DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2022/1336 E. , 2022/2935 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2022/1336
Karar No : 2022/2935
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Kurulu
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : Danıştay Beşinci Dairesinin 18/05/2021 tarih ve E:2017/433, K:2021/1404 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı tarafından, 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname’nin 3/1. maddesi uyarınca FETÖ ile irtibat ve iltisakının olduğu gerekçesiyle meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun … tarih ve …sayılı kararı ile bu karara karşı yapılan yeniden inceleme talebinin reddine ilişkin aynı Kurulun …tarih ve …sayılı kararının iptaline karar verilmesi ile 667 sayılı KHK’nın iptali için Anayasa Mahkemesine başvurulması istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Beşinci Dairesinin 18/05/2021 tarih ve E:2017/433, K:2021/1404 sayılı kararıyla;
Davalı idarenin usule ilişkin itirazları yerinde, davacının 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (6749 sayılı Kanun) ile ilgili Anayasa’ya aykırılık iddiası ise ciddi görülmeyerek işin esasına geçilmiş; “Maddi Olay ve Hukuki Süreç” ile “İlgili Mevzuat”a yer verilmiş; “Yargılamada İzlenen Usul ve Süreç”, “FETÖ’ye İlişkin Tespit ve Değerlendirmeler”, “Demokratik Anayasal Düzene Sadakat Yükümlülüğü”, “Dava Konusu Edilen Kararların Hukuki Niteliği” başlıkları altında genel; “Kişiselleştirme ve Delillerin Değerlendirilmesi” başlığı altında hem genel hem de davacıya özel değerlendirmelerde bulunularak,
Davacı Yönünden Yapılan Değerlendirmede;
Davacının, ceza yargılaması sonucunda …Ağır Ceza Mahkemesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararı ile silahlı terör örgütüne üyelik suçundan 8 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, Dairelerinin karar verdiği tarih itibarıyla UYAP ortamında yapılan inceleme sonucu anılan mahkumiyet kararının kesinleşmediğinin görüldüğü,
ByLock delili yönünden, davacı hakkında düzenlenen iki adet “ByLock CBS Sorgu Sonucu Raporu” ile iki adet “ByLock Tespit ve Değerlendirme Tutanağı”nın ve … Ağır Ceza Mahkemesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararında yer alan tespitlerin incelenmesinden, davacının …ve …ID numaralarıyla ve bir kullanıcı adı ve şifre almak suretiyle bu ağa dâhil olduğunun anlaşıldığı,
Davacı hakkındaki tanık beyanı ve davacının kendi beyanı yönünden, davacının örgütün içinde yer aldığına, örgütün sohbet adını verdiği toplantılara katıldığına ve kendi evinde bu toplantıları düzenlediğine, örgüt içinde hâkim ve savcıların Marmara bölgesi sorumlusu olduğuna, 2014 yılı HSK seçimlerinde örgütün sözde ”bağımsız” adayları için çalışılması gerektiği yönünde talimatlarda bulunduğuna ve diğer hususlara yönelik tanık ifadesi ile çocuklarını örgüte müzahir okula ve dershaneye gönderdiğine yönelik davacının kendi beyanlarının değerlendirilmesi sonucunda, söz konusu ifadelerin davacının FETÖ ile iltisak ve irtibatını ortaya koyan bir unsur olduğu sonucuna varıldığı belirtilerek,
Dava dosyasında bulunan bilgi ve belgeler ile kararda yer verilen açıklamalar bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davacının, FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu ve bu nedenle demokratik anayasal düzene sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiği, dava konusu kararlarla özel hayatına saygı hakkına yapılan müdahalenin AİHS ve Anayasa anlamında durumun gerektirdiği ölçüde bir tedbir niteliğinde olduğu anlaşıldığından dava konusu kararlarda hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, makul sürede yargılanma hakkı ihlal edilerek karar verildiği; hakkında ceza hukuku anlamında bir suçlama ve ceza bulunduğu için ceza hukukuna dair tüm ilkelerin, insan haklarının ve adil yargılanma hakkının tüm gereklerinin somut olayda uygulanması gerektiği; 26/05/2016 tarihinden önce “Cemaat” isimli oluşumun bir terör örgütü olmadığı, bu tarihten önce icra edilmiş yasal faaliyetlerin terör örgütü ile irtibat, iltisak veya üyeliğe dayanak yapılamayacağı; idari yargı içtihatlarına göre, disiplin kararlarının en geç karar tarihinde var olan delillere göre verilmesi gerektiği, meslekten çıkarma işleminin yapıldığı tarihte var olmayan sonradan ortaya çıkan hususlarla meslekten çıkarma işleminin gerekçelendirilmeye çalışıldığı; ceza davasındaki sürecin karar gerekçesine yazılış şeklinin masumiyet karinesine ve hukuka aykırı olduğu; OHAL döneminde alınan tedbirler çerçevesinde meslekten çıkarıldığı, 18/07/2018 tarihinde OHAL uygulamasına son verildiğinden hakkında uygulanan işlemin anayasal dayanağının kalmadığı; HSK Genel Kurulunun isnatta bulunmadan ve savunma hakkı tanımadan verdiği meslekten çıkarma kararının isnadı öğrenme ve savunma hakkının ihlali niteliğinde olduğu, sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiğine dair bir faaliyetinin olduğunu gösteren somut bir delil bulunmadığı; suç ve cezaların geçmişe yürümezliği ilkesinin ihlal edildiği, sonradan tespit edilen delillerin önceki kararı hukuka uygun hale getirmeyeceği; ByLock haberleşme programını kullanmadığı, ByLock verileri usulüne uygun elde edilmediğinden delil olarak kabul edilemeyeceği, ceza yargılamasında yeni bir tespit ve değerlendirme tutanağının geldiği, bu tutanağın önceki tutanakla kullanıcı numarası ve diğer bilgiler itibarıyla çelişkili bilgiler içerdiği; K.Y. adlı itirafçı tek tanık beyanının gerçekleri yansıtmadığı, tanığın ifadelerinin karar için tek başına delil olamayacağı, etkin pişmanlıktan yararlanan sanık beyanlarının kararda gerekçe olarak kullanılmasının hukuken sakat ve hatalı olduğu; meşru olan 2014 HSYK seçiminde kullandığı oylardan ve desteklediği adaydan dolayı şahısların terör örgütü üyesi kabul edilmesinin hukuka aykırı olduğu; herkes gibi, soruşturmaya konu yapıyı dini bir cemaat olarak algılamış olmasının kendisini terör örgütü üyesi-sempatizanı-irtibatlısı-iltisaklısı yapmayacağı, Yargıtay içtihatlarında çocuklarını kapatılmış okullara göndermiş olmanın örgütsel bir faaliyet olmadığının ortaya konulduğu; dava konusu işlemin, sadece AİHS’in 8. maddesinde düzenlenen hakkını değil, AİHS’in koruma altına aldığı suç ve cezaların geçmişe yürümezliği ilkesini, kanunsuz suç ve ceza olmaz ilkesini, masumiyet karinesinden yararlanma hakkını, özel hayata ve aile hayatına saygı hakkını, adil yargılanma hakkını, şeref ve itibara saygı hakkını, masumiyet karinesinden yararlanmada davacı ile diğer bireyler arasında ayrımcılık yapılmaması hakkını, eğitim hakkını, mülkiyet hakkını, non bis in idem ilkesini, gerekçeli karar hakkını, çekişmeli yargılama ve silahların eşitliği ilkelerini ihlal ettiğinin gözetilmediği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, Danıştay Beşinci Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’ÜN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan;
“a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması” sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Öte yandan, UYAP kayıtlarının incelenmesinden, Daire kararının “Maddi Olay ve Hukuki Süreç” kısmının “Davacıya İlişkin Süreç” bölümünde sözü edilen ve hükme esas alınmayan, davacının “silahlı terör örgütüne üyelik” suçundan 8 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin …Ağır Ceza Mahkemesinin 09/11/2018 tarih ve E:…, K:…sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki …Bölge Adliye Mahkemesi …. Ceza Dairesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının temyiz edildiği ancak Yargıtayca henüz bir karar verilmediği görülmüştür.
667 sayılı KHK uyarınca, hâkimlerin ve savcıların terör örgütüne üyelik ve mensubiyeti bulunmasa da terör örgütü ile iltisaklı veya irtibatlı olmaları nedeniyle meslekte kalmalarının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmalarına yönelik işlem tesis edilebilmesi mümkündür. Nitekim dava konusu işlem de davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu gerekçesiyle tesis edilmiştir.
Anayasa Mahkemesi, 14/11/2019 tarih ve E:2018/89, K:2019/84 sayılı kararında iltisaklı kavramını ”kavuşan, bitişen, birleşen”, irtibatlı kavramını ise ”bağlantılı” olarak tanımlamış, bu kavramların hukuki niteliği ve objektif anlamının yargı içtihatlarıyla belirlenebileceğini belirtmiştir. Bu kavramlar ile, kişilerin cezai sorumluluğunu gerektiren örgüte üyelik ve mensubiyet kavramlarına nazaran terör örgütleri ile daha az yoğun ve atipik bir bağlantının vurgulandığı açıktır. Bu kapsamda kişilerin terör örgütleri ile irtibat ve iltisaklarının ortaya konulabilmesi için, örgütün amaçlarının gerçekleştirilmesi ya da örgütten yarar sağlamak maksadıyla gerek örgütten gelen talimatlar doğrultusunda gerekse inisiyatif alarak bulundukları hâl ve hareketler neticesinde örgüte veya kendilerine yarar sağladıkları ya da örgüt ile amaç birliği veya sosyal birliktelik görünümü içinde oldukları yönünde kanaat oluşması yeterlidir.
Bu itibarla, ceza muhakemesinde terör örgütüne üye olma suçunun tespitinde delil olarak değerlendirilecek bir kısım fiil ve davranışlar, üstün bir kamu gücü olan yargı yetkisini kullanan hâkim ve savcılar hakkında tesis edilen idari tedbir niteliğindeki işlemlerde terör örgütüne irtibat veya iltisakın sübut bulup bulmadığı yönünden örgüt üyeliğine göre farklı değerlendirilebilecek nitelikte olduğundan, davacının terör örgütü ile iltisak veya irtibatının bulunup bulunmadığına yönelik yargısal denetime ilişkin bu davada, ”silahlı terör örgütüne üye olmak” isnadıyla açılan ceza davasında verilen kararın kesinleşmesinin beklenmesi gerekmemektedir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Beşinci Dairesinin temyize konu 18/05/2021 tarih ve E:2017/433, K:2021/1404 sayılı kararının ONANMASINA,
3. Adli yardım kararından dolayı ertelenmiş olan temyiz aşamasına ilişkin yargılama giderlerinin, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 339. maddesinin 1. fıkrası uyarınca davacıdan tahsili için Dairesince müzekkere yazılmasına,
4. Kesin olarak, 19/10/2022 tarihinde oybirliği ile karar verildi.