DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2022/1403 E. , 2022/3438 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2022/1403
Karar No : 2022/3438
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … İdaresi Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : … Anonim Şirketi
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : Danıştay Altıncı Dairesinin 13/12/2021 tarih ve E:2017/7082, K:2021/13733 sayılı kararının kabule ilişkin kısmının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: 4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanun uyarınca gerçekleştirilen ihale sonucu edinilen Ankara ili, Gölbaşı ilçesi, … Mahallesi, … ada, … parsel sayılı taşınmaza ilişkin olarak davalı idarece tesis edilen işlemler nedeniyle uğranıldığı, ileri sürülen 888.091,31-TL (ıslahtan önce 550.000,00 TL) zararın, sözleşmenin imzalandığı 11/04/2013 tarihinden itibaren işletilecek banka mevduatına uygulanan en yüksek faizle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Altıncı Dairesinin 13/12/2021 tarih ve E:2017/7082, K:2021/13733 sayılı kararıyla;
Usule ilişkin olarak; davada süre aşımı bulunmadığına karar verilmiş,
Esasa yönelik ise; dosyanın ve yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi neticesinde düzenlenen bilirkişi raporunun ve ek raporun birlikte değerlendirilmesinden; taşınmaza ilişkin olarak davalı idarece kabul edilen 1/1000 ölçekli uygulama imar planında ilk olarak E:0.30, Hmaks:6.50 yapılaşma koşulunun öngörüldüğü ve varlık satış sözleşmesinin imzalandığı tarihte de 0.30 olan emsal oranının, imar planlarının yargı yerince iptaline karar verildiği gerekçesiyle nihai olarak 0.20 oranına düşürülmesi nedeniyle, değer kaybının meydana geldiği,
Davalı idare tarafından yapılan imar planlarının, yargı kararıyla iptaline karar verilmesinden sonra taşınmazın emsalinin 0.20’ye düşürülmesine ilişkin olan 1/1000 ölçekli uygulama imar planının, yargı kararının gereğinin yerine getirilmesi amacıyla yapıldığı, bununla birlikte, davacının zararının, yargı kararının yerine getirilmesine yönelik yapılan söz konusu imar planından kaynaklanmayıp, taşınmaz değerinin idarece, 0,30 emsal değere göre tespit ve beyan edilmesi ve bu değer üzerinden davacı tarafından satın alınmasından sonra, imar planının yargı kararıyla iptaline karar verilmesi nedeniyle, yeniden yapılan imar planı ile getirilen yapılaşma koşulları arasındaki değer farkından kaynaklandığı,
Bu durumda, Özelleştirme Yüksek Kurulunca özelleştirme kapsam ve programına alınan ve ardından 0.30 emsal üzerinden davacıya satışı gerçekleşen taşınmazın emsalinin satış işleminden sonra 0.20’ye düşürülmesi nedeniyle, taşınmazın satış işleminden doğan ve bilirkişi raporunda tespit edilen 825.469,49-TL değer kaybının davalı idarece davacıya ödenmesi gerektiği,
Diğer taraftan, bilirkişi raporunda, her ne kadar aradaki fark bedel nedeniyle alım vergisi (tapu harcı bedeli) oranının %2 olması nedeniyle fazladan ödenen alım vergisi bedelinin (825.469,49 TL X %2) 16.509,39 TL olacağı, bu bedel farkının da davacının zararı olarak kabul edilebileceği belirtilmiş ise de, 4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanunun “Muafiyet” başlıklı 27. maddesi uyarınca, yapılacak özelleştirme uygulamalarına ilişkin işlemlerin (danışmanlık hizmet alımları ile nihai devir işlemlerine ilişkin sözleşmeler dâhil) Katma Değer vergisi hariç her türlü vergi, resim ve harçtan muaf olacağı belirtildiğinden ve taşınmazın satışına ilişkin işlemler sırasında herhangi bir harç ödenmediğinden, davacının bu bakımdan bir zararının olmadığı sonucuna varılarak,
Davanın; kısmen kabulü ile 825.469,49-TL zararın (550,000,00 TLsinin dava tarihinden, kalan miktarının ıslah tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte) davacıya ödenmesine, 62.621,82-TL’lik kısmı yönünden ise reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, yargı kararlarının uygulanması amacıyla taşınmazın yapılaşma koşulunun E:0,20 olarak belirlendiği, varlık satış sözleşmesinin 6. maddesi uyarınca, uyuşmazlığa konu taşınmaza ilişkin olarak açık veya gizli ayıp iddiasıyla ayıba ve zapta karşı tekeffül hükümlerine dayanarak İdareden ve Hazineden herhangi bir talepte bulunulamayacağı, ayrıca davacının basiretli bir tacir olduğunun dikkate alınması gerektiği, hükmedilen faiz tutarı açısından da kararın kabule ilişkin kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ :
Uyuşmazlık konusu taşınmaz ile aynı ihale kapsamında başkası tarafından edinilen Ankara ili, Gölbaşı ilçesi, … Mahallesi, … ada, … parsel sayılı taşınmaza ilişkin, benzer iddialara dayalı olarak uğranıldığı ileri sürülen zararın tazmini istemiyle açılan davada, Danıştay Altıncı ve Onüçüncü Daireleri Müşterek Kurulunca uyuşmazlık değerlendirilmiş ve E:2021/1385, K:2022/1133 sayılı davanın reddine yönelik verilen karar, Kurulumuzun E:2022/2807, K:2022/3436 sayılı kararı ile onanmıştır.
