Danıştay Kararı İdari Dava Daireleri Kurulu 2022/1298 E. 2022/2419 K. 29.06.2022 T.

DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU         2022/1298 E.  ,  2022/2419 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2022/1298
Karar No : 2022/2419

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVALI) : … Kurulu
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : Danıştay Beşinci Dairesinin 18/10/2021 tarih ve E:2017/2068, K:2021/3127 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacının, 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname’nin 3/1. maddesi uyarınca FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu gerekçesiyle meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun … tarih ve … sayılı kararı ile bu karara karşı yapılan yeniden inceleme talebinin reddine ilişkin aynı Kurulun … tarih ve … sayılı kararının iptaline, bu kararlar nedeniyle yoksun kaldığı parasal hakların 24/08/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine ve özlük haklarının iadesine karar verilmesi istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Beşinci Dairesinin 18/10/2021 tarih ve E:2017/2068, K:2021/3127 sayılı kararıyla;
Davalı idarenin usule ilişkin itirazları yerinde görülmeyerek işin esasına geçildiği,
“Maddi Olay ve Hukuki Süreç” ile “İlgili Mevzuat”a yer verilmiş; “Yargılamada İzlenen Usul ve Süreç”, “FETÖ’ye İlişkin Tespit ve Değerlendirmeler”, “Demokratik Anayasal Düzene Sadakat Yükümlülüğü”, “Dava Konusu Edilen Kararın Hukuki Niteliği” başlıkları altında genel; “Kişiselleştirme ve Delillerin Değerlendirilmesi” başlığı altında hem genel hem de davacıya özel değerlendirmelerde bulunularak,
Davacı Yönünden Yapılan Değerlendirmede;
Davacının, ceza yargılaması sonucunda … Ağır Ceza Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile silahlı terör örgütüne üyelik suçundan 7 yıl 18 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, bu karara karşı yapılan istinaf başvurusunun … Bölge Adliye Mahkemesi … Ceza Dairesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile esastan reddedildiği, anılan kararın temyiz edilmesi üzerine Yargıtay … Ceza Dairesinin … tarih ve E:… K:… sayılı kararı ile düzeltilerek onandığı ve 08/07/2020 tarihinde mahkumiyet kararının kesinleştiğinin görüldüğü,
ByLock delili yönünden, davacı hakkında düzenlenen “ByLock CBS Sorgu Sonucu Raporu” ve “ByLock Tespit Tutanağı” ile Ceza Mahkemesi kararında yapılan tespitlerden; davacı tarafından “…” ID numarasıyla, … GSM numarasından, …, …, … IMEI numaralı cihazlarla ByLock uygulamasının yüklendiğinin anlaşıldığı,
Davacı hakkındaki tanık beyanları yönünden, davacının örgütün içinde yer aldığına, sınavlara örgütün hakim-savcı sınav çalışma evlerinde hazırlandığına, 2014 yılı HSK seçimlerinde örgütün sözde ”bağımsız” adaylarını destekleyip seçim günü örgüt adına görüntü kaydı aldığına ve diğer hususlara yönelik kararda yer verilen ifadeler ile davacının bu ifadelere karşı beyanlarının değerlendirilmesi sonucunda, davacının beyanlarına itibar edilmeyerek FETÖ ile süregelen bir ilişki içerisinde olduğu sonucuna varıldığı,
Öte yandan, davacının sosyal medyadan yapmış olduğu paylaşımın, kararda yer verilen diğer tespitlerle birlikte değerlendirildiğinde, anılan örgütle iltisak ve irtibatına yönelik destekleyici bir unsur olduğu sonucuna varıldığı,
Dava dosyasında bulunan bilgi ve belgeler ile kararda yer verilen açıklamalar bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davacının, FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu ve bu nedenle demokratik anayasal düzene sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiği, dava konusu kararlarla özel hayatına saygı hakkına yapılan müdahalenin AİHS ve Anayasa anlamında durumun gerektirdiği ölçüde bir tedbir niteliğinde olduğu anlaşıldığından dava konusu kararlarda hukuka aykırılık görülmediği,
Dava konusu kararlarda hukuka aykırılık görülmediğinden davacının bu kararlar nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının 24/08/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine ve özlük haklarının iadesine karar verilmesi isteminin de reddi gerektiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI :Davacı tarafından, iptali talep edilen işlemin savunması alınmaksızın tesis edildiği, masumiyet karinesinin, adil yargılanma hakkının, hakimlik teminatının, kanunilik, öngörülebilirlik ve kanunların geriye yürümezliği ilkelerinin, hukuk devleti ilkesinin, gerekçeli karar hakkının, özel hayata ve aile hayatına saygı hakkının, ayrımcılık yasağının, mülkiyet hakkının, suçların şahsiliği ilkesinin ve birçok temel hakkının ihlal edildiği, hakkında usulüne uygun bir disiplin soruşturması yapılmadan yalnızca kağıt üzerinde karar verilmesinin açıkça hukuka aykırı olduğu, dava konusu işlemin kişiselleştirme yapılmaksızın, kolektif, bireyselleştirmeden uzak ve suçun şahsiliği ilkesini açıkça ihlal etmesine rağmen davanın reddine karar verilmesinin açıkça hukuka aykırı olduğu, meslekten ihracına dayanak yapılan 667 sayılı KHK’nın Anayasa’ya aykırı olduğu, OHAL döneminde çıkarılan KHK’lar ile, OHAL süresiyle sınırlı ve sadece geçici tedbirlerin alınabileceği, OHAL KHK’ları ile kalıcı ve sürekli etki yapan tedbirlerin alınamayacağı, FETÖ ve darbe girişimiyle ilgisinin bulunmadığı, meslekten çıkarılmasını gerektirecek herhangi bir delilin ileri sürülmediği, varsa bu delillerin tarafına gösterilmediği, tetkik hakiminin düşüncesinin tarafına tebliğ edilmemesi nedeniyle çekişmeli yargılama ilkesine aykırı bir yargılama yapıldığı, “demokratik anayasal düzene sadakat yükümlülüğü”nün ihlal edildiği yönündeki gerekçenin, iptale konu işlemde dahi belirtilmeyen ve Dairece işlemi hukuka uygun hale getirmek amacıyla zorlama şekilde üretilmiş bir gerekçe olduğu, uygulanan tedbirin açıkça hukuka aykırı ve ölçüsüz olduğu, davalı idarenin soruşturma yapılması ve savunma alınması gibi usuli işlemlerin uygulanmamasına yönelik savunmasının, ulusal ve uluslararası tüm hukuk normlarına ve etik normlara aykırı olduğu gibi gerçeği de yansıtmadığı, bu savunmaya itibar edilerek verilen kararın da hukuka açıkça aykırı olduğu, davalı idarenin, davacı hakkında davaya konu kararın verildiği tarihte ortaya konulmayan, teknik verilerle kesin olarak kimliği tespit edilemeyen bir ID’nin davacıya ait olabileceği yönündeki varsayıma dayalı kolluk değerlendirmesini esas alarak hukuka aykırı davrandığı, dosyaya sunulan bilirkişi raporunun gereği gibi değerlendirilmediği ve dikkate alınmadığı ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI :Davalı idare tarafından, Danıştay Beşinci Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’ÜN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, davacının Anayasa’ya aykırılık iddiası ciddi görülmeyerek gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan;
“a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması” sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1.Davacının temyiz isteminin reddine,
2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Beşinci Dairesinin temyize konu 18/10/2021 tarih ve E:2017/2068, K:2021/3127 sayılı kararının ONANMASINA,
3. Kesin olarak, 29/06/2022 tarihinde oybirliği ile karar verildi.