Danıştay Kararı İdari Dava Daireleri Kurulu 2022/1279 E. 2022/2214 K. 16.06.2022 T.

DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU         2022/1279 E.  ,  2022/2214 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2022/1279
Karar No : 2022/2214

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Bakanlığı
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU :Danıştay Onikinci Dairesinin 24/03/2021 tarih ve E:2018/10242, K:2021/1600 sayılı kararının, davalı idare tarafından yargılama giderleri ve vekalet ücreti yönünden temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Ceza İnfaz Kurumları ve Tutukevleri Personeli Hüseyin Turgut Eğitim Merkezi Müdürlüğünde 260. Dönem eğitimini tamamlayan ancak henüz ataması yapılmadan istifa eden davacı tarafından, mecburi hizmet süresini tamamlamadan istifa etmesi nedeniyle eğitim süresince yapılan giderlerin iki katı karşılığı tutarı ödemesi hususunda yapılan 23/08/2013 tarihli bildirimin ve bu bildirimin dayanağı olan Ceza İnfaz Kurumları ve Tutukevleri Personeli Eğitim Merkezleri Kuruluş, Görev ve Çalışma Yönetmeliği’nin, 01/02/2011 tarih ve 27833 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Yönetmelik ile değişik 39. maddesinin iptali istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Onikinci Dairesinin 24/03/2021 tarih ve E:2018/10242, K:2021/1600 sayılı kararıyla;
Danıştay Beşinci Dairesinin 13/11/2018 tarih ve E:2018/4298, K:2018/17469 sayılı kararıyla Dairelerine devredilen dosyada Danıştay Beşinci Dairesinin bireysel işlem yönünden davanın incelenmeksizin reddine, dava konusu Yönetmelik yönünden davanın süre aşımı nedeniyle reddine dair 24/01/2014 tarih ve E:2014/281, K:2014/495 sayılı kararının dava konusu Yönetmelik yönünden davanın süre aşımı nedeniyle reddine ilişkin kısmının Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 04/04/2016 tarih ve E:2014/3227, K:2016/1403 sayılı kararıyla bozulması üzerine bozulan kısım yönünden uyuşmazlığın yeniden incelendiği,
Dava konusu Ceza İnfaz Kurumları ve Tutukevleri Personeli Eğitim Merkezleri Kuruluş, Görev ve Çalışma Yönetmeliği’nin, 01/02/2011 tarih ve 27833 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Yönetmelik’le değişik 39. maddesinin, 13/09/2017 tarih ve 30179 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe konulan Yönetmeliğin 1. maddesiyle yeniden düzenlenmiş olması nedeniyle davanın konusuz kaldığı,
Bu durumda, davacının iptalini talep ettiği Yönetmelik hükmü yönünden konusu kalmayan davanın esası hakkında karar verilmesine hukuken olanak bulunmadığı gerekçesiyle, konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına,
Davanın kısmen incelenmeksizin reddine, kısmen karar verilmesine yer olmadığına karar verilmek suretiyle sonuçlandığı, toplam 445,80-TL yargılama giderinin (haklılık oranına göre, 1/2’sinin ve kısmen verilen bozma kararından önce yapılan yargılama giderlerinden olan) 178,70-TL’nin davacı üzerinde bırakılmasına, diğer yarısının ve bozma kararından sonra yapılan yargılama giderleri dahil 267,10-TL’nin ve karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 3.600,00-TL vekâlet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, dava konusu Yönetmelik hükmünün sonradan değiştirilmiş olmasının hukuka uygunluk denetiminin yapılmasını engellemeyeceği, hukuka uygunluk karinesine göre belli bir dönemle sınırlı olarak yürürlükte kalsa da dava konusu düzenleyici işlemin ilgililer yönünden sonuç doğurduğu, davanın açıldığı tarihteki haklılık durumu gözetilerek hukuka uygun kabul edilmesi gerektiği, davanın açılmasında idarelerinin herhangi bir kusurunun bulunmadığı, Daire tarafından eksik inceleme sonucunda idareleri aleyhine vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğu belirtilerek Daire kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI :Davacı tarafından, Danıştay Onikinci Dairesince verilen kararın vekalet ücreti ve yargılama giderlerine ilişkin kısmının usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bu kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ :Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının temyize konu, yargılama gideri ile vekalet ücretine ilişkin kısmının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan;
“a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması” sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar yargılama giderleri ile vekalet ücreti yönünden, usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bu kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddine,
2. Dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına yönelik Danıştay Onikinci Dairesinin 24/03/2021 tarih ve E:2018/10242, K:2021/1600 sayılı kararının temyize konu yargılama giderleri ve vekalet ücretine ilişkin kısmının ONANMASINA,
3. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 (onbeş) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 16/06/2022 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.

KARŞI OY
X- 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 31. maddesinde, bu Kanun’da hüküm bulunmayan ve madde metninde sayılan hallerde 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun uygulanacağı belirtilmiş, sözü edilen haller arasında “yargılama giderlerine” de yer verilmiş, 04/02/2011 tarih ve 27836 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak 01/10/2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 450. maddesiyle 1086 sayılı Kanun yürürlükten kaldırılmış, aynı Kanun’un 447. maddesinin 2. fıkrasında ise; “Mevzuatta, yürürlükten kaldırılan 18/6/1927 tarih ve 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununa yapılan yollamalar, Hukuk Muhakemeleri Kanununun bu hükümlerin karşılığını oluşturan maddelerine yapılmış sayılır.” hükmüne yer verilmiştir.
6100 sayılı Kanun’un “Yargılama giderinin kapsamı” başlıklı 331. maddesinde yargılama giderlerini oluşturan unsurlar sayılmış, maddenin 1/ğ bendinde; vekille takip edilen davalarda kanun gereğince takdir olunacak vekâlet ücretinin yargılama giderleri arasında olduğu belirtilmiş, Kanun’un “Esastan sonuçlanmayan davada yargılama gideri” başlıklı 331. maddesinin 1. fıkrasında da; “Davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hâllerde, hâkim, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir ve hükmeder.” kuralına yer verilmiştir.
Temyiz başvurusuna konu kararda, dava konusu Ceza İnfaz Kurumları ve Tutukevleri Personeli Eğitim Merkezleri Kuruluş, Görev ve Çalışma Yönetmeliği’nin, 01/02/2011 tarih ve 27833 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Yönetmelik’le değişik 39. maddesi, 13/09/2017 tarih ve 30179 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe konulan Yönetmeliğin 1.maddesiyle yeniden düzenlendiğinden, davanın konusunun kalmadığı gerekçesiyle, işin esasına girilerek haklılık/haksızlık değerlendirmesi yapılmaksızın karar verilmesine yer olmadığına hükmedilmesine rağmen yargılama giderlerinin ve bu giderler arasında yer alan vekalet ücretinin davalı idarece davacıya ödenmesine hükmedildiği görülmektedir.
2577 sayılı Kanun’un 31. maddesinde yer alan atıf hükmü uyarınca yargılama giderleri konusunda 6100 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanması gerektiğinde kuşku bulunmamaktadır. 6100 sayılı Kanun’un 331. maddesinin 1. fıkrasında, davanın konusuz kalması nedeniyle esası hakkında karar verilmesine gerek bulunmayan hallerde yargılama giderlerinin ne şekilde takdir edileceği hususu düzenlenmiştir. Temyiz başvurusuna konu kararda, dava konusu düzenlemenin 13/09/2017 tarih ve 30179 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe konulan Yönetmeliğin 1. maddesiyle yeniden düzenlenmiş olduğundan bahisle uyuşmazlığın esası hakkında “karar verilmesine yer olmadığına” karar verilmiş olması nedeniyle, başvuruya konu kararın hüküm fıkrasında yer alan yargılama giderlerine 6100 sayılı Kanun’un metnine yer verilen 331. maddesinin 1. fıkrasındaki kural çerçevesinde hükmedilmesi gerekir.
Bu durumda; konusu kalmadığından bahisle karar verilmesine yer olmadığı kararıyla neticelenen davada, tarafların davanın açıldığı tarihteki haklılık durumları belirlenip buna göre yargılama giderleri konusunda hüküm kurulması gerekirken, böyle bir değerlendirme yapılmaksızın, yargılama giderlerinin ve vekâlet ücretinin davalı idareye yükletilmesine hükmedilmiş olduğundan, davalı idarenin temyiz isteminin kabulü ile temyiz başvurusuna konu kararın bu yönlerden bozulması gerektiği oyuyla çoğunluk kararına katılmıyoruz.