Bu durum gözetildiğinde, temyiz isteminin kabulü ile Daire kararının Danıştay Altıncı ve Onüçüncü Daireleri ortak kurulunca yeniden bir karar verilmek üzere bozulmasının uygun olacağı düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Uyuşmazlığa konu taşınmaz, Özelleştirme Yüksek Kurulunun 01/06/2010 tarih ve 2010/31 sayılı kararıyla özelleştirme kapsam ve programına alınmıştır.
Bu doğrultuda, 1/25.000 ölçekli çevre düzeni, 1/5.000 ölçekli nazım ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişiklikleri, Özelleştirme Yüksek Kurulunun 24/01/2012 tarih ve 2012/05 sayılı kararı ile onaylanarak, yapılaşma koşulları E:0.30, Hmaks:6.50 olarak belirlenmiştir.
Daha sonra, 28/06/2012 tarihinden itibaren ihale ilanı ve tanıtım dokümanı yayımlanmış, ihale şartnamesi hazırlanmış ve şartnamede son teklif verme tarihi 05/09/2012 olarak belirlenmiş, 12/09/2012 tarihinde tanıtım ve bilgilendirme toplantısı, 13/09/2012 tarihinde de ihale yapılmıştır.
Bu arada, taşınmaza ilişkin imar planlarının iptali istemiyle açılan davada, Danıştay Altıncı Dairesinin 20/01/2014 tarih ve E:2012/3025 sayılı kararı ile yürütmenin durdurulduğu, bu kararın uygulanması amacıyla, davalı idarece 29/12/2014 tarihinde, aynı yapılaşma koşullarında yeniden imar planlarının onaylandığı, bu işleme karşı açılan dava ile ilk imar planı değişikliklerine karşı açılan davada, Danıştay Altıncı Dairesinin 13/10/2015 tarihli kararları ile imar planı değişikliklerinin iptaline karar verildiği ve bu kararların Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca onandığı görülmektedir.
Bunun üzerine, taşınmazın yapılaşma koşulunun E:0.30 oranından E:0.20’ye düşürülmesi nedeniyle, uğranıldığı ileri sürülen zararın tazmini istemiyle, temyizen incelenen dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT :
2575 sayılı Danıştay Kanunu’nun Ek. 1. maddesinde, iki dava dairesinin görevine ilişkin davaların, ilgili dava dairesinin isteği üzerine o dava dairelerinin birlikte yapacakları toplantıda karara bağlanacağı hükmüne yer verilmiştir.
Aynı Kanun’un 27. maddesinin ikinci fıkrasında da, idari dava daireleri ile vergi dava dairelerinin kendi aralarında işbölümü esasına göre çalışacakları, dava daireleri arasındaki işbölümünün Başkanlık Kurulu kararıyla belirleneceği kurala bağlanmıştır.
Davanın ilk olarak, … İdare Mahkemesinde açıldığı ve anılan Mahkemenin E:…, K:… sayılı kararı ile davanın görev yönünden reddine karar verildiği ve Danıştay Altıncı Dairesinin E:2017/7082 sayılı dosyasına kaydedildiği görülmüştür.
Diğer yandan; 31/12/2016 tarih ve 29935 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 29/12/2016 tarih ve Karar No: 2016/72 sayılı “Danıştay Dava Daireleri Arasındaki İş Bölümü Kararı”nda, İmar Kanunu ile diğer kanunlar ve ilgili mevzuata göre, her tür ve ölçekteki planların hazırlanması ve yürürlüğe konulması, arsa ve arazi düzenlenmesi, ifraz ve tevhit işleri, imar durumu, ruhsat ve kamulaştırma işlemlerine karşı plan ile birlikte veya müstakilen tesis edilen işlemlerden ve imar mevzuatından doğan ve Ondördüncü Dairenin görevleri dışında kalan işlerden kaynaklanan davaların ve temyiz başvurularının Danıştay Altıncı Dairesince çözümleneceği belirtilmiş; aynı kararda Kamu İhale Kanunu, Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu, Devlet ihale Kanunundan (ecrimisil ve tahliye ile ilgili uyuşmazlıklar hariç) ve bu Kanunlara tabi olmadığı belirtilen ihaleler ile kamu kurum ve kuruluşlarınca yapılan diğer ihalelerden kaynaklanan uyuşmazlıklara ilişkin davaların ve temyiz başvurularının Danıştay Onüçüncü Dairesince çözümlenmesi öngörülmüştür.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dava konusu edilen tazminat talebinin, uyuşmazlığa konu taşınmaza yönelik olarak imar planlarında belirlenen yapılaşma koşullarının yargı kararları doğrultusunda düşürülmesinden kaynaklandığı ve Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca gerçekleştirilen ihale neticesinde edinilen taşınmaz açısından, ihale sürecinin şeffaf şekilde işletilmeyerek, imar planlarına karşı dava açılmış olduğu bilgisinin ihaleye katılanlardan gizlendiği iddialarına dayandırıldığı görülmektedir.
Bu itibarla, 2575 sayılı Kanunun yukarıda yer verilen Ek 1. maddesi uyarınca, uyuşmazlığın Danıştay Altıncı ve Onüçüncü Daireleri ortak kurulunca görülüp çözümlenmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.
Öte yandan, uyuşmazlık konusu taşınmaz ile aynı ihale kapsamında bir başkası tarafından edinilen Ankara ili, Gölbaşı ilçesi, … Mahallesi, … ada, … parsel sayılı taşınmaza ilişkin, benzer iddialara dayalı olarak uğranıldığı ileri sürülen zararın tazmini istemiyle açılan davada, Danıştay Altıncı ve Onüçüncü Daireleri Müşterek Kurulunca uyuşmazlık incelenerek bir karar verilmiştir.
Bu itibarla, görülmekte olan davanın da, Danıştay Altıncı ve Onüçüncü Daireleri Müşterek Kurulunca karara bağlanması gerektiğinden, temyize konu Daire kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Davalı idarenin temyiz isteminin kabulüne;
2.Davanın kısmen kabulü kısmen reddi yolundaki Danıştay Altıncı Dairesinin temyize konu 13/12/2021 tarih ve E:2017/7082, K:2021/13733 sayılı kararının, kabule ilişkin kısmının Danıştay Altıncı ve Onüçüncü Daireleri ortak kurulunca yeniden bir karar verilmek üzere, BOZULMASINA,
3.Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Danıştay Altıncı Dairesine gönderilmesine,
4. Kesin olarak, 30/11/2022 tarihinde esasta ve gerekçede oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY
X- Temyiz edilen kararla ilgili dosyanın incelenmesinden; uyuşmazlığın, davacıya ait taşınmaza yönelik olarak imar planlarında belirlenen yapılaşma koşullarının, yargı kararları doğrultusunda, E:0.30 oranından E:0.20’ye düşürülmesinden kaynaklandığı ve bu doğrultuda taşınmazın değer kaybına uğradığı iddiasına dayalı olarak dava açıldığı gözetildiğinde, dosyanın Danıştay Altıncı Dairesince incelenerek karara bağlanmasında isabetsizlik bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenle, işin esasının incelenmesi suretiyle bir karar verilmesi gerektiği oyuyla, karara katılmıyorum.
GEREKÇEDE KARŞI OY
XX- Temyiz edilen kararla ilgili dosyanın incelenmesinden; uyuşmazlığın, davacıya ait taşınmaza yönelik olarak imar planlarında belirlenen yapılaşma koşullarının, yargı kararları doğrultusunda, E:0.30 oranından E:0.20’ye düşürülmesinden kaynaklı olarak taşınmazın değer kaybına uğradığı ve davalı idarece gerçekleştirilen ihale neticesinde edinilen taşınmaz açısından, ihale sürecinin şeffaf yürütülmediği, imar planlarına karşı açılan davaların ihalelere katılan kişilerden gizlenerek ihale sürecinin yürütüldüğü ve sonuçlandırıldığı iddialarına dayalı olarak dava açıldığı, dolayısıyla tazminat talebiyle açılan davanın, ihale aşamasına ilişkin iş ve işlemlerdeki hukuka aykırılık iddialarına dayalı olduğu gözetildiğinde, dosyanın Danıştay Onüçüncü Dairesince incelenerek karara bağlanması gerektiği sonucuna ulaşılmaktadır.
Açıklanan nedenle, temyize konu kararın belirtilen gerekçe doğrultunda bozulması gerektiği oyuyla, karara gerekçe yönünden katılmıyoruz.