Danıştay Kararı İdari Dava Daireleri Kurulu 2022/1399 E. 2022/2999 K. 20.10.2022 T.

DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU         2022/1399 E.  ,  2022/2999 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2022/1399
Karar No : 2022/2999

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … Maden Suyu İşletmesi A.Ş.
(Eski Unvanı: … Maden Suyu İşletmesi Ltd. Şti.)
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF : I- (DAVALILAR) :
1- … Bakanlığı
VEKİLİ : Huk. Müş. …
2- … Valiliği
VEKİLİ : Av. …
II- DAVALI YANINDA MÜDAHİL: … Genel Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : Danıştay Sekizinci Dairesinin 25/10/2021 tarih ve E:2021/2044, K:2021/4820 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Ankara İl Özel İdaresinin … tarih ve … sayılı ”İdare payı yatırılması” konulu işlemi ile bu işleme dayanak teşkil eden 11/12/2007 tarih ve 26727 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Jeotermal Kaynaklar ve Doğal Mineralli Sular Kanunu Uygulama Yönetmeliği’nin 20. maddesinin iptali istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Sekizinci Dairesinin 25/10/2021 tarih ve E:2021/2044, K:2021/4820 sayılı kararıyla;
Dairelerinin 09/05/2016 tarih ve E:2011/8406, K:2016/4595 sayılı düzenleyici işlem yönünden davanın reddine, bireysel işlem yönünden ise davanın incelenmeksizin reddine ilişkin kararının, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 25/02/2019 tarih ve E:2016/4655, K:2019/756 sayılı kararı ile bireysel işlem yönünden verilen davanın incelenmeksizin reddine ilişkin kısmının, ilgilisinin hukuki durumunda sonuç doğuran, kesin ve icrai bir işlem niteliği taşıdığı gerekçesiyle bozulmasına, düzenleyici işleme ilişkin kısmının onanmasına karar verilmesi üzerine, bozulan kısım yönünden Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca verilen usulî bozma kararına uyularak bireysel işlem yönünden işin esası incelenmiş;
Anayasa’nın 124 maddesi; 5686 sayılı Jeotermal Kaynaklar ve Doğal Mineralli Sular Kanunu’nun 3/1, 10/e, 11/3 ve 20 maddeleri ile 11/12/2007 tarih ve 26727 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Jeotermal Kaynaklar ve Doğal Mineralli Sular Kanunu Uygulama Yönetmeliği’nin 4/k,m ve 20. maddelerine yer verildikten sonra,
Uyuşmazlıkta; 5686 sayılı Kanun’a göre talep edilen idare payının, mevzuat kapsamında doğrudan ya da dolaylı olarak kullanıldığı alanlar dışında başka bir ayrıma gidilmeksizin yasa koyucu tarafından gayrisafi hasılat üzerinden hesaplanarak ödenmesi gerektiği düzenlendiğinden, Kanun’da yer alan gayrisafi hasılat tanımı dikkate alınarak mineralli su kaynağını doğrudan kullanan davacı şirketin yıllık gayrisafi hasılat tutarı üzerinden %1 oranında hesaplanan idare payının ödenmesinin istenilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, işletmelerin elde etmiş oldukları gayrisafi hasılatın bir bölümü akışkanın kullanımı ile alakasız olabileceğinden, kullanılan akışkan miktarı dikkate alınmadan işletmenin gayrisafi hasılatı üzerinden yapılan hesaplamanın hukuka aykırı olduğu, Daire kararının dava konusu düzenleyici işleme ilişkin kısmının onanarak kesinleştiği hususunun karara gerekçe yapılamayacağı belirtilerek kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI : Davalı idarelerden Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanlığı tarafından, Danıştay Sekizinci Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuş, diğer davalı ve müdahil tarafından savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan;
“a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması” sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Sekizinci Dairesinin temyize konu 25/10/2021 tarih ve E:2021/2044, K:2021/4820 sayılı kararının ONANMASINA,
3. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 (onbeş) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 20/10/2022 tarihinde oybirliği ile karar verildi.