DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2022/1295 E. , 2022/2413 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2022/1295
Karar No : 2022/2413
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Kurulu
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : Danıştay Beşinci Dairesinin 28/04/2021 tarih ve E:2017/5285, K:2021/1296 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacının, 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname’nin 3/1. maddesi uyarınca FETÖ ile irtibat ve iltisakının olduğu gerekçesiyle meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun … tarih ve … sayılı kararına karşı yapılan yeniden inceleme talebinin reddine ilişkin aynı Kurulun … tarih ve … sayılı kararının iptaline, bu karar nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının meslekten çıkarılma tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine, dava konusu kararın dayanağı olan 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin (6749 sayılı Kanun’un) 3. maddesinin Anayasa’ya aykırı olduğu iddia edilerek, anılan düzenlemenin iptali için Anayasa Mahkemesine başvurulmasına karar verilmesi istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Beşinci Dairesinin 28/04/2021 tarih ve E:2017/5285, K:2021/1296 sayılı kararıyla;
Davalı idarenin derdestlik dışındaki usule ilişkin itirazlarının, davacının Anayasa’ya aykırılık iddiasının ve birleştirme talebinin yerinde görülmediği,
Davacı tarafından, dava konusu istemle aynı istemi de içeren Dairelerinin E:2016/10872 sayısına kayıtlı ayrı bir davanın daha açıldığı, anılan davanın Dairelerinin 28/04/2021 tarih ve E:2016/10872, K:2021/1288 sayılı kararı ile reddine karar verildiği, anılan kararın ise henüz kesinleşmediğinin anlaşıldığı,
Buna göre, davacının bakılmakta olan bu davaya konu istemine, Dairelerinin E:2016/10872 sayısına kayıtlı dava dosyasında da yer verildiği, dolayısıyla bakılmakta olan bu davanın, anılan dava yönünden tarafları, konusu ve sebepleri aynı olan dava niteliğinde olduğu anlaşıldığından, derdestlik nedeniyle bu davanın esasının incelenmesine hukuken imkan bulunmadığı gerekçesiyle davanın derdestlik nedeniyle incelenmeksizin reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, 2577 sayılı Kanun’un 38. maddesinde, aynı maddi veya hukuki sebepten doğan ya da biri hakkında verilecek hüküm, diğerini etkileyecek nitelikte olan davaların bağlantılı davalar olduğunun hüküm altına alındığı, bununla birlikte anılan Kanun’da bağlantılı dosyaların mutlaka ayrı ayrı değerlendirileceğine, başka bir ifade ile bu davaların birleştirilemeyeceğine dair bir hükmün de bulunmadığı, öte yandan, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 166/1. maddesinde bağlantılı davaların birleştirebileceğinin belirtildiği, uygulamada da idare mahkemeleri tarafından birleştirme kararı verilebildiği ve davalardan bir tanesinin esas kaydının kapatıldığı, esas kaydı kapatılan dosya yönünden davacının vekalet ücreti ödemek zorunda bırakılmaması ve bu şekilde hak arama hürriyetinin engellenmemesi durumunun ortaya çıkacağı, Dairece, henüz davalı idarenin savunması alınmadan incelenmeksizin ret kararı verilebileceği ve bu hali ile ikinci dava yönünden vekalet ücreti ödeme zorunluluğunun ortaya çıkmayacağı, bu davanın esas kaydının kapatılması gerekmekte iken incelenmeksizin reddedilmesi nedeniyle temyize konu kararın bozulmasına hükmedilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’ÜN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan;
“a)Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b)Hukuka aykırı karar verilmesi,
c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması” sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Öte yandan, kararda atıf yapılan Danıştay Beşinci Dairesinin 28/04/2021 tarih ve E:2016/10872, K:2021/1288 sayılı kararı, Kurulumuzun 29/06/2022 tarih ve E:2022/1085, K:2022/2412 sayılı kararıyla onanarak kesinleşmiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1.Davacının temyiz isteminin reddine,
2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle derdestlik nedeniyle incelenmeksizin reddine ilişkin Danıştay Beşinci Dairesinin temyize konu 28/04/2021 tarih ve E:2017/5285, K:2021/1296 sayılı kararının ONANMASINA,
3. Adli yardım kararından dolayı ertelenmiş olan temyiz aşamasına ilişkin yargılama giderinin, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 339. maddesinin 1. fıkrası uyarınca davacıdan tahsili için Dairesince müzekkere yazılmasına,
4. Kesin olarak, 29/06/2022 tarihinde oybirliği ile karar verildi.