tarih ve 27475 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Dış Temsilciliklerin Korunmasında Geçici Süreli Görevlendirilecek Emniyet Genel Müdürlüğü Personeli Hakkında Yönetmeliğe göre gerçekleştirilen 3 aşamalı sınav prosedürünü başarı ile tamamlayarak nihai başarı listesine girdiği, atamasının yapılması konusunda haklı beklentisinin bulunduğu, kazanılmış hakkının sonradan yürürlüğe giren Yönetmelik ile ortadan kaldırılmasının hukuki güven ve idarede istikrar ilkelerine aykırılık oluşturduğu, sınav dönemini belirleme hususunun idarelerin takdirinde bulunduğu temyize konu kararda belirtilse de, idarenin takdir yetkisinin Anayasa ve kanun hükümleri ile sınırlandığı, Daire kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı … Bakanlığı tarafından, mevcut yürürlükte bulunan Yönetmelik hükümleri uyarınca yeni sınav duyurusunun yapıldığı, davacının görev öncesi eğitim programına katılmadığı, kazanılmış bir hakkın bulunmadığı, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun temyiz talebinin reddine karar verilmesi gerektiği,
Diğer davalı … Bakanlığı tarafından ise davacının temyiz talebi haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğundan reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’ÜN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan;
“a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması” sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay İkinci Dairesinin temyize konu 23/12/2021 tarih ve E:2018/1, K:2021/5207 sayılı kararının ONANMASINA,
3. Kesin olarak, 29/09/2022 tarihinde oybirliği ile karar verildi